En'âm suresi

En'âm suresi, 23. ayet

En'âm suresi, 23. ayet. ثُمَّ لَمْ تَكُن فِتْنَتُهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ وَٱللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ

ŝümme lem tekün fitnetühüm illâ en ḳâlû vellâhi rabbinâ mâ künnâ müşrikîn.

Diyanet İşleri

Sonunda onların manevraları, "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz (O'na) ortak koşanlar değildik" demelerinden başka bir şey olmayacaktır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 20–26 · surenin 23. ayeti / 165

Konu Mahşerdeki itiraflar; dünya hayatı oyun ve eğlencedir En'âm 21–32 3

  1. En'âm 20

    Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

  2. En'âm 21

    Kim Allah'a karşı yalan uydurandan, ya da O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalimdir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez.

  3. En'âm 22

    Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah'a ortak koşanlara, "Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?" diyeceğimiz günü hatırla.

  4. 23

    Sonunda onların manevraları, "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz (O'na) ortak koşanlar değildik" demelerinden başka bir şey olmayacaktır.

  5. En'âm 24

    Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve iftira edip durdukları şeyler (uydurma ilahları) onları nasıl yüzüstü bırakıp kayboluverdi?

  6. En'âm 25

    İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkar edenler, "Bu (Kur'an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil" derler.

  7. En'âm 26

    Onlar başkalarını ondan (Kur'an'dan) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helak ediyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “Onlar bir mazeret bulamayacaklar da” Yani bu soru ile sınanıp sorguya çekilince onların verecekleri cevap ancak şirk koştuklarını inkâr etmek ve müşrik olmadıklarına dair yemin etmek olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu imtihandan sonra sunmuş oldukları mazeretleri ancak ibadet ettikleri ilahlarından teberri etmeleri olacaktır. Yalan söyleyerek: "Vallahi Rabbimiz biz dünyada sana ortak koşanlar olmadık! Bilakis sana iman etmiştik ve seni birliyorduk! derler"

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. لَمْ lem
  3. تَكُن tekun kalmadığı kök: كون
  4. فِتْنَتُهُمْ fitnetuhum onların çareleri kök: فتن
  5. إِلَّآ illa başka
  6. أَن en
  7. قَالُوا۟ kalu demelerinden kök: قول
  8. وَٱللَّهِ vellehi Allah'a andolsun ki kök: اله
  9. رَبِّنَا rabbina Rabbimiz kök: ربب
  10. مَا ma
  11. كُنَّا kunna biz değildik kök: كون
  12. مُشْرِكِينَ muşrikine ortak koşanlar kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Şirk

    Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan üzücü…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Ortak kavram: Şirk

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Ortak kavram: Şirk

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki dipnot 1 biz ortak koşanlar değildik." demekten başka onların mazeretleri olmayacak.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da [vallâhi] şeklindeki tek yemin ifadesi buradadır; ancak bu da müşriklerin mahşer şartlarında yapacakları yalan yemin olarak gerçekleşecektir.

Mustafa İslamoğlu

Bunun ardından, "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, bizim amacımız O'na ortak koşmak değildi" demekten başka bir fitnelik düşünemeyecekler.

Muhammed Esed

Bunun üzerine, çaresiz bir şaşkınlık içinde, ancak, "Rabbimiz Allaha yemin ederiz ki Ondan başka bir şeye ilahlık izafe et(mek iste)medik!" diye(bile)ceklerdir.

Ahmed Hulusi

Onların: "Rabbimiz olan Allah'a yemin olsun ki biz müşriklerden olmadık" demeleri yanı sıra artık fitneleri olamaz!

Ali Bulaç

(Bundan) Sonra onların: "Rabbimiz olan Allah'a and olsun ki, biz müşriklerden değildik" demelerinden başka bir fitneleri olmadı (kalmadı.)

Ali Özek ve heyeti

Fakat onların (bu şirklerinin ve) fitnelerinin neticesi, "Rabbimiz olan Allah'a yemin ederiz ki, biz ortak koşanlardan değildik" demekten başka bir şey olmayacaktır.

Ali Rıza Safa

Sonra, şöyle demekten başka umarları kalmaz: "Efendimiz Allah'a yemin ederiz ki, ortaklar koşanlar arasında değildik!"

Bayraktar Bayraklı

Sonunda şunu söylemekten başka bahaneleri kalmaz: "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, ortak koşanlardan değildik."

