Diyanet İşleri
İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."
En'âm suresi
En'âm suresi, 90. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقْتَدِهْ قُل لَّآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْعَٰلَمِينَ
ülâike-lleẕîne hede-llâhü febihüdâhümu-ḳtedih. ḳul lâ es'elüküm `aleyhi ecrâ. in hüve illâ ẕikrâ lil`âlemîn.
İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'e verilen deliller ve peygamber soyu En'âm 80–90 3
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
İşte bu, Allah'ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti.
Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları inkar etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.
İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kağıtlar haline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab'ı kim indirdi?" (Ey Muhammed!) "Allah" (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.
Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O'nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız" diyecekleri zaman hallerini bir görsen!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
90. “İşte bunlar” sözü edilen kimseler “Allah’ın hidâyet ettiği kimselerdir. O halde sen de onların hidâyetlerine uy!” Yani ey şerefli Rasûl, sen de bu hayırlı peygamberlerin ardından git ve onların dinlerine tâbi ol. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de bu emre uymuştur. Kendisinden önceki peygamberlerin hidâyetleri ile yol bulmuş ve onlardaki bütün kemal özelliklerini kendisinde toplamıştır. Böylelikle o, öyle bir takım fazilet ve özelliklere sahip olmuştur ki, bunlarla bütün alemlere üstün gelmiştir. Bütün rasûllerin efendisi, muttakilerin önderi olmuştur. Allah’ın salat ve selamı ona ve bütün peygamberlere olsun. İşte bu mülahaza ile ashab-ı kiramdan bazıları Allah rasûlünün bütün rasûllerden daha faziletli olduğuna bu ayeti delil göstermişlerdir.
Senin çağrından yüz çeviren kimselere de “de ki: Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum.” Sizden benim risaletimi tebliğimin ve davetimin karşılığında herhangi bir mal ve herhangi bir ücret istemiyorum. Öyle bir şey isteyecek olsam bu, sizin bu çağrımı kabul etmeyişinizin sebepleri arasında yer alır. Benim mükâfaatımı vermek Allah’a aittir.
“O sadece alemler için bir öğüttür.” Kendilerine fayda verecek şeyleri öğrenip gereğini yaparlar, zararlı olacak şeyleri de öğrenip onları terk ederler. Onunla öğüt alır, Rab’lerini, isimlerini, sıfatlarını öğrenirler. Onunla güzel ahlâkı, güzel ahlâka götüren yolları, kötü ahlâkı ve kötü ahlâka ulaştıran yolları öğrenirler. O hem bütün alemlere bir öğüt hem de Allah’ın alemlere ihsan ettiği en büyük nimet olduğuna göre onların bu nimeti kabul etmeleri ve bundan dolayı Allah’a şükretmeleri gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu peygamberler ve onlarla birlikte zikredilen babaları, çocukları ve kardeşleri gerçekten hidayet ehlidir. Onları örnek al ve tabi ol. -Ey Resul!- Kavmine de ki: Bu Kur'an'ı tebliğ etmeme karşılık sizden bir şey istemiyorum. Kur'an ancak insan ve cinler alemini dosdoğru yola götürmek için öğütten başka bir şey değildir.
Aynı kök: قدو (2 geçiş)
İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
"Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak)…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
"Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana aittir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?"
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte onlar (peygamberler), Allah'ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Sen de onların yoluna uy! dipnot 1 De ki: "Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. dipnot 2 Bu (Kur'an), âlemler için ancak bir hatırla(t)madır." dipnot 3
işte şu Allah'ın doğru yolu gösterdiği insanları... O halde sen de onların rehberliğine uy! (Ve) de ki: "Sizden bunun için bir karşılık beklemiyorum. Unutmayın ki o, bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!
Allahın doğru yola ulaştırdığı insanlara. Öyleyse onların rehberliğine uy (ve) de ki: "Sizden bu (hakikat bilgisi) için hiçbir karşılık istemiyorum. Unutmayın ki o bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!"
İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. . . Sen de onların gerçekliğine uy! De ki: "Ona (tebliğ etmeye) karşılık sizden bir ecir istemiyorum. . . O sadece insanlara (alemlere) hatırlatmadır!"
İşte Allah'ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir."
Bunlar, Allah'ın hidâyet ettiği kimselerdir. Bu itibarla, sen de onların yoluna tâbi ol ve "Ben, (sizi davet ettiğim bu Kitaba) karşılık olarak sizden bir ücret istemiyorum. Zira bu Kitap, âlemler (in irşadı) için uyarıdan başka bir şey değildir" de.
İşte Onlar, Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir. Artık, sen de Onların yolunu izle. De ki: "Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. O, evrenler için yalnızca bir öğretidir!"
İşte o peygamberler, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy! De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, alemler için sadece bir öğüttür."
Bunlar, ALLAH'ın doğru yola ulaştırdıklarıdır. Onların yoluna uy. De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, sadece tüm halklara bir mesajdır."
Bunlar, ALLAH'ın doğru yola ulaştırdıklarıdır. Onların yoluna uy. De ki: 'Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, sadece tüm halklara bir mesajdır.'
