Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 87. ayet

Yûsuf suresi, 87. ayet. يَٰبَنِىَّ ٱذْهَبُوا۟ فَتَحَسَّسُوا۟ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلَا تَا۟يْـَٔسُوا۟ مِن رَّوْحِ ٱللَّهِ إِنَّهُۥ لَا يَا۟يْـَٔسُ مِن رَّوْحِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلْكَٰفِرُونَ

yâ benîye-ẕhebû feteḥassesû miy yûsüfe veeḫîhi velâ tey'esû mir ravḥi-llâh. innehû lâ yey'esü mir ravḥi-llâhi ille-lḳavmü-lkâfirûn.

Diyanet İşleri

"Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 84–90 · surenin 87. ayeti / 111

Konu Kardeşlerin dönüşü ve Ya'kūb'un hüznü Yûsuf 80–87 3

  1. Yûsuf 84

    Onlardan yüz çevirdi ve, "Vah! Yusuf'a vah!" dedi ve üzüntüden iki gözüne ak düştü. O artık acısını içinde saklıyordu.

  2. Yûsuf 85

    Oğulları, "Allah'a yemin ederiz ki, sen hala Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helak olacaksın" dediler.

  3. Yûsuf 86

    Yakub, "Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah'a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim" dedi.

  4. 87

    "Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."

  5. Yûsuf 88

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükafatlandırır" dediler.

  6. Yûsuf 89

    Yusuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"

  7. Yûsuf 90

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

87. Yakub aleyhisselam oğullarına dedi ki: “Oğullarım gidin de Yusuf’u ve kardeşini sorup soruşturun.” Onları aramak hususunda bütün gayretinizi ortaya koyun. “Allah’ın rahmetinden de ümit kesmeyin.” Çünkü ümitli olmak, kulun umduğu şey doğrultusunda çalışıp gayret göstermesini gerektirir. Ümitsizlik ise tembelliği ve ağırdan almaya yol açar. Kulların öncelikle ummaları gereken şey ise Yüce Allah’ın lütfu, ihsanı, rahmeti ve bereketi olmalıdır.

“Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” Zira onlar küfürleri sebebi ile Allah’ın rahmetini uzak görürler. Esasen onun rahmeti de kâfirlerden uzaktır. O bakımdan siz de kâfirlere benzemeyin. Bu buyruk, kulun imanı oranında Yüce Allah’ın rahmet ve lütfunu ümit edeceğine delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Babası onlara dedi ki: Ey oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşinin haberlerini araştırın. Yüce Allah'ın kulunun gamı kederini giderip onu rahatlatmasından ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki kâfirler topluluğu ancak Allah'ın gam ve kederi giderip kulunu rahatlatmasından ümidini keser. Çünkü kâfirler Allah'ın kudretinin büyüklüğünden cahildirler ve kullarına olan fazlı ihsanı onlara gizli kalmıştır.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰبَنِىَّ ya beniyye oğullarım kök: بني
  2. ٱذْهَبُوا۟ zhebu gidin kök: ذهب
  3. فَتَحَسَّسُوا۟ fe tehassesu araştırın kök: حسس
  4. مِن min
  5. يُوسُفَ yusufe Yusuf'u
  6. وَأَخِيهِ ve ehihi ve kardeşini kök: اخو
  7. وَلَا ve la
  8. تَا۟يْـَٔسُوا۟ teyesu umut kesmeyin kök: ياس
  9. مِن min -nden
  10. رَّوْحِ ravhi rahmeti- kök: روح
  11. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'ın kök: اله
  12. إِنَّهُۥ innehu zira
  13. لَا la
  14. يَا۟يْـَٔسُ yeyesu umut kesmez kök: ياس
  15. مِن min
  16. رَّوْحِ ravhi rahmetinden kök: روح
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  18. إِلَّا illa başkası
  19. ٱلْقَوْمُ l-kavmu kavimden kök: قوم
  20. ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kafir kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yusuf'un kokusunu alıyorum" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu…

