Diyanet İşleri
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Maûn suresi
Maûn suresi, 4. ayet. فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
feveylül lilmüṣallîn.
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namazını ciddiye almayanlar Maûn 4–7 3
Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.
Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 4–5. ayetler için yazılmıştır.
4-5. “Vay haline o namaz kılanların ki onlar, namazlarından yana gaflet içindedirler.” Yani, onlar namazı kılarlar ama onu zayi ederler, vakitlerine dikkat etmezler, rükünlerini yerine getirmezler. Bunun sebebi, Yüce Allah’ın emrine gereken önemi vermeyişleridir. Çünkü itaatin en önemlisi ve ibadetlerin en faziletlisi olan namaza gereken dikkati göstermezler. Namazdan yana gaflet içinde olmak, kişinin yerilip kınanmayı hak etmesine sebep olan esas etkendir. Namaz içinde gaflete düşüp yanılmak ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de dahil herkesin karşı karşıya kaldığı bir durumdur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O namaz kılanlar için bir helak ve azap vardır. Onlar ki; oyalanarak namazlarını son vaktine erteleyip umursamadan kılanlardır.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yazıklar olsun o salât (ibadet) edenlere. dipnot 1
İşbu yüzden, olmaz olsun (böyle) ibadet edenler!
Yazıklar olsun şu namaz kılıp duranlara,
Vay haline o (adet diye) namaz kılanlara ki;
İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Böyle namaz kılanların; artık, vay başlarına gelene!
- Namazlarından gaflette olarak namaz kılanların vay haline!
Yazıklar olsun o salat edenlere, dipnot 1
Yazıklar olsun o namaz kılanlara,
Fakat veyl o namaz kılanlara ki,
Fakat veyl o namaz kılanlara ki
Vay haline salat edenlerin! dipnot 1
Vay haline salat edenlerin! dipnot 1
Vay haline salat edenlerin. dipnot 1
Vay o namaz kılanların haline ki:
İşte (bu vasıflarla beraber) namaz kılan (münafık) ların vay haaline ki,
Vay o namaz kılanların haline,
(1-7) Dini yalanlayanı gör dün mü? B u öyle biri ki çalışanı ölmüş olanı / yetimi itip kaka r. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvik etmez / şevk etmez. Yazıklar olsun / namaz kılanlara ki onlar namazlarını unutmuş haldedirler / sehiv içindedirler. Onlar ki görünme derdindedirler / gösteriştedirler. Maddi yardımlaşmayı engellerler /men ederler.
Vay o namaz kılanların haline ki:
Şu namaz kılanların vay haline,
(Müslüman görünmek için) kulluk görevlerini de yapan o kimselerin vay haline ki
Sürekli didinip duran bazı kişilerin[!] çekecekleri var! dipnot 2
Öyleyse yazıklar olsun o namaz kılanlara!
Öyleyse yazıklar olsun o namaz kılanlara.
Vay haline o namaz kılanların ki,
And so, Woe to those who make great pretences to religion and their hearts' ears to exhortation are not inclined,
So woe to those who pray
So woe to the worshippers
Woe, then, to those who pray, dipnot 1
So woe to those who do salat,
So woe unto those performers of Salât (prayers) (hypocrites),
Woe to them who pray,
So woe to those who Pray,
So woe to those that pray
How dare these hypocrites to consider themselves a God’s worshipper.
But woe to those who pray
So woe to those who offer support (or observe contact-prayer).
Woe be unto those who pray,
But woe to those who pray
So woe to the ones who pray,
Ah, woe unto worshippers
Woe to those who pray
Woe, then, unto those praying ones
So woe to those ˹hypocrites˺ who pray
So woe to those who reach out.
And woe to those who observe the contact prayers (Salat) -
So woe to those who pray
Then woe to the performers of duty: —
Ah, woe unto the praying ones!
So, (this is a) warning to the worshippers
So, Woe to those performers of Salāh,
So woe to those who make the contact prayer,