Diyanet İşleri
"İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
Hûd suresi
Hûd suresi, 56. ayet. إِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى ٱللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُم مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌۢ بِنَاصِيَتِهَآ إِنَّ رَبِّى عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
innî tevekkeltü `ale-llâhi rabbî verabbiküm. mâ min dâbbetin illâ hüve âḫiẕüm binâṣiyetihâ. inne rabbî `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.
"İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Hûd 50–60 3
Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz."
(54-55) Biz sadece şunu söyleriz: "Seni, ilahlarımızdan biri fena çarpmış." Hud, dedi ki: "İşte ben Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin Allah'ı bırakıp da O'na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın."
"İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
"Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O'na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir."
Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. “Şüphesiz ki ben, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan” yani hepimizin yaratıcısı, bizi de sizleri de çekip çeviren, ihtiyaçlarımızı karşılayan ve bizi terbiye edip besleyen “Allah’a güvenip dayandım.” Bütün işlerimde ben ona bel bağladım. “(Zira yeryüzünde) kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki idaresi O’nun elinde olmasın.” O’nun izni olmaksızın hiçbir canlı ne hareket edebilir, ne de hareketsiz kalabilir. Eğer hepiniz bana zarar vermek için bir araya gelecek olsanız dahi O, sizi bana musallat kılmadı ise sizin buna gücünüz yetmeyecektir. Eğer bu konuda size imkân verirse, bu da O’nun dilediği bir hikmet dolayısı ile olacaktır.
“Benim Rabbim gerçekten dosdoğru bir yol üzeredir.” O ne yaparsa adalet ve hikmete dayalı olarak yapar. O’nun kazası da, kaderi de, şeriatı da, emri de, cezası da, mükâfatı da, cezalandırması da hikmetlidir ve bundan ötürü her türlü övgüye layık olandır. Bütün işleri de kendisine hamd ve senâ edilmesini gerektiren şekilde dosdoğru yol üzeredir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak ki ben, sadece Allah'a tevekkül ettim ve işimde sadece O'na dayandım. O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Yeryüzü üzerinde hareket eden herhangi bir canlı olmasın ki o, Allah'a boyun eğmemiş olsun ve Allah'ın hükmünün ve mülkünün altında olmasın. O, ona dilediği gibi yol verir. Muhakkak ki benim Rabbim hak ve adalet üzerinedir. O, sizin benim üzerime güç sahibi olmanıza izin vermeyecektir. Çünkü ben hak üzereyim sizler ise batıl üzerinesiniz.
Aynı kök: نصي (4 geçiş)
Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Aynı kök: نصي (4 geçiş)
(15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.
Aynı kök: نصي (4 geçiş)
(15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…
Aynı kök: دبب (18 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: دبب (18 geçiş)
Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbim doğru yoldadır.
İyi bilin ki ben, yalnızca benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki, O onun denetimini elde tutmamış olsun. Kuşkusuz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir.
Ama unutmayın ki, ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayanıyorum; çünkü hiçbir canlı yoktur ki ipini O tutuyor olmasın. Rabbimin yolu elbette (yolların) dosdoğru olanıdır!
"Kesinkes ben, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim. . . Hareket eden hiçbir canlı yoktur ki onun "Bi"nasiyesinde (alnında olarak) tutmuş olmasın (Fatır'ın beyini programlaması) (lafında kalanlara göre: Hükmüne boyun eğdirmek). . . Muhakkak ki benim Rabbim sırat-ı müstakim üzeredir. "
"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)"
«Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru yoldadır.»
"Aslında, hem benim Efendim hem de sizin Efendiniz olan Allah'a güvendim. O'nun, saçının tutamından tutmadığı hiçbir yaratık yoktur. Kuşkusuz, Efendimin yolu dosdoğru olandır!"
"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yeryüzünde hiçbir varlık yoktur ki, Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz, Rabbim dosdoğru yoldadır."
"Ben, Efendim ve Efendiniz olan ALLAH'a güvendim. O'nun kontrol etmediği hiçbir yaratık yoktur. Efendim dosdoğru yolun üzerindedir."
'Ben, Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a güvendim. O'nun kontrol etmediği hiç bir yaratık yoktur. Rabbim dosdoğru yolun üzerindedir.'