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey yavrularım! Gidin de Yusuf ve kardeşinden (haber almayı) araştırın! Allah'ın merhametinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın merhametinden ümit kesmez." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Yakup oğullarına yönelttiği tembihinde Hz. Yusuf, Bünyamin ve şehirde kalan diğer abisiyle ilgili yapacakları araştırmada kararlılık göstermeleri gerektiğini ifadeyle "sakın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin" diyerek olayın ciddiyetini ortaya koymuştu. Bu cümle ile Zümer 39:53'te geçen "De ki: Ey nefislerine yazık eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin" ifadesi aynı mesajları vermektedir. Yûsuf 12:87'deki [lâ tey'esû] emri Zümer 39:53'teki [lâ taknetû] emri ile; ayrıca Yûsuf 12:87'deki [ravhillâhi] tamlaması ise Zümer 39:53'teki [rahmetillâhi] tamlamasıyla anlamlandırılmalıdır. Allah'ın rahmetinden kimlerin ümit keseceğiyle ilgili ayrıca bkz. Hicr 15:56.

Mustafa İslamoğlu

Ey yavrularım! Haydi gidin, Yusuf ile kardeşi hakkında haber elde etmeye çalışın! Allah'ın rahmetinden de umut kesmeyin! Şu bir gerçek ki, Allah'ın kuşatıcı ve kurtarıcı rahmetinden yalnızca kafirler güruhu umut keser.

Muhammed Esed

Ey oğullarım, (şimdi) gidin ve Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın; ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; bilin ki, hakkı inkar eden insanlardan başkası Allah'ın hayat bahşedici rahmetinden ümit kesmez".

Ahmed Hulusi

"Ey oğullarım. . . Gidin, Yusuf'tan ve kardeşinden araştırın! Allah'ın cana can veren rahmetinden umutsuzluğa düşmeyin. . . Çünkü hakikat bilgisini inkar edenler topluluğundan başkası, Allah'ın cana can katan rahmetinden ümit kesmez. "

Ali Bulaç

"Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez."

Ali Özek ve heyeti

Ey oğullarım! Gidin de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.

Ali Rıza Safa

"Ey oğullarım! Gidin; Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden de umudunuzu kesmeyin. Çünkü nankörlük eden toplumdan başkası, Allah'ın rahmetinden umudunu kesmez!"

Bayraktar Bayraklı

Ya'kub, konuşmasına devamla,"'Ey oğullarım! Gidiniz de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırınız. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez" dedi.

Edip Yüksel

"Oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. ALLAH'ın rahmetinden umut kesmeyin. İnkarcılardan başkası ALLAH'ın rahmetinden umut kesmez."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. ALLAH'ın rahmetinden umut kesmeyin. İnkarcılardan başkası ALLAH'ın rahmetinden umut kesmez.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey oğullarım, haydi gidiniz de Yusuf ile kardeşini bulmak için araştırınız; Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz; çünkü Allah'ın rahmetinden ümidini kesen ancak kafirler güruhudur."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey oğullarım haydi gidiniz de Yusüfle kardeşinden bir tahassüste bulununuz ve Allahın revhınden ye'se düşmeyiniz, çünkü Allahın revhınden ye'se düşen Ancak kafirler güruhudur

Erhan Aktaş

"Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; çünkü kafir bir halktan başkası O'nun rahmetinden umudunu kesmez."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; çünkü Kafir bir halktan başkası O'nun rahmetinden umudunu kesmez."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; çünkü gerçeği yalanlayan nankör bir halktan başkası O'nun rahmetinden umudunu kesmez.

Gültekin Onan

"Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Tanrı'nın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler kavminden başkası Tanrı'nın rahmetinden umut kesmez."

Hasan Basri Çantay

"Oğullarım, gidin, Yuusufla kardeşinden (bütün duygularınızla) bir haber arayın. Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira hakıykat şudur ki kafirler güruhundan başkası Allahın rahmetinden ümidini kesmez".

