Bakara suresi · 222–228. ayetler

Ay hali, yeminler ve îlâ

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Bakara suresi, 222. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 222. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ

    Diyanet İşleri

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."

    Mehmet Okuyan

    Sana kadınların âdet hâlini soruyorlar. De ki: "O, bir sıkıntıdır. (Bu sebeple) adet hâlinde kadınlardan (cinsel olarak) uzak durun! Temizleninceye kadar onlara (cinsel olarak) yaklaşmayın! dipnot 1 Temizlendiklerinde (kan akışı durunca) Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın (yaklaşın)! Şüphesiz ki Allah tevbe edenleri de temizlenenleri de sever."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet regl (aybaşı) dönemlerindeki kadınlar için tek yasağın cinsel ilişki olduğunun, yasağın da kadınlara değil erkeklere hitaben belirlendiğinin delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sana kadınların ay hali hakkında soruyorlar. De ki: "O sıkıntı verici bir rahatsızlıktır: Ay hali sırasında kadınları (rahat) bırakın ve onlar temizleninceye kadar (cinsel) ilişkiye girmeyin! Temizlendikleri zaman, Allah'ın size emrettiği gibi yaklaşın!" Hiç kuşkusuz Allah özden tevbe edenleri sever, özden teminlenenleri de sever.

    Muhammed Esed

    Sana (kadınların) ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: "O bir zayıflık halidir. Bu yüzden, ay hali sırasında kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın; temizlendiklerinde ise Allah'ın emrettiği şekilde onlara yaklaşın." Doğrusu, Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri ve özlerini temiz tutanları sever.

    Ahmed Hulusi

    Sana kadınların aybaşı halinden soruyorlar. . . O sıkıntılı bir dönemdir. Kadınlarla, adet kanaması sürecinde, (kandan) temizleninceye kadar cinsel ilişkiye girmeyin. Temizlendikten sonra Allah'ın hükmettiği yerden yaklaşabilirsiniz. Allah kesinlikle yanlışlarından (dolayı) çok tövbe edenleri, çok arınanları sever.

    Ali Bulaç

    Sana 'kadınların aybaşı halini' sorarlar. De ki: "O, bir rahatsızlık (eza)dır. Aybaşı halinde kadınlardan ayrılın ve temizlenmelerine kadar onlara (cinsel anlamda) yaklaşmayın. Temizlendiklerinde, Allah'ın size emrettiği yerden onlara gidin. Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever."

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey Muhammed! Sana;) Hayızı (kadınların âdet halini) soruyorlar. (Onlara) de ki: O bir eza (rahatsızlık) dır. Bu sebeple âdet halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah çokça tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.

    Ali Rıza Safa

    Sana, aybaşı durumu hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Sıkıntılı bir dönemdir. Aybaşı durumu sırasında kadınlardan uzak durun ve temizleninceye değin onlara yaklaşmayın. Temizlendiklerinde, Allah'ın buyruk verdiği biçimde onlara yaklaşın!" Kuşkusuz, Allah, pişmanlık gösterenleri ve temizlenenleri sever. dipnot 40

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 40
      Kadınların aybaşı durumunda yalnızca eşeysel ilişki yasaklanmıştır. O durumdaki kadınlar için, Kur'an okumak, namaz kılmak, oruç tutmak, hac yapmak ve camilere girmek de içinde olmak üzere hiçbir yakarış yasaklanmamıştır. Ama ikiyüzlü din sömürgenleri, Tevrat ayetlerinden etkilenerek verdikleri uydurma fetvalarla, aybaşı durumunda yakarışta bulunmayı kadınlara yasaklamışlar ve kadınların yakarışlarını eksik bir biçimde sürdürmelerine neden olmuşlardır. Kadınların aybaşı durumu konusu, Tevrat,
      Levililer 15:19-24 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 15:19

      “ ‹Âdet gördüğü için kan kaybeden kadın yedi gün kirli sayılacak. Ona dokunan da akşama kadar kirli sayılacak.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ve 18:19 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Adet gördüğü için kan kaybeden kadın yedi gün kirli sayılacak; ona dokunan da akşama dek kirli sayılacaktır. Ayrıca, üzerinde yattığı veya oturduğu şeyler de kirli sayılacaktır. Kim kadının yatağına veya üzerine oturduğu herhangi bir şeye veya oturduğu şeyin üzerindeki herhangi bir eşyaya dokunursa, giysilerini yıkayacak, yıkanacak ve akşama dek kirli sayılacaktır. Adet gören kadının kirliliği, onunla yatan adama da bulaşır. Adam yedi gün kirli kalır ve yattığı yataklar kirli sayılır. Adet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın."

