Diyanet İşleri
Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
Hicr suresi
Hicr suresi, 4. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ
vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ velehâ kitâbüm ma`lûm.
Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar Hicr 1–15 3
Elif Lam Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.
İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.
Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"
"Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. “Biz” azabı hak etmiş “hiçbir kasabayı” helâk edilmesi için takdir olunmuş “belli bir yazısı/vadesi olmaksızın helâk etmedik.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz, zalim ülkelerden hiçbir ülkeyi Allah’ın ilminde öne alınmayan ve ertelenmeyecek belli bir eceli olmadan helak etmedik.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Helak ettiğimiz hiçbir şehir yoktur ki hakkında (bizce) bilinen (belirlenmiş) bir yasa olmasın.
Zira Biz hiçbir memleketi, (önceden) bilinip anlaşılan ilahi bir vahye muhatap kılmadıkça helake sürüklememişizdir.
Biz, çünkü, hiçbir toplumu, (önceden) ilahi bir kelamdan bütünüyle haberli kılmadan helak etmedik;
Biz hiçbir bölgeyi belli bir yazgısı olmaksızın helak etmedik.
Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.
Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.
Bilinen bir kitabı olmadan, hiçbir kenti yıkıma uğratmadık.
Biz, hiçbir toplumu ilahi kitaptan haberdar kılmadan helak etmedik.
Biz hiçbir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.
Biz hiç bir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.
Biz, hiçbir memleketi herhalde bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.
Biz hiç bir memleketi her halde ma'lum bir yazısı olmaksızın helak etmedik
Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı dipnot 1 olmaksızın helak etmedik.
Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı dipnot 1 olmaksızın helak etmedik.
Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı dipnot 1 olmaksızın helak etmedik.
Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.
Biz hiçbir memleketi, onun (levh-i mahfuzda) ma'lum (ve mukadder) bir yazısı olmaksızın, helak etmedik.
Biz, hiç bir kasabayı bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.
(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.
Biz, bilinen bir yazgısı olmadan hiçbir ülkeyi yok etmedik.
Biz hiçbir kenti yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın (helak ettiğimiz her ülkenin yazılmış, tesbit edilmiş bir süresi vardır. O süre dolunca onları yok etmişizdir).
Helak ettiğimiz dipnot 1 her kentin mutlaka yazıya geçmiş belirli bir kaydı vardır dipnot 2 .
Biz hiç bir kenti belli bir kitabı olmadan etkisizleştirmedik.
Bilinen bir yazgısı olmayan hiçbir ülkeyi yok etmedik.
Bilinen bir yazgısı olmayan hiçbir ülkeyi yok etmedik.
Biz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.
We never destroyed a city, a people or a nation arbitrarily but according to a justified act. There and then their end is being predetermined and unalterably decreed.
Never have We destroyed a community that did not have a set time;
Never did We destroy a population that had not a term decreed and assigned beforehand.
Whenever We destroyed a town, a definite term had previously been decreed for it. dipnot 1
We did not destroy any city without it having a set time.
And never did We destroy a township but there was a known decree for it.
We did not destroy any town but that it had a known term.
And never did We destroy a township but it had a decree made known.
Never a city have We destroyed, but it had a known decree,
Every town which God destroyed, was given a prescribed time for re-thinking and repentance (as a sign of God’s mercy. )
We never destroyed a city without it had its noted doom.
We have not destroyed any town except that it had an appointed time.
We have not destroyed any city, but a fixed term of repentance was appointed them.
We never did destroy a community but there was a fixed term decreed for it.
And in no way did We cause any town to perish except that it had a known (prescribed) Book.
And We destroyed no township but there was a known decree for it.
Not one habitation have We destroyed but at the time determined for it.
And never have We destroyed any community [for its wrongdoing] unless a divine writ had (previously] been made known to it;
We have never destroyed a society without a destined term.
We have not destroyed any town except that it had an appointed time.
We never annihilated any community, except in accordance with a specific, predetermined time.
And We did not destroy any city but that for it was a known decree.
And We destroyed no city save it had a known writ;
And Our Law of Requital annihilated no community or township before the period of respite was over (13:38).
And We never destroyed a population that did not have a term already decided (written) and allocated.
We did not destroy any town without having a pre-determined time for it.
Wehave not destroyed any town except that it had an appointed time.