Tevbe suresi

Tevbe suresi, 101. ayet

Tevbe suresi, 101. ayet. وَمِمَّنْ حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ مُنَٰفِقُونَ وَمِنْ أَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ مَرَدُوا۟ عَلَى ٱلنِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ سَنُعَذِّبُهُم مَّرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ إِلَىٰ عَذَابٍ عَظِيمٍ

vemimmen ḥavleküm mine-l'a`râbi münâfiḳûn. vemin ehli-lmedîneti meradû `ale-nnifâḳi lâ ta`lemühüm. naḥnü na`lemühüm. senü`aẕẕibühüm merrateyni ŝümme yüraddûne ilâ `aẕâbin `ażîm.

Diyanet İşleri

Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 98–104 · surenin 101. ayeti / 129

Konu Öne geçen muhacirler ve ensar; günahını itiraf edenler Tevbe 100–106 3

  1. Tevbe 98

    Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. Tevbe 99

    Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Tevbe 100

    İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

  4. 101

    Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

  5. Tevbe 102

    Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Tevbe 103

    Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  7. Tevbe 104

    Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Çevrenizdeki bedeviler içinde de Medine ahalisi içinde de münafıklar vardır.” Bu münafıklar “münafıklıkta direten kimselerdir.” Yani bunlar nifakı âdet edinen, onda inat eden ve münafıklıkta ileri gidip azıtan kimselerdir.

“Sen onları bilmezsin” şahısları itibari ile tanımazsın ki onları cezalandırasın yahut da münafıklıklarının gereği ne ise onlara öylece davranasın. Bunun böyle olmasında Yüce Allah’ın çok büyük hikmetleri vardır. “(ama) biz onları biliriz. Biz onları iki kere azaba uğratacağız.” Buradaki “iki kere” ifadesinin, malum “iki” anlamına gelme ve söz konusu azabın biri dünya hayatında diğeri de âhirette olmak üzere iki ayrı azap olma ihtimali vardır. Buna göre dünyadaki azapları karşı karşıya kaldıkları keder, endişe, mü’minlerin elde ettikleri fetih ve zaferlerden hoşlanmamalarıdır. Âhiretteki azapları ise ateş azabıdır ki orası, ne kötü bir yerdir! “İki kere” ifadesindeki kastın, onların azabını ağırlaştıracağız, katmerleştireceğiz ve tekrarlayacağız olma ihtimali de vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Medine'ye yakın çölde yaşayan bedevilerden münafık olanlar vardır. Medine ehlinden de nifakta direnen ve devam eden kimseler vardır. -Ey Peygamber!- Sen onları bilmezsin. Allah onları çok bilir. Allah, onlara iki kere azap edecektir. Onların nifakını, (insanları) öldürmelerini ve esir almalarını ortaya çıkarıp bir defa dünyada ve bir defa da kabir azabıyla ahirette azap edecektir. Sonra da kıyamet günü cehennemin en altında büyük bir azaba uğratılacaklardır.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِمَّنْ ve mimmen ve vardır
  2. حَوْلَكُم havlekum çevrenizdeki kök: حول
  3. مِّنَ mine
  4. ٱلْأَعْرَابِ l-ea'rabi Araplardan kök: عرب
  5. مُنَـٰفِقُونَ ۖ munafikune münafıklar kök: نفق
  6. وَمِنْ ve min ve
  7. أَهْلِ ehli halkından kök: اهل
  8. ٱلْمَدِينَةِ ۖ l-medineti şehir kök: مدن
  9. مَرَدُوا۟ meradu iyice alışmış kök: مرد
  10. عَلَى ala
  11. ٱلنِّفَاقِ n-nifaki iki yüzlülüğe kök: نفق
  12. لَا la
  13. تَعْلَمُهُمْ ۖ tea'lemuhum sen onları bilmezsin kök: علم
  14. نَحْنُ nehnu biz
  15. نَعْلَمُهُمْ ۚ nea'lemuhum onları biliriz kök: علم
  16. سَنُعَذِّبُهُم senuazzibuhum onlara azabedeceğiz kök: عذب
  17. مَّرَّتَيْنِ merrateyni iki kere kök: مرر
  18. ثُمَّ summe sonra da
  19. يُرَدُّونَ yuraddune onlar itileceklerdir kök: ردد
  20. إِلَىٰ ila
  21. عَذَابٍ azabin azaba kök: عذب
  22. عَظِيمٍۢ azimin büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: مدن (27 geçiş)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah,…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler.…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan)…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın,…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Kitap ehlinden o inkar eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin…