    Bayraktar Bayraklı

    Sana kadınların ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: "O bir eziyettir. Adet halinde kadınlardan uzak durunuz ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayınız; temizlendiklerinde ise Allah'ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşınız. Doğrusu, Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever."

    Edip Yüksel

    Sana aybaşı halini sorarlar: De ki: "O bir rahatsızlıktır. Aybaşı halinde olan kadınlarla cinsel ilişkiye girmeyin ve ondan kurtuluncaya kadar onlara yaklaşmayın. Kurtuldukları zaman ALLAH'ın size uygun gördüğü yerden onlarla cinsel ilişkide bulunun. ALLAH yönelenleri sever, arınanları sever." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran, kadınları korumak amacıyla, aybaşı halindeki kadınlarla sadece cinsel ilişkiyi yasaklar. Aybaşı halindeki kadınlar, salatı gözetmeli, oruç tutmalı, Kuran okumalıdır. TaHeRe kelimesi 3:55 ayetinde de "kurtulma" anlamında kullanılmıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana aybaşı halini sorarlar, De ki: 'O bir rahatsızlıktır. Aybaşı halinde olan kadınlarla cinsel ilişkiye girmeyin ve ondan kurtuluncaya kadar onlara yaklaşmayın. Kurtuldukları zaman ALLAH'ın size uygun gördüğü yerden onlarla cinsel ilişkide bulunun. ALLAH yönelenleri sever, arınanları sever.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana kadınların aybaşı adetlerinden soruyorlar. De ki: "O, bir eziyettir. Onun için adet günlerinde kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. İyice temizlendikleri vakit, Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah, çok tevbe edenleri de sever çok temizlenenleri de sever.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sana hayızdan da soruyorlar, deki o bir ezadır, onun için hayız zamanı kadınlardan çekilin ve temizlenene kadar onlara yanaşmayın, iyi temizlendiler mi o vakit Allahın emrettiği yerden onlara varın, her halde Allah çok tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever

    Erhan Aktaş

    Sana "Adet görme durumundan" soruyorlar. De ki: "O bir rahatsızlıktır." Kadınlar adet hali durumundayken onlardan uzak durun. Adet görme bitinceye kadar onlara yaklaşmayın. Adet hali bitince, onlara Allah'ın buyruğuna uygun şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tevbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kadının, adet görmesi sırasında namaz kılmasını, oruç tutmasını, Kur'an okumasını yasaklayan veya sakındıran hükümlerin Kur'an'la, dinle hiçbir ilgisi yoktur. Adet durumunda namazı terk etmek, oruç tutmamak ve Kur'an'ı okumamak, Kur'an'a dokunmamak; adet değilken bunları yapmamak kadar günah işlemek demektir. Bu kısıtlama kadının ömrünün dörtte birinin Kur'an'sız, namazsız ve oruçsuz geçmesi demektir ki bu büyük bir zulümdür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sana "adet görme durumundan" soruyorlar. De ki: "O bir rahatsızlıktır." Kadınlar adet hali durumundayken onlardan uzak durun. Adet görme bitinceye kadar onlara yaklaşmayın. Adet hali bitince, onlara Allah'ın buyruğuna uygun şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tevbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kadının, adet dönemi sırasında namaz kılmasını, oruç tutmasını, Kur'an okumasını yasaklayan veya sakındıran hükümlerin Kur'an'la, dinle hiçbir ilgisi yoktur. Adet durumunda namazı terk etmek, oruç tutmamak ve Kur'an'ı okumamak, Kur'an'a dokunmamak; adet halinde değilken bunları yapmamak kadar günah işlemek demektir. Bu, aynı zamanda kadının ömrünün dörtte birinin Kur'an'sız, namazsız ve oruçsuz geçmesi demektir ki bu, kadına karşı işlenen büyük bir zulüm ve sapkınlıktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sana "aybaşı halinden" soruyorlar. De ki: "O bir rahatsızlıktır." Aybaşı hali bitinceye kadar onlara yaklaşmayın. Aybaşı hali bitince, onlara Allah'ın buyurduğu şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tövbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kadının, aybaşı hali sırasında namaz kılmasını, oruç tutmasını, Kur'an okumasını yasaklayan veya sakındıran hükümlerin Kur'an'la, sünnetle, dinle hiçbir ilişkisi yoktur. Aybaşı halinde namazı terk etmek, oruç tutmamak ve Kur'an'ı okumamak, Kur'an'a dokunmamak; aybaşı hali olmadığı zamanlarda bunları yapmamak kadar günah işlemek demektir. Bu, aynı zamanda kadının ömrünün dörtte birinin Kur'an'sız, namazsız ve oruçsuz geçmesi demektir ki bu, kadına karşı işlenen büyük bir zulümdür ve dinde sapkınlıktır.

