Maûn suresi

Maûn suresi, 7. ayet

Maûn suresi, 7. ayet. وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ

veyemne`ûne-lmâ`ûn.

Diyanet İşleri

Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Maûn 4–7 · surenin 7. ayeti / 7

Konu Namazını ciddiye almayanlar Maûn 4–7 3

  1. Maûn 4

    Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

  2. Maûn 5

    Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

  3. Maûn 6

    Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

  4. 7

    Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–7. ayetler için yazılmıştır.

6. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah, burada yerilen kimseleri gafletlerine ilave olarak riyakârlık, katı kalplilik ve merhametsizlikle nitelendirerek şöyle buyurmaktadır: “Üstelik riya/gösteriş yaparlar” yani amelleri insanlara gösteriş olsun diye işlerler.

7. “İyiliğe de engel olurlar.” Yani normalde karşılık beklenmeden verilen ve verilmesinden ötürü de hiçbir zararın söz konusu olmadığı kap-kacak, kova, balta ve buna benzer eşyaları bile ödünç yahut bağış olarak vermeyi engellerler. Bunlar, aşırı hırs ve cimriliklerinden, mala düşkünlüklerin dolayı bu tür küçük iyilikleri bile engellediklerine göre miktarı daha çok olan iyiliklerde nasıl davranırlar, vaın siz hesap edin!?

Bu sûrede yetim ve yoksula yemek yedirmek teşvik edilmektedir.

Ayrıca namaza gereken önemin verilmesi, onun gerekli şekilde muhafaza edilmesi ve hem namazda hem de diğer amellerde ihlâslı olmak da teşvik edilmektedir.

İyilik yapılmasına, kap-kacak, kova, kitap ve buna benzer ufak tefek ve kıymetli olmayan eşyaların ödünç veya karşılıksız olarak verilmesi de teşvik edilmektedir. Çünkü Yüce Allah, bu işi yapmayanları yermektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Mâûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yardım etmenin hiçbir zararı olmadığı basit işlerde dahi başkalarına yardım etmekten geri dururlar.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَمْنَعُونَ ve yemneune ve engellerler kök: منع
  2. ٱلْمَاعُونَ l-maune en ufak bir yardımı kök: معن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

37 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(En ufak) yardıma (bile) engel olurlar.

Mustafa İslamoğlu

ama en küçük yardımı bile esirgerler.

Muhammed Esed

ve üstelik onlar, (insanlara) en ufak bir yardımı bile reddederler!

Ahmed Hulusi

Hayrı da engellerler!

Ali Bulaç

Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.

Ali Özek ve heyeti

hayra da mâni olurlar.

Ali Rıza Safa

Kamu Haklarına da engel olurlar. dipnot 621

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 621
    Sureye ismini veren ve "Kamu Hakları" olarak yazdığımız "Maun" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Toplumsal yararlar" veya "Yardımlaşmak" veya "Zekat" veya "İyilik" biçiminde çevrilmiş; kimi çevirilerde ise "Maun" olarak bırakılmıştır. Bu surenin beşinci ayetindeki "Namazlarından aymazlık içinde olanlar" bildirimi, ne söylediğini bilmeden namaz kılanlara yöneliktir.

Bayraktar Bayraklı

Hayra da mani olurlar.

Edip Yüksel

Ve yardımı da engellerler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve yardımı da engellerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve yardımlığı sakınır (zekatı yemezler).

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler)

Erhan Aktaş

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Gültekin Onan

Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.

Hasan Basri Çantay

Zekatı da men'ederler onlar.

İbni Kesir

Ve zekatı da men'ederler.

Mehmet Alagaş

(1-7) Dini yalanlayanı gör dün mü? B u öyle biri ki çalışanı ölmüş olanı / yetimi itip kaka r. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvik etmez / şevk etmez. Yazıklar olsun / namaz kılanlara ki onlar namazlarını unutmuş haldedirler / sehiv içindedirler. Onlar ki görünme derdindedirler / gösteriştedirler. Maddi yardımlaşmayı engellerler /men ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hem de mâûnu da vermeyip, engellerler.

Süleyman Ateş

En ufak bir yardımı esirgerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Küçük yardımlara bile engel olan kimselerdir.

