Hicr suresi

Hicr suresi, 57. ayet

Hicr suresi, 57. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

Diyanet İşleri

İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 54–60 · surenin 57. ayeti / 99
  1. Hicr 54

    İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.

  2. Hicr 55

    "Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.

  3. Hicr 56

    Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

  4. 57

    İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

  5. Hicr 58

    Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.

  6. Hicr 59–60

    (59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. Melekler, İbrahim’e bu müjdeyi verdikten sonra o, onların önemli bir iş için gönderilmiş olduklarını anladı ve meleklere “dedi ki: “O halde, ey elçiler, (esas) göreviniz nedir?” Ne için gönderildiniz?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim onlara şöyle dedi: "Ey Allah Teâlâ tarafından gönderilen elçiler! O halde sizi buraya getiren nedir?''

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. فَمَا fema nedir?
  3. خَطْبُكُمْ hatbukum işiniz kök: خطب
  4. أَيُّهَا eyyuha Ey kök: ايي
  5. ٱلْمُرْسَلُونَ l-murselune elçiler kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    "Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz"…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İbrahim:) "Ey elçiler (melekler)! (Başka) ne işiniz var?" diye sormuştu.

Mustafa İslamoğlu

ve ekledi: "Daha başka bir işiniz de var mı ey elçiler?"

Muhammed Esed

Ve ekledi: "(Bana başka) bir diyeceğiniz var mı, ey (yüce makamın) elçileri?"

Ahmed Hulusi

(İbrahim): "Ey irsal olunanlar! (Başka) işleviniz nedir?" dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"

Ali Özek ve heyeti

«Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Asal göreviniz nedir; ey elçiler?"

Bayraktar Bayraklı

İbrahim, "Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.

Edip Yüksel

"Ey elçiler, göreviniz nedir?" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ey elçiler, göreviniz nedir,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey elçiler, bunun ardından göreviniz nedir? diye sordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir?

Erhan Aktaş

İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"

Hasan Basri Çantay

"Ey gönderilenler (elçiler), dedi, daha işiniz (me'muriyetiniz) ne"?

İbni Kesir

Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İbrahim, “Ey elçiler! O halde göreviniz nedir?” dedi.

Süleyman Ateş

(İbrahim gelenlerin Hak elçileri melekler olduklarını anlayınca): "Ey elçiler, dedi, işiniz nedir?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İbrahim dedi ki "Ey elçiler! Asıl işiniz nedir?

Şaban Britch

Ey elçiler işiniz nedir? dedi.

Şaban Piriş

Ey elçiler asıl göreviniz nedir? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

"Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And now", Ibrahim said, "what is the errand on which you Messengers have come?"

Abdul Haleem

and then asked, ‘Messengers, what is your errand?’

Abdullah Yusuf Ali

Abraham said: "What then is the business on which ye (have come), O ye messengers (of Allah)?"

Abul A'la Maududi

He added: "What is your errand O sent ones?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It appears from the question of Prophet Abraham (peace be upon him) that angels are sent down in human shape only on extraordinary occasions and on some important expedition.

Aisha Bewley

He added, ‘What is your business, messengers?’

Al-Hilali & Khan

[Ibrâhîm (Abraham) again] said: "What then is the business on which you have come, O Messengers?"

Ali Quli Qarai

He said, ‘O messengers, what is now your errand?’

Amatul Rahman Omar

He added, `O you messengers! what is your real business then?'

Arthur John Arberry

He said, 'And what is your business, envoys?'

Bijan Moeinian

He continued: "What is your mission. "

E. Henry Palmer

He said, 'What is your business, O ye messengers?'

Edip-Layth

He said, "What then is your business here, O messengers?"

George Sale

And he said, what is your errand therefore, O messengers of God?

Hamid S. Aziz

He said, "What then is your business, O you messengers?"

Mahmoud Ghali

He said, "So, what is your concern, you Emissaries?"

Marmaduke Pickthall

He said: And afterward what is your business, O ye messengers (of Allah)?

Mohamed Ahmed - Samira

And asked them: "What matter, O angels, brings you here?"

Muhammad Asad

He added: "And what [else] may you have in view, O you [heavenly] messengers?"

Mustafa Khattab

He ˹then˺ added, "What is your mission, O  messenger-angels?"

Progressive Muslims

He said: "What then is your business here, O messengers"

Rashad Khalifa

He said, "What is your mission, O messengers?"

Sahih International

[Abraham] said, "Then what is your business [here], O messengers?"

Sam Gerrans

He said: “Then what is your business, O emissaries?”

Shabbir Ahmed

He added, "And afterward what is your mission O Messengers?"

Syed Vickar Ahamed

Ibrahim (Abraham) said: "Then what is the (other) business on which you (have come), O you messengers (of Allah)?"

Taqi Usmani

He said, "Then, what is your mission, O messengers?"

The Monotheist Group

He said: "What then is your affair, O messengers?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