Kehf suresi

Kehf suresi, 88. ayet

Kehf suresi, 88. ayet. وَأَمَّا مَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَلَهُۥ جَزَآءً ٱلْحُسْنَىٰ وَسَنَقُولُ لَهُۥ مِنْ أَمْرِنَا يُسْرًا

veemmâ men âmene ve`amile ṣâliḥan felehû cezâen-lḥusnâ. veseneḳûlü lehû min emrinâ yüsrâ.

Diyanet İşleri

"Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 85–91 · surenin 88. ayeti / 110
  1. Kehf 85

    O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.

  2. Kehf 86

    Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.

  3. Kehf 87

    Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.

  4. 88

    "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."

  5. Kehf 89

    Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.

  6. Kehf 90

    Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.

  7. Kehf 91

    İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. “Fakat kim iman edip de salih amel işlerse onun için mükâfaat olarak en güzeli vardır.” Yani böylesine kıyamet gününde mükâfaat olarak cennet ve Allah nezdinde güzel bir konum verilecektir. “Ayrıca ona buyruğumuzdan kolay olanları söyleyeceğiz.” Biz onlara iyilikte bulunacak, ona yumuşak söz söyleyecek ve kolayına gelecek muamelede bulunacağız. Bu, Zulkarneyn’in Yüce Allah’ın dostu, salih, adalet sahibi ve alim hükümdarlardan biri olduğunu göstermektedir. Çünkü o, herkese kendi durumuna uygun şekilde davranmakla Allah’ın rızasına uygun bir politika izlemiş oluyordu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlardan da kim Allah'a iman eder ve salih amel işlerse, Rabbi katından imanı ve salih ameli karşılığında ona cennet vardır. Ve buyruğumuzdan ona şefkatli ve yumuşak olanı söyleriz.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَمَّا veemma ise
  2. مَنْ men kimseye
  3. ءَامَنَ amene inanan kök: امن
  4. وَعَمِلَ ve amile ve yapan kök: عمل
  5. صَـٰلِحًۭا salihen iyi işler kök: صلح
  6. فَلَهُۥ fe lehu sonra onun için
  7. جَزَآءً ceza'en mükafat kök: جزي
  8. ٱلْحُسْنَىٰ ۖ l-husna en güzel kök: حسن
  9. وَسَنَقُولُ ve senekulu ve söyleyeceğiz kök: قول
  10. لَهُۥ lehu ona
  11. مِنْ min -dan
  12. أَمْرِنَا emrina buyruğumuz- kök: امر
  13. يُسْرًۭا yusran kolay olanı kök: يسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn · Ortak kavram: İhsan

    Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları)…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn

    (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn

    Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapan kimseye gelince, onun için de en güzel karşılık vardır. Buyruğumuzdan ona kolay olanını söyleyeceğiz."

Mustafa İslamoğlu

Ama kim de iman eder ve erdemli davranırsa, işte onu da karşılık olarak güzel bir akıbet beklemektedir; zaten Biz ona talimatlarımızdan kolay olanları buyuracağız.

Muhammed Esed

Ama inanıp dürüst ve erdemli davranışlarda bulunan kimseye gelince, böyle biri (yaptıklarının) karşılığı olarak (ahiret hayatının) nihai güzelliğine, iyiliğine ulaşacaktır; ve Biz de onu (yalnızca) yerine getirilmesi kolay olanla yükümlü tutacağız".

Ahmed Hulusi

Fakat kim (hakikate) iman eder ve imanının gereğini uygularsa; karşılığı onun için en güzelidir. . . Ona kolaylaştırma yolundaki hükmümüzü uygularız.

Ali Bulaç

Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz."

Ali Özek ve heyeti

İman eden ve sâlih amel işleyene gelince, ona da en güzel mükâfat vardır. Ona emrimizin kolay olanını söyleyeceğiz".

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar için güzel bir ödül vardır. Üstelik buyruğumuzdan kolay olanı ona söyleyeceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Ancak inanıp yararlı iş yapana gelince, onun için güzel ödül vardır. Biz ona kendi emirlerimizden kolay olanı söyleyeceğiz.