    Gültekin Onan

    Sana 'kadınların aybaşı halini' sorarlar. De ki: "O bir rahatsızlık (eza)dır. Aybaşı halinde olan kadınlardan ayrılın ve temizlenmelerine / ondan kurtuluncaya kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendiklerinde / Kurtuldukları zaman Tanrı'nın size buyurduğu yerden onlara gidin. Kuşkusuz Tanrı tevbe edenleri sever, temizlenenleri / arınanları da sever.

    Hasan Basri Çantay

    Sana kadınların ay haalini de sorarlar. De ki: "O bir ezadır (pislikdir). Onun için hayız zamanında kadınlar (ınızla cinsi münasebet) den ayrılın, temizlendikleri vakta kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiler mi o zaman Allahın size emretdiği yerden onlara gidin. Her halde Allah hem çok tevbe edenleri sever, hem çok temizlenenleri sever.

    İbni Kesir

    Sana adet halinden de soruyorlar. De ki: O, bir ezadır. Onun için adet halinde kadınlarınızdan ayrılın. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Şüphesiz ki Allah; hem çok tevbe edenleri sever, hem de çok temizlenenleri sever.

    Mehmet Alagaş

    (222-223) Sana hayızdan soruyorlar, o eziyettir de . Hayızlı iken kadınlardan ayrılın / uzaklaşın , onlara, temizlenecekleri zamana kadar yakınlaşmayın , ne zamanki temizlenirler, Allah’ın emrettiği taraftan onlara varın. Allah vazgeçenleri / tövbe edenleri sever, Allah temizlenenleri sever. Kadınlarınız sizin tarlanızdır, nasıl isterseniz o şekilde tarlanıza varın, kendiniz için bir şeyler sunun / takdim edin, Allah’tan sakının, şunu bilin ki muhakkak ki sizle r O’nunla buluşacaksınız, iman edenleri müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sana, kadınların aybaşı halinden soruyorlar. De ki: “O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple adet halindeyken kadınlardan uzak durun ve temizlenene kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman da Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın.” Şüphesiz Allah, daima tövbe edenleri sever ve temizlenenleri de sever.