İşte o peygamberler, Allah'ın kendilerini doğrudan yola eriştirdiği kimselerdir. Sen de onların gittiği yoldan yürü! De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O Kur'an sadece alemleri irşad için ilahi bir hatıradır."
İşte o Peygamberler Allahın hidayetine iriştirdiği kimseler, sen de onların gittiği yoldan yürü, ben, de: Buna karşı sizden bir ecr istemem, o mahza alemini irşad için ilahi bir yadigardır
İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."
İşte bunlar, Allah'ın hidayet dipnot 1 ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."
İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."
İşte Tanrı'nın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kuran), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir."
Onlar (o peygamberler) Allahın hidayet etdiği kimselerdir. O halde sen de onların gitdiği doğru yolu tutub ona uy. De ki: "Ben buna karşı (bu risalet vazifesini ifa etmeme mukaabil) sizden hiç bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemler için öğüdden başka bir şey değildir".
İşte bunlar; Allah'ın hidayet ettikleridir. Öyleyse sen de onların hidayetine uy. De ki: Ben bunlara karşı sizden hiçbir ücret istemem. Bu, ancak alemler için bir öğüttür.
(74-90) Bir vakit İbrahim babası Azer’e dedi ki heykelleri / putları ilah mı ediniyorsunuz? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık bir sapmışlıkta görüyorum, b öylece İbrahim'e semaları ve yeri idaresi altında bulundurmayı / melekutu gösteriyorduk ki yakinen bilen / yaşayarak bilen olsun. Üzerine gece kapatınca / cenn olunca (cin cenin cenne karanlıkta kalan) bir gezegen gördü / kevkeben gördü (yıldız değil gezegen) bu benim Rabbim dedi, battığında batanları sevmem dedi, Ay’ı ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim dedi, battığında ise eğer ki Rabbim bana yol göstermez ise sapmışlar kavminden olacaktım dedi, güneşi ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim bu çok büyük dedi , battığında ise ey kavmim sizin ortak koştuklarınızdan ben uzağım / beriyim dedi, kesinlikle ben, yüzümü yönelip arayan / hanif bir şekilde semaların ve arzın yaratıcısına çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim dedi , kavmi onla uğraştı (Hacet / uğraşı) A llah konusunda hem de beni yola da iletmişken benimle mi uğraşıyorsunuz dedi , O’na orta k koştuklarınızdan korkmam ancak Rabbim isterse eğer, bir şey yapabilirler, Rabbim de bilgisiyle / ilmen her şeyi kuşatır / kapsar, hâlâ düşünmeyecek misiniz? Allah’a Ortak koştuklarınızdan haklarında herhangi bir delil de inmemişlerden sizler bile korkmuyorsunuz ki ben nasıl korkayım , eğer biliyorsanız hangi bölüm / hangi fırka gerçekten güvendedir / imandadır? İman edenler ve imanlarına zulmü giydirmeyenler, işte bunlar emniyettedirler ve yola iletilmişlerdir / yola girmişlerdir. Bu bizim kanıtımız / deli limizdir, onu İbrahim ’e kavmi için verdik , isteğimiz kişinin derecesini yükseltiriz muhakkak ki Rabbin yargıçtır / hâkimdir, bilgedir / alimdir. Ona İshak ve Yakub ’u hibe ettik, hepsi de yola iletilmişti , önceden Nuh’u da soyunu da / zürriyetini de yola ilettik, Davud’u Süleyman’ı ve Eyyub’u da Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da ve işte böyle, güzel davrananları karşılıklandırırız, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas (Harun’un kardeşinin oğlu- yeğeni) hepsi Islah edici idi / Salih idi, İsmail, Elyas, Yunus ve Lut hepsini alemlerden üstün kıldık / faziletli kıldık ve Babalarından soylarından ve kardeşlerinden de onları seçtik ve doğru yola ilettik , bu Allah’ın yola iletmesidir, kullarından istediğini yola iletir, eğer onlar şirk koşsalardı, yaptıkları ne olursa olsun boşa giderdi, işte onlar kendilerine kitap , hüküm ve nebilik / bildiricilik verdiklerimiz eğer onları / nebileri inkâr ederlerse, kesin olan şu ki biz onları / nebileri, yok saymayan bir kavmin vekili yaparız. İşte onlar Allah’ın yola ilettikleridir, onlar hidayet olurlarken yanlarında sen de uy ve sizden bir ücret sual etmiyorum bu sadece alemlere bir hatırlatmadır de.
İşte bunlar Allah’ın hidâyet ettiği kimselerdir. O halde sen de onların hidâyetlerine uy. De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemlere bir öğütten başka bir şey değildir.”
İşte onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece alemlere bir öğüttür."
İşte onlar, Allah'ın rehber /kitap verdiği kimselerdir. Sen de onların rehberine /kitaplarına uy dipnot 1 . De ki: "Ben yaptığım bu iş için sizden bir karşılık beklemiyorum. O, alemler dipnot 2 için sadece bir öğüt ve akılda tutulması gereken bilgidir!"
