Fâtır suresi

Fâtır suresi, 7. ayet

Fâtır suresi, 7. ayet. ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

elleẕîne keferû lehüm `aẕâbün şedîd. velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

Diyanet İşleri

İnkar edenler için çetin bir azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 4–10 · surenin 7. ayeti / 45

Konu Melekler, rahmetin açılması ve şeytanın düşmanlığı Fâtır 1–8 3

  1. Fâtır 4

    (Ey Muhammed!) Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, senden önce de nice peygamberler yalancı sayılmıştır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

  2. Fâtır 5

    Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın.

  3. Fâtır 6

    Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır.

  4. 7

    İnkar edenler için çetin bir azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  5. Fâtır 8

    Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.

  6. Fâtır 9

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.

  7. Fâtır 10

    Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak O'na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. Daha sonra Yüce Allah, insanların şeytana itaat edip etmeme bakımından iki kısma ayrıldıklarını söz konusu etmekte ve her bir kısmın karşılaşacağı mükâfat ya da cezayı şöylece dile getirmektedir:

“Kâfir olanlar” peygamberlerin getirdiklerini, kitapların kesin olarak bildirdiklerini inkâr edenler “için” cehennem ateşinde “şiddetli” hem özü itibari ile hem nitelikleri itibari ile çetin “bir azap vardır.” Ve orada ebediyen kalacaklardır.

Kalpleri ile Allah’ın kendisine iman etmeye davet ettiği şeylere “iman edip” azaları ile de bu imanın gereklerini yerine getirip “salih ameller işleyenlere ise” kötülüğü ve hoşlanmadıkları şeyleri kendilerinden uzaklaştıracak şekilde günahlarının bağışlanması demek olan “mağfiret ve” kendisi ile arzuladıklarını elde edecekleri “büyük bir mükafat vardır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şeytana tabi olarak Allah'ı inkâr eden kâfirler için şiddetli bir azap vardır. Allah'a iman edip salih ameller işleyenlerin günahları için Allah'tan bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır ki, bu mükâfat cennettir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  2. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  3. لَهُمْ lehum onlar için vardır
  4. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  5. شَدِيدٌۭ ۖ şedidun çetin kök: شدد
  6. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler ise
  7. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  8. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlar kök: عمل
  9. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  10. لَهُم lehum onlara vardır
  11. مَّغْفِرَةٌۭ megfiratun mağfiret kök: غفر
  12. وَأَجْرٌۭ ve ecrun ve bir mükafat kök: اجر
  13. كَبِيرٌ kebirun büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha…

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar için şiddetli bir azap vardır; iman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar için de bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Mustafa İslamoğlu

İnkarda direnenleri şiddetli bir ceza beklemektedir. Ama imanda sebat eden ve imanla uyumlu eylem üretenlere gelince: işte böylelerini de sınırsız bir bağış ve muhteşem bir ödül beklemektedir.

Muhammed Esed

(Çünkü,) hakikati inkara şartlanmış olanlar için çetin bir azap vardır, iman edip doğru ve yararlı işler yapanları da mağfiret ve büyük bir mükafat bekler.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. İman edip imanının gereğini uygulayanlara gelince, onlar için bir mağfiret ve büyük bir karşılık vardır.

Ali Bulaç

O inkar edenler; onlar için şiddetli bir azab vardır. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için de bir bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler için şüphesiz çetin bir azap var, iman edip sâlih ameller işleyenlere de mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler için yaman bir ceza vardır. İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar için ise bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler için elbette çetin bir azap vardır. İman edip iyi işler yapanlara da af ve büyük bir ödül vardır.