Edip Yüksel

Onların tek savunması şu olacak: "Efendimiz ALLAH'a ant olsun ki biz ortak koşmadık."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların tek savunması şu olacak: 'Rabbimiz ALLAH'a andolsun ki biz ortak koşmadık.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra başka çare bulamayacaklar ve sadece şöyle diyecekler: "Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki, vallahi bizler Allah'a şirk koşanlar değildik."

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra başka fitnelik edemiyecekler sade şöyle diyecekler: Rabbimiz Allaha yemin ederiz: Vallahi bizler müşrik değil idik

Erhan Aktaş

Sonra başvurdukları fitne dipnot 1 "Rabb'imiz Allah'a ant olsun ki, biz Müşriklerden değildik." demelerinden başka bir şey olmadı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Samimiyet sınavı. İçine düştükleri durumu kurtarmak için uydurdukları mazeret.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra başvurdukları fitne dipnot 1 "Rabb'imiz Allah'a ant olsun ki, biz müşriklerden değildik." demelerinden başka bir şey olmadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Samimiyet sınavı. İçine düştükleri durumu kurtarmak için uydurdukları mazeret.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra başvurdukları fitne dipnot 1 "Rabb'imiz Allah'a ant olsun ki, biz müşriklerden değildik." demelerinden başka bir şey olmadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mazaret.

Gültekin Onan

(Bundan) Sonra onların: "Rabbimiz olan Tanrı'ya and olsun ki biz müşriklerden değildik" demelerinden başka bir fitneleri olmadı (kalmadı.)

Hasan Basri Çantay

(Bu sualden) sonra (guya kurtulabilmeleri için) onların (baş vuracakları) fitne: "Rabbimiz olan (Sen) Allaha andederiz ki biz eş tutanlardan değildik" dedelerinden başka (bir şey) olmadı (olmayacakdır).

İbni Kesir

Sonra onların sadece: Andolsun Allah'a ki, ey Rabbımız; bizler müşriklerden değildik, demelerinden başka çareleri kalmaz.

Mehmet Alagaş

(22-32) O gün hepsini toplayacağız, ortak koşanlara diyeceğiz ki nerede ortak koştuğunuzu iddia ettikleriniz? Sonra da onları ayrıştırıcı sınama konusu /fitne konusu yapmadık (Bir tarafta Allah diğer tarafta bunlar , hadi seçin bakalım demedik, bunlar Allah'ın bir tür alternatifi değildi ki) onlar Rabbimiz ancak Allah’tır dediler, biz ortak koşanlar değildik dediler (Peki siz değilseniz kim ortak koştu?) b ak, kendilerine nasıl da yalan söylüyorlar, iftira e ttikleri de onlardan saptı . Onlardan seni kim dinliyor ise biz onların kalplerine onu anlamamaları için siper yaptık, kulaklarına da tıpa. Her bir ayeti görseler dahi ona inanmazlar ve dahi sana geldiklerinde senle de mücadele ederler / cedelleşirler. Örtbas edenler / yok sayan kimseler / kafirler bu sadece evvelkilerin masallarıdır diyorlar. Ondan uzaklaştırıyorlar, kendileri de ondan uzak duruyorlar, böylece sadece kendilerini yok ediyorlar, bilincinde de / şuurunda da değiller , ateşe vakıf oldukları nda / ateş başında dikeldiklerinde hele onları bir görsen, derler ki yazıklar olsun bize ret edilirsek / geri döndürülürsek Rabbimizin ayetlerini yalanlamayalım ve iman edenlerden olalım, önceden gizledikleri nedir ortaya çıktı / belirdi, eğer ki tekrar döndürülseler yasaklanmış oldukları şeylerde yine döneklik ederlerdi /Âd ederlerdi. Onlar kesinlikle yalancıdır, yine derlerdi ki sadece dünya hayatımız var ve biz yeniden diriltilmeyeceğiz. Rablerinde dikeldiklerinde / vâkıf olduklarında onları bir görsen? Der ki bu gerçek değil mi? derler ki evet ve Rabbimi de gerçek. Yok saymanızdan / örtbas etmenizden dolayı azabı tadın der . Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, saat onlara ansızın / birden geldiğinde oradaki (yapmayıp) eksik bıraktıklarımız nedeniyle p işmanlık bize dediler. Onlar sırtlarında yüklerini taşıyorlar, ne kötü şey yükleniyorlar, dünya hayatı oyun ve eğlence den başka bir şey değildir, Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır, akletmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onların (bu imtihana) mazeretleri: "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, biz ortak koşanlar olmadık!" demekten başka bir şey olmayacaktır.

