Fâtır suresi

Fâtır suresi, 8. ayet

Fâtır suresi, 8. ayet. أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنًا فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَٰتٍ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا يَصْنَعُونَ

efemen züyyine lehû sûü `amelihî feraâhü ḥasenâ. feinne-llâhe yüḍillü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. felâ teẕheb nefsüke `aleyhim ḥaserât. inne-llâhe `alîmüm bimâ yaṣne`ûn.

Diyanet İşleri

Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 5–11 · surenin 8. ayeti / 45

Konu Melekler, rahmetin açılması ve şeytanın düşmanlığı Fâtır 1–8 3

  1. Fâtır 5

    Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın.

  2. Fâtır 6

    Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır.

  3. Fâtır 7

    İnkar edenler için çetin bir azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  4. 8

    Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.

  5. Fâtır 9

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.

  6. Fâtır 10

    Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak O'na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.

  7. Fâtır 11

    Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “Kötü” ve çirkin “ameli” şeytan tarafından “kendisine süslü” gözünde güzel “gösterilip de onu güzel gören kimse” Allah’ın dosdoğru yola, dosdoğru dine iletip hidâyet verdiği kimse gibi midir hiç? Bu ikisi hiç birbirine eşit olabilir mi? Birincisinin ameli kötüdür ve bu kişi hakkı batıl, batılı hak olarak görmektedir.

İkincisinin ise ameli güzeldir, hakkı hak batılı da batıl olarak görmektedir. Ancak hidâyete iletmek ya da saptırmak Yüce Allah’ın elinde olan bir şeydir:

“Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğine de hidâyet verir. O halde onlar için” yani kötü amelleri kendilerine süslü gösterilen ve şeytanın kendilerini haktan alıkoyduğu sapmışlar için “üzülüp de kendini helak etme!” Sana düşen tebliğde bulunmaktan ibarettir. Onların hidâyete ulaşmaları konusunda senin hiçbir yükümlülüğün yoktur. Amellerinin karşılığını verecek olan Allah’tır. “Çünkü Allah onların yapmakta olduklarını çok iyi bilendir”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şeytanın, kötü amelini kendisine güzel gösterdiği ve bundan dolayı yaptığının iyi olduğuna itikat eden kimse, Allah'ın kendisine hakkı süsleyip de onun hak olduğuna itikat eden kimse ile bir değildir. Şüphesiz Allah; dilediğini saptırır ve dilediğine ise hidayet eder. O'nu (bir şeyi yapmaya) zorlayacak kimse yoktur. Ey Resul! Sapmış olan kimselerin sapıklığına üzülerek kendini helak etme! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. Yaptıkları hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَمَن efemen kimse (de) mi?
  2. زُيِّنَ zuyyine süslendirilen kök: زين
  3. لَهُۥ lehu kendisine
  4. سُوٓءُ su'u kötü kök: سوا
  5. عَمَلِهِۦ amelihi işi kök: عمل
  6. فَرَءَاهُ ferahu ve onu gören kök: راي
  7. حَسَنًۭا ۖ hasenen güzel kök: حسن
  8. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  9. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  10. يُضِلُّ yudillu sapıklık içinde bırakır kök: ضلل
  11. مَن men kimseyi
  12. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  13. وَيَهْدِى ve yehdi ve yola iletir kök: هدي
  14. مَن men kimseyi
  15. يَشَآءُ ۖ yeşa'u dilediği kök: شيا
  16. فَلَا fela asla
  17. تَذْهَبْ tezheb gitmesin kök: ذهب
  18. نَفْسُكَ nefsuke canın kök: نفس
  19. عَلَيْهِمْ aleyhim onlar için
  20. حَسَرَٰتٍ ۚ haseratin hasretlere kök: حسر
  21. إِنَّ inne şüphesiz
  22. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  23. عَلِيمٌۢ alimun biliyor kök: علم
  24. بِمَا bima şeyleri
  25. يَصْنَعُونَ yesneune onların yaptıkları kök: صنع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: İhsan

    (103-104) (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın…

  • Aynı kök: حسر (12 geçiş)

    Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşinin kötülüğü kendisine süslü gösterilip onu güzel gören kişi (diğerleri gibi olur mu)! Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. dipnot 1 Onlar için üzülerek kendini perişan etme! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını bilendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Al-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; ‘Ankebût 29:21; Fetih 48:14; Müddessir 74:31.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Kehf 18:6; Şu‘arâ 26:3.

