Diyanet İşleri
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.
Hicr suresi
Hicr suresi, 79. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ
fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Eyke halkı ve Hicr halkı Hicr 78–84 3
O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.
Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
"Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.
Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.
Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
79. “Onlardan da intikam aldık.” Yani o gölge gününün azabı ile onları yakaladık ki gerçekten o, çok dehşetli bir günün azabı idi. “Her iki (şehir) de” yani Lût kavminin de Eyke halkının da yurtları “hâlâ aşikar bir yol üzerindedir.” Her zaman için yolcuların gidip geldikleri ve açıkça görülen besbelli bir yol üzerindedir. Burada onların kalıntıları, gözle görülecek ve akıl sahiplerinin ibret alacakları şekilde meydandadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu yüzden onları da azapla yakalayarak onlardan intikam aldık. Şüphesiz Lût kavminin şehri ve Şuayb’ın vatanı oradan geçen kimselerin görebileceği apaçık bir yol üzerindedir.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke
"Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kök: نقم (17 geçiş)
(3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak…
Aynı kök: نقم (17 geçiş)
De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlardan intikam almıştık. dipnot 1 İkisi de apaçık bir yol üzerindedir. dipnot 2
Bundan dolayı Biz, onlara (da) yaptıklarının acısını tattırdık. İşte adı geçen bu iki toplumun da, (dünyevi refah açısından) çok önde olduğu ayan açık ortadaydı.
Ve bu yüzden onları da hak ettikleri cezaya uğrattık. Gerçek şu ki, sözü geçen her iki (günahkar toplum) da, (bugün dahi) görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar.
Bu sebeple onlara yaptıklarının acı sonuçlarını yaşattık! Her ikisi de açık seçik görülebilen bir bölgededir.
Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.
Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.
Sonunda, hak ettikleri cezayı onlara da verdik. Her ikisi de apaçık görünüyor.
Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de açık bir yol üzerindedir.
Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.
Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.
Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyorlar.
Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyor
Onlardan intikam aldık. İkisi de kesinlikle açık bir rehberdir. dipnot 1
Onlardan intikam aldık. İkisi dipnot 1 de kesinlikle açık bir rehberdir. dipnot 2
Onlardan intikam aldık. İkisi dipnot 1 de kesinlikle açık bir rehberdir. dipnot 2
Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir (lebi imamin) / her ikisi de Levh-i Mahfuz'dadır.
Onun için bunlardan da intikam aldık. (Bu yerlerin) ikisi de apaçık bir yol (üzerinde) dir.
Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir
(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.
Onlardan da intikam aldık. Her ikisi de hala görülüp, tanınan bir yol üzerindedirler.
Onlardan da öcümüzü aldık, her ikisi de (Sodom da, Eyke de) hala (yol üzerinde, gözler) ön(ün) de apaçık durmaktadır.
Onlara da hak ettikleri cezayı verdik dipnot 1 . Her ikisi de (Lut kavminin yaşadığı şehir ve Eyke) açık bir ana yol üzerindedir.
Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.
Her iki (şehir) de açık (gidip gelinen) bir yolun üzerindedir
Biz de onlardan intikam aldık. Şüphesiz bu iki olay da apaçık (göz) önündedir.
Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.
And in consequence we took just-vengeance on them and both sites stand manifest of the events on a course of travel where people can see.
and We took retribution on them; both are still there on the highway, plain for all to see.
So We exacted retribution from them. They were both on an open highway, plain to see.
So We chastised them. The desolate locations of both communities lie on a well-known highway. dipnot 1
We took revenge on them as well. They are both beside a well-beaten track.
So, We took vengeance on them. They are both on an open highway, plain to see.
So We took vengeance on them, and indeed the two of them are on an open highway.
Therefore We inflicted punishment on them; and (the ruins of) both their cities (-the city of Sodomites and the city of Aikah) lie indeed on the open highway (traversed by the caravans from Hijâz to Syria).
and We took vengeance on them. The two of them were upon a roadway manifest.
They too were subjected to my punishment. Their ruins are also available for sightseeing.
and we took vengeance on them, and, verily, they both are for an obvious example.
So, We sought revenge from them. They were both on an open plain.
Wherefore We took vengeance on them. And both of them were destroyed, to serve as a manifest rule for men to direct their actions by.
And We took vengeance on them, and, verily, they were both on an open highway, plain to see.
So We took vengeance on them; and surely the two of them were indeed on an evident record (or: register, literally:Imam).
So we took vengeance on them; and lo! they both are on a high-road plain to see.
So We punished them too. They are both situated by the highway, clearly visible.
and so We inflicted Our retribution on them. And, behold, both these [sinful communities] lived by a highway, [to this day] plain to see
so We inflicted punishment upon them. The ruins of both nations still lie on a well-known road.
So, We sought revenge from them. And they were both on an open plain.
Consequently, we avenged from them, and both communities are fully documented.
So We took retribution from them, and indeed, both [cities] are on a clear highway.
And We took vengeance on them — and both are on a clear highway.
And so Our just Law of Requital struck them. And, behold, these both communities lived by a highway, to this day plain to see.
So, We gave their due (punishment) to them. They were both on an open highway, plain to see.
So, We punished them in retribution, and both of them are (situated) by a highway, clearly visible.
So,We sought revenge from them. And they are in a clear ledger.