İbni Kesir

Ey oğullarım; haydi gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira kafirler güruhundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.

Mehmet Alagaş

(58-87) Yusuf’un kardeşleri geldiler ve içeri girdiler , (Yusuf) onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar, hazırlayacaklarını hazırladıklarında, bana babanız bir olan diğer kardeşinizi de getirin dedi. Dikkat edin görüyorsunuz ki ben ölçüyü tam yerine getiriyorum ve ben iyi bir konukseverim, Onu bana getirmezseniz benim yanımda size ölçü falan yok, yanıma yaklaşmayın. O konuda babasını ikna etmeye çalışırız bunu kesinlikle yapacağız dediler. (Yusuf) genç çalışanların a, sermayelerini yüklerinin içine koy un, belki yakın çevrelerine döndüklerinde fark ederler de böyle ce de geri dönerler dedi. Babalarına geri döndüklerinde dediler ki ey babamız bizden ölçü yasaklandı bizimle beraber kardeşimizi gönder zahire alalım biz kesinlikle onu koruruz. Dedi ki Önceden kardeşi için güvendiğim gibi Onun için de size güvenebilir miyim? Her neyse Allah en hayırlı koruyucudur ve esirgeyenlerin en esirgeyicisidir. Getirdikleri eşyalarını açtıklarında sermayelerini kendilerine geri iade edilmiş olarak buldular, ey babamız ne ortaya çıktı! bu bizim geri iade edilmiş sermayemiz, yakın çevremize erzak getiririz , kardeşimizi de koruruz dediler , bir d eve ölçüsünde fazla alabiliriz bu aldığımız az bir ölçüydü. Allahtan, geri onu bana getireceğinize dair sağlam ve de sizleri bağlayıcı bir söz bana verdiğiniz sürece O’nu asla sizle göndermem dedi. Ona sağlam bir söz verdiklerinde O da Allah ne söylediğinize vekildir dedi . Ey oğullarım tek bir kapıdan girmeyin farklı farklı kapılardan içeri girin, Allah’tan bir şey olursa ben size bir fayda veremem, Yargı / hüküm sadece Allah’a aittir, Onu vekil tayin ettim, vekalet verecekler de ona vekalet versinler dedi. Babalarının emir ettiği taraftan gi rmeleri Allah’tan gelecek şeyler hakkında onlara fayda vermedi, sadece Yakub’un nefsinde ki acil ihtiyacın yerine getirilmesi ni sağladı (Ona faydası oldu), muhakkak ki O, ona öğrettiklerimizin bilgisine sahipti ve lakin insanların çoğu bilmiyorlardı, Yusuf’un yanına girdiklerinde, (Yusuf) kardeşini yanına aldı. Muhakkak ki ben senin kardeşinim y aptıklarından dolayı kaygıya kapılma dedi. Hazırlayacaklarını hazırladıklarında kardeşinin yüküne su kabı koydu, ardından da çığırtkan / müezzin ilan etti ki, ey kervan kesinlikle siz hırsızsınız! Onlarda dönerek ne kaybınız var ki dediler. Melik’in su kabını kaybettik, o nu kim getirirse kervan yükü ödül var, ben de buna kefilim / zaimim dedi, Allah’a yemin olsun, sizde biliyorsunuz, bizler arzda bozgunculuk etmek için gelmedik, biz hırsız da değiliz, eğer ki yalan söylüyor iseniz sizde bunun cezası nedir diye sordular, (Kervandakiler) dediler ki bizde onun cezası kimin yükünde bulunduysa, o kişi, onun karşılığıdır, zalimleri böyle cezalandırırız. Kardeşinin eşyalarından önce diğerlerinin eşyalarına baktılar, ardından kardeşinin eşyaları arasından onu / su kabını çıkardılar, Yusuf için böyle yaptık, Melik’in kurallarında kardeşini tutup almak yoktu, (Ama Yusuf’un kardeşlerinin kabilesinde vardı) Allah’ın istemesi hariç , biz istediğimizin derecesini yükseltiriz, her alimin ilminin üzerinde olan biri vardır. Eğer o çalmış ise kesin olan şu ki onun kardeşi de önceden çalmıştı dediler, Yusuf bunu kendinde tuttu (Bu lafa içerledi ama bir şey demedi) bunu onlara açıklamadı, dedi ki sizler ne fena bir mevkidesiniz Allah vasıflandırdıklarınızı / betimleyerek anlattıklarınızı en iyi bilendir dedi. Ey aziz! çok yaşlı bir babası var yerine bizden birini al, seni güzel davranan biri olarak görüyoruz dediler. Allah’a sığınırım, kimin eşyalarının yanında bulundu ise sadece onu alabiliriz , kesinlikle o zaman zalimlerden oluruz dedi. Ondan üm itleri kesilince bir kenarda fısıldaştılar , onların büyük olanı, babanızın sizden Allah