Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 56. ayet

Mü'minûn suresi, 56. ayet. نُسَارِعُ لَهُمْ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ بَل لَّا يَشْعُرُونَ

nüsâri`u lehüm fi-lḫayrât. bel lâ yeş`urûn.

Diyanet İşleri

(55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 53–59 · surenin 56. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 53

    (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

  2. Mü'minûn 54

    Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

  3. 55–56

    (55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

  4. Mü'minûn 57

    Rablerinin azametinden korkup titreyenler,

  5. Mü'minûn 58

    Rablerinin ayetlerine inananlar,

  6. Mü'minûn 59

    Rablerine ortak koşmayanlar,

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 55–56. ayetler için yazılmıştır.

55-56. “Kendilerine mal ve oğullar veriyoruz diye onların iyiliğine koşturduğumuzu mu sanıyorlar?” Yani bunlar kendilerine çokça mal ve evlat verişimizin, kendilerinin hayır üzere ve bahtiyar kimseler olduklarının, dünya ve âhirette kendilerini hayrın beklediğinin delili olduğunu mu sanıyorlar? Ancak durum onların zannettikleri gibi değildir. “Hayır, onlar (gerçeğin) farkında değiller.” Kendilerine mühlet versek bile onları ihmal etmeyeceğimizin farkında değiller. Bizim onlara mühlet verişimiz günahları daha da artsın, âhiretteki cezaları çoğalsın, kendilerine verilenler dolayısı ile şımarsınlar diyedir. “Nihâyet kendilerine verilenler dolayısı ile şımarınca ansızın onları (azapla) yakalayıverdik.” (el-En’am, 6/44)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Elindeki ile sevinip duran bu gruplar dünya hayatında kendilerine vermiş olduğumuz mal ve evlatları hak ettikleri iyiliklerin bir an önce verilmiş karşılığı mı zannediyorlar? Hayır! Durum onların zannettiği gibi değildir. Biz onlara, bunları ancak bir oyalama ve onları bu şekilde tutmak için veriyoruz. Fakat onlar, bunun farkında değillerdir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. نُسَارِعُ nusariu koşuyoruz kök: سرع
  2. لَهُمْ lehum onların
  3. فِى fi
  4. ٱلْخَيْرَٰتِ ۚ l-hayrati iyiliklerine kök: خير
  5. بَل bel bilakis
  6. لَّا la değiller
  7. يَشْعُرُونَ yeş'urune onlar farkında kök: شعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  • Ortak kavram: Hayır

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Ortak kavram: Hayır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(55, 56) Onlara verdiğimiz servet ve çocuklar ile kendilerine iyilik noktasında yardım ettiğimizi mi sanıyorlar! Hayır! Onlar (işin) farkına varamıyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Bizim kendilerinin (mevcut hallerini) onayladığımızı sanıyorlar, öyle mi? Asla! Fakat onlar (bunun bile) farkında değiller.

Muhammed Esed

onları (kendi anlayışlarına göre) iyi ve yararlı (bildikleri) şeylerde yarıştırmak (istiyoruz)? Hayır, onlar (yanıldıklarının) farkında değiller!

Ahmed Hulusi

Onlar için hayırlar (olsun diye) koşuşturuyoruz! Hayır, onlar farkında değiller!

Ali Bulaç

Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.

Ali Özek ve heyeti

kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Ali Rıza Safa

Onların iyiliklerine mi koşuyoruz? Hayır! Ayırdında değiller.

Bayraktar Bayraklı

- Kendilerine mal ve çocuklar vererek, onlara iyiliklerde bulunmaya acele ettiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, farkında değiller.

Edip Yüksel

Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Erhan Aktaş

Hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı sanıyorlar? Hayır, gerçeği kavrayacak bilinçte değiller.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı sanıyorlar. Hayır, gerçeği kavrayacak bilinçte değiller.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır, gerçeği kavrayacak bilinçte değiller.

Gültekin Onan

Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.

Hasan Basri Çantay

(55-56) Onlar kendilerine imdad etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlad ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.

İbni Kesir

İyiliklerde onlar için acele davranmaktayız. Hayır farkında değiller.

Mehmet Alagaş

(51-56) Ey Resuller! Hoş şeylerden yiyin ıslah edici amel işleyin, muhakkak ki ben yaptıklarınızı bilirim. İşte bu tek olan toplum, sizin toplumunuzdur, ben de Rabbinizim, benden sakının. Emirleri aralarında hiziplere parçalayarak kitaplara ayırdılar, her bir hizip elindeki ile sevindi şımardı , onları belirli bir süreliğine derin gafletleri içinde / şaşmış halde bırak. (Gamr/Ğumur Zâriyât 11 de de bu anlamdadır) Mal ve oğullar ile onları desteklemiş olmamızı ne hesap ediyorlar ? Onların hayırlarına koşuşturduğumuzu mu hesap ediyorlar? Onlar bilincinde değiller / şuurunda değiller.