  • Aynı kök: مرد (5 geçiş)

    Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Çevrenizdeki göçebe (Arap)lardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki bunlar münafıklıkta ileri gitmiştir. Sen onları bilemezsin; onları biz biliriz. Onlara yakında iki kez azap edeceğiz; dipnot 1 sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Devam eden cümlede "büyük azap ahirette olacağı için" burada sözü edilen "iki azap" ifadesi, dünyada çekilen çeşitli sıkıntılarla ilgili olmalıdır. Ayetteki [merrateyni] "iki kere" ifadesi, "defalarca" anlamında çokluk anlamı da verebilir.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki çevrenizdekilerden bedevi Araplar arasında ikiyüzlüler ve şehir ahalisi arasında da ikiyüzlülükte zirveleşenler var. Sen onları tanımıyorsun, (ama) Biz tanıyoruz. Onlara (bu dünyada) iki kat azap çektireceğiz, (bu hayatın) sonunda ise korkunç bir azaba sevk edileceklerdir.

Muhammed Esed

Ne var ki, bedeviler arasında ikiyüzlüler ve (Peygamber'in) şehrinde yaşayanlar arasında da ikiyüzlülüğünü küstahlığa vardıranlar var. Sen onları (her zaman) tanımıyorsun. Ama Biz onları biliyoruz. Onlara (bu dünyada) iki kat azap vereceğiz; (öte dünyada ise) onlar çok (daha) zorlu bir azaba terk edilecekler.

Ahmed Hulusi

Hem Bedevilerden etrafınızda münafıklar var, hem de Medine halkından ikiyüzlülükte ısrarlı hünerli kimseler var. . . Sen onları bilmezsin; Biz biliriz. . . Biz onlara iki kere azap yaşatacağız. . . Sonra da en büyük azaba döndürülürler!

Ali Bulaç

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine halkından da nifakı alışkanlığa çevirmiş olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Ali Özek ve heyeti

Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları. Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.

Ali Rıza Safa

Çevrenizdeki Araplar arasında ikiyüzlüler vardır; kent halkı arasında da ikiyüzlülüğe iyice alışmış olanlar vardır. Sen, onları bilmezsin, ama Biz, biliyoruz. Onlara, iki kat ceza vereceğiz. Sonra, büyük bir cezaya döndürüleceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

Çevrenizdeki bedevi Araplar ile Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz;sonra da büyük azaba götürülürler.

Edip Yüksel

Gerek çevrenizden ve gerekse şehir halkından olan Araplardan bazıları ikiyüzlüdür. İkiyüzlülükte küstahlaşmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliyoruz. Onları iki kat azapla cezalandıracağız ve sonra da büyük bir azaba uğratılacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerek çevrenizden ve gerekse şehir halkından olan Araplardan bazıları ikiyüzlüdür. İkiyüzlülükte küstahlaşmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliyoruz. Onları iki kat azapla cezalandıracağız ve sonra da büyük bir azaba uğratılacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem çevrenizdeki bedevilerden münafıklar var, hem de Medine halkından münafıklığa çalışanlar var. Sen onları bilmezsin, Biz biliriz. Biz, onları iki kere azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba itilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem etrafınızdaki a'rabilerden münafıklar var, hem de medine ahalisinden münafıklığa idman edenler, sen onları bilemezsin, onları biz biliriz, biz onları iki kerre tazib edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler

Erhan Aktaş

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan Münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa dipnot 1 azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Türlü türlü. Kat be kat. Azap üstüne azap.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa dipnot 1 azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Türlü türlü. Kat be kat. Azap üstüne azap.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çevrenizdeki bedevi Araplardan münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa dipnot 1 azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Türlü türlü. Azap üstüne azap.