Mustafa İslamoğlu

Ne yani, şimdi süslü püslü kötülüklerin albenisine kapılıp bir de onları güzellik gibi gören(in sonu, yukarıdaki) kimsenin sonuyla aynı olur mu?Hiç şüphe yok ki Allah (sapmak isteyenin) sapmasını diler, (hidayet isteyeni) de doğru yola yöneltmeyi diler: Şu halde onların (imana ermesi) için duyduğun özlem seni yıpratmasın; çünkü Allah onların neler yapmakta olduklarını çok iyi biliyor.

Muhammed Esed

O halde, işlediği kötü, çirkin fiillerin cazibesine kapılıp (sonunda) onları güzel gören biri (Şeytan'ın adamlarından başkası) olur mu? Kuşkusuz Allah, (doğru yoldan sapmak) isteyenin sapmasına izin verir, (aydınlığa ulaşmak) isteyeni de aydınlığa ulaştırır. O halde (ey müminler,) onlara üzülerek kendinizi perişan etmeyin! Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir.

Ahmed Hulusi

Kötü fiilleri kendisine süslü gösterilince, kendini iyi sanan (nasıl iyilerle bir olur)! Muhakkak ki Allah, dilediğini saptırır ve dilediğine hidayet verir. . . O halde hüsran ehlini düşünüp üzülme! Muhakkak ki Allah onların ürettiklerini (Yaratan'ı olarak) Aliym'dir.

Ali Bulaç

Kötü olarak işledikleri kendisine çekici, süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Allah katında kabul görecek)? Artık şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete eriştirir. Öyleyse, onlara karşı nefsin hasretlere kapılıp gitmesin. Gerçekten Allah, yaptıklarını bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse (kötülüğü hiç istemeyen kimseye benzer) mi? Allah dilediğini sapıklığa yöneltir, dilediğini doğru yola iletir. O halde onlar için üzülerek kendini helak etme. Şüphesiz Allah, onların ne yaptıklarını hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Yaptığı kötülükler kendisine çekici gösterilen; bu yüzden, onları güzel gören kimse öyle olur mu? Kuşkusuz, Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. dipnot 367 Artık, onlar için kendini yıpratma. Kuşkusuz, Allah, onların yaptıklarını Bilendir.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 367
    "Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir." tümcesi, 2:26, 6:39, 7:155, 13:27, 14:4, 16:93 ve 74:31 ayetlerinde benzer sözcüklerle tekrarlanır.

Bayraktar Bayraklı

Kötü işleri kendisine güzel gösterilip, kendisi de onları güzel gören kişi, gerçeği gören gibi midir? Şüphesiz ki Allah dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletir. Artık onlara üzülerek kendini mahvetme! Çünkü Allah onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir.

Edip Yüksel

Kötü işi, kendisine süslenip de onu güzel gören kimseye ne dersin? ALLAH dileyeni saptırır ve dileyeni yola iletir. Öyleyse onlar için kendini üzüp durma. ALLAH onların yaptıklarını iyi Bilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kötü işi, kendisine süslenip de onu güzel gören kimseye ne dersin? ALLAH dileyeni saptırır ve dileyeni yola iletir. Öyleyse onlar için kendini üzüp durma. ALLAH onların yaptıklarını iyi Bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya kötü ameli kendisine allanmış pullanmış da onu güzel gören kimse de mi (iman edip yararlı iş yapan gibi olacak)? Şüphe yok ki, Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola çıkarır. O halde gönlün onlara karşı hasretlerle geçmesin! Allah onların bütün sanatlarını bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya artık o kimse de mi ki? Kötü ameli kendisine allanmış pullanmış da onu güzel görmüş, şübhe yok ki Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola çıkarır, o halde nefsin onlara karşı hasretlerle geçmesin, çünkü Allah onların bütün san'atlerini bilir