Bunlar, Allah'ın yola gelmiş saydığı kimselerdir; sen de onların yoluna gir. De ki "Ben Kur'an'ı tebliğe karşılık sizden bir karşılık beklemiyorum. O, herkes için sadece bir öğüt ve doğru bilgidir, o kadar."
Onlar, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen onların yoluna tabi ol ve “Ben, sizden bir ücret istemiyorum” de. “Bu sadece, alemlere bir uyarı/öğüttür."
Onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Bu nedenle sen de onların yoluna tabi ol ve "Ben, sizden bir ücret istemiyorum" de, "bu sadece, toplumlar için bir uyarı/öğüttür."
İşte böyleleri, Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O sadece alemlere bir öğüttür."
These are they whose hearts have been touched with the divine hand; they proved to be worthy of Allah's grace and prerogatives. Therefore, take them O Muhammad as a guide, follow their example and espouse their opinions. And say to your people: " I do not charge you a price for imparting to you Allah's revelations or disclosures, wisdom or practical divinity; the Quran - is simply the fountain - head of all truth that puts mankind in mind of reality".
Those were the people God guided, ‘[Prophet], follow the guidance they received.’ Say, ‘I ask no reward for it from you: it is a lesson for all people.’
Those were the (prophets) who received Allah's guidance: Copy the guidance they received; Say: "No reward for this do I ask of you: This is no less than a message for the nations."
(O Muhammad!) Those are the ones Allah guided to the right way. Follow, then, their way, and say: 'I ask of you no reward (for carrying on this mission); it is merely an admonition to all mankind.'
They are the ones Allah has guided, so be guided by their guidance. Say, ‘I do not ask you for any wage for it. It is simply a reminder to all beings.’
They are those whom Allâh had guided. So follow their guidance. Say: "No reward I ask of you for this (the Qur’ân). It is only a reminder for the ‘Âlamîn (mankind and jinn)."
They are the ones whom Allah has guided. So follow their guidance. Say, ‘I do not ask you any recompense for it. It is just an admonition for all the nations.’
It is these whom Allâh has guided; so follow their guidance. Say, `I ask you no reward for bringing this (guidance). This is nought but a reminder for all mankind.
Those are they whom God has guided; so follow their guidance. Say: 'I ask of you no wage for it; it is but a reminder unto all beings.'
The above mentioned were guided the same way that you (Mohammad/ Muslims) will be guided. O Mohammad, Say: "I am not going to charge you anything for this [service of] guidance of yours. This is a universal gift of the Lord (to whoever who wants to accept it.)"
It is these that God hath guided, and by their guidance be thou led. Say, 'I will not ask you for it a hire: it is naught save a reminder to the worlds.'
These are the ones guided by God; so let their guidance be an example. Say, "I do not ask you for a wage; this is but a reminder for the worlds."
These it is whom Allah guide aright, so follow thou their guidance. Say, 'I ask not of you any reward for it. This is naught but an admonition for all mankind.'
It is these that Allah hath guided, and by their guidance be you led. Say (O Muhammad), "I ask of you no fee for it. Lo! It is naught save a reminder to the worlds."
Those are they whom Allah has guided; so emulate their guidance. Say, "I do not ask you (any) reward for it; decidedly it is (nothing) except a Reminding to the worlds."
Those are they whom Allah guideth, so follow their guidance. Say (O Muhammad, unto mankind): I ask of you no fee for it. Lo! it is naught but a Reminder to (His) creatures.
Those were the people who were guided by God; so follow their way. Say: "I ask no recompense of you for this. It is but a reminder for all the people of the world."
to those whom God has guided. Follow, then, their guidance, [and] say: "No reward do I ask of you for this [truth]: behold, it is but an admonition unto all mankind!"
These ˹prophets˺ were ˹rightly˺ guided by Allah, so follow their guidance. Say, "I ask no reward of you for this ˹Quran˺—it is a reminder to the whole world."
These are the ones guided by God; so let their guidance be an example. Say: "I do not ask you for a wage; this is but a reminder for the worlds."
These are the ones guided by GOD; you shall be guided in their footsteps. Say, "I do not ask you for any wage. This is but a message for all the people."
Those are the ones whom Allah has guided, so from their guidance take an example. Say, "I ask of you for this message no payment. It is not but a reminder for the worlds."
Those are they whom God has guided; so follow thou their guidance. Say thou: “I ask of you for it no reward; it is only a reminder to all mankind.”
Those were the ones guided by Allah, so follow their guidance. Say, (O Messenger), "I ask of you no wage for this. This (Guidance in the Qur'an) is but a Reminder to all nations."
These were the (prophets) who received the guidance from Allah: Copy the guidance they received; Say: "I do not ask from you any reward for this: This is not less than a Message for (all the creations of) the worlds. "
Those are the people whom Allah has guided. So, it is their guidance that you should follow. Say, "I ask you no reward for it. It is nothing but an advice for all the worlds."
These are the ones guided by God; so let their guidance be an example. Say: "I do not ask you for any wage; this is but a reminder for the worlds."