109. sure

Kâfirûn Suresi الكافرون

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kulluğun ayrılması: sizin dininiz size 1–6

  1. Kâfirûn suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kâfirûn suresi, 1. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْكَٰفِرُونَ

    ḳul yâ eyyühe-lkâfirûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Ey kafirler. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir ve küfür aynı kökten türemişlerdir. Küfür sözcüğünün birincil anlamı "örtmek" demektir. Kur'an, nankörlük etmeye "küfür" demektedir. Karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye de kafir denmiştir. İmanın zıddı olan inançsızlığa da küfür denmektedir. Kefere fiilinin ism-i faili olan "kafir" sözcüğü, sözcük anlamı olarak nankörlük etmek, örtmek, inkar etmek demektir. En büyük küfür, şirktir.

    Ayet detayı — Kâfirûn suresi, 1. ayet

  2. Kâfirûn suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kâfirûn suresi, 2. ayet. لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ

    lâ a`büdü mâ ta`büdûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ben, sizin kulluk ettiğinize asla kulluk etmem.

    Ayet detayı — Kâfirûn suresi, 2. ayet

  3. Kâfirûn suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kâfirûn suresi, 3. ayet. وَلَآ أَنتُمْ عَٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ

    velâ entüm `âbidûne mâ a`büd.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Siz de benim kulluk ettiğime kulluk etmezsiniz.

    Ayet detayı — Kâfirûn suresi, 3. ayet

  4. Kâfirûn suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kâfirûn suresi, 4. ayet. وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ

    velâ ene `âbidüm mâ `abettüm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ben, sizin kulluk ettiğinize asla kulluk edecek değilim.

    Ayet detayı — Kâfirûn suresi, 4. ayet

  5. Kâfirûn suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kâfirûn suresi, 5. ayet. وَلَآ أَنتُمْ عَٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ

    velâ entüm `âbidûne mâ a`büd.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.

    Ayet detayı — Kâfirûn suresi, 5. ayet

  6. Kâfirûn suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kâfirûn suresi, 6. ayet. لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ

    leküm dînüküm veliye dîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin dininiz dipnot 1 size, benim dinim dipnot 1 de bana.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din kavramı; Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık/ceza vb. anlamlarda kullanılmıştır. Din, öncelikli anlamı itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı değerler demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç küfürdür. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, referans aldıkları değerler onların dinidir. Örneğin 3/Al-i İmran 73; 6/En'am 70; 7/Araf 51; 12/Yusuf 76; 40/Mü'min 26. Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini din olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de birer cahiliye "din"dir. Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'ı değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi bize bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de, görev de, sorumluluk da bize aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşullarına ve ihtiyaça göre istediğimiz düzeni/sistemi kurmak bize bırakılmış bir husustur.

    Ayet detayı — Kâfirûn suresi, 6. ayet