Diyanet İşleri
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
Hicr suresi
Hicr suresi, 57. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ
ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in misafirleri Hicr 51–60 3
İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.
"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. Melekler, İbrahim’e bu müjdeyi verdikten sonra o, onların önemli bir iş için gönderilmiş olduklarını anladı ve meleklere “dedi ki: “O halde, ey elçiler, (esas) göreviniz nedir?” Ne için gönderildiniz?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim onlara şöyle dedi: "Ey Allah Teâlâ tarafından gönderilen elçiler! O halde sizi buraya getiren nedir?''
Aynı kök: خطب (12 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: خطب (12 geçiş)
"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."
Aynı kök: خطب (12 geçiş)
Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz"…
Aynı kıssa: Hz. Lût
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Aynı kıssa: Hz. Lût
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Aynı kıssa: Hz. Lût
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İbrahim:) "Ey elçiler (melekler)! (Başka) ne işiniz var?" diye sormuştu.
ve ekledi: "Daha başka bir işiniz de var mı ey elçiler?"
Ve ekledi: "(Bana başka) bir diyeceğiniz var mı, ey (yüce makamın) elçileri?"
(İbrahim): "Ey irsal olunanlar! (Başka) işleviniz nedir?" dedi.
Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"
«Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.
Dedi ki: "Asal göreviniz nedir; ey elçiler?"
İbrahim, "Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.
"Ey elçiler, göreviniz nedir?" dedi.
'Ey elçiler, göreviniz nedir,' dedi.
Ey elçiler, bunun ardından göreviniz nedir? diye sordu.
Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir?
İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.
İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.
İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.
Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"
"Ey gönderilenler (elçiler), dedi, daha işiniz (me'muriyetiniz) ne"?
Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.
(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.
İbrahim, “Ey elçiler! O halde göreviniz nedir?” dedi.
(İbrahim gelenlerin Hak elçileri melekler olduklarını anlayınca): "Ey elçiler, dedi, işiniz nedir?"
"Peki, sonraki göreviniz nedir, ey elçiler?" dedi dipnot 1 .
İbrahim dedi ki "Ey elçiler! Asıl işiniz nedir?
Ey elçiler işiniz nedir? dedi.
Ey elçiler asıl göreviniz nedir? dedi.
"Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.
"And now", Ibrahim said, "what is the errand on which you Messengers have come?"
and then asked, ‘Messengers, what is your errand?’
Abraham said: "What then is the business on which ye (have come), O ye messengers (of Allah)?"
He added: "What is your errand O sent ones?" dipnot 1
He added, ‘What is your business, messengers?’
[Ibrâhîm (Abraham) again] said: "What then is the business on which you have come, O Messengers?"
He said, ‘O messengers, what is now your errand?’
He added, `O you messengers! what is your real business then?'
He said, 'And what is your business, envoys?'
He continued: "What is your mission. "
He said, 'What is your business, O ye messengers?'
He said, "What then is your business here, O messengers?"
And he said, what is your errand therefore, O messengers of God?
He said, "What then is your business, O you messengers?"
He said, "So, what is your concern, you Emissaries?"
He said: And afterward what is your business, O ye messengers (of Allah)?
And asked them: "What matter, O angels, brings you here?"
He added: "And what [else] may you have in view, O you [heavenly] messengers?"
He ˹then˺ added, "What is your mission, O messenger-angels?"
He said: "What then is your business here, O messengers"
He said, "What is your mission, O messengers?"
[Abraham] said, "Then what is your business [here], O messengers?"
He said: “Then what is your business, O emissaries?”
He added, "And afterward what is your mission O Messengers?"
Ibrahim (Abraham) said: "Then what is the (other) business on which you (have come), O you messengers (of Allah)?"
He said, "Then, what is your mission, O messengers?"
He said: "What then is your affair, O messengers?"