Maûn suresi

Maûn suresi, 4. ayet

Maûn suresi, 4. ayet. فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ

feveylül lilmüṣallîn.

Diyanet İşleri

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Maûn 1–7 · surenin 4. ayeti / 7

Konu Namazını ciddiye almayanlar Maûn 4–7 3

  1. Maûn 1

    Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!

  2. Maûn 2–3

    (2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.

  3. 4

    Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

  4. Maûn 5

    Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

  5. Maûn 6

    Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

  6. Maûn 7

    Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 4–5. ayetler için yazılmıştır.

4-5. “Vay haline o namaz kılanların ki onlar, namazlarından yana gaflet içindedirler.” Yani, onlar namazı kılarlar ama onu zayi ederler, vakitlerine dikkat etmezler, rükünlerini yerine getirmezler. Bunun sebebi, Yüce Allah’ın emrine gereken önemi vermeyişleridir. Çünkü itaatin en önemlisi ve ibadetlerin en faziletlisi olan namaza gereken dikkati göstermezler. Namazdan yana gaflet içinde olmak, kişinin yerilip kınanmayı hak etmesine sebep olan esas etkendir. Namaz içinde gaflete düşüp yanılmak ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de dahil herkesin karşı karşıya kaldığı bir durumdur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O namaz kılanlar için bir helak ve azap vardır. Onlar ki; oyalanarak namazlarını son vaktine erteleyip umursamadan kılanlardır.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَوَيْلٌۭ feveylun vay haline
  2. لِّلْمُصَلِّينَ lilmusalline salat edenlerin kök: صلو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

37 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yazıklar olsun o salât (ibadet) edenlere. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Enfâl 8:35. ayetle okunmalıdır. Buradaki konu, Mekke'deki müşrikler ve yaptıklarını sandıkları ibadetleridir. [Musallîn] kelimesi ile "namaz kılanlar"ın kastedildiği yorumları mevcuttur ancak [salât] ve [musallîn] kelimeleri [ekâme] (yerine getirmek) fiiliyle kullanılmadığında namaz anlamına gelmemektedir.

Mustafa İslamoğlu

İşbu yüzden, olmaz olsun (böyle) ibadet edenler!

Muhammed Esed

Yazıklar olsun şu namaz kılıp duranlara,

Ahmed Hulusi

Vay haline o (adet diye) namaz kılanlara ki;

Ali Bulaç

İşte (şu) namaz kılanların vay haline,

Ali Özek ve heyeti

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

Ali Rıza Safa

Böyle namaz kılanların; artık, vay başlarına gelene!

Bayraktar Bayraklı

- Namazlarından gaflette olarak namaz kılanların vay haline!

Edip Yüksel

Yazıklar olsun o salat edenlere, dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Salat (psikolojik, sosyal, politik, ekonomik yardımlaşma/destekleme) ve diğer ibadetler İbrahim peygamberden itibaren uygulanmakta olup Mekke müşrikleri tarafından biliniyordu. * Bak 21:73.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yazıklar olsun o namaz kılanlara,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat veyl o namaz kılanlara ki,

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat veyl o namaz kılanlara ki

Erhan Aktaş

Vay haline salat edenlerin! dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Destek olanların, yardım edenlerin! Gösteriş olsun diye veya çıkarları için yardım edenlerin vay haline. Söz konusu bu kimseler, Mekke'li Müşriklerdir. Ayete, "Gösteriş yapmak için namaz kılanların vay haline." şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Mekke koşullarında Müslim olduğunu bile gizlemek zorunda olanların, gösteriş için namaz kılmaları söz konusu olabilir mi? Surenin, bu ve bundan sonraki ayetlerinin Medeni olduğunu söylemek ise, bu yanılgıdaki tutarsızlığı izah etme düşüncesinden kaynaklanan ikinci bir yanılgıdır. Bu yanılgının esas nedeni, karşılaşılan her "salat" kelimesine "namaz" anlamı verilmesidir. Oysaki bu ayetteki salat kelimesinin anlamı "yardım etmek, destek olmak" tır. Sonraki ayetler de zaten konunun yardımla ilgili olduğunu açıkça ifade etmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Vay haline salat edenlerin! dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Destek olanların, yardım edenlerin! Gösteriş olsun diye veya çıkarları için yardım edenlerin vay haline. Söz konusu bu kimseler, Mekkeli müşriklerdir. Ayete, "Gösteriş yapmak için namaz kılanların vay haline." şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Mekke koşullarında Müslim olduğunu bile gizlemek zorunda olanların, gösteriş için namaz kılmaları söz konusu edilemez. Surenin, bu ve bundan sonraki ayetlerinin Medeni olduğunu söylemek ise, bu yanılgıdaki tutarsızlığı izah etme düşüncesinden kaynaklanan ikinci bir yanılgıdır. Bu yanılgının esas nedeni, karşılaşılan her "salat" sözcüğüne "namaz" anlamı verilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysaki Bu ayetteki salat sözcüğünün anlamı "yardım etmek, destek olmak" tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Vay haline salat edenlerin. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösteriş olsun diye veya çıkarları için yardım edenlerin vay haline. Söz konusu bu kimseler, Mekkeli müşriklerdir. Ayete, "Gösteriş yapmak için namaz kılanların vay haline." şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Mekke koşullarında Müslüman olduğunu bile gizlemek zorunda olanların, gösteriş için namaz kılmaları söz konusu edilemez. Surenin, bu ve bundan sonraki ayetlerinin Medeni olduğunu söylemek ise, bu yanılgıdaki tutarsızlığı izah etme düşüncesinden kaynaklanan ikinci bir yanılgıdır. Bu yanılgının esas nedeni, karşılaşılan her "salat" sözcüğüne "namaz" anlamı verilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysaki salat sözcüğünün anlamlarından biri de "yardım etmek, destek olmak" tır.

