Maûn suresi

Maûn suresi, 5. ayet

Maûn suresi, 5. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

elleẕîne hüm `an ṣalâtihim sâhûn.

Diyanet İşleri

Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Maûn 2–7 · surenin 5. ayeti / 7

Konu Namazını ciddiye almayanlar Maûn 4–7 3

  1. Maûn 2–3

    (2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.

  2. Maûn 4

    Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

  3. 5

    Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

  4. Maûn 6

    Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

  5. Maûn 7

    Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 4–5. ayetler için yazılmıştır.

4-5. “Vay haline o namaz kılanların ki onlar, namazlarından yana gaflet içindedirler.” Yani, onlar namazı kılarlar ama onu zayi ederler, vakitlerine dikkat etmezler, rükünlerini yerine getirmezler. Bunun sebebi, Yüce Allah’ın emrine gereken önemi vermeyişleridir. Çünkü itaatin en önemlisi ve ibadetlerin en faziletlisi olan namaza gereken dikkati göstermezler. Namazdan yana gaflet içinde olmak, kişinin yerilip kınanmayı hak etmesine sebep olan esas etkendir. Namaz içinde gaflete düşüp yanılmak ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de dahil herkesin karşı karşıya kaldığı bir durumdur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O namaz kılanlar için bir helak ve azap vardır. Onlar ki, oyalanarak namazlarını son vaktine erteleyip umursamadan kılanlardır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine ki
  2. هُمْ hum onlar
  3. عَن an -ndan
  4. صَلَاتِهِمْ salatihim salatları- kök: صلو
  5. سَاهُونَ sahune yanılmaktadır kök: سهو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سهو (2 geçiş)

    (10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

38 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ki onlar (yaptıklarını sandığı) salâtlarından (ibadetlerinden) habersizdir.

Mustafa İslamoğlu

Bu gibiler, ibadetin hakiki amacından gafil görünmektedirler.

Muhammed Esed

onlar ki kalpleri namazlarına yabancıdır,

Ahmed Hulusi

Onlar, (iman edenin mi'racı olan) salatlarından (okunanların manasını yaşamaktan) kozalıdırlar (gafildirler)!

Ali Bulaç

Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,

Ali Özek ve heyeti

onlar namazlarını ciddiye almazlar.

Ali Rıza Safa

Onlar, namazlarından aymazlık içindedir.

Bayraktar Bayraklı

- Namazlarından gaflette olarak namaz kılanların vay haline!

Edip Yüksel

Onlar ki salatlarından tümüyle habersizdirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki namazlarından tümüyle habersizdirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

namazlarında yanılmaktadırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Namazlarından yanılmaktadırlar

Erhan Aktaş

Onlar ki salatlarından dipnot 1 gafletteler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım etme, destek olma bilincinden, erdeminden, samimiyetinden yoksundurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ki salatlarından dipnot 1 gafletteler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım etme, destek olma bilincinden, erdeminden, samimiyetinden yoksundurlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki salatlarından dipnot 1 gafletteler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım etme, destek olma bilincinden, erdeminden yoksundurlar.

Gültekin Onan

Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar.

Hasan Basri Çantay

onlar namazlarından gaafildirler,

İbni Kesir

Ki onlar; kıldıkları namazdan gafildirler.

Mehmet Alagaş

(1-7) Dini yalanlayanı gör dün mü? B u öyle biri ki çalışanı ölmüş olanı / yetimi itip kaka r. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvik etmez / şevk etmez. Yazıklar olsun / namaz kılanlara ki onlar namazlarını unutmuş haldedirler / sehiv içindedirler. Onlar ki görünme derdindedirler / gösteriştedirler. Maddi yardımlaşmayı engellerler /men ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.

Süleyman Ateş

Ki, onlar namazlarından gaflet ederler (kıldıkları namazın değerini bilmez, ona önem vermezler).

Süleymaniye Vakfı

onlar kulluk görevlerini önemsemeyenlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, işlerini yaparlarken akılları başka yerde olanlardır.