Gültekin Onan

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine ehlinden da nifakı alışkanlığa çevirmiş (??) olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Hasan Basri Çantay

Çevrenizdeki bedevilerden ve Medine ahalisinden bir takım münafıklar vardır ki onlar nifak üzerinde idman yapmışlardır! Sen bunları bilmezsin. Onları biz biliriz. Biz onları iki kerre azaba uğratacağız. Sonra da daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir onlar.

İbni Kesir

Çevrenizdeki Bedevilerden münafıklar vardır. Medine halkından da. Ki onlar nifak üzerinde diretirler. Siz bilmezsiniz onları, Biz biliriz. Onlara iki kere azab edeceğiz. Sonra da onlar; daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir.

Mehmet Alagaş

(97-106) Bedeviler / Araplar / Göçebeler küfür ve nifakta (kafirlikte ve münafıklıkta köylü, şehirli, yerleşik olanlardan) daha şiddetlidirler, Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları / hudutları bilmemeye daha elverişlidirler / yatkındırlar, Allah bilendir, hâkimdir. Bedeviler için yaptıkları harcamalar / infak ettikleri şeyler ekonomik cezalandırmadır bu nedenle sizin başınıza belaların gelmesini gözetlerler, kötülük belaları onlara olsun, Allah işitendir bilendir. Bedevilerden / Araplardan Allah’a ve ahiret gününe iman edenler ve harcayacak şeyler bulanlar için Allah yanında bir yakınlık, Resulün desteğini kazanma vardır, dikkat edin bunlar onlar için gerçekten yakınlıktır, ilerde Allah onları esirgemesine sokacaktır muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Hi cret edenlerden / muhacirlerden ve onlara yardım edenlerden / ensardan ilk olup öne geçenler ve onlara güzellikle tabi olanlar, Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah’tan razı olmuştur, onlar için altlarından nehirler akan içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır, işte bu büyük bir başarıdır. Etrafınızda bedevilerden ve şehirli olanlardan münafık olanlar var ki artık münafıklığa alışmışlar , sen onları bilmezsin biz onları biliriz, onlara iki defa azap edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler. Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, salih ameli diğer bir kötülük ile harmanladılar / karıştırdılar, belki Allah tövbelerini kabul eder, muhakkak ki Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Onların mallarından sadaka al ki (bağlılık göstergesi mal) bu aldığın onları temizlesin onunla arınsınlar, onlara dua ile destek ol, muhakkak ki senin dua ile onlara destek vermen, onları sakinleştirir, Allah işitendir bilendir. Bilmediler mi ki Muhakkak ki Allah, işte O, kullarından vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eder ve sadakaları alır, kesinlikle Allah, İşte O, sürekli tövbeleri kabul edendir, sürekli esirgeyendir. De ki yapınız, ilerde Allah ve Resulü ve müminler amellerinizi görecekler ve şahit olunmayanı ve şahit olanı bilene iletileceksiniz, size yapıyor olduklar ınızı haber verecektir , d iğer bir kısmı da Allah’ın işine / emrine bırakılmışlardır ya onlara azap eder yahut onların da tövbelerini kabul eder, Allah bilendir hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Medineliler!) Çevrenizdeki bedevilerden münafıklar vardır ve Medineliler içinde de nifakta direnen kimseler vardır. Onları siz bilmezsiniz. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap edeceğiz. Sonra da onlar büyük bir azaba uğrayacaklar.