Erhan Aktaş

Yaptığı kötü işleri kendisine yakıştıran ve onu güzel gören kimseye ne demeli? Allah, Hak edeni saptırır, hak edeni de doğru yola iletir. dipnot 1 Dolayısıyla onlar için üzülüp kendini harap etme. Allah, onların yapmakta olduklarını en iyi bilendir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 28:56. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptığı kötü işleri kendisine yakıştıran ve onu güzel gören kimseye ne demeli? Allah, Hak edeni saptırır, hak edeni de doğru yola iletir dipnot 1 . Dolayısıyla onlar için üzülüp kendini harap etme. Allah, onların yapmakta olduklarını en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptığı kötü işleri kendisine yakıştıran ve onu güzel gören kimseye ne demeli? Allah, dileyeni dipnot 1 saptırır, dileyeni de doğru yola iletir. dipnot 1 Dolayısıyla onlar için üzülüp kendini harap etme. Allah, onların yapmakta olduklarını en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğünü. Yani, neye uygunsa; neyi hak ediyorsa. Bu terkip; Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni, isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni, isteyeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Hidayet ve dalalet konusu insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi ne zorla hidayete erdirir ne de dalalete düşürür. İman ve inkar konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey elde etme çabasında olanı" anlamlarına da gelmektedir. "Ne diyor" değil de "ne demek istiyor" dikkate alındığında, "dilediğini" sözcüğü, aslında "dileyeni" anlamına gelmektedir.

Gültekin Onan

Kötü olarak işledikleri kendisine çekici, süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Tanrı katında kabul görecek)? Artık şüphesiz Tanrı, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete eriştirir. Öyleyse, onlara karşı nefsin hasretlere kapılıp gitmesin. Gerçekten Tanrı, yaptıklarını bilendir.

Hasan Basri Çantay

Ya kötü amel (ve Hareket) i kendisine süslü gösterilib de onu hoş gören adam mı (Allahın hidayet etdiği kimseler gibi tanılacak)? Şübhe yok ki Allah kimi dilerse şaşırtır, kimi de dilerse doğru yola sevk eder. O halde (habibim) nefsin onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle tükenib) gitmesin. Çünkü Allah onların neler yapmakda olduklarını çok iyi bilendir.

İbni Kesir

Kötü işi kendisine süslendirilip de onu güzel gören bir midir? Muhakkak ki Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete erdirir. Öuleyse onlara yanarak kendini harab etme. Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını bilendir.

Mehmet Alagaş

(4-11) Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa kesinlikle senden önce de Resuller yalanlandı. İşlerin emirlerin hepsi Allaha geri döndürülür / rücu eder. Ey insanlar, Allah ’ın verdiği söz / vaat gerçektir / haktır /hakikattir. Dünya hayatı sizi aldatmasın, aldatan sizleri Allah ile aldatmasın. Muhakkak şeytan size düşmandır sizde onu düşman edinin. O, taraftarlarını alevli ateş halkı olmaya / cehennem halkı olmaya çağırır. Kafirler için etkisi yüksek / şiddetli bir ızdırap / azap vardır. İman edip salih amel işleyenler onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır. Kötü ameli kendisine süslendirilen ve onu güzel görene ise mi? Allah kimi de isterse onu saptırır. Kimi de isterse yola sokar. Onlar için kendini yıkıp üzme. Muhakkak ki Allah, onların yapıp ettiklerini biliyor. Allah, rüzgârı gönderip bulutu gezdirendir , onla ölü beldeyi sular ve öldükten sonra arzı, onunla diriltiriz. Tekrardan çoğaltılıp yaymakta böyledir. Kim izzet istiyorsa şerefin hepsi / izzetin hepsi Allah’ındır. Ağızdan çıkan hoş kelimeler ve salih ameller / düzeltici faaliyetler, ona doğru yükselir. Kötülükleri kuranlara / tuzaklayanlara şiddetli bir azap vardır. Onların tuzakları ise darmadağın olur / tarumar olur. Allah sizi topraktan yarattı. Sonra nutfeden, sonra sizi türdeş çiftler haline getirdi. Hiçbir kadın onun ilmi dışında hamile kalamaz ve doğuramaz. Hiçbir ö mürlünün ömrü de artırılmaz ve d ahi ömründen eksiltilmez sadece kitaptaki kadar ömrü vardır. Muhakkak ki bu, Allah’a kolaydır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kötü ameli kendine süslü gösterilen ve böylece onu güzel gören kimse (doğru yolda olanla bir midir)? Şüphesiz Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Öyleyse nefsin onlara karşı hasretlere (üzüntülere) kapılmasın. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını bilmektedir.