adına söz aldığını ve önceden de Yusuf’a yaptığınız aşırılığı / ifratı bilmiyor musunuz? Ben babamdan bir izin yahut Allahtan bir yargı / bir hüküm gelinceye kadar bu yeri bırakıp ta gitmem, O en hayırlı hüküm vericidir dedi, siz babanıza geri dönün ve deyin ki ey babacığımız oğlun hırsızlık etti, sadece bildiğimize şahitlik ediyoruz, bilemediğimize / gaybe bekçi / muhafız değiliz, içinde olduğumuz memlekete de beraber geri döndüğümüz kervana da sorabilirsin, kesinlikle biz doğru söyleyenleriz. Dedi ki sizi bu işe nefisleriniz sürüklemiş / nefisleriniz ayartmış, şimdi güzel bir sabır, belki de Allah onların hepsini bana birlikte getirir (Sadece ikisini demedi tüm kardeşleri kastetti ) Kesinlikle O, alim dir, hâkimdir. (Hâkim; h üküm veren , Hikmet, hükmün gerekçesi) Onlardan yüz çevirdi ve ey benim tasam / kederim Y usuf dedi, gözlerine üzüntüden ak düştü, O öfkeliydi. Allah’a yemin olsun ki Yusuf ’u hatırlayıp duruyorsun, böyle giderse çok ağır hasta olacaksın yahut yok olacaksın / helak olacaksın dediler. Muhakkak ki kaygımı ve hüznümü Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey oğullarım gidiniz Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi arayın / malumat toplayın , Allah’ın esintisinden / rahmetinden ümit kesmeyin muhakkak ki Onun esintisinden / rahmetinden ancak kafirler ümidi keserler. Onun yanına girdiklerinde ey aziz dediler bize ve yakın çevremize zarar dokundu, biz önemsiz bir sermaye ile geldik bize tam ölçüsünde ver, artı bize sadaka da ver / tasadduk eyle, Allah sadaka verenlerin karşılığını verir. Dedi ki siz cahil iken Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz? Dediler ki Sen Yusuf musun ki? Ben Yusuf’um bu da kardeşim dedi, Allah bize minnet te bulundu , m uhakkak ki ondan kim sakınır ve sabred erse kesinlikle Allah, güzel davrananların ücretini zayi etmez. Dediler ki Allah ’a yemin olsun ki seni bizden üstün tutmuş ve bizler yanlış yapanlardan olmuşuz. Yusuf dedi ki, b ugün size bir kınama / ayıplama yoktur, Allah sizi bağışlar, esirgeyenlerin en merhametlisidir. Bu gömleğimle gidiniz onu babamın yüzü ile buluşturunuz görmesi gelecektir yakın çevrenizin hepsini bana getirin. Kervan ayrıldığın da babaları dedi ki bana eğer bunadı demez iseniz Yusuf’un kokusunu duyuyorum, Allah’a yemin olsun ki sen kesin hâlâ eski şaşkınl ığının içindesin dediler. Müjdeci gelince onu / gömleği yüzüyle buluşturdu görmesi geri döndü / mürted oldu. Size demedim mi? A llah’ın sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey babamız günahlarımızın bağışlamasını dile , biz kesinlikle yanlış yapanlardan idik dediler. İleride sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim kesinlikle O, bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Yusuf'un yanına girdiklerinde ana ve babasını / ebeveynini kucakladı / ağırladı , Allah’ın istemesi sayesinde güven içinde / emin olarak Mısır’a girin dedi , ebeveynini tahtına çıkardı ve onun için O’na / Allah’a secdeye kapandılar ve ey babacığım dedi bu önceden gördüğüm rüyamın ne şekilde sonuçlandığını gösteriyor kesinlikle Rabbim onu gerçekledi / gerçekleştirdi ve kesinlikle hapishaneden çıkardığı zaman da bana güzellikte bulundu (Kardeşlerinin yanında kuyu olayını hatırlatmadı) Şeytanın benimle kardeşlerimin aramızı bozmasının ardından da sizi çölden alıp getirdi, Rabbim kesinlikle dilediğine nazik davranır / latiftir, muhakkak ki O bilendir / alimdir ve yargıçtır / h âkimdir. Rabbim gerçekten bana mülkünden verdin ve bana olayların / hadiselerin ne şekilde sonuçlanacağını öğrettin , gökleri ve yeri yaratan sen benim dünyada ve ahirette dostumsun / velimsin, beni teslim olmuş olarak / Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlere kat / ilhak et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oğullarım! Gidin, Yûsuf’u ve kardeşini arayın, araştırın; Allah’ın rahmetinden de ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.

