Mâide suresi

Mâide suresi, 86. ayet

Mâide suresi, 86. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ ülâike aṣḥâbü-lceḥîm.

Diyanet İşleri

İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 83–89 · surenin 86. ayeti / 120

Konu Lânetlenenler ve mü'minlere en yakın olanlar Mâide 78–86 3

  1. Mâide 83

    Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.

  2. Mâide 84

    "Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"

  3. Mâide 85

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.

  4. 86

    İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

  5. Mâide 87

    Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

  6. Mâide 88

    Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

  7. Mâide 89

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

86. Yüce Allah ihsanda bulunanların mükâfatını söz konusu ettikten sonra kötü hareket edenlerin cezasını da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar, o çılgın ateşin ehlidirler.” Çünkü onlar, Allah’ı inkar etmiş ve hakkı açıkça ortaya koyan âyetlerini yalanlamış kimselerdir. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ı ve resulünü küfredenler ve Allah'ın resulüne indirmiş olduğu ayetlerini inkâr edenler var ya; işte onlar alev alev yanan ateşte ebedî kalacak, kesinlikle ondan çıkamayacaklardır.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler
  2. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  3. وَكَذَّبُوا۟ ve kezzebu ve yalanlayanlar kök: كذب
  4. بِـَٔايَـٰتِنَآ biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  5. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  6. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  7. ٱلْجَحِيمِ l-cehimi cehennem kök: جحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır,…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem halkıdır.

Mustafa İslamoğlu

Küfre saplananlara ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince: onlar, yakıcı ateşe mahkumdurlar.

Muhammed Esed

hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, onlar yakıcı ateşe mahkumdurlar.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlere ve (Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem arkadaşlarıdır!

Ali Bulaç

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, çılgın ateşin arkadaşlarıdırlar.

Ali Özek ve heyeti

Küfreden (inkâr eden) ler ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise, Cehennem ehlidirler.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; cehennemin yoldaşları, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar yakıcı ateşe mahkumdurlar.

Edip Yüksel

İnkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar hep cehennem ehlidirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

küfredib ayetlerimizi tekzib eyliyenler ise onlar hep eshabı cahımdirler

Erhan Aktaş

Kafir olup ayetlerimizi yalanlayan kimseler, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafir olup ayetlerimizi yalanlayan kimseler, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayan nankör kimseler, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

Gültekin Onan

Kafirlerler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar çılgın ateşin arkadaşlarıdır.

Hasan Basri Çantay

O inanmayıb kafir olanlar (a), Allahın ayetlerini yalan sayanlar (a gelince:) onlar da o çılgın ateşin yaranıdırlar.

İbni Kesir

Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar, cehennem ashabıdırlar.

Mehmet Alagaş

(82-86) Müminlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve müşrikleri bulursun , yine müminlere sevimlilik bakımından en yakın olarak ta “biz Hristiyanlarız” diyenleri bulursun , bu, onlarda keşişlerin ve ruhbanların olması nedeniyledir, onlar kesinlikle büyüklenmezler, Resule indirilen hakikatten tanıdık oldukları şeyleri işittiklerinde onların gözlerinden yaşlar döküldüğünü görürsün, diyorlar ki, Rabbimiz, iman ettik, bizi şahitlerle beraber yaz , bize ne oluyor ki gerçekten / hakikatten bize indiri lene inanmayalım? Rabbimizin bizi salih topluluklarla birlikte sokacağını kuvvetle umuyoruz. Bu dedikleri dolayısıyla Allah sevaplarını altlarından nehirler akan ve içinde kalıcı olacakları cennetler olarak verdi, bu, güzel davrananların karşılığıdır / cezasıdır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar cehennem / cahim halkıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfir olup da ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler.

Süleyman Ateş

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar da cehennem halkıdır.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar dipnot 1 var ya! Onlar o yakıcı ateşin ahalisidir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Kezzebe = كذّب) fiili bazı ayetlerde lazım, bazılarında da (ba = ب) harf-i cerri ile veya doğrudan müteaddidir. Müteaddi olduğu yerlerde "yalanlama" diğerlerinde "çok yalan söyleme" anlamı verilmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezden gelenler (kafiler) ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar, cehennem ahalisidir.

Şaban Britch

Kâfir olanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlar da cehennem halkıdır.

Şaban Piriş

Kafir olanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlar da cehennem halkıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlar da cehennemin dostlarıdır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whereas those who rejected faith and denied Allah and His ordinances and refused to recognize His revelations and signs betokening Omnipotence and Authority, shall be the inmates of Hell wherein they shall have passed through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

Those who reject the truth and deny Our messages will be the inhabitants of Hellfire.

Abdullah Yusuf Ali

But those who reject Faith and belie our Signs,- they shall be companions of Hell-fire.

Abul A'la Maududi

Those who disbelieved and gave the lie to Our signs are rightfully the inmates of the Blazing Flame.

Aisha Bewley

As for those who are kafir and deny Our Signs, they are the Companions of the Blazing Fire.

Al-Hilali & Khan

But those who disbelieved and belied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), they shall be the dwellers of the (Hell) Fire.

Ali Quli Qarai

But those who are faithless and deny Our signs —they shall be the inmates of hell.

Amatul Rahman Omar

But those who have disbelieved and cried lies to Our Messages, it is these who are the fellows of the blazing Fire.

Arthur John Arberry

But those who disbelieve, and cry lies to Our signs -- they are the inhabitants of Hell.

Bijan Moeinian

As to those who choose to disbelieve and deny My Words, they have earned the Hellfire.

E. Henry Palmer

but those who disbelieve and say our signs are lies, they are the fellows of hell.

Edip-Layth

Those who rejected and denied Our signs, they are the dwellers of hell.

George Sale

And those who have disbelieved and rejected Our Signs, these are they who are the inmates of Hell.

Hamid S. Aziz

But those who disbelieve and say Our revelations are lies, they are the fellows of hell.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved and cried lies to Our signs, those are the companions (i. e., inhabitants) of the Hell-Fire.

Marmaduke Pickthall

But those who disbelieve and deny Our revelations, they are owners of hell-fire.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who disbelieve and deny Our revelations are residents of Hell.

Muhammad Asad

whereas they who are bent on denying the truth and giving the lie to Our messages - they are destined for the blazing fire.

Mustafa Khattab

As for those who disbelieve and reject Our signs, they will be the residents of the Hellfire.

Progressive Muslims

And those who rejected and denied Our revelations; they are the dwellers of Hell.

Rashad Khalifa

As for those who disbelieve and reject our revelations, they are the dwellers of Hell.

Sahih International

But those who disbelieved and denied Our signs - they are the companions of Hellfire.

Sam Gerrans

And those who ignore warning and deny Our proofs: those are the companions of Hell.

Shabbir Ahmed

Whereas those who reject the Truth and belie Our Revelations, are companions of the Insurmountable Barrier. (Their "Self" faces 'Jaheem', a great hindrance to actualization.)

Syed Vickar Ahamed

But those who reject Faith and make lies about Our Signs— They shall be Companions of Hell-fire.

Taqi Usmani

But those who disbelieved and denied Our signs, they are the people of the Fire.

The Monotheist Group

And those who rejected and denied Our revelations; they are the dwellers of Hell.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 86. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 86. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 86. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