Süleyman Ateş

Kötü işi, kendisine süslendirilip de onu güzel gören kimse (vehmine aldanmayarak kötü amelini güzel görmeyen, aklıyle gerçeği gören kimse gibi olur) mu? Allah dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini yola iletir. Bundan dolayı canın, onlar için hasretlere (üzüntülere) gitmesin, Allah onların ne yaptıklarını biliyor.

Süleymaniye Vakfı

Yaptığı işin kötülüğü kendine süslü gösterilen, kendisi de onu güzel gören kişi mi (bağışlanıp ödüllendirilecek)? dipnot 1 Allah, (sapkınlığı) tercih edeni dipnot 2 sapkın sayar, (doğru yolu) tercih edeni de yoluna kabul eder. Onlara çok üzülerek kendini helak etme! dipnot 3 Onların ustaca yaptıkları şeyleri Allah bilir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae ile ilgili olarak bkz; Fatır 35/1. ayetin dipnotu
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O ücreti, kötü davranışları kendine süslü gösterildiği için güzel gören kimse mi alacak? Allah sapıklığı tercih edeni saptırır, hidayeti tercih edeni de yola getirir. Onlar yüzünden içini parçalayarak kendini harap etme; onların ne yaptığını Allah bilir.

Şaban Britch

Kötü işler kendisine süslenip, onu güzel gören kimse (Allah'ın hidayet ettiği kimse) gibi midir? Allah, dilediğini saptırır, dilediğine de hidayet verir. O halde o insanlardan ötürü üzülüp kendini mahvetme! Allah, onların ne yaptıklarını biliyor.

Şaban Piriş

Kötü işler kendisine süslenip, onu güzel gören kimse böyle midir? Allah, dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini doğru yola çıkarır. Öyleyse onlar için kendini üzüp durma! Allah, onların ne yaptıklarını biliyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Ya o kişi? Yaptıklarının kötülüğü kendisine allanıp pullanmış da onu güzel görüvermiş. Doğrusu şu: Allah dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. O halde canın onlar için üzüntülere dalmasın. Hiç kuşkusuz, Allah onların ürettiklerini/ortaya koydukları oyunları çok iyi bilmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Docs he who is enticed by his deeds of evil and iniquities alluring his mind's eyes and inducing him to hug his irreverent conviction to his heart compare with him whose deeds reflect wisdom and piety! Allah misguides indeed whom He will and guides to His path of righteousness whom He will. Therefore, do not let yourself O Muhammad be affected with grief and deep sorrow for their irreverent response to the divine message nor should you lament their deviation from sense with sighing Allah is 'Alimun (Omniscient indeed of all that they do)

Abdul Haleem

What about those whose evil deeds are made alluring to them so that they think they are good? God leaves whoever He will to stray and guides whoever He will. [Prophet], do not waste your soul away with regret for them: God knows exactly what they do.

Abdullah Yusuf Ali

Is he, then, to whom the evil of his conduct is made alluring, so that he looks upon it as good, (equal to one who is rightly guided)? For Allah leaves to stray whom He wills, and guides whom He wills. So let not thy soul go out in (vainly) sighing after them: for Allah knows well all that they do!