Edip Yüksel

İnkar edenler çetin bir cezaya mahkûm olmuştur. Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül hak etmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenler çetin bir cezaya mahkum olmuştur. İnanıp erdemli davrananlar ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül hakketmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredenler, onlar için şiddetli bir azap vardır; iman edip yararlı işler yapanlar, onlara ise bir bağışlama ve büyük bir mükafat vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenler, onlar için şiddetli bir azab var, iyman edib salih ameller işliyenler, onlar için de bir mağrifet ve büyük bir ecir var

Erhan Aktaş

Kafirler dipnot 1 için şiddetli bir azap vardır. İman eden ve salihatı yapanlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler dipnot 1 için şiddetli bir azap vardır. İnananlar ve salihatı dipnot 2 yapanlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir, gerçeğin üzerini örten, inançsız, inanmayan, güvenmeyen, kabul etmeyen, nankör kimse. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler için şiddetli bir azap vardır. İnananlar ve salihatı dipnot 1 yapanlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

O küfredenler; onlar için şiddetli bir azab vardır. İnanıp salih amellerde bulunanlar ise, onlar için de bir bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.

Hasan Basri Çantay

O küfredenler (yok mu?) onlar için çetin bir azab vardır. iman edenlere, bir de güzel, güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) mağfiret ve büyük mükafat da bunlarındır.

İbni Kesir

Küfredenler, işte onlara şiddetli azab vardır. İman etmiş olup da salih ameller işleyenlere de, işte onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.

Mehmet Alagaş

(4-11) Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa kesinlikle senden önce de Resuller yalanlandı. İşlerin emirlerin hepsi Allaha geri döndürülür / rücu eder. Ey insanlar, Allah ’ın verdiği söz / vaat gerçektir / haktır /hakikattir. Dünya hayatı sizi aldatmasın, aldatan sizleri Allah ile aldatmasın. Muhakkak şeytan size düşmandır sizde onu düşman edinin. O, taraftarlarını alevli ateş halkı olmaya / cehennem halkı olmaya çağırır. Kafirler için etkisi yüksek / şiddetli bir ızdırap / azap vardır. İman edip salih amel işleyenler onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır. Kötü ameli kendisine süslendirilen ve onu güzel görene ise mi? Allah kimi de isterse onu saptırır. Kimi de isterse yola sokar. Onlar için kendini yıkıp üzme. Muhakkak ki Allah, onların yapıp ettiklerini biliyor. Allah, rüzgârı gönderip bulutu gezdirendir , onla ölü beldeyi sular ve öldükten sonra arzı, onunla diriltiriz. Tekrardan çoğaltılıp yaymakta böyledir. Kim izzet istiyorsa şerefin hepsi / izzetin hepsi Allah’ındır. Ağızdan çıkan hoş kelimeler ve salih ameller / düzeltici faaliyetler, ona doğru yükselir. Kötülükleri kuranlara / tuzaklayanlara şiddetli bir azap vardır. Onların tuzakları ise darmadağın olur / tarumar olur. Allah sizi topraktan yarattı. Sonra nutfeden, sonra sizi türdeş çiftler haline getirdi. Hiçbir kadın onun ilmi dışında hamile kalamaz ve doğuramaz. Hiçbir ö mürlünün ömrü de artırılmaz ve d ahi ömründen eksiltilmez sadece kitaptaki kadar ömrü vardır. Muhakkak ki bu, Allah’a kolaydır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler için şiddetli bir azap vardır. İman edenler ve salih amellerde bulunanlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

Süleyman Ateş

İnkar edenler için çetin bir azab var; inanıp iyi işler yapanlara da mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Görmezlikten gelenlere ağır bir azap vardır. İnanan ve iyi işler yapanların alacakları da bağışlanma ve büyük bir ücrettir?.

Şaban Britch

Kâfirler için şiddetli bir azap vardır. İman edenler ve salih ameller de bulunanlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

Şaban Piriş

İnkar edenler için şiddetli bir azap vardır. İman edenler ve doğruları yapanlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlar için şiddetli bir azap vardır. İman edip hayra ve barışa yönelik ameller işleyenlere gelince onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül olacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who deny Allah and reject His system of faith and worship must expect the torment laid upon the damned, whereas those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety must expect forgiveness and an imposing reward

Abdul Haleem

Those who disbelieve will be punished severely; those who believe and do good deeds will be forgiven, and richly rewarded.

