Fîl suresi

Fîl suresi, 5. ayet

Fîl suresi, 5. ayet. فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ

fece`alehüm ke`aṣfim me'kûl.

Diyanet İşleri

(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fîl 2–5 · surenin 5. ayeti / 5

Konu Kuşlar ve sonuç Fîl 3–5 3

  1. Fîl 2

    Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

  2. 3–5

    (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.

1-5. “Görmedin mi” Yüce Allah, kudretinden ve şanının azametinden ötürü, kulları için rahmet, tevhidi için ve Rasûlünün doğruluğu için bir delil olarak, Beyt-i Harama karşı plan kuran, onu tahrip etmek isteyen “fil sahiplerine ne yaptı?”

O fil sahipleri beraberlerinde bu maksatla hazırlanmış fillerle birlikte Beyt-i Haramı yıkmak için gelmişlerdi. Habeşli ve Yemenli askerlerden oluşan ve Arapların karşı koyamayacağı çapta büyük bir ordu da getirmişlerdi. Mekke’nin yakınlarına vardıklarında Araplar, kendilerini savunacak güçleri olmadığından dolayı korku ile Mekke’nin dışına çıkmışlardı.

Yüce Allah, fil sahiplerinin üzerine Ebâbil, yani muhtelif, farklı, bölük bölük kuşlar gönderdi. Onlar pişmiş çamurdan taşlar taşıyan kuşlardı. Bu taşları üzerlerine attılar da bu taşlar, onlardan olup da uzak yakın kim varsa hepsini buldu. Derken hepsi de yenmiş ekine döndüler. Allah, onların yapmak istedikleri kötülüğü önlemiş, vermek istedikleri zararı bizzat kendilerine çevirmişti.

Onların başlarından geçen bu olay, bilinen meşhur bir olaydır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya geldiği sene vuku bulmuştur. Böylelikle o, onun davetinin öncesinde ortaya çıkan belgelerden, risaletinin delillerinden bir delil olmuştur. Yüce Allah’a hamd ve şükürler olsun.

Fîl Sûresi’nin de tefsiri burada sona ermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonunda Allah onları, hayvanların yiyip çiğnediği ekin yaprakları gibi kıldı.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَجَعَلَهُمْ fecealehum nihayet onları yaptı kök: جعل
  2. كَعَصْفٍۢ keasfin ekin yaprağı gibi kök: عصف
  3. مَّأْكُولٍۭ me'kulin yenmiş kök: اكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Fil Vak'ası

    Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?

  • Aynı kıssa: Fil Vak'ası

    Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

  • Aynı kıssa: Fil Vak'ası

    (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş)

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş)

    Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir…

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş)

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

43 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Böylece, onları yenilmiş ekin (tarlası) gibi yapmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Derken (Rabbin) onları, yenil(erek delik deşik edil)miş yapraklara benzetti.

Muhammed Esed

ve onları yalnız sap dipleri kalasıya yenmiş bir ekin tarlasına benzettiler.

Ahmed Hulusi

Nihayet onları yenmiş ekin yaprağı gibi kıldı.

Ali Bulaç

Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı.

Ali Özek ve heyeti

Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.

Ali Rıza Safa

Sonunda, onları, yenik bitki yaprağı gibi yaptı.

Bayraktar Bayraklı

Sonunda onları, kurtçuk tarafından yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Edip Yüksel

Ve böylece onları yenmiş ekin gibi perişan etmişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve böylece onları yenmiş ekin gibi perişan etmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken kılıverdi onları bir yenik hasıl gibi

Erhan Aktaş

Böylece onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Gültekin Onan

Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı.

Hasan Basri Çantay

Derken (Allah) onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi.

İbni Kesir

Nihayet onları, yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi.

Mehmet Alagaş

(1-5) Fil halkına Rabbin ne yaptı? görmedin mi? Onların hileli tuzaklarını etkisiz yapmadı mı? Onlara ebabil kuşlarını / uçan taşıyıcıları gönderdi. Onlara adrese güdümlü taşlar atıyorlardı. Onları içi yenik buğday / yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nihayetinde onları yenmiş ekin yaprakları gibi yapıverdi.

