Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 102. ayet

Enbiyâ suresi, 102. ayet. لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا وَهُمْ فِى مَا ٱشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَٰلِدُونَ

lâ yesme`ûne ḥasîsehâ. vehüm fî me-ştehet enfüsühüm ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 99–105 · surenin 102. ayeti / 112

Konu Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet Enbiyâ 98–112 3

  1. Enbiyâ 99

    Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Halbuki hepsi orada ebedi kalacaklardır.

  2. Enbiyâ 100

    Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.

  3. Enbiyâ 101

    Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükafat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.

  4. 102

    Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.

  5. Enbiyâ 103

    En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.

  6. Enbiyâ 104

    Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.

  7. Enbiyâ 105

    Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 101–102. ayetler için yazılmıştır.

101. Müşriklerin tapındıkları ilâhların ateşe girmeleri, sadece putlar hakkında yahut kendisine ibadet olunmasına rıza gösteren batıl mabudlar hakkında söz konusudur. Mesih, Üzeyr, melekler ve bu kabilden kendilerine ibadet olunan Allah’ın dostlarına gelince onlar elbette ki azap görmeyeceklerdir. Aksie onlar şu buyruğun kapsamına dahildirler: “Kendileri için daha önce tarafımızdan en güzel (akıbet) takdir edilmiş olanlar” Yüce Allah’ın ilminde, Levh-i Mahfuz’da haklarında dünya hayatında iyilikler ve salih ameller kolaylaştırılarak mutlu ve bahtiyar kimseler arasında oldukları takdir edilmiş bulunanlar “işte onlar, oradan” cehennemden “uzak tutulacaklardır.” Oraya girmeyecekler, hatta yaklaşmayacaklar bile. Aksine onlar oradan alabildiğine uzaklaştırılacaklardır.

102. O kadar ki oranın sesini dahi işitmeyecek ve cehennemin kendisini bile görmeyeceklerdir. “(Aksine) onlar canlarının arzu ettiği” yiyecek, içecek, eşler ve manzaralardan oluşan hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği “şeyler içinde ebedi kalacaklardır” ve bu, onlar için süreklidir, zaman geçtikçe bu nimetlerin güzelliği de artıp duracaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cehennemin uğultusunun sesi onlara ulaşmaz. Onlar cennette nefislerinin arzuladığı nimet ve lezzetler içinde yaşarlar. Onların içinde bulundukları nimetler kesinlikle kesintiye uğramaz.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la
  2. يَسْمَعُونَ yesmeune duymazlar kök: سمع
  3. حَسِيسَهَا ۖ hasiseha onun uğultusunu kök: حسس
  4. وَهُمْ ve hum ve onlar
  5. فِى fi içinde
  6. مَا ma
  7. ٱشْتَهَتْ ştehet çektiği (ni'metler) kök: شهو
  8. أَنفُسُهُمْ enfusuhum canlarının kök: نفس
  9. خَـٰلِدُونَ halidune ebedi kalırlar kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    "Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onun (cehennemin) uğultusunu bile duymayacaklardır; onlar canlarının istediği (nimetler) içinde ebedî kalıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar oranın uğultusunu bile duymayacaklar. Ve onlar canlarının çektiği şeyler arasında kalıcı bir hayat sürecekler.

Muhammed Esed

onlar (cehennemin) soluğunu (bile) işitmeyecekler ve canlarının arzu edegeldiği şeyler arasında sonsuza kadar yaşayıp gidecekler.

Ahmed Hulusi

Onun (cehennemin) gümbürtüsünü işitmezler. . . Nefslerinin arzu ettiği her şey içinde sonsuza dek yaşarlar.

Ali Bulaç

Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.

Ali Özek ve heyeti

Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.

Ali Rıza Safa

Uğultusunu duymazlar ve canlarının istediği şeylerle sürekli içerisinde kalırlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, cehennemin uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde çok uzun süreli kalırlar.

Edip Yüksel

Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun uğultusunu bile duymazlar. Bunlar canlarının istediği şeyler içinde sonsuza dek kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve bunlar canlarının istediğinde muhalled kalacaklardır

Erhan Aktaş

Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve buna benzer onlarca ayet iman ve salihat sahibi kimselerin doğrudan Cennet'e gideceğini, Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemesine rağmen, geleneksel inanışta herkesin muhakkak Cehennem'e gideceğini, günahları karşılığı kadar orada kaldıktan sonra Cennet'e geçeceğine inanılmaktadır. Oysaki yüzlerce ayette Cennet'in de Cehennem'in de ebedi olduğu; sevabı günahlarından çok olanların Cennet'e gideceğini ve ebedi olarak Cennet'te kalacağını; günahı sevabından çok olanın da Cehennem'e gideceğini ve ebedi olarak Cehennem'de kalacağını bildirilmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve buna benzer onlarca ayet iman ve salihat sahibi kimselerin doğrudan Cennet'e gideceğini, Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemesine rağmen geleneksel inanışta herkesin muhakkak Cehennem'e gideceğini, günahları karşılığı kadar orada kaldıktan sonra Cennet'e geçeceğine inanılmaktadır. Oysaki yüzlerce ayette Cennet'in de Cehennem'in de ebedi olduğu bildirilmektedir. Cennet'e giden Cennet'te, Cehennem'e gidenin de Cehennem'de sürekli kalacağı bildirilmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve buna benzer onlarca ayet iman ve salih amel sahibi kimselerin doğrudan Cennet'e gideceğini, Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemesine rağmen geleneksel inanışta herkesin muhakkak Cehennem'e gideceğini, günahları karşılığı kadar orada kaldıktan sonra Cennet'e geçeceğine inanılmaktadır. Oysaki yüzlerce ayette Cennet'in de Cehennem'in de sürekli olduğu bildirilmektedir. Cennet'e giden Cennet'te, Cehennem'e gidenin de Cehennem de sürekli kalacağı bildirilmektedir.