Şaban Britch

Ufak tefek (ödünç vermeye) bile engel olanlara…

Şaban Piriş

Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..

Yaşar Nuri Öztürk

Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekata/iyiliğe engel olurlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their malevolence prevents benevolence and proves an occasion of so much discontent.

Abdul Haleem

and forbid common kindnesses.

Abdullah Yusuf Ali

But refuse (to supply) (even) neighbourly needs.

Abul A'la Maududi

and deny people the articles of common necessity. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word used is maun. The view held by Ali, Ibn Umar, Saeed bin Jubair, Qatadah, Hasan Basri, Muhammad bin Hanafiyyah, Dahhak, Ibn Zaid, Ikrimah, Mujahid, Ata and Zuhri is that it implies the zakat while Ibn Abbas, Ibn Masud, Ibrahim Nakhai, Abu Malik and many other scholars have expressed the opinion that it implies items of common use; for example, cooking-pot, bucket, hatchet, balance, salt, water, fire, flint (now its successor, the match-stick), etc. which the people generally borrow from each other. A statement of Saeed bin Jubair and Mujahid also supports it. Another view of Ali also is that it implies the zakat as well as the little courtesies and kindnesses of daily life. Ibn Abi Hatim has related from Ikrimah that maun of the highest form is zakat and of the lowest lending of a sieve, bucket, or needle to a borrower. Abdullah bin Masud says: We, the companions of Muhammad (peace be upon him), used to say, and according to other traditions, in the time of the Prophet (peace be upon him), used to say that maun implies lending of the cooking pot, hatchet, bucket, balance, and such other things. (Ibn Jarir, Ibn Abi Shaibah, Abu Daud, Nasai, Bazzar, Ibn al-Mundhir, Ibn Abi Hatim, Tabarani in Al- Ausat, Ibn Marduyah, Baihaqi in As-Sunan). Saad bin Iyad without specifying any names has related almost the same view from the companions of the Prophet (peace be upon him), which shows that he had heard this from several companions. (Ibn Jarir, Ibn Abi Shaibah). Dailami, Ibn Asakir, and Abu Nuaim have related a tradition from Abu Hurairah in which he says that the Prophet (peace be upon him) explained this verse saying that it implies the hatchet, bucket and other such things. If this tradition is genuine, it probably did not come to the notice of other scholars; otherwise it was not possible that other people should have given any other commentary of this verse.

Aisha Bewley

and deny help to others.

Al-Hilali & Khan

And prevent Al-Mâ‘ûn (small kindnesses like salt, sugar, water).

Ali Quli Qarai

but deny aid.

Amatul Rahman Omar

And who withhold (legal) alms and other acts of kindness (starting from the Zakât to the lowest form of lending ordinary things of utility like a needle or a piece of thread to a neighbour).

Arthur John Arberry

and refuse charity.

Bijan Moeinian

The hypocrites may spend a lot of money to be known as charitable people, but they refuse to engage in small kindnesses (say Hi to the doorman, smile to their low level employees, buy a burger to the hungry man in the street, etc. etc. etc.)

E. Henry Palmer

and withhold necessaries.

Edip-Layth

They refuse aid.

George Sale

and deny necessaries to the needy.

Hamid S. Aziz

Yet withhold small kindnesses (or necessaries).

Mahmoud Ghali

And (refuse and) prevent (small) kindnesses.

Marmaduke Pickthall

Yet refuse small kindnesses!

Mohamed Ahmed - Samira

And withhold things of common use (from others).

Muhammad Asad

and, withal, deny all assistance [to their fellow-men]!

Mustafa Khattab

and refuse to give ˹even the simplest˺ aid.[1]

Progressive Muslims

And they deter from helping others.

Rashad Khalifa

And they forbid charity.

Sahih International

And withhold [simple] assistance.

Sam Gerrans

And refuse small things!

Shabbir Ahmed

And, with all this, they put dams before the Spring of Sustenance. ('Ma'n' = Running water. 'Mu'in' = Source of sustenance with plenty of fresh water springs. (23:50)).

Syed Vickar Ahamed

But refuse (to offer even) the neighborly needs.

Taqi Usmani

and refuse (to give even) small gifts.

The Monotheist Group

And they withhold from any assistance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