Rowwad Tercüme Merkezi

İyiliklerinde acele ediyoruz. Asla! Fakat onlar anlamıyorlar.

Süleyman Ateş

Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu iyilikleri yalnız onlar için mi yapıyoruz? Hayır, kavrayamıyorlar.

Şaban Britch

İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, (bunu) farkına varmıyorlar.

Şaban Piriş

İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, ne yaptıklarının farkında değiller.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We are pleased with their perverted adoration and by consequence hasten on to make all Our grace deservedly abound in them! To the contrary We give them enough rope to allow them free scope of action to commit themselves, but they do not have enough insight to look beneath the surface nor do they apprehend such matters with their senses.

Abdul Haleem

We race to give them good things? They really have no idea!

Abdullah Yusuf Ali

We would hasten them on in every good? Nay, they do not understand.

Abul A'la Maududi

We are busy lavishing on them all kinds of good? Nay, they do not perceive the reality of the matter. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This question has been posed as a proof of the main theme of the Surah. It is meant to remove their misconception of success, welfare and prosperity, which the disbelievers had formed to delude themselves. According to them, the one, who enjoyed the good things of life and wielded power and influence in the society, had attained success. On the other hand, the he who was deprived of these things was a failure. This misconception had involved them in another serious misunderstanding. They thought that the one who had attained success was in the right, and the beloved of Allah. Otherwise, how could he have attained all the successes? On the contrary, the one who was apparently deprived of these things was surely wrong in his creed and erroneous in his deeds, and was under the wrath of God (or gods). As this misconception is one of the greatest deviations of the materialists, the Quran has stated it and refuted it in different ways at different places and made the reality plain. For instance, see (Surah Al-Baqarah, Ayats 126, 212); (Surah Al-Aaraf, Ayat 32); (Surah At- Taubah, Ayats 55, 69, 85); (Surah Yunus, Ayat 17); (Surah Houd, Ayats 3, 27-31, 38-39);(Surah Ar-Rad, Ayat 26); (Surah Al-Kahf, Ayats 28, 32-43, 103-105);(Surah Maryam, Ayats 77-80); (Surah Ta-Ha, Ayats 131-132);(Surah Al-Anbiya, Ayat 44) along with the relevant E.Ns. In order to remove the above mentioned misconceptions one should keep in view the following.

Aisha Bewley

We are hastening to them with good things? No indeed, but they have no awareness!

Al-Hilali & Khan

We hasten unto them with good things. Nay, [it is a Fitnah (trial) in this worldly life so that they will have no share of good things in the Hereafter] but they perceive not. [Tafsir Al-Qurtubi].

Ali Quli Qarai

We are eager to bring them good? Rather they are not aware!

Amatul Rahman Omar

We are in a hurry to do them good? Nay, but they do not realise (the true state of things).

Arthur John Arberry

We vie in good works for them? Nay, but they are not aware.

Bijan Moeinian

that they will also be showered with goodies in the Hereafter? Not at all; they do not get it.

E. Henry Palmer

of wealth and children, we hasten to them as good things - nay, but they do not perceive!

Edip-Layth

We are quick to give them the good things. But they do not perceive.

George Sale

for their good? But they do not understand.

Hamid S. Aziz

Think they that in the wealth and children, wherewith We provide them

Mahmoud Ghali

We (provide them) swiftly with charitable (benefits)? No indeed, (but) they are not aware.

Marmaduke Pickthall

We hasten unto them with good things? Nay, but they perceive not.

Mohamed Ahmed - Samira

We are hastening to reward them for good deeds? No. They do not comprehend.

Muhammad Asad

We [but want to] make them vie with one another in doing [what they consider] good works? Nay, but they do not perceive [their error]!

Mustafa Khattab

that We hasten to ˹honour˺ them ˹with˺ all kinds of good? No! They are not aware.

Progressive Muslims

We are quick to give them the good things. But they do not perceive.

Rashad Khalifa

we must be showering them with blessings? Indeed, they have no idea.

Sahih International

Is [because] We hasten for them good things? Rather, they do not perceive.

Sam Gerrans

We hasten for them good things? The truth is, they perceive not.

Shabbir Ahmed

We are being swift to them with good things? Nay, but they perceive not.

Syed Vickar Ahamed

We would quicken every good (thing) upon them? No! They do not understand.

Taqi Usmani

We are accelerating the (real) good things to them? The fact, however, is that they do not understand (the reality).

The Monotheist Group

We are quick to give them the good things. But they do not perceive.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