Diyanet İşleri
Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 86. ayet. وَأَدْخَلْنَٰهُمْ فِى رَحْمَتِنَآ إِنَّهُم مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
veedḫalnâhüm fî raḥmetinâ. innehüm mine-ṣṣâliḥîn.
Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâvûd, Süleymân, Eyyûb, Zünnûn, Zekeriyyâ ve Meryem Enbiyâ 78–91 3
Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.
Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.
İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.
Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.
Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, "Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum" diye dua etti.
Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.
Zekeriya'yı da hatırla. Hani o, Rabbine, "Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın" diye dua etmişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
86. Yine Yüce Allah, bunları salih olmakla da nitelendirmektedir. Salih olmak, Allah’ı bilen, seven, her vakit ona yönelen bir kalbe; her zaman Allah’ın zikri ile diri olan bir dile; Allah’a itaat edip masiyetlerden uzak olan azalara sahip olmak demektir. İşte Yüce Allah, bu peygamberleri salih ve sabırlı olmaları sebebi ile rahmetine almış, onları diğer peygamber kardeşleri ile birlikte dünya ve âhirette pek çok mükâfatlara ve ecirlere mazhar kılmıştır. Eğer Yüce Allah’ın alemler arasında onların anılmalarına dikkat çekmesinden, onlara sonrakiler arasında övgü ile anılmalarını sağlamasından başka bir mükafatları olmasaydı, sadece bu bile şeref ve fazilet olarak yeterdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onları, rahmetimizin içine aldık ve peygamber olarak görevlendirdik. Ardından cennete koyduk. Şüphesiz onlar Rablerine itaat eden Allah'ın salih kullarıdır. Onlar içleri de dışları da bir, doğru dürüst kimselerdir.
Aynı kıssa: Hz. Zülkifl · Aynı kıssa: Hz. İdrîs · Aynı kıssa: Hz. İsmâil
İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.
Aynı kıssa: Hz. Zülkifl
(Ey Muhammed!) İsmail, el-Yesa' ve Zülkifl'i de an. Onların her biri iyi kimselerdi.
Aynı kıssa: Hz. İdrîs
Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.
Aynı kıssa: Hz. İdrîs
Onu yüce bir makama yükselttik.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları merhametimize yerleştirmiştik. Şüphesiz ki onlar da iyilerdendi.
bu yüzden onları rahmetimize gark ettik: Zira onlar dürüst ve erdemli kimselerdendi.
Ve bu yüzden o'nları(n hepsini) rahmetimizle kuşatmıştık; gerçekten de onlar dürüst ve erdemli kimselerdi!
Onları rahmetimizin içine dahil ettik. . . Muhakkak ki onlar salihlerden idiler.
Onları rahmetimize soktuk, şüphesiz onlar salih kimselerdi.
Onları rahmetimize kabul ettik. Onlar hakikaten salih kimselerdendi.
Ve Onları, rahmetimizle çevreledik. Aslında, Onlar, erdemli olanlar arasındaydılar.
Onları rahmetimize kabul ettik. Onlar hakikaten iyi kimselerdendi.
Biz onları rahmetimiz kapsamına aldık çünkü onlar erdemli kişilerdi.
Biz onları rahmetimiz kapsamına aldık; çünkü onlar erdemli kişilerdi.
Bunları da rahmetimizin içine aldık. Çünkü onlar gerçekten iyi kimselerdendirler.
Bunları da rahmetimize idhal eyledik, çünkü cidden salihindendirler
Onları rahmetimizle kuşattık. Onlar salih dipnot 1 kimselerdi.
Onları rahmetimizle kuşattık. Onlar salih dipnot 1 kimselerdi.
Onları rahmetimizle kuşattık. Onlar salih dipnot 1 kimselerdi.
Onları rahmetimize soktuk, şüphesiz onlar salih kimselerdi.
Onları da rahmetimizin içerisine sokduk. Onlar hakıykaten saalihlerdendi.
Ve onları rahmetimize kattık. Doğrusu onlar; salih kimselerdendi.