    Süleyman Ateş

    Sana adet görmeden soruyorlar. De ki: "O eziyettir." Adet halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri sever.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana adet ve lohusalık hallerini dipnot 1 soruyorlar. De ki: "O haller bir sıkıntıdır, dipnot 2 adet ve lohusalık süresince karılarınızı rahat bırakın. (Kandan) arınıncaya kadar (cinsel ilişki için) onlara yaklaşmayın. İyice arındıklarında onlara Allah'ın emrettiği yerden yaklaşabilirsiniz. dipnot 3 Allah tövbe edenleri /dönüş yapanları sever, iyice temizlenenleri de sever."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap dilinde doğum yapmış kadına da hayızlı dendiği için (Mekayis) "el-mahid (المحيض)" kelimesi, hem adet hem lohusalık anlamına gelir. Bir rivayette Ümmü Seleme validemiz, Muhammed aleyhisselam ile birlikte ince bir örtünün altında yattığından söz ederken şu ifadeleri kullanmıştır: "(O anda) Birden hayız olduğumu fark ettim. Hemen yataktan sıyrılıp hayız elbisemi aldım ve giyindim. Resulullah (s.a.v.) 'Nifas mı oldun? (أنَفِسْتِ)' dedi. Ben de 'Evet!' dedim. Beni çağırdı ve (tekrar) örtünün altında beraber yattık." (Buhari, Hayz, 4) Rivayette de görüldüğü gibi adet anlamına gelen hayız ile lohusalık anlamına gelen nifas kelimeleri birbirlerinin yerine kullanılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada, adetli kadın ile ilgili olarak kullanılan eza (أذى) /sıkıntı kelimesi, Nisa 4/102. ayette, yağmurdan doğan sıkıntı anlamında kullanılmış, öyle bir sıkıntı yolculukta, düşman saldırısı tehlikesi altında dahi yaşansa namazın kısaltılmasına müsaade edilmiş ama kazaya bırakılmasına dahi izin verilmemiştir (Nisa 4/102-103).
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayet, adetli veya lohusa olan kadının namaz kılamayacağının delili sayılır. Halbuki buradaki yasak, sadece evli kadınların kocalarına konan cinsel ilişki yasağıdır. Dolayısı ile bu ayet, adetli veya lohusa olan kadının namaz kılamayacağının delili olamaz. Abdesti bozan şey, tuvalette yapılanlar olduğu için (Maide 5/6) adet ve lohusalık kanı abdesti de bozmaz. Elbiseye veya namaz kılınan yere bulaşan kanın namaza mani olacağının bir delili olmadığından böyle bir kadın, o kanın bulaştığı yeri temizlemeden namazını kılabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana kadınlardaki adet ve lohusalık kanamalarını dipnot 1 soruyorlar. De ki: "O bir sıkıntıdır." Kanama devam ederken onları rahat bırakın dipnot 2 , temizleninceye kadar da yaklaşmayın. (Adet kanı kesilip) Tertemiz olduklarında onlara Allah'ın size buyurduğu yerden varın. dipnot 3 Allah tevbe edenleri (hatasından tam olarak dönenleri) sever, temizlenenleri de sever.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet metninde geçen el-mahid (المحيض) , hem adet hem loğusalık anlamına gelir. Mucemu makayis'l-luğa'da şu ifadeler geçer:    يقال حاضَتْ السَّمُرَةُ إذا خرج منها ماءٌ أحمر. ولذلك سمِّيت النُّفَساء حائضاً، تشبيهاً لدمها بذلك الماء."Muz ağacından kırmızı su çıkınca حاضَتْ السَّمُرَةُ muz ağacı hayız oldu, denir. Kanının o suya benzemesi sebebiyle nifas olan kadına da haiz denir." Burada nifas ve hayız kelimeleri aynı anlamda kullanılmıştır. Ümmü Seleme, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte ince bir örtünün altında yattığından söz ederek şöyle dedi: Birden hayız olduğumu fark ettim. Hemen sıyrılıp hayız elbisemi aldım ve giyindim. " أنَفِسْتِ؟ Nifas mı oldun?" dedi. "Evet!" dedim. Beni çağırdı. Örtünün altında beraber yattık."(Buhari Hayz, 4) Hayız ve nifas yani adet ve loğusalık kelimelerinden biri diğerinin yerine kullanıldığı için ayete yukarıdaki anlam verilmiştir. Her ikisinde de kan rahimden gelir, her ikisi de kadınlara mahsus hallerdendir ve her ikisi de kadınlar için bir eziyettir. Kadınların adet ve lohusalık kanamaları Yahudi ve Arap tolumunda çok önemsenen bir husustu. Yahudilerde; adetli olan kadına dokunmama, oturduğu yere oturmama, kocasıyla aynı yatakta yatırmama, onunla aynı yere oturan kimseyi de kirli sayma şeklinde ağır hükümler yeralmaktaydı. Mekke toplumu da Yahudilerden etkilenerek aynı şeyleri uygulamaktaydı. Nebimize sormaları yeni gelecek olan hükümlerin neler olduğunu öğrenmek içindi. Ayette adet ve lohusa halinin eziyet olduğu tanımı yapılmaktadır. Eziyet bir hastalık değildir. Zira eziyet ve hastalık kavramları birbirinden farklