Süleyman Ateş
Din (ahiret cezasın)ı yalanlayan(adam)ı gördün mü?
107. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Maûn suresi, 1. ayet. أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
era'eyte-lleẕî yükeẕẕibü biddîn.
Din (ahiret cezasın)ı yalanlayan(adam)ı gördün mü?
Maûn suresi, 2. ayet. فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
feẕâlike-lleẕî yedü``u-lyetîm.
İşte o, öksüzü iter, kakar;
Maûn suresi, 3. ayet. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Yoksulu doyurmağa önayak olmaz.
Maûn suresi, 4. ayet. فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
feveylül lilmüṣallîn.
Şu namaz kılanların vay haline,
Maûn suresi, 5. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
elleẕîne hüm `an ṣalâtihim sâhûn.
Ki, onlar namazlarından gaflet ederler (kıldıkları namazın değerini bilmez, ona önem vermezler).
Maûn suresi, 6. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
elleẕîne hüm yürâûn.
Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar.
Maûn suresi, 7. ayet. وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
veyemne`ûne-lmâ`ûn.
En ufak bir yardımı esirgerler.