Diyanet İşleri
Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 52. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا هَٰذِهِ ٱلتَّمَاثِيلُ ٱلَّتِىٓ أَنتُمْ لَهَا عَٰكِفُونَ
iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ hâẕihi-ttemâŝîlü-lletî entüm lehâ `âkifûn.
Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.
"Babalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk" dediler.
İbrahim, "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
"Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. “Bir vakit o, babasına ve kavmine şöyle demişti…” kendi ellerinizle yontup birtakım yaratıkların şeklini verdiğiniz ve “tapınıp durduğunuz” yani kendilerine ibadetten bir türlü vazgeçmediğiniz “bu heykeller de nedir?” Bunların ne gibi bir üstünlükleri var? Vaktinizi bunlara ibadet ile öldürecek kadar akıllarınız başınızdan nereye gitmiş? Halbuki bunları siz kendi ellerinizle yonttunuz ve onlara bu şekli siz verdiniz. Gerçekten bu, hayret edilecek, acaip işlerdendir. Kendi ellerinizle yonttuğunuz şeylere nasıl taparsınız?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
(İbrahim) babası Âzer ve kavmine: "Kendi ellerinizle yaparak ibadet edip durduğunuz bu putlar da nedir?" dedi.
Aynı kök: عكف (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: عكف (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Aynı kök: عكف (9 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani o, babasına ve kavmine "Şu tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor?" diye sormuştu.
Hani o babasına ve kendi toplumuna "Sizin kendilerine tapınıp durduğunuz bu heykeller de neyin nesi?" dediği zaman,
babasına ve halkına (şöyle): "Kendinizi bu kadar yürekten adadığınız bu biçimsel nesneler nedir?" dediği zaman,
Hani (İbrahim) babasına ve halkına demişti ki: "Kendilerine tapındığınız bu heykeller de nedir?"
Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?
O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.
Babasına ve toplumuna, şöyle dedi: "Karşısında durduğunuz, bu heykeller-simgeler de ne?"
İbrahim, babasına ve toplumuna, "Şu karşısına geçip tapmakta olduğumuz heykeller de ne oluyor?" demişti.
Babasına ve halkına, "Kendinizi adadığınız bu heykeller de neyin nesidir?" dedi.
Babasına ve halkına, 'Kendinizi adadığınız bu heykeller de neyin nesidir,' dedi.
O vakit babasına ve kavmine dedi ki: "Başına toplanıp durduğunuz şu putlar nedir?"
O vakıt ki babasına ve kavmine ne bu başına toplanıb durduğunuz temasil dedi
Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi.
Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi.
Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi ibadetlerine adadığınız bu heykeller nedir? dedi.
Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?"
O zaman o, babasına ve kavmine: "Sizin tapmakda olduğunuz bu heykeller nedir?" demişdi.
Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: Şu tapınıp durduğunuz heykeller de nedir?
(51-57) Kesin olan şu ki önceden de İbrahim’i yetişkinliğe / rüşte eriştirdik, Onu bilenlerdendik, O, babasına ve kavmine tutkunu olduğunuz bu heykeller ne ola ki dedi, onlar da babalarımızı bunlara ibadet eder halde bulduk dediler, kesin olan şu ki siz ve babalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz dedi. Sen bize gerçeğimi getirdin yahut bizle oynuyor musun dediler. Dedi ki Rabbiniz, semaların ve arzın Rabbidir, onları yaratmıştır ve ben de buna şahit oluyorum, Allah’a yemin olsun ben de sizin heykellerinize, siz dönüp gittikten sonra bir tuzak kurgulayacağım dedi, büyük olanı hariç onları parçaladı, onu da belki geri dönerler diye parçalamadı. Dediler ki bunu ilahlarımıza kim yaptı? Kesinlikle o zalimlerdendir, İbrahim dedikleri bir gencin onları andığını işittik dediler. Onu insanların göz önüne getirin böylelikle belki şahitlik ederler (Belki İbrahim denilen bu genç kırdı derler) Dediler ki Ey İbrahim ilahlarımıza bunu sen mi yaptın? Dedi ki onların büyük olanı, işte bu, yapmış olabilir, konuşabiliyorsanız ona sorun dedi, kendilerine döndüler ve dediler ki siz zalimlerdensiniz, sonra da başları eğik vaziyette , kesin olarak sende bilirsin ki onlar konuşamazlar dediler , Allah’ın dışında size faydası