Süleyman Ateş

"Ey oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; zira kafir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez!"

Süleymaniye Vakfı

Oğullarım! Gidin; Yusuf ve kardeşiyle ilgili dikkatlice bilgi toplayın. Allah'ın iyilik ve ikramından da ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah'ın iyilik ve ikramından sadece kafirler topluluğu ümidini keser dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşiyle ilgili bilgi toplayın. Allah'ın desteğinden umut kesmeyin. Çünkü Allah'ın desteğinden umut kesenler yalnız onu görmezlik eden topluluklardır."

Şaban Britch

Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini arayıp, sorun. Allah’ın rahmetinden de ümidinizi kesmeyin; doğrusu kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.

Şaban Piriş

-Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayıp, sorun. Allah'ın rahmetinden de ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey oğullarım! Gidin, artık Yusuf'u ve kardeşini bulmak için dikkat kesilin. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü, Allah'ın rahmetinden de, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" My sons " he added: "go back to your older brother and feel all of you after Yusuf and his brother -Benjamin- and do not nurse despair nor give up hope of Allah's mercy. Indeed no one despairs of Allah's mercy but those who do not pin their faith to Him nor do they justify faith as a conviction operative on their character and will."

Abdul Haleem

My sons, go and seek news of Joseph and his brother and do not despair of God’s mercy- only disbelievers despair of God’s mercy.’

Abdullah Yusuf Ali

"O my sons! go ye and enquire about Joseph and his brother, and never give up hope of Allah's Soothing Mercy: truly no one despairs of Allah's Soothing Mercy, except those who have no faith."

Abul A'la Maududi

My sons! Go and try to find out about Joseph and his brother and do not despair of Allah's mercy. Verily only the unbelievers despair of Allah's mercy."

Aisha Bewley

My sons! Seek news of Yusuf and his brother. Do not despair of solace from Allah. No one despairs of solace from Allah except for people who are kafirun.’

Al-Hilali & Khan

"O my sons! Go you and enquire about Yûsuf (Joseph) and his brother, and never give up hope of Allâh’s Mercy. Certainly no one despairs of Allâh’s Mercy, except the people who disbelieve."