Şaban Britch

Kıldıkları namazdan gafil olanlara,

Şaban Piriş

Kıldıkları namazdan gafil olanlara.

Yaşar Nuri Öztürk

Namazlarından gaflet içindedir onlar!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who are oblivious of their act of worship, and when they perform it, their countenances reflect and speak absence of mind,

Abdul Haleem

but are heedless of their prayer;

Abdullah Yusuf Ali

Who are neglectful of their prayers,

Abul A'la Maududi

but are heedless in their Prayers, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words used are an-salat-i him sahun and not fi salati- him ahun. In case the words fi salat-i him had been used, the meaning would be that they forget in the course of their Prayer. But forgetting in the course of the Prayer is no sin in the eyes of the Shariah, nothing to say of its being hypocrisy, nor is it a fault or anything blameworthy. The Prophet (peace be upon him) himself sometimes forgot in the Prayer and to compensate for it he prescribed the method of sajdah sahv. On the contrary, an salat-i-him sahun means that they are neglectful of their Prayer. Whether they perform the Prayer, or do not perform it, it is of little importance to them. They are not regular at the Prayers. When they perform it, they do not observe the prescribed times, but offer it carelessly at the eleventh hour. Or, when they rise up for the Prayer, they rise up and perform it with an unwilling heart, as if it were a calamity imposed on them. They play with their garments, yawn and betray absence of every trace of Allah’s remembrance in their hearts. Throughout the Prayer they show no feeling at all that they are performing the Prayer, nor of what they are reciting; their minds wander and they perform articles of the Prayer without due attention; they somehow perform a semblance of the Prayer and try to be rid of it as soon as possible. And there are many people who would perform the Prayer only when they must, otherwise the Prayer has no place in their lives. The Prayer time comes but they show no concern that it is the Prayer time; they hear the call to the Prayer but do not understand what the caller is calling to, whom he is calling and for what purpose. These in fact are the signs of absence of faith in the Hereafter. The claimants to Islam believe thus only because they do not believe that they would be rewarded for performing the Prayer, nor have the faith that they would be punished for not performing it. On this very basis, Anas bin Malik and Ata bin Dinar say: Thanks to God that he said an salat-ihim and not fi salat-i-him. That is, we do forget in the course of the Prayer but we are not forgetful and neglectful of it; therefore, we shall not be counted among the hypocrites.

Aisha Bewley

and are forgetful of their salat,

Al-Hilali & Khan

Those who delay their Salât (prayer from their stated fixed times).

Ali Quli Qarai

—those who are heedless of their prayers,

Amatul Rahman Omar

But are unmindful of their Prayer (and ignore the spirit and aim of it),

Arthur John Arberry

and are heedless of their prayers,

Bijan Moeinian

These hypocrites do no even attend their mandatory prayers regularly.

E. Henry Palmer

and who are careless in their prayers,

Edip-Layth

Who are totally heedless of their support (or of observing their contact-prayer).

George Sale

and who are negligent at their prayer;

Hamid S. Aziz

But are careless in their prayers,

Mahmoud Ghali

Who are they that are unmindful of their prayer,

Marmaduke Pickthall

Who are heedless of their prayer;

Mohamed Ahmed - Samira

But who are oblivious of their moral duties,

Muhammad Asad

whose hearts from their prayer are remote

Mustafa Khattab

yet are unmindful of their prayers;

Progressive Muslims

But who are totally heedless of their contact-method.

Rashad Khalifa

who are totally heedless of their prayers.

Sahih International

[But] who are heedless of their prayer -

Sam Gerrans

Those who are of their duty heedless;

Shabbir Ahmed

They know not what their prayer is meant to be!

Syed Vickar Ahamed

Who are neglectful of their prayers,

Taqi Usmani

who are neglectful of their Salāh,

The Monotheist Group

Who are towards their contact prayer absent minded.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Maûn suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