Ben kesinlikle hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmışım. O'nun perçeminden tutmadığı hiçbir canlı yoktur. Şüphe yok ki, Rabbim doğru bir yol üzerindedir.
Her halde hem benim rabbım hem sizin rabbınız olan Allaha dayanmışım, hiç yerde bir debelenen yoktur ki nasıyesini o tutmuş olmasın, şüphe yok ki rabbım doğru bir yol üzerindedir
"Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül dipnot 1 ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir."
"Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül dipnot 1 ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir."
Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül dipnot 1 ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir.
"Ben gerçekten, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Tanrı'ya tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)"
"Şübhesiz ki ben, kendimin de, sizin de Rabbiniz olan Allaha güvenib dayandım. Yürür hiç bir mahluk haaric olmamak üzere (hepsinin) alnından tutan Odur. Benim Rabbim hakıykaten doğru bir yol üzerindedir".
Ben, sadece benim de, sizin de Rabbınız olan Allah'a tevekkül ettim. Yürüyen hiç bir canlı yoktur ki; O, alnından tutmasın. Elbette dosdoğru yol üzeredir benim Rabbım.
(50-60) Âd’a kardeşle ri Hud’u (gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin sizin için ondan başka ilah yoktur siz sadece uyduruyorsunuz / iftira ediyorsunuz dedi, Ey kavmim sizden bir ücret sormuyorum, benim ücretim beni yaratana aittir. Artık akletmeyecek misiniz? Ey kavmim, Rabbinize sığının sonra ona yönelin gökten size bol su indirene tövbe edin sizin kuvvetinize kuvvet eklesin, suçlular olarak yüzünüzü dönmeyin. Ey Hud bize apaçık bir şey getirmedin, senin sözünden ötürü ilahlarımızı terk edecek değiliz, sana iman etmiyoruz. Sana ancak bazı ilahlarımızın kötülükle dokunmuş / çarpmış olabileceğini diyebiliriz. Allah şahit olsun ki ve de sizler de şahit olun ki ben ortak koştuklarınızdan uzağım / beriyim dedi. Onun dışında hep birlikte bana tuzak kurun ardından hiç bekletmeyin. Ben benim de sizin de Rabbiniz Allaha tevekkül ettim / onu vekil tayin ettim , O’ndan başka her bir yaratığın perçeminden yakalanır, m uhakkak ki Rabbim doğru yol üzeredir. Eğer yüz çevirir iseniz kesin olan şu ki size ne gönderilmiş ise sizi onunla bilgilendirdim / tebliğ ettim, Rabbim ardınızdan sizden başka bir kavim getir ir, O’na hiçbir zarar veremezsiniz , Rabbim her şeyin koruyucusudur. Emrimiz geldiğinde Hud'u ve beraberinde ona iman edenleri bizden bir esirgeme olarak kurtardık. Onları çok ağır / galiz bir azaptan kurtardık. İşte bu Âd’dır Rablerinin ayetleriyle mücahede ettiler / çabaladılar , O'nun elçisine baş kaldırdılar , her inatçı zorbanın işine / emrine uydular , bu dünyada ve Ahiret gününde lanete uydular / tabi oldular. Dikkat edin! Âd Rablerini yok saydı , dikkat edin! Hud kavmi Âd’ da uzaklaştırıldı
Şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hareket eden ne kadar canlı varsa hepsinin alnından tutan O’dur. Benim Rabbim gerçekten dosdoğru bir yol üzeredir.
"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın (onu dilediği gibi yönetmesin). Gerçekten Rabbim, doğru bir yol üzerindedir (O adildir, yanında kimse zulme uğramaz)."
Ben, benim de Rabbim/Sahibim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayandım. Onun, kontrolü altında olmayan tek canlı yoktur. Benim Rabbim doğru yol üzerindedir.
"Ben, benim de Rabbim dipnot 1 , sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayandım. O'nun eli altında olmayan hareketli tek canlı yoktur. Benim Rabbim yanlış yapmaz dipnot 2 ."
Şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hiç bir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru olan (adalet) yol üzeredir.
Şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiç bir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbimin yolu yolların dosdoğru olanıdır.