Gültekin Onan

Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.

Hasan Basri Çantay

Bunlar gönüllerinin dilediği (ni'metler) içinde ebedi (yaşamlarken onun (cehennemin) gizli sesini bile duymazlar.

İbni Kesir

Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.

Mehmet Alagaş

(95-103) Helak ettiğimiz memleketlere dönmeleri yasaktır / haramdır, onlar kesinlikle oraya Ye’cüc ve Me’cüc açılıp ta her tepecikten / tümsekten çoğalarak yayılıncaya değin geri dönemeyecekler, Allah’ın gerçek vaadi yaklaşmıştır, kafirlerin gözleri hayretten tam açıktır , yazıklar olsun bize ki bundan bunun farkında değildik / gafil idik, bilakis biz zalimlerdik, sizler ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız , o raya varacaksınız. Onlar eğer ilah olsalardı oraya / cehenneme varmazlardı (demek ki ilah değillermiş) hepsi orada kalıcıdırlar, onlara orada bir nefes iniltisi / bir iç çekiş vardır ve ayrıca orada işitmezler. Bizce güzel olduklarına dair hüküm almışlar / güzellikle sabıkalılar işte onlar ondan / cehennemden uzak kalanlardır , o nun tıslamasını / sesini dahi duymayacaklar , istedikleri / iştah ettikleri her neyse onunla kalıcıdırlar, büyük korkutucu (azap korkusu) onları hüzünlendirmeyecek, onlarla melekler buluşacaktır, işte size vaat edilen günleriniz budur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar Cehennem'in uğultusunu dahi duymazlar. Nefislerinin arzu ettiği şeyler içinde ebedî kalırlar.

Süleyman Ateş

Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni'metler) içinde ebedi kalırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Cehennemin hışırtısını bile duymayacak, onlar da canlarının çektiği nimetler içinde ölümsüzleşeceklerdir.

Şaban Britch

Onun uğultusunu duymazlar. Nefislerinin arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.

Şaban Piriş

Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onun uğultusunu duymazlar. Onlar, gönüllerinin istediği şeyler içinde sürekli yaşayacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They do not hear the sharp continual hissing sound its flames emit; to the contrary, they shall be swimming in the eternal ecstasy of joy of what their souls had always desired.

Abdul Haleem

they will not hear a murmur from it- and endlessly they will enjoy everything their souls desire.

Abdullah Yusuf Ali

Not the slightest sound will they hear of Hell: what their souls desired, in that will they dwell.

Abul A'la Maududi

They shall not hear even a whisper of it, and they shall live for ever in the delights which they had desired.

Aisha Bewley

They will not hear the slightest hint of it and they will remain there timelessly, for ever, among everything their selves desire.

Al-Hilali & Khan

They shall not hear the slightest sound of it (Hell), while they abide in that which their ownselves desire.

Ali Quli Qarai

They will not hear even its faint sound and they will remain [forever] in what their souls desire.

Amatul Rahman Omar

(Not to speak of entering it;) they will not hear the faintest sound of it and they shall be abiding in (the midst of all the blessings) which their souls desire.

Arthur John Arberry

they shall be, kept far from it neither shall they hear any whisper of it, and they shall dwell forever in that their souls desired;

Bijan Moeinian

They will not hear the least noise to distract their soul from enjoying their lives.

E. Henry Palmer

they shall not hear the slightest sound thereof, and they in what their souls desire shall dwell for aye.

Edip-Layth

They shall not hear the slightest sound from it, and they will be in what their person desires abiding therein.

George Sale

they shall not hear the least sound thereof: And they shall continue for ever in the felicity which their souls desire.

Hamid S. Aziz

Verily, those for whom the Good from Us has gone before, they will be removed far there from;

Mahmoud Ghali

They will not hear its perceptible (hissing) sound, and they are eternally (abiding) in whatever their selves craved for. (Literally: lusted for)

Marmaduke Pickthall

They will not hear the slightest sound thereof, while they abide in that which their souls desire.

Mohamed Ahmed - Samira

And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.

Muhammad Asad

no sound thereof will they hear; and they will abide in all that their souls have ever desired.

Mustafa Khattab

not even hearing the slightest hissing from it. And they will delight forever in what their souls desire.

Progressive Muslims

They shall not hear the slightest sound from it, and they will be in what their soul desires abiding therein.

Rashad Khalifa

They will not hear its hissing. They will enjoy an abode where they can get everything they desire, forever.

Sahih International

They will not hear its sound, while they are, in that which their souls desire, abiding eternally.

Sam Gerrans

They hear not a whisper thereof; and they in what their souls desired abide eternally.

Shabbir Ahmed

They will not hear the slightest sound thereof, while they enjoy an abode where they get all they desire.

Syed Vickar Ahamed

They will not hear the slightest sound of it (Hell): What their souls wanted, in it they will live.

Taqi Usmani

They will not hear the slightest of its sound, and they will remain forever in what their souls desire.

The Monotheist Group

Theyshall not hear the slightest sound from it, and they will be in what their soul desires abiding therein.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 102. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 102. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 102. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