Süleyman Ateş

Sonra onların: "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz ortak koşanlar değildik." demelerinden başka çareleri kalmadığı (gün);

Süleymaniye Vakfı

Onları yakan şey dipnot 1 şu sözleridir: "Rabbimiz olan Allah'a yemin ederiz ki biz şirk koşan kimseler değildik dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır. İçinde oldukları durum, altın kaplamalı bir demirin ateşe sokulması gibi yalanlarını ortaya çıkardığı için kelimeye, "onları yakan şey" meali verilmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları sıkıntıya sokan şey (dünyadaki) şu sözleri olacaktır: "Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki bizler müşrik değiliz."

Şaban Britch

Sonra onların (bu fitneye) mazeretleri, "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, biz ortak koşanlar olmadık!" demekten başka bir şey olmadı.

Şaban Piriş

Fakat onların şaşkınlıkları ile (cevapları) "Rabbimize Vallahi, şirk koşanlardan değildik" demekten başka bir şey olmayacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda şunu söylemekten başka bahaneleri kalmaz: "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, biz, ortak koşanlar değildik."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Not knowing what to do nor which way to turn they shall say: "By Allah, our Creator, never did we incorporate with Allah other deities".

Abdul Haleem

they will only say, ‘By God, our Lord, we have not set up partners beside Him!’

Abdullah Yusuf Ali

There will then be (left) no subterfuge for them but to say: "By Allah our Lord, we were not those who joined gods with Allah."

Abul A'la Maududi

Then they will be able to play no mischief but will say (falsely): 'By Allah, our Lord, we associated none (with You in Your divinity).'

Aisha Bewley

Then they will have no recourse except to say, ‘By Allah, our Lord, we were not idolaters. ’

Al-Hilali & Khan

There will then be (left) no Fitnah (excuses or statements or arguments) for them but to say: "By Allâh, our Lord, we were not those who joined others in worship with Allâh."

Ali Quli Qarai

Then their only excuse will be to say, ‘By Allah, our Lord, we were not polytheists. ’

Amatul Rahman Omar

(On that Day) they would have no excuse, but that they would say, `By Allâh, Our Lord, we were never polytheists. '

Arthur John Arberry

Then they shall have no proving, but to say, 'By God our Lord, we never associated other gods with Thee. '

Bijan Moeinian

As they cannot come with any excuse, they will reply [as their last lie]: "By Lord we were never idol worshipers!"

E. Henry Palmer

Then they will have no excuse but to say, 'By God our Lord, we did not associate (others with thee)!'

Edip-Layth

Then, their only trial was to say, "By God, our Lord, we did not set up partners!"

George Sale

Then they will have no excuse save that they shall say, 'By Allah, our Lord, we were not idolaters. '

Hamid S. Aziz

Then they will have no excuse but to say, "By Allah our Lord, we did not associate gods with Allah!"

Mahmoud Ghali

Thereafter they will have no temptation (i. e., contention, subterfuge. Literally: their temptation will be (nothing) except that they (will) say, "By Allah, our Lord, in no way were we associators (of other gods with Allah)."

Marmaduke Pickthall

Then will they have no contention save that they will say: By Allah, our Lord, we never were idolaters.

Mohamed Ahmed - Samira

Then their excuse will be but to say: "By God our Lord, we were not idolaters. "

Muhammad Asad

Whereupon, in their utter confusion, they will only [be able to] say: "By God, our Sustainer, we did not [mean to] ascribe divinity to aught beside Him!"

Mustafa Khattab

Their only argument will be: "By Allah, our Lord! We were never polytheists."

Progressive Muslims

Then, their only excuse was to Say: "By God, our Lord, we did not set up partners!"

Rashad Khalifa

Their disastrous response will be, "By GOD our Lord, we never were idol worshipers.",

Sahih International

Then there will be no [excuse upon] examination except they will say, "By Allah, our Lord, we were not those who associated. "

Sam Gerrans

Then will their means of denial be but that they will say: “By God! Our Lord, we were not idolaters!”

Shabbir Ahmed

They will hardly have a response, but they will swear," By Allah, our Lord, we never were idolaters. "

Syed Vickar Ahamed

Then there will be (left) no escape for them except to say: "By Allah, our Lord, we were not those who joined in worship other gods with Allah. "

Taqi Usmani

Then, they will have no other mischievous move but that they will say, "By Allah, our Lord, we ascribed no partners to Allah."

The Monotheist Group

Then, their only excuse was to say: "By God, our Lord, we were not polytheists!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