"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onu perçeminden yakalamış olmasın. Hiç kuşkusuz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
"In Allah, my creator and your Creator, do I trust; there is not an animate or inanimate being but He grasps by the forelock; He is the controlling power over the whole and all in all". "Indeed, Allah, my Creator, stands manifest of Justice and uniqueness of righteousness."
I put my trust in God, my Lord and your Lord. There is no moving creature which He does not control. My Lord’s way is straight.
"I put my trust in Allah, My Lord and your Lord! There is not a moving creature, but He hath grasp of its fore-lock. Verily, it is my Lord that is on a straight Path.
I have put my trust in Allah, Who is my Lord and your Lord. There is no moving creature which He does not hold by its forelock. Surely, My Lord is on the straight path. dipnot 1
I have put my trust in Allah, my Lord and your Lord. There is no creature He does not hold by the forelock. My Lord is on a Straight Path.
"I put my trust in Allâh, my Lord and your Lord! There is not a moving (living) creature but He has the grasp of its forelock. Verily, my Lord is on the Straight Path (the truth).
Indeed I have put my trust in Allah, my Lord and your Lord. There is no living being but He holds it by its forelock. Indeed my Lord is on a straight path.
`I have definitely put my trust in Allâh, (Who is) my Lord and your Lord. There is no living and moving creature but He holds its forelock, (having absolute power over it). Surely, right and just are the ways of my Lord.
Truly, I have put my trust in God, my Lord and your Lord; there is no creature that crawls, but He takes it by the forelock. Surely my Lord is on a straight path.
"I put my trust in God Who is my Lord and yours as well. There is not a creature which escapes his authority. The right path is the path indicated by the Lord."
Verily, I rely upon God, my Lord and your Lord. There is no beast that walks, but He taketh it by its forelock. Verily, my Lord is on the right way!
"I have put my trust in God, my Lord and your Lord. There is not a creature except He will seize it by its frontal lobe. My Lord is on a Straight Path."
for I put my confidence in God, my Lord and your Lord. There is no beast, but he holdeth it by its forelock: Verily my Lord proceedeth in the right way.
"Other gods as partners. Plot then against me together (as much as you like), and give me no respite.
Surely I have put my trust in Allah, (Literally: I entrust "my self" to Allah) my Lord and your Lord; in no way is there any beast whatever except that He is taking it by the forelock. Surely my Lord is on a straight Path.
Lo! I have put my trust in Allah, my Lord and your Lord. Not an animal but He doth grasp it by the forelock! Lo! my Lord is on a straight path.
I place my trust in God who is my Lord and your Lord. There is no creature that moves on the earth who is not held by the forelock firmly by Him. Verily the way of my Lord is straight.
Behold, I have placed my trust in God, [who is] my Sustainer as well as your Sustainer: for there is no living creature which He does not hold by its forelock. Verily, straight is my Sustainer's way!
I have put my trust in Allah—my Lord and your Lord. There is no living creature that is not completely under His control.[1] Surely my Lord’s Way is perfect justice.[2]
"I have put my trust in God, my Lord and your Lord. There is not a creature except He will seize it by frontal lobe. My Lord is on a Straight Path."
"I have put my trust in GOD, my Lord and your Lord. There is not a creature that He does not control. My Lord is on the right path.
Indeed, I have relied upon Allah, my Lord and your Lord. There is no creature but that He holds its forelock. Indeed, my Lord is on a path [that is] straight."
“I have placed my trust in God, my Lord and your Lord. There is no creature save He holds it by its forelock. My Lord is on a straight path.
"I have put my trust in Allah, my Lord and your Lord. There is not a creature in the Universe beyond His firm Control. Behold, my Lord is on the Straight Path."
"I put my trust in Allah, my Lord and your Lord, there is not a moving creature, whom He does not (firmly) grasp by its hair in front (of the head). Surely, it is my Lord Who is on (and along) a the Straight Path (the Ultimate Path of Truth).
I place my trust in Allah who is my Lord and your Lord. There is no creature but He holds it by the forelock. Surely, my Lord is on a straight path.
"I have placed my trust in God, my Lord and your Lord. There is not a creature except He will seize it by its forelock. My Lord is on a straight path."