yahut zararı olmayan şeylere mi ibadet ediyorsunuz? Size de Allah’tan başka ibadet ettiklerinize yuh olsun / uf olsun hâlâ akıllanmayacak mısınız? dedi İlahlarınıza bir yardımınız olacaksa , bir şey yapacaksanız eğer , onu / İbrahim’i yakın dediler, biz de dedik ki ey ateş İbrahim’e soğuk ol ve barışık ol. O ateşle muratları hileli bir tuzak idi , onları hasara uğrattık, Onu ve Lut’u İçinde alemlere bereket olan bir yere götürmek için kurtardık, Ona İshak’ı hibe ettik, İlave olarak / ekstra olarak Yakub’u da hibe ettik, hepsini de Salihlerden eyledik, onları emrimizle hidayete erdiren bir toplum / bir ümmet yaptık , onlara hayırlı fiilleri / hayırlar işlemeyi namaz kılmayı zekât vermeyi vahyetti k, onlar da bize ibadet edenler oldular.
Hani o, babasına ve kavmine: "Kendilerine ibadet edip, durduğunuz bu putlar nedir?" demişti.
Babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin şu karşısında durup taptığınız heykeller nedir?"
Bir gün babasına ve halkına şöyle demişti: "Karşılarında saygıyla durduğunuz şu heykeller de nedir?"
Bir gün babasına ve halkına şöyle demişti: "Sizin şu karşılarında saygıyla durduğunuz heykeller nedir?"
Babasına ve kavmine: Kendilerine ısrarla bağlanıp (ibadet ettiğiniz) bu heykeller nedir? demişti.
Babasına ve kavmine: -Kendilerine bağlandığınız bu heykeller nedir? demişti.
Babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?"
He asked his father and his people: "what are these statues and images you regard with reverence and veneration"!
He said to his father and his people, ‘What are these images to which you are so devoted?’
Behold! he said to his father and his people, "What are these images, to which ye are (so assiduously) devoted?"
Recall, dipnot 1 when he said to his father and his people: "What are these images to which you are devoutly clinging?"
When he said to his father and his people, ‘What are these statues you are clinging to?’
When he said to his father and his people: "What are these images, to which you are devoted?"
when he said to his father and his people, ‘What are these images to which you keep on clinging?’
(Recall the time) when he said to his sire and his people, `What (good) are these images to which you sit down to worship with so much devotion?'
when he said to his father and his people, 'What are these statues unto which you are cleaving?'
He asked his father and his people: "What are these images that you show such a devotion to them?"
When he said to his father and to his people, 'What are these images to which ye pay devotion?'
As he said to his father and people: "What are these statues to which you are devoted?"
Remember when he said unto his father, and his people, what are these images, to which ye are so entirely devoted?
And We gave Abraham of old his Rectitude of conduct (or proper course, as distinct from Faith); for We were aware of him (his faith).
As he said to his father and his people, "What are these statues to which you are consecrating (yourselves)?"
When he said unto his father and his folk: What are these images unto which ye pay devotion?
When he said to his father and his people: "What are these idols to which you cling so passionately?"
when he said unto his father and his people, "What are these images to which you are so intensely devoted?"
˹Remember˺ when he questioned his father and his people, "What are these statues to which you are so devoted?"
As he said to his father and people: "What are these statues to which you are devoted"
He said to his father and his people, "What are these statues to which you are devoting yourselves?"
When he said to his father and his people, "What are these statues to which you are devoted?"
When he said to his father and his people: “What are these statues to which you are devoted?”
He said to his father and his folk, "What are these images and statues that you sit around worshiping?"
When he said to his father and his people, "What are these images, to which you are (strongly) devoted?"
when he said to his father and his people, "What are these statues you are devoted to?"
As he said to his father and people: "What are these images to which you are devoted?"