Abdullah Yusuf Ali

For those who reject Allah, is a terrible Penalty: but for those who believe and work righteous deeds, is Forgiveness, and a magnificent Reward.

Abul A'la Maududi

A severe chastisement lies in store for those that disbelieve, dipnot 1 but there is pardon and a great reward for those that believe and work righteous deeds. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Those who disbelieve": those who will refuse to believe in this invitation of Allah’s Book and His Messenger.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, Allah will overlook their errors and will reward them for their good deeds not merely with what they will just deserve but much more richly and generously.

Aisha Bewley

Those who are kafir will suffer a harsh punishment. But those who have iman and do right actions will receive forgiveness and an immense reward.

Al-Hilali & Khan

Those who disbelieve, theirs will be a severe torment; and those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, theirs will be forgiveness and a great reward (i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

There is a severe punishment for the faithless, but for those who have faith and do righteous deeds there will be forgiveness and a great reward.

Amatul Rahman Omar

There awaits a severe punishment for those who disbelieve. But there awaits His protection and a great reward for those who believe and (also) do deeds of righteousness.

Arthur John Arberry

Those who disbelieve -- there awaits them a terrible chastisement; but those who believe, and do deeds of righteousness -- theirs shall be forgiveness and a great wage.

Bijan Moeinian

Those who chose to disbelieve will be severely punished. As to the believers who engage in good deeds, God’s forgiving and a great reward is waiting for them.

E. Henry Palmer

Those who misbelieve, for them is keen torment. But those who believe and do right, for them is forgiveness and a great hire.

Edip-Layth

Those who reject will have a painful retribution, and those who acknowledge and promote reforms, they will have forgiveness and a great reward.

George Sale

For those who believe not there is prepared a severe torment: But for those who shall believe and do that which is right, is prepared mercy and a great reward.

Hamid S. Aziz

Surely Satan is your enemy, so take him for an enemy; he only invites his party to be inmates of the flaming Fire.

Mahmoud Ghali

The ones who have disbelieved will have a strict torment; and the ones who have believed and done deeds of righteousness will have forgiveness and a great reward.

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve, theirs will be an awful doom; and those who believe and do good works, theirs will be forgiveness and a great reward.

Mohamed Ahmed - Samira

For those who are unbelievers, there is severe punishment; but for those who believe and do the right is forgiveness and a great reward.

Muhammad Asad

[seeing that] for those who are bent on denying the truth there is suffering severe in store, just as for those who have attained to faith and do righteous deeds there is forgiveness of sins, and a great reward.

Mustafa Khattab

Those who disbelieve will have a severe punishment. But those who believe and do good will have forgiveness and a great reward.

Progressive Muslims

Those who reject will have a painful retribution, and those who believe and do good works they will have a forgiveness and a great reward.

Rashad Khalifa

Those who disbelieve have incurred a severe retribution, and those who believe and lead a righteous life have deserved forgiveness and a great recompense.

Sahih International

Those who disbelieve will have a severe punishment, and those who believe and do righteous deeds will have forgiveness and great reward.

Sam Gerrans

Those who ignore warning: they have a severe punishment; and those who heed warning and do righteous deeds: they have forgiveness and a great reward.

Shabbir Ahmed

For those who are bent on rejecting the Truth, is a severe retribution. And for those who accept the Truth and work for the welfare of others, is the protection of forgiveness and a great reward.

Syed Vickar Ahamed

For those who reject Allah, there is a terrible penalty: But for those who believe and do rightful good deeds, there is Forgiveness, and a great Reward.

Taqi Usmani

Those who disbelieve will have a severe punishment; and those who believe and do righteous deeds will have forgiveness and a great reward.

The Monotheist Group

Those who reject will have a painful retribution, and those who believe and do good works they will have a forgiveness and a great reward.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