Diyanet İşleri
O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 23. ayet. لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ
lâ yüs'elü `ammâ yef`alü vehüm yüs'elûn.
O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3
Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.
Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek birtakım ilahlar mı edindiler?
Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.
O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
Yoksa ondan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilah olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler."
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, "Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin" diye vahyetmişizdir.
(Böyle iken) "Rahman, çocuk edindi" dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “O” azamet, izzet ve kudretinin kemalinden dolayı “yaptıklarından sorgulanamaz” Hiç kimse de O’na karşı koyamaz, karşı çıkamaz. Ne sözlü olarak ne de fiili olarak. Hikmetinin kemâli, her şeyi yerli yerine koyması, sağlam yapması, aklın güzel gördüğü her bir şeyi en güzel ve mükemmel şekilde yapması dolayısı ile O’na herhangi bir soru yöneltilemez. Çünkü O’nun yaratmasında herhangi bir dengesizlik ve tutarsızlık yoktur. “Ama onlar” yani bütün yaratılmışlar, yaptıkları ve söylediklerinden dolayı “sorgulanacaklardır.” Çünkü onlar acizdir, muhtaçtır ve Allah’ın kullarıdırlar. Onların fiilleri ve davranışları sorgulanmayı hak eder. Onların kendi öz nefislerinde olsun, başkalarında olsun zerre ağırlığı kadar dahi bir tasarrufları yoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah mülkünde ve hükmünde tek olandır. Takdir ettiği ve hükmettiği şeyde kimse O'na hesap soramaz. Ancak O, kullarına yaptıklarından dolayı hesap sorar ve amellerinin karşılığını verir.
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) yaptığından sorumlu tutulamaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.
O, yaptıklarından dolayı asla sorgulanamaz; fakat onlar her daim sorgulanırlar.
O edip eylediği şeylerden ötürü sorguya çekilemez; ama onlar (mutlaka) sorgulanacaklar:
Yaptığından soru sorulmaz! Onlar sorgulanır (yaptıklarının sonucu yaşatılır)!
O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.
Allah, yaptığından sorumlu tutulamaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.
O, yaptığından sorgulanmaz; oysa onlar sorgulanacaklardır.
Allah, yaptığından sorumlu tutulamaz, onlar ise sorguya çekileceklerdir.
O, yaptığından sorulmaz; fakat onlar sorulurlar.
O, yaptığından sorulmaz; fakat onlar sorulurlar.
O yaptığından sorumlu olmaz, onlar ise sorumludurlar.
O yaptığından mes'ul olmaz onlar ise mes'uldürler
O, yaptıklarından dolayı sorgulanamaz. Ama onlar yaptıklarının hesabını vereceklerdir.
O, yaptıklarından dolayı sorgulanamaz. Ama onlar yaptıklarının hesabını vereceklerdir.
O, yaptıklarından dolayı sorgulanamaz. Ama onlar yaptıklarının hesabını vereceklerdir.
O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.
O, yapacağından mes'ul olmaz, fakat onlar mes'ul olurlar.
O; yaptığından sorumlu değildir, fakat onlar sorumludurlar.
(18-25) Evet biz hakkı / hakikati geçersiz olanın / batıl olanın üzerine savur atarız / fırlatır atarız. (Balıklar üzerine ağ atmak gibi) O da onu bastırır o vakit o ortadan kalkar, nitelendirmelerinden dolayı / vasıflandırmalarından dolayı yazıklar olsun onlara! Göklerde ve yerde ne varsa ve O’nun yanında her kim varsa O’nundur , O’na ibadet ederler ibadetlerinden dolayı da büyüklenmezler/ kibirlenmezler, yorulmazlar, gece ve gündüz onu her şeyin üstünde tutarlar / tesbih ederler, ara vermezler, yerden / arzdan ilahlar mı? edindiler onlar mı diriltecekmiş! O ikisin de / gökler de ve yerde Allah dışında ilahlar olsa idi yer ve göklerde bozgu nculuk olurdu / ifsat olurdu , arşın / tahtın Rabbi Allah, onların vasıflandırmalarından üstün olandır. O’na yaptıklarından dolayı soru / sorgu yoktur, onlara ise sorulacaktır / onlar ise sorgulanacaklar. Yoksa Allah’tan başka ilahlar mı edindiniz? Delilinizi getirin de . Bu benimle beraber olanların ve benden öncekilerin de kitabıdır / zikridir de. (Tevrat İncil ister tahrif olsun yahut olmasın artık benden öncekilerin kitabı değildir, bu kitap benden öncekilerin de kitabıdır , artık güncel kitap budur.) Bilakis onların çoğunluğu gerçeği / hakkı bilmiyor ve sırt çeviriyorlar. Biz senden önce kimi Resul olarak gönderdi isek “Benden / Allah’tan başka ilah yoktur bana ibadet edin” diye ona vahyettik.
O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.
O, yaptığından sorulmaz, ama onlar, sorulurlar.
Allah, yaptığından sorgulanamaz. Ama onlar sorgulanırlar dipnot 1 .
Allah'a ne yaptığı sorulamaz, ama onlara sorulacaktır.
O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.
O, yaptığından hesaba çekilmez, fakat onlar hesaba çekilirler.
O, yaptığından hesaba çekilmez ama onlar hesaba çekilirler.
He is never questioned or examined judicially for whatever He does, whereas they as a whole shall have much to answer for.
He cannot be called to account for anything He does, whereas they will be called to account.
He cannot be questioned for His acts, but they will be questioned (for theirs).
None shall question Him about what He does, but they shall be questioned.
He will not be questioned about what He does, but they will be questioned.
He cannot be questioned as to what He does, while they will be questioned.
He is not questioned concerning what He does, but they are questioned.
He cannot be questioned for what He does, (because the cause for an objection does not exist,) whereas all (others) will be questioned (for what they do).
He shall not be questioned as to what He does, but they shall he questioned.
God is never to be asked about what He does. He is the one who questions.
He shall not be questioned concerning what He does, but they shall be questioned.
He is not questioned about what He does, while they will be questioned.
No account shall be demanded of Him for what He shall do; but an account shall be demanded of them.
Were there in both (heaven and earth) gods beside Allah, both would surely have been disordered. Glorified is Allah, the Lord of the Throne, above all they ascribe unto Him.
He will not be questioned as (to) what He performs, and they will be questioned.
He will not be questioned as to that which He doeth, but they will be questioned.
He cannot be questioned about what He does, but they will be questioned.
He cannot be called to account for whatever He does, whereas they will be called to account:
He cannot be questioned about what He does, but they will ˹all˺ be questioned.
He is not questioned about what He does, while they will be questioned.
He is never to be asked about anything He does, while all others are questioned.
He is not questioned about what He does, but they will be questioned.
He is not questioned about what He does, but they will be questioned.
(The Ultimate Sovereignty, befits only Him. ) He cannot be called to account for what He does, whereas they will be called to account.
He cannot be questioned for His actions, but they will be questioned (for theirs).
He is not questioned of what He does, and they are questioned.
He is not questioned about what He does, while they will be questioned.