Süleyman Ateş

Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından iki yüzlülüğe iyice alışmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki kere azab edeceğiz, sonra da onlar, büyük azaba itileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Çevrenizdeki taşralı Araplardan münafık /iki yüzlü olanlar vardır. Medine halkından da münafıklıkta ustalaşmış olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz dipnot 1 . Onlara (bu dünyada) iki kat azap edeceğiz dipnot 2 . Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Suç ile ceza arasında denklik vardır. Bir camı kıran önce o camı taktırır sonra da ceza olarak bir cam parası verir. Böylece cezası ikiye katlanmış olur. Bu denklik ahirette de olacaktır (En'am 6/160, Furkan 25/68). Münafıklar iki suç işlerler, biri kafirlik, diğeri de kendilerini Müslüman göstererek yaptıkları yalancılıktır (Bakara 2/10). Dünyada iki kat ceza görmelerinin sebebi budur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem çevrenizdeki çöl Araplarından hem Medine halkından ikiyüzlülükte (münafıklıkta) uzmanlaşmış münafıklar vardır. Onları sen bilmezsin, biz biliriz. Onları iki defa azaba uğratacağız dipnot 1 . Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birincisi, gerçek kimliklerini ortaya koyamamanın verdiği azap, ikincisi kabir azabı, üçüncüsü de cehennem azabıdır.

Şaban Britch

(Ey Medineliler!) Çevrenizdeki bedevilerden münafıklar vardır ve Medineliler içinde de nifakta direnen kimseler vardır. Onları siz bilmezsiniz. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap vereceğiz. Sonra da büyük bir azaba uğrayacaklar.

Şaban Piriş

Çevrenizdeki bedevi ve münafıklardan ve Medine halkından sizin bilmediğiniz nifakta direnen kimseler vardır. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap vereceğiz. Sonra da büyük bir azaba uğrayacaklar.

Yaşar Nuri Öztürk

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan münafıklar var. Medine halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar var. Sen bilmezsin onları. Ama biz biliriz onları. İki kez azap edeceğiz onlara, sonra da çok büyük bir azaba itilecekler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Some of the desert Arabs round about you, and of the a Madinite are hypocrites; to all of them hypocrisy is a way of life. They conceal their disposition and cleverly hide their nature from apprehension, you do not recognized them, but We do know them. We will make them suffer double, then be sent back to the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

Some of the desert Arabs around you are hypocrites, as are some of the people of Medina- they are obstinate in their hypocrisy. You [Prophet] do not know them, but We know them well: We shall punish them twice and then they will be returned to [face] a painful punishment [in the Hereafter].

Abdullah Yusuf Ali

Certain of the desert Arabs round about you are hypocrites, as well as (desert Arabs) among the Medina folk: they are obstinate in hypocrisy: thou knowest them not: We know them: twice shall We punish them: and in addition shall they be sent to a grievous penalty.

Abul A'la Maududi

[9:101] As for the bedouin Arabs around you, some are hypocrites; and so are some of the people of Madinah who have become inured to hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will inflict double chastisement on them, and then they shall be returned to an awesome suffering.

Aisha Bewley

Some of the desert Arabs around you are hypocrites and some of the people of Madina are obdurate in their hypocrisy. You do not know them but We know them. We will punish them twice over and then they will be returned to a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

And among the bedouins around you, some are hypocrites, and so are some among the people of Al-Madinah who persist in hypocrisy; you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) know them not, We know them. We shall punish them twice, and thereafter they shall be brought back to a great (horrible) torment.

Ali Quli Qarai

There are hypocrites among the Bedouins around you and among the townspeople of Madinah, steeped in hypocrisy. You do not know them; We know them, and We will punish them twice, then they shall be consigned to a great punishment.

Amatul Rahman Omar

Some of the Arabs of the desert living around you and some of the people of Madînah (also) are hypocrites. They persist in and are habituated to hypocrisy, you know them not, but We know them. We will punish them again and again (in this life), then they shall be made to revert to a greater punishment (in the Hereafter).

Arthur John Arberry

And some of the Bedouins who dwell around you are hypocrites; and some of the people of the City are grown bold in hypocrisy. Thou knowest them not; but We know them, and We shall chastise them twice, then they will be returned to a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

Among the Arabs (living around Al-Medina) there are hypocrites [who pretended having embraced Islam in order to take advantage of its citizenship. ] In Al-Medina, too, there are those who have mastered hypocrisy. You do not know that but I do know them. When the time comes, they will be subjected to double punishment (for their lack of belief and for their hypocrisy.) Once well punished, they will be sent to a far greater doom.

E. Henry Palmer

And of those who are round about you of the Arabs of the desert, some are hypocrites, and of the people of Medinah, some are stubborn in hypocrisy; thou dost not know them - we know them; we will torment them twice over; then shall they be sent off into mighty woe.

Edip-Layth

Among the Arabs around you are hypocrites, as well as from the city people; they are audacious in hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will punish them twice, then they will be returned to a great punishment.

George Sale

And of the Arabs of the desert who dwell round about you, there are hypocritical persons: And of the inhabitants of Medina there are some who are obstinate in hypocrisy. Thou knowest them not, O prophet, but We know them: We will surely punish them twice; afterwards shall they be sent to a grievous torment.

Hamid S. Aziz

And of those of the wandering Arabs of the desert who are round about you, some are hypocrites, and some of the people of Medina persist in hypocrisy; you do not know them. We know them, and We will chastise them twice; then shall they be sent off into mighty woe.

Mahmoud Ghali

And among the ones around you of the Arabs (of the desert) there are hypocrites and among the population of Al-Madînah: they are ever-insurgent with hypocrisy. You (i.e., the prophet) do not know them. We, Ever We, know them. We will soon torment them twice; thereafter they will be turned back to a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

And among those around you of the wandering Arabs there are hypocrites, and among the townspeople of Al-Madinah (there are some who) persist in hypocrisy whom thou (O Muhammad) knowest not. We, We know them, and We shall chastise them twice; then they will be relegated to a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Some of the Arabs of the desert around you are hypocrites, and some of the people of Madina are stubborn in hypocrisy. You are not aware of them; We know them, and will punish them twice, and they will be sent to a harrowing doom.

Muhammad Asad

But among the bedouin who dwell around you there are hypocrites; and among the people of the [Prophet's] City [too] there are such as have grown insolent in [their] hypocrisy. Thou dost not [always] know them, [O Muhammad - but] We know them. We shall cause them to suffer doubly [in this world]; and then they will be given over to awesome suffering [in the life to come].

Mustafa Khattab

Some of the nomads around you ˹believers˺ are hypocrites, as are some of the people of Medina. They have mastered hypocrisy. They are not known to you ˹O Prophet˺; they are known to Us. We will punish them twice ˹in this world˺,[1] then they will be brought back ˹to their Lord˺ for a tremendous punishment.

Progressive Muslims

And from the Nomads around you are hypocrites, as well as from the city people, they persist in hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will punish them twice, then they will be returned to a great punishment.

Rashad Khalifa

Among the Arabs around you, there are hypocrites. Also, among the city dwellers, there are those who are accustomed to hypocrisy. You do not know them, but we know them. We will double the retribution for them, then they end up committed to a terrible retribution.

Sahih International

And among those around you of the bedouins are hypocrites, and [also] from the people of Madinah. They have become accustomed to hypocrisy. You, [O Muúammad], do not know them, [but] We know them. We will punish them twice [in this world]; then they will be returned to a great punishment.

Sam Gerrans

And among those around you of the desert Arabs are waverers; and among the people of the city — they persist in wavering. Thou knowest them not, but We know them; We will punish them twice, then will they be sent back to a great punishment.

Shabbir Ahmed

Some of the Bedouins who dwell around your town are hypocrites, and some of the people of

Syed Vickar Ahamed

And among some of the desert Arabs around you are hypocrites, as well as (desert Arabs) from the Medinah folk: They are firm in (their) hypocrisy: You do not know them: (But) We know them: We shall punish them twice: And also they shall be sent to a painful Penalty.

Taqi Usmani

And among those Bedouins who are around you there are hypocrites, and among the people of Madīnah as well. They are adamant on hypocrisy. You do not know them. We know them. We will chastise them twice, then they shall be driven to a terrible punishment (in the Hereafter).

The Monotheist Group

And from among the Nomads around you are hypocrites, and from among the people of the city, they persist in hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will punish them twice, then they will be returned to a great punishment.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