Ali Quli Qarai

‘Go, my sons, and look for Joseph and his brother, and do not despair of Allah’s mercy. Indeed no one despairs of Allah’s mercy except the faithless lot.’

Amatul Rahman Omar

`Go, my sons, and make a thorough search for Joseph and his brother. Do not despair of Allâh's soothing mercy. Verily, none but the people who deny (the truth) can ever lose hope of Allâh's soothing mercy.'

Arthur John Arberry

Depart, my sons, and search out tidings of Joseph and his brother. Do not despair of God's comfort; of God's comfort no man despairs, excepting the people of the unbelievers.'

Bijan Moeinian

"Listen my children; go look for Joseph and Benjamin and do not give up on God’s grace. Only the disbelievers give up on God’s mercy."

E. Henry Palmer

'O my sons! go and enquire concerning Joseph and his brother, and despair not of God's comfort; for, verily, none need despair of God's comfort save a misbelieving people!'

Edip-Layth

"My sons, go and inquire about Joseph and his brother, and do not give up from God's Spirit. The only people who would give up from God's Spirit are the ingrates of acknowledgment."

George Sale

O my sons, go and make inquiry after Joseph and his brother; and despair not of the mercy of God; for none despaireth of God's mercy, except the unbelieving people.

Hamid S. Aziz

Said he, "I complain of (or expose) my distress and anguish only to Allah, for I know from Allah that which you know not.

Mahmoud Ghali

O my sons, go and inquire (Literally: grope, probe) about Yûsuf and his brother, and do not despair of relief from Allah; surely none despairs of relief from Allah except the disbelieving people. "

Marmaduke Pickthall

Go, O my sons, and ascertain concerning Joseph and his brother, and despair not of the Spirit of Allah. Lo! none despaireth of the Spirit of Allah save disbelieving folk.

Mohamed Ahmed - Samira

O sons, go in search of Joseph and his brother, and do not despair of the mercy of God. Only they despair of God's mercy who do not believe."

Muhammad Asad

[Hence, ] O my sons, go forth and try to obtain some tidings of Joseph and his brother; and do not lose hope of God's life-giving mercy: verily, none but people who deny the truth can ever lose hope of God's life-giving mercy.

Mustafa Khattab

O  my sons! Go and search ˹diligently˺ for Joseph and his brother. And do not lose hope in the mercy of Allah, for no one loses hope in Allah’s mercy except those with no faith."

Progressive Muslims

"My sons, go and inquire about Joseph and his brother, and do not give-up from God's Spirit. The only people who would give-up from God's Spirit are the rejecters of faith."

Rashad Khalifa

"O my sons, go fetch Joseph and his brother, and never despair of GOD's grace. None despairs of GOD's grace except the disbelieving people."

Sahih International

O my sons, go and find out about Joseph and his brother and despair not of relief from Allah. Indeed, no one despairs of relief from Allah except the disbelieving people."

Sam Gerrans

“O my sons: go and ask about Joseph and his brother, and despair not of the comfort of God; none despairs of the comfort of God save the unbelieving people.”

Shabbir Ahmed

"O My sons! Go and find Joseph and his brother and never despair of the soothing Mercy of Allah. None but the disbelievers (in His Attributes) despair of the soothing Mercy of Allah."

Syed Vickar Ahamed

"O my sons! You go and inquire about Yusuf (Joseph) and his brother, and never give up hope of Allah’s (gift of) Mercy: Truly, no one feels sad for Allah’s (gift of) Mercy, except those who have no faith. "

Taqi Usmani

O my sons, go and search for Yūsuf and his brother, and do not lose hope in the mercy of Allah. In fact, only the infidels lose hope in Allah’s mercy."

The Monotheist Group

"Mysons, go and inquire about Joseph and his brother, and do not despair from the spirit of God. The only ones who would despair from the spirit of God are the people who are rejecters."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 87. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 87. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 87. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