Gültekin Onan

Vay o namaz kılanların haline ki:

Hasan Basri Çantay

İşte (bu vasıflarla beraber) namaz kılan (münafık) ların vay haaline ki,

İbni Kesir

Vay o namaz kılanların haline,

Mehmet Alagaş

(1-7) Dini yalanlayanı gör dün mü? B u öyle biri ki çalışanı ölmüş olanı / yetimi itip kaka r. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvik etmez / şevk etmez. Yazıklar olsun / namaz kılanlara ki onlar namazlarını unutmuş haldedirler / sehiv içindedirler. Onlar ki görünme derdindedirler / gösteriştedirler. Maddi yardımlaşmayı engellerler /men ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Vay o namaz kılanların haline ki:

Süleyman Ateş

Şu namaz kılanların vay haline,

Süleymaniye Vakfı

(Müslüman görünmek için) kulluk görevlerini de yapan o kimselerin vay haline ki

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sürekli didinip duran bazı kişilerin[!] çekecekleri var! dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin metninde geçen el-musallin = الْمُصَلِّينَ'nin türediği es-salat = الصَّلَاة kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır. (Lisan'ul-Arab) Bunu yapan kişilere el-musallin denir. Namaz da her gün, aksatmadan yapılması gereken ibadet olduğu icin ona salat, o ibadeti yerine getirenlere de musallin denir. Burada anlatılan kişiler, Allah'ın verdiği görevleri, sürekli yaptığını sanan ama aslında O'ndan başkasının isteğine uyanlardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaptığı işten sevap almanın tek yolu inanarak Ahiret için çalışmaktır. "Kim de Ahireti ister ve inanarak onun için gereği gibi çalışırsa, işte onların çalışması teşekküre değer." (İsra 17/19)

Şaban Britch

Öyleyse yazıklar olsun o namaz kılanlara!

Şaban Piriş

Öyleyse yazıklar olsun o namaz kılanlara.

Yaşar Nuri Öztürk

Vay haline o namaz kılanların ki,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And so, Woe to those who make great pretences to religion and their hearts' ears to exhortation are not inclined,

Abdul Haleem

So woe to those who pray

Abdullah Yusuf Ali

So woe to the worshippers

Abul A'la Maududi

Woe, then, to those who pray, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The fa in fa-wail-ul -lil-musallin signifies that such was the condition of the open deniers of the Hereafter. One may then consider the condition of the hypocrites who are included among the praying ones (i.e. Muslims). Since, despite being Muslims they regard the Hereafter as a falsehood, one may note what path of ruin they are following.

Aisha Bewley

So woe to those who do salat,

Al-Hilali & Khan

So woe unto those performers of Salât (prayers) (hypocrites),

Ali Quli Qarai

Woe to them who pray,

Amatul Rahman Omar

So woe to those who Pray,

Arthur John Arberry

So woe to those that pray

Bijan Moeinian

How dare these hypocrites to consider themselves a God’s worshipper.

E. Henry Palmer

But woe to those who pray

Edip-Layth

So woe to those who offer support (or observe contact-prayer).

George Sale

Woe be unto those who pray,

Hamid S. Aziz

But woe to those who pray

Mahmoud Ghali

So woe to the ones who pray,

Marmaduke Pickthall

Ah, woe unto worshippers

Mohamed Ahmed - Samira

Woe to those who pray

Muhammad Asad

Woe, then, unto those praying ones

Mustafa Khattab

So woe to those ˹hypocrites˺ who pray

Progressive Muslims

So woe to those who reach out.

Rashad Khalifa

And woe to those who observe the contact prayers (Salat) -

Sahih International

So woe to those who pray

Sam Gerrans

Then woe to the performers of duty: —

Shabbir Ahmed

Ah, woe unto the praying ones!

Syed Vickar Ahamed

So, (this is a) warning to the worshippers

Taqi Usmani

So, Woe to those performers of Salāh,

The Monotheist Group

So woe to those who make the contact prayer,

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