(85-93) İsmail ve İdris ve Zelkifl i, hepsi de sabredenlerdendi , onları rahmetimize dahil ettik , kesinlikle onlar salihlerdendi. Zennun (Yunus), öfkeli bir şekilde gitti / terk etti, aleyhine bir şey takdir edemeyeceğimizi zannetti. Karanlıkta iken bize “Senden başka ilah yoktur seni üstün tutarım ben zalimlerden oldum” diye seslendi , biz de O’na icabet ettik onu gamdan kederden kurtardık, biz inananları böyle kurtarırız. Zekeriya, bir vakit o da Rabbine “Beni fert olarak / tek bir birey olarak bırakma, sen en hayırlı varissin” diye seslendi , O’na da icabet ettik ve ona Yahya’yı hibe ettik , eşini de / zevcesini de ıslah ettik, onlar hayırlarda yarışırlardı / hayır peşinde koşarlardı, ümit ve korku içinde bize dua ederlerdi, bizden ürperirlerdi. Öyle ki O’na (İsa’nın annesi Meryem) ırzını / ferşini koruyana, ruhumuzdan üfledik, O’nu ve oğlunu alemlere ayet yaptık. İşte bu sizin bir olan toplu munuz / ümmetiniz (tüm bu verilen örnek şahsiyetler) ve ben de sizin Rabbinizim bana ibadet edin. Yapmaları gereken işlerini / emirlerini kesip parçaladılar hepsi bize dönücüdürler. 94, İMAN EDENLERİN SALİH AMELLERİ KAYDEDİLİR DİĞERLERİ KAYDA GİRMEZ) Kim bir ıslah edici amel yaparsa ve de müminse (Mümin olmak amel kaydı için gerekli ilk şart) onun yaptıkları yok sayılmayacaktır, biz onu kesinlikle yazıyoruz.
Ve onları rahmetimizin içine soktuk. Gerçekten onlar salih kimselerdendi.
Onları rahmetimize soktuk, çünkü onlar Salihlerdendi.
Onları iyilik ve ikramımız içine aldık, çünkü onlar iyi kimselerdendi.
Onları ikramımızla kuşattık; çünkü onlar iyilerdendi.
Onları rahmetimize dahil etmiştik. Çünkü onlar salih kimselerdi.
Onları rahmetimize dahil etmiştik. Çünkü onlar doğrulardandı.
Hepsini rahmetimize soktuk. Onlar hak ve barış için çalışanlardandı.
We admitted them in the domain of Our mercy, for they were of those characterized by justice and uprightness and were morally right.
We admitted them to Our mercy; they were truly righteous.
We admitted them to Our mercy: for they were of the righteous ones.
And We admitted them into Our mercy, for they were of the righteous.
We admitted them into Our mercy. They were among the righteous.
And We admitted them to Our Mercy. Verily, they were of the righteous.
We admitted them into Our mercy. Indeed they were among the righteous.
And We admitted them to Our mercy. They were of the righteous indeed.
and We admitted them into Our mercy; they were of the righteous.
I brought them under the umbrella of My Mercy. They were indeed righteous people.
and we made them enter into our mercy; verily, they were among the righteous.
We admitted them in Our mercy, they were of the good doers.
Wherefore We led them into our mercy; for they were righteous doers.
And (remember) Ishmael, and Idris (Enoch?), and Zul-Kifl (Ezekiel?), all men of constancy and patient:
And We caused them to enter into Our mercy; surely they are of the righteous.
And We brought them in unto Our mercy. Lo! they are among the righteous.
And they were admitted to Our grace. Verily they were among the doers of good.
and so We admitted them unto Our grace: behold, they were among the righteous!
We admitted them into Our mercy, for they were truly of the righteous.
And We admitted them in Our mercy, they were of the good doers.
We admitted them into our mercy, for they were righteous.
And We admitted them into Our mercy. Indeed, they were of the righteous.
And We made them enter into Our mercy; they were among the righteous.
And so We admitted them in Our Grace for they were men of quality.
And We admitted them in Our Mercy: Verily, they were from the Righteous ones.
And We admitted them to Our mercy. Surely, they were of the righteous.
AndWe admitted them in Our mercy, they were of the good doers.