Süleyman Ateş

Nihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda onları, (içi) yenmiş tahıl kabuğu dipnot 1 gibi yapmıştı. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Asf (عصف)" dane üzerindeki kabuğa denir (Mekayis). Allah ashab-ı fili, danesi yenmiş kabuk gibi içi boş yapmıştı (Lisan'ul-Arab). Lut aleyhisselama inanmadıkları için yanardağ patlaması sonucu lav külleri altında kalan eşi ve diğerleri ile ilgili yedi ayette bu durum "kalıntısı kalan" anlamındaki ğabir (غابر) (Lisan'ul-Arab) kelimesi ile ifade edilir (A'raf 7/83, Hicr 15/60, Şuara 26/171, Neml 27/57, Ankebut 29/32-33, Saffat 37/135). Demek yanardağ külleri altında kalan cesetlerin içi yok olur ama dışlarında bir şeyler kalır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayete göre fil olayının geçtiği Vadi'n-nar denilen bölgede kazı yapılsa, ölen askerlerin ve fillerin cesetleri, donmuş ve içleri boş bir halde bulunabilir. Bu vadi, Müzdelife ile Mina arasındadır. Vadinin iki tarafındaki dağları gözlemleyen herkes, yanardağ patlamasının izlerini açıkça görebilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonunda Rabbin onları içleri yenmiş bitki kabuklarına dipnot 1 çevirmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    عصف (asf) dane üzerindeki kabuğa denir (Mekayis'il-luğa). Allah ashab-ı fili danesi yenmiş kabuk gibi içi boş yaptı (lisan'ul-Arab). Demek ki lavlar, cesetlerin içini yakmış, dışını taşlaştırmıştır.

Şaban Britch

Onları yenilip çiğnenmiş ekin gibi yaptı.

Şaban Piriş

Onları yenilmiş ekin gibi yaptı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, onları yenik ekin yaprağına çevirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Until they became like the stubbles left over in a field that has been reaped.

Abdul Haleem

He made them [like] cropped stubble.

Abdullah Yusuf Ali

Then did He make them like an empty field of stalks and straw, (of which the corn) has been eaten up.

Abul A'la Maududi

and made them like straw eaten up (by cattle). dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word asf as used in the original has already occurred in verse 12 of Surah Ar-Rahman: dhul-asf warraihan: and corn with husk as well as grain. This shows that asf means the outer covering of seeds, which the farmer throws away after the grain has been separated from it. Then the animals eat it, and some of it falls down in the chewing and some is trampled under the hoofs.

Aisha Bewley

making them like stripped wheat-stalks eaten bare?

Al-Hilali & Khan

And He made them like (an empty field of) stalks (of which the corn has been eaten up by cattle).[1]

Ali Quli Qarai

thus making them like chewed-up straw?

Amatul Rahman Omar

And thus He reduced them to rotten chaff (and in a similar way will they be ruined who would ever make an attack to destroy Ka`bah).

Arthur John Arberry

and He made them like green blades devoured.

Bijan Moeinian

And made their battle field like an empty field of stalks and straws.

E. Henry Palmer

and make them like blades of herbage eaten down?

Edip-Layth

Until He turned them like devoured hay.

George Sale

and render them like the leaves of corn eaten by cattle?

Hamid S. Aziz

And make them like stalks left by herbage eaten down?

Mahmoud Ghali

So He made them like green blades eaten (up).

Marmaduke Pickthall

And made them like green crops devoured (by cattle)?

Mohamed Ahmed - Samira

And turned them into pastured fields of corn?

Muhammad Asad

and caused them to become like a field of grain that has been eaten down to stubble

Mustafa Khattab

leaving them like chewed up straw.[1]

Progressive Muslims

Until He turned them like devoured hay.

Rashad Khalifa

He made them like chewed up hay.

Sahih International

And He made them like eaten straw.

Sam Gerrans

Then He made them like eaten straw.

Shabbir Ahmed

And made them like a field of grain eaten down to stubble.

Syed Vickar Ahamed

Then did He make them like an empty field of stalks and straw, (of which the corn) has been eaten up.

Taqi Usmani

and thus He turned them into an eaten-up chaff.

The Monotheist Group

Until He made them like chewed up hay.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fîl suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fîl suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fîl suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