Abul A'la Maududi

(How dipnot 1 awful is the straying of the person) for whom his evil deed has been embellished so that it looks fair to him? dipnot 2 The fact is that Allah causes whomsoever He will to fall into error and shows the Right Way to whomsoever He will. So, (O Prophet), let not your life go to waste sorrowing over them. dipnot 3 Allah is well aware of all that they do. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Verses 3-7) were addressed to the common people. In this paragraph mention has been made of the standard bearers of error and deviation, who were exerting their utmost to frustrate and defeat the mission of the Prophet (peace be upon him).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, one kind of perverted person is he who commits evil but knows and understands that he is committing evil. Such a person can be reformed by counsel and advice, and sometimes his own conscience also pricks and brings him to the right path, for his habits only are perverted, not his mind. But there is another kind of a person whose mentality has been perverted, who has lost the discrimination between good and evil, for whom the life of sin has become alluring and lustrous, who abhors good and takes evil for civilization and culture, who regards goodness and piety as things of the past, and sinfulness and wickedness as progressiveness, and for whom guidance becomes error and error becomes guidance. Such a person is not amenable to any advice and any admonition. He neither takes warning from his own follies nor listens to a well wisher. It is useless to waste ones time and energy for the reformation of such a person. Instead, the inviter to the truth should turn his attention towards those whose consciences may still be alive and who may still be inclined to listen to the truth.
  3. metne dön, dipnot 3
    The insertion of the words "Then indeed, Allah sends astray whom He wills, and guides whom He wills" between the preceding and this sentence, clearly gives the meaning that Allah deprives, of the grace of guidance, those who become so perverted mentally, and leaves them to wander aimlessly in the ways in which they themselves wish to remain lost. After making the Prophet (peace be upon him) realize this fact Allah exhorts him to the effect: It is not within your power to bring such people to the right path; therefore, have patience in their regard. Just as Allah is indifferent about them, so should you also avoid being unduly anxious about their reformation.
  4. metne dön, dipnot 4
    Here, one should bear in mind two things very clearly. First, the people being mentioned here were not the common people, but the chiefs of Makkah, who were employing every falsehood, every fraud and every trick to defeat the mission of the Prophet (peace be upon him). These people were, in fact, not involved in any misunderstanding about the Prophet (peace be upon him). They knew well what he was calling them to and what were the evils and moral weaknesses which they themselves were striving to maintain. After knowing and understanding all this, they had firmly resolved not to let him succeed in his object. And for this purpose they did not feel any hesitation in using any mean or petty device. Now, evidently the people who deliberately and after annual consultation invent a new falsehood every next day and spread it against a person, can deceive the whole world but as for themselves they know that they are the liars and that the person whom they have accused is free of every blame. Then, if the person against whom the false propaganda is being made also does not react and respond in a way opposed to truth and righteousness, the unjust people also cannot help realizing that their opponent is a truthful and honest man. If in spite of this the people do not feel ashamed of their misconduct and continue to oppose and resist the truth with falsehood, their conduct itself testifies that they are under Allah’s curse and they can no longer discriminate between good and evil.

Aisha Bewley

And what of him the evil of whose actions appears fine to him so that he sees them as good? Allah misguides whoever He wills and guides whoever He wills. So do not let yourself waste away out of regret for them. Allah knows what they do.

Al-Hilali & Khan

Is he, then, to whom the evil of his deeds is made fair-seeming, so that he considers it as good (equal to one who is rightly guided)? Verily, Allâh sends astray whom He wills, and guides whom He wills. So destroy not yourself (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in sorrow for them. Truly, Allâh is the All-Knower of what they do!

Ali Quli Qarai

Is someone the evil of whose conduct is presented as decorous to him, so he regards it as good. . . . Indeed Allah leads astray whomever He wishes, and guides whomever He wishes. So do not fret yourself to death regretting for them. Indeed Allah knows best what they do.

Amatul Rahman Omar

Can the person, the evil of whose conduct is made to appear pleasing and regards it as good, (be in a position to discern the truth and so be rightly guided). Allâh forsakes him who wishes to go astray (as it is His law). And He guides (him) aright who wishes (to get right guidance). So do not fret yourself to death because of them. Surely, Allâh knows what they do.

Arthur John Arberry

And what of him, the evil of whose deeds has been decked out fair to him, so that he thinks it is good? God leads astray whomsoever He will, and whomsoever He will He guides; so let not thy soul be wasted in regrets for them; God has knowledge of the things they work.

Bijan Moeinian

Observe those who think that their wrong deeds are the best thing that they have ever done in their life [and thus continuously slide toward the loss. ] This is the way that God misleads those whom He wants to [and deserved to] get lost [in account of their deeds]. On the other hand, God leads whoever He wants [and that have sincerely shown their willingness] to follow the right path. Therefore do not be sorry about the destiny of the wrongdoers as God knows [they deserve what they will end up in account of] what they are doing.

E. Henry Palmer

What! is he whose evil act is made seemly for him, so that he looks upon it as good,-? Verily, God leads astray whom He pleases and guides whom He pleases; let not thy soul then be wasted in sighing for them; verily, God knows what they do!

Edip-Layth

The one whose evil work is adorned and he sees it as being good. God thus misguides whom/whomever wills, and He guides whom/whomever wills. So do not let yourself grieve over them. God is fully aware of what they are doing.

