Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 60. ayet

Enbiyâ suresi, 60. ayet. قَالُوا۟ سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبْرَٰهِيمُ

ḳâlû semi`nâ fetey yeẕküruhüm yüḳâlü lehû ibrâhîm.

Diyanet İşleri

(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 57–63 · surenin 60. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 57

    Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.

  2. Enbiyâ 58

    Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.

  3. Enbiyâ 59

    Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.

  4. 60

    (İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.

  5. Enbiyâ 61

    (Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.

  6. Enbiyâ 62

    (İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.

  7. Enbiyâ 63

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. “Dediler ki: İbrahim adındaki bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik.” Onları ayıpladığını ve yerdiğini duymuştuk. Bu niteliğe sahip olan bir kimsenin ise bu putları kırmış olması kaçınılmaz bir şeydir. Ya da aralarından birisi, İbrahim’in bu putlara bir tuzak hazırlayacağından söz ettiğini işitmiş olabilirdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlardan bazısı şöyle dedi: İbrahim denilen bir gencin onları kötü bir şekilde andığını ve ayıpladığını duyduk. Belki onları o, paramparça etmiştir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. سَمِعْنَا semia'na işittik kök: سمع
  3. فَتًۭى feten bir genç kök: فتي
  4. يَذْكُرُهُمْ yezkuruhum onları diline dolayan kök: ذكر
  5. يُقَالُ yukalu deniliyormuş kök: قول
  6. لَهُۥٓ lehu kendisine
  7. إِبْرَٰهِيمُ ibrahimu İbrahim

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı…

  • Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bir kısmı) "Bunları diline dolayan, dipnot 1 kendisine ‘İbrahim' denen bir genç duyduk." demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [yezküru] fiili "diline dolamak" gibi bir anlam içermektedir. Benzer mesaj: Enbiyâ 21:36.

Mustafa İslamoğlu

(Onlardan bazıları) "Adına İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığı kulağımıza kadar geldi" dediler.

Muhammed Esed

İçlerinden bazıları: "İbrahim denen bir gencin o (tanrı)ları diline doladığını işitmiştik" dediler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Bunlar hakkında konuşan (geçersiz olduklarından söz eden) İbrahim diye bir genç işitmiştik. "

Ali Bulaç

"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.

Ali Özek ve heyeti

(Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.

Ali Rıza Safa

"İbrahim denilen bir gencin, onları diline doladığını duyduk!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Bazıları, "Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş" dediler.

Edip Yüksel

"Onları diline dolayan bir delikanlı işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Onları diline dolayan bir delikanlı işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Aralarında): "İbrahim adında bir delikanlının, bunlara dil uzattığını duymuştuk;

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir delikanlı işittik bunları anıyor adına İbrahim deniyormuş dediler

Erhan Aktaş

"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.

Gültekin Onan

"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.

Hasan Basri Çantay

Dediler: "İşitdik ki kendisine Ibrahim denilen bir gene bunları diline doluyordu".

İbni Kesir

Dediler ki: Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını duymuştuk.

Rowwad Tercüme Merkezi

(İçlerinden bazıları), “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.

Süleyman Ateş

"Onları diline dolayan bir genç işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş," dediler.

Süleymaniye Vakfı

"İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duyduk." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Bazıları:) "Bir delikanlının onları diline doladığını duyduk, dediler. Adına İbrahim diyorlar."

Şaban Britch

İbrahim denilen bir gencin onları andığını duymuştuk, dediler.

Şaban Piriş

-İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Onları diline dolayan bir genç duymuştuk. Kendisine 'İbrahim' deniyor."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Some of them said: "we heard a young man by the name of Ibrahim cursing them and calling them names".

Abdul Haleem

Some said, ‘We heard a youth called Abraham talking about them.’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "We heard a youth talk of them: He is called Abraham."

Abul A'la Maududi

Some of them said: "We heard a youth called Abraham speak (ill) of them."

Aisha Bewley

They said, ‘We heard a young man mentioning them. They call him Ibrahim.’

Al-Hilali & Khan

They said: "We heard a young man talking against them, who is called Ibrâhîm (Abraham)."

Ali Quli Qarai

They said, ‘We heard a young man speaking ill of them. He is called ‘‘Abraham.’’ ’

Amatul Rahman Omar

Some (of the people) said, `We heard a young man speaking (ill) of them, he is called Abraham. '

Arthur John Arberry

They said, 'We heard a young man making mention of them, and he was called Abraham. '

Bijan Moeinian

Some said: "We heard a young man by the name of Abraham was calling them names. "

E. Henry Palmer

They said, 'We heard a youth mention them who is called Abraham. '

Edip-Layth

They said, "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."

George Sale

And certain of them answered, we heard a young man speak reproachfully of them: He is named Abraham.

Hamid S. Aziz

Said they, "Who has done this to our gods? Surely, he is of the evil-doers!"

Mahmoud Ghali

They said, "We heard a young man making mention of them; he is called Ibrahîm. " (Abraham)

Marmaduke Pickthall

They said: We heard a youth make mention of them, who is called Abraham.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "We heard a youth talk about them. He is called Abraham."

Muhammad Asad

Said some [of them]: "We heard a youth speak of these [gods with scorn]: he is called Abraham. "

Mustafa Khattab

Some said, "We heard a young man, called Abraham, speaking ˹ill˺ of them."

Progressive Muslims

They said: "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."

Rashad Khalifa

They said, "We heard a youth threaten them; he is called Abraham."

Sahih International

They said, "We heard a young man mention them who is called Abraham. "

Sam Gerrans

They said: “We heard a youth make mention of them; he is called Abraham.”

Shabbir Ahmed

Some said, "We heard a youth talking about them; he is called Abraham. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "We heard a young man talking about them: He is called Ibrahim (Abraham). "

Taqi Usmani

Some of them said, "We have heard a youth talking about them. He is called Ibrāhīm."

The Monotheist Group

They said: "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