Edip Yüksel

"Gerçeği onaylayıp erdemli davranana gelince, ona güzel bir ödül vardır. Ona kolaylık göstereceğiz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'İnanıp erdemli davranana gelince, ona güzel bir ödül vardır. Ona kolaylık göstereceğiz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak her kim de iman edip iyi bir iş yaparsa, buna da mükafat olarak en güzel akibet vardır ve ona emrimizin kolayını söyleriz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma her kim de iyman edip iyi bir iş tutarsa buna da mükafat olarak en güzel akıbet vardır ve ona emrimizden bir kolaylık söyleriz

Erhan Aktaş

"Kim iman eder ve salihatı dipnot 1 yaparsa, en iyi karşılık onundur. Biz, ona her türlü kolaylığı göstereceğiz."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 16:97. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Kim iman eder ve salihatı yaparsa, en iyi karşılık onundur. Biz, ona her türlü kolaylığı göstereceğiz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim iman eder ve salihatı yaparsa, dipnot 1 en iyi karşılık onundur. Biz, ona her türlü kolaylığı göstereceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Kim inanır ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan bir kolaylık söyleyeceğiz."

Hasan Basri Çantay

"Amma kim iman eder, güzel de amel (ve hareket) eylerse onun için en güzel bir mükafat vardır. Ona emrimizden kolay (taraf) ını da söyleyeceğiz".

İbni Kesir

Fakat kim de, iman eder ve salih ameller işlerse; ona, mükafat olarak güzel şeyler vardır. Ona emrimizden kolayını da söyleyeceğiz.

Mehmet Alagaş

(83-98) Sana İki boynuzludan / zülkarneyn’den sorarlar, de ki size onu ve onla ilgili hatıraları okuyacağım, arzı ona mekân yaptık her şeyi bir sebeple ona verdik , O da bir sebebe uydu / tabi oldu , güneşin battığı yere ulaştığında siyah balçıktan / çamurlu bir gözenin içinde onun / güneşin battığını gördü (gün batımı gözeye aksetmiş) ve gözenin yanında da bir kavim buldu, Ona, Ey Zülkarneyn ya bu kavmi azaba uğratırsın yahut onları güzellikle elde edersin dedik. O da kim zulmediyorsa ona azap ederiz, sonrasında da Rabbine geri gönderilir, O’da nasıl olacağı belirsiz bir azapla onlara azap eder dedi, Kim iman eder de ıslah edici amel işlerse ona güzel bir karşılık vardır , O’na işlerimizden / emirlerimizden kolay olanı söyleyeceğiz , sonra bir sebebe uydu / tabi oldu güneşin doğduğu yere ulaştığındaysa orada bir kavmin üzerine güneşi doğarken buldu, O kavmin güneşine karşı herhangi bir koruyucu siper yapmamıştık, Onun katında olanı her şeyi kuşatmıştık, her şeyden haberimiz vardı, sonra bir sebebe uydu / tabi oldu sonra iki set arasına vardığı zaman, iki setin dışında kalan, söz dahi anlamayan durumda ki bir kavmi buldu, dediler ki Ey Zülkarneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc arzda bozgunculuk çıkarıyorlar, sana onlarla bizim aramızda set yapman karşılığında bir haraç versek olur mu? Rabbimin beni içinde bulundurduğu imkanlar daha hayırlıdır dedi. Bana güç / kuvvet ile yardım edin , bende onlarla sizin aranızda bir sur / radmen yapayım, bana demirin cevherlerini getirin, iki dağın arası yamaçlar, demir cevherleri ile dolarak eşitlenince körükleyin / üfürün dedi, kor haline / nar haline gelince de bana bakır getirin üzerine dökeyim dedi, artık onun arkasına geçmeye de yahut delmeye de güçleri yetmez , dedi ki bu Rabbimden bir esirgemedir / rahmettir, Rabbimin vaadi geldiğindeyse onu dümdüz edecektir, Rabbinin vaadi haktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat, kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona da iyi bir mükâfat vardır. Ona emrimizden kolay olanı söyleriz.

Süleyman Ateş

"Fakat inanıp iyi iş yapan kimseye de en güzel mükafat vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleyeceğiz (onu zor işlere koşmayacağız)."

Süleymaniye Vakfı

Ama kim inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa ödül olarak en güzeli onundur. Ona işlerimizden kolay olanı (yapmalarını) söyleyeceğiz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama kim inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa onun için en güzel karşılık vardır. Bu gibilere kolay emirler vereceğiz."