George Sale

Shall he therefore for whom his evil work hath been prepared, and who imagineth it to be good, be as he who is rightly disposed, and discerneth the truth? Verily God will cause to err whom He pleaseth, and will direct whom He pleaseth. Let not thy soul therefore be spent in sighs for their sakes, on account of their obstinacy; for God well knoweth that which they do.

Hamid S. Aziz

35:7 As for those who disbelieve, they shall have a severe punishment, and as for those who believe and do good, they shall have forgiveness and a great reward.

Mahmoud Ghali

So, is he (righteous), the odiousness of whose deed (s) had been adorned (i. e., made attractive) for him, so that he sees them as fair (deeds)? Then surely Allah leads into error whomever He decides, and guides whomever He decides; so do not let yourself go away in regrets for them. Surely Allah is Ever-Knowing of whatever they work out.

Marmaduke Pickthall

Is he, the evil of whose deeds is made fairseeming unto him so that he deemeth it good, (other than Satan's dupe)? Allah verily sendeth whom He will astray, and guideth whom He will; so let not thy soul expire in sighings for them. Lo! Allah is Aware of what they do!

Mohamed Ahmed - Samira

Can he, the evil of whose deed is made to look attractive to him so that he considers it good, (be like him who is guided)? God leads whosoever He please astray and guides whosoever He will. So do not waste away your self with grief for them. God is indeed cognisant of things they do.

Muhammad Asad

Is, then, he to whom the evil of his own doings is [so] alluring that [in the end] he regards it as good [anything but a follower of Satan]? For, verily, God lets go astray him that wills [to go astray], just as He guides him that wills [to be guided]. Hence, [O believer,] do not waste thyself in sorrowing over them: verily, God has full knowledge of all that they do!

Mustafa Khattab

Are those whose evil-doing is made so appealing to them that they deem it good ˹like those who are rightly guided˺? ˹It is˺ certainly Allah ˹Who˺ leaves to stray whoever He wills, and guides whoever He wills. So do not grieve yourself to death over them ˹O Prophet˺. Surely Allah is All-Knowing of what they do.

Progressive Muslims

The one whose evil work is adorned and he sees it as being good. God thus misguides whom he wills, and He guides whom He wills. So do not let yourself grieve over them. God is fully aware of what they are doing.

Rashad Khalifa

Note the one whose evil work is adorned in his eyes, until he thinks that it is righteous. GOD thus sends astray whoever wills (to go astray), and He guides whoever wills (to be guided). Therefore, do not grieve over them. GOD is fully aware of everything they do.

Sahih International

Then is one to whom the evil of his deed has been made attractive so he considers it good [like one rightly guided]? For indeed, Allah sends astray whom He wills and guides whom He wills. So do not let yourself perish over them in regret. Indeed, Allah is Knowing of what they do.

Sam Gerrans

Is then he to whom the evil of his deeds is made fair to him so he sees it as good[...]? And God leads astray whom He wills, and guides whom He wills; so let not thy soul go out to them in regrets; God knows what they do.

Shabbir Ahmed

Can you think of he whose persistence in evil blunts his sensitivity - so that his deeds seem fair to him? Verily, Allah lets go astray any who wants to go astray, just as He guides any who wants to be guided. Therefore, waste not yourself in sorrowing over them. Verily, Allah is Aware of all that they contrive.

Syed Vickar Ahamed

Is he, then, to whom the evil of what he does, looks to be attractive, (equal as the one who is rightly guided)? Surely, Allah leaves to wander whom He wills, and guides whom He wills, so (O Prophet!) do not let your soul go out in sorrow after them: Truly, Allah is All Knowing (Aleem) of all that they do!

Taqi Usmani

Then, can the one whose evil deed is so much adorned for him that he deems it really good (be equal to the one who differentiates between good and evil)? The fact, therefore, is that Allah lets go astray whomsoever He wills, and leads to the right path whomsoever He wills. So, (O Prophet,) let not your soul collapse in grief for them. Surely Allah knows well what they are doing.

The Monotheist Group

As for he whose evil work is adorned for him so he sees it as being good; for God thus misguides whom He wills, and He guides whom He wills. So do not let yourself grieve over them. God is fully aware of what they are doing.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