Ahmed Hulusi
Gördün mü dinini (Sünnetullah'ı) yalanlayan şu kimseyi?
107. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Maûn suresi, 1. ayet. أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
era'eyte-lleẕî yükeẕẕibü biddîn.
Gördün mü dinini (Sünnetullah'ı) yalanlayan şu kimseyi?
Maûn suresi, 2. ayet. فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
feẕâlike-lleẕî yedü``u-lyetîm.
İşte o, yetimi azarlayıp iter - kakar,
Maûn suresi, 3. ayet. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Yoksulları doyurmaya teşvik etmez (cimri, bencil)!
Maûn suresi, 4. ayet. فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
feveylül lilmüṣallîn.
Vay haline o (adet diye) namaz kılanlara ki;
Maûn suresi, 5. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
elleẕîne hüm `an ṣalâtihim sâhûn.
Onlar, (iman edenin mi'racı olan) salatlarından (okunanların manasını yaşamaktan) kozalıdırlar (gafildirler)!
Maûn suresi, 6. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
elleẕîne hüm yürâûn.
Onlar gösteriş yapanların ta kendileridirler!
Maûn suresi, 7. ayet. وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
veyemne`ûne-lmâ`ûn.
Hayrı da engellerler!