Şaban Britch

Fakat, kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona da iyi bir mükâfat vardır. Ona emrimizden kolay olanı söyleriz.

Şaban Piriş

Fakat, kim de iman eder ve doğruları yaparsa, ona da iyi bir karşılık vardır. Ona emrimizden kolay olanı yapacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

"İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapana gelince, onun için ödül olarak en güzeli var. Ve ona, buyruğumuzdan, kolay olanı söyleyeceğiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whereas he whose heart reflects the image of religious and, spiritual virtues and his deeds wisdom and piety will be rewarded with what is best and we will treat him kindly and impose on him what he can bear with ease and what sets his mind at rest.

Abdul Haleem

while those who believed and did good deeds will have the best of rewards: we shall command them to do what is easy for them.’

Abdullah Yusuf Ali

"But whoever believes, and works righteousness,- he shall have a goodly reward, and easy will be his task as We order it by our Command."

Abul A'la Maududi

But as for him who believes and acts righteously, his will be a goodly reward and we shall enjoin upon him only mild commands."

Aisha Bewley

But as for him who has iman and acts rightly, he will receive the best of rewards and we will issue a command, making things easy for him. ’

Al-Hilali & Khan

"But as for him who believes (in Allâh’s Oneness) and works righteousness, he shall have the best reward, (Paradise), and we (Dhul-Qarnain) shall speak unto him mild words (as instructions)."

Ali Quli Qarai

But as for him who has faith and acts righteously, he shall have the best reward, and we will speak to him gently of our command. ’

Amatul Rahman Omar

`But as for him who submits and believes and acts righteously, there is for him a handsome reward (with his Lord) and we shall speak to him easy (words) of our command (dealing indulgently with him). '

Arthur John Arberry

But as for him who believes, and does righteousness, he shall receive as recompense the reward most fair, and we shall speak to him, of our command, easiness. '

Bijan Moeinian

"As for those who choose to believe and lead a righteous life, theirs will be a good reward and I will treat them kindly. "

E. Henry Palmer

but as for him who believes and acts aright, for him is an excellent reward, and we will tell him our easy bidding. '

Edip-Layth

"As for he who acknowledges and does good, then he will have the reward of goodness, and we will speak to him simply of our plan."

George Sale

But whosoever believeth, and doth that which is right, shall receive the most excellent reward, and We will give him in command that which is easy.

Hamid S. Aziz

Said he, "As for him who does wrong, I will punish him, then shall he be sent back to his Lord, and He will punish him with an unheard-of torment;

Mahmoud Ghali

And as for him who believes and does righteousness, then he will have as recompense the fairest (reward), and we soon will say to him, of our command, cEase. "

Marmaduke Pickthall

But as for him who believeth and doeth right, good will be his reward, and We shall speak unto him a mild command.

Mohamed Ahmed - Samira

But he who believes and does the right will have an excellent reward, and we shall make things easy for him. "

Muhammad Asad

But as for him who believes and does righteous deeds - he will have the ultimate good [of the life to come] as his reward; and [as for us, ] we shall make binding on him [only] that which is easy to fulfill. "

Mustafa Khattab

As for those who believe and do good, they will have the finest reward, and we will assign them easy commands."

Progressive Muslims

"And as for he who believes and does good, then he will have the reward of goodness, and we will speak to him simply of our plan. "

Rashad Khalifa

"As for those who believe and lead a righteous life, they receive a good reward; we will treat them kindly."

Sahih International

But as for one who believes and does righteousness, he will have a reward of Paradise, and we will speak to him from our command with ease. "

Sam Gerrans

“And as for him who believes and works righteousness: for him is the best reward; and we will speak lightly to him from our command.”

Shabbir Ahmed

But whoever will believe and work for the good of others, good will be his reward and we will treat him kindly. "

Syed Vickar Ahamed

"But as to whoever believes, and work righteousness— He shall have a good reward, and his task we (Zul-Qarnain) order will be easy by our command. "

Taqi Usmani

As for the one who believes and acts righteously, he will have the best (life) as reward, and we shall speak to him politely in our directions."

The Monotheist Group

"And as for he who believes and does good, then he will have the reward of goodness, and we will speak to him simply of our plan."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