Hicr suresi

Hicr suresi, 79. ayet

Hicr suresi, 79. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.

Diyanet İşleri

Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 76–82 · surenin 79. ayeti / 99

Konu Eyke halkı ve Hicr halkı Hicr 78–84 3

  1. Hicr 76

    O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.

  2. Hicr 77

    Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.

  3. Hicr 78

    "Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.

  4. 79

    Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

  5. Hicr 80

    Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

  6. Hicr 81

    Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.

  7. Hicr 82

    Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

79. “Onlardan da intikam aldık.” Yani o gölge gününün azabı ile onları yakaladık ki gerçekten o, çok dehşetli bir günün azabı idi. “Her iki (şehir) de” yani Lût kavminin de Eyke halkının da yurtları “hâlâ aşikar bir yol üzerindedir.” Her zaman için yolcuların gidip geldikleri ve açıkça görülen besbelli bir yol üzerindedir. Burada onların kalıntıları, gözle görülecek ve akıl sahiplerinin ibret alacakları şekilde meydandadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu yüzden onları da azapla yakalayarak onlardan intikam aldık. Şüphesiz Lût kavminin şehri ve Şuayb’ın vatanı oradan geçen kimselerin görebileceği apaçık bir yol üzerindedir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱنتَقَمْنَا fentekamna öcümüzü aldık kök: نقم
  2. مِنْهُمْ minhum onlardan
  3. وَإِنَّهُمَا ve innehuma her ikisi de
  4. لَبِإِمَامٍۢ lebiimamin (gözler) ön(ün)dedir kök: امم
  5. مُّبِينٍۢ mubinin apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke

    "Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke

    Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke

    Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kök: نقم (17 geçiş)

    (3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak…

  • Aynı kök: نقم (17 geçiş)

    De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan intikam almıştık. dipnot 1 İkisi de apaçık bir yol üzerindedir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İntikam"la ilgili bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetteki "o ikisi"nden maksat Hz. Lut'un kavminin yaşadığı yer ile Eyke olabilir. Ayrıca [imâm-ı mübîn] tamlaması, bağlam gereği "apaçık bir yol" şeklinde anlaşılmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Bundan dolayı Biz, onlara (da) yaptıklarının acısını tattırdık. İşte adı geçen bu iki toplumun da, (dünyevi refah açısından) çok önde olduğu ayan açık ortadaydı.

Muhammed Esed

Ve bu yüzden onları da hak ettikleri cezaya uğrattık. Gerçek şu ki, sözü geçen her iki (günahkar toplum) da, (bugün dahi) görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar.

Ahmed Hulusi

Bu sebeple onlara yaptıklarının acı sonuçlarını yaşattık! Her ikisi de açık seçik görülebilen bir bölgededir.

Ali Bulaç

Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.

Ali Özek ve heyeti

Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

Ali Rıza Safa

Sonunda, hak ettikleri cezayı onlara da verdik. Her ikisi de apaçık görünüyor.

Bayraktar Bayraklı

Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de açık bir yol üzerindedir.

Edip Yüksel

Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyor

Gültekin Onan

Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir (lebi imamin) / her ikisi de Levh-i Mahfuz'dadır.

Hasan Basri Çantay

Onun için bunlardan da intikam aldık. (Bu yerlerin) ikisi de apaçık bir yol (üzerinde) dir.

İbni Kesir

Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan da intikam aldık. Her ikisi de hala görülüp, tanınan bir yol üzerindedirler.

Süleyman Ateş

Onlardan da öcümüzü aldık, her ikisi de (Sodom da, Eyke de) hala (yol üzerinde, gözler) ön(ün) de apaçık durmaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.

Şaban Britch

Her iki (şehir) de açık (gidip gelinen) bir yolun üzerindedir

Şaban Piriş

Biz de onlardan intikam aldık. Şüphesiz bu iki olay da apaçık (göz) önündedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in consequence we took just-vengeance on them and both sites stand manifest of the events on a course of travel where people can see.

Abdul Haleem

and We took retribution on them; both are still there on the highway, plain for all to see.

Abdullah Yusuf Ali

So We exacted retribution from them. They were both on an open highway, plain to see.

Abul A'la Maududi

So We chastised them. The desolate locations of both communities lie on a well-known highway. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Midian lay on the route from Hijaz to Palestine and Syria.

Aisha Bewley

We took revenge on them as well. They are both beside a well-beaten track.

Al-Hilali & Khan

So, We took vengeance on them. They are both on an open highway, plain to see.

Ali Quli Qarai

So We took vengeance on them, and indeed the two of them are on an open highway.

Amatul Rahman Omar

Therefore We inflicted punishment on them; and (the ruins of) both their cities (-the city of Sodomites and the city of Aikah) lie indeed on the open highway (traversed by the caravans from Hijâz to Syria).

Arthur John Arberry

and We took vengeance on them. The two of them were upon a roadway manifest.

Bijan Moeinian

They too were subjected to my punishment. Their ruins are also available for sightseeing.

E. Henry Palmer

and we took vengeance on them, and, verily, they both are for an obvious example.

Edip-Layth

So, We sought revenge from them. They were both on an open plain.

George Sale

Wherefore We took vengeance on them. And both of them were destroyed, to serve as a manifest rule for men to direct their actions by.

Hamid S. Aziz

And We took vengeance on them, and, verily, they were both on an open highway, plain to see.

Mahmoud Ghali

So We took vengeance on them; and surely the two of them were indeed on an evident record (or: register, literally:Imam).

Marmaduke Pickthall

So we took vengeance on them; and lo! they both are on a high-road plain to see.

Mohamed Ahmed - Samira

So We punished them too. They are both situated by the highway, clearly visible.

Muhammad Asad

and so We inflicted Our retribution on them. And, behold, both these [sinful communities] lived by a highway, [to this day] plain to see

Mustafa Khattab

so We inflicted punishment upon them. The ruins of both nations still lie on a well-known road.

Progressive Muslims

So, We sought revenge from them. And they were both on an open plain.

Rashad Khalifa

Consequently, we avenged from them, and both communities are fully documented.

Sahih International

So We took retribution from them, and indeed, both [cities] are on a clear highway.

Sam Gerrans

And We took vengeance on them — and both are on a clear highway.

Shabbir Ahmed

And so Our just Law of Requital struck them. And, behold, these both communities lived by a highway, to this day plain to see.

Syed Vickar Ahamed

So, We gave their due (punishment) to them. They were both on an open highway, plain to see.

Taqi Usmani

So, We punished them in retribution, and both of them are (situated) by a highway, clearly visible.

The Monotheist Group

So,We sought revenge from them. And they are in a clear ledger.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 79. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 79. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 79. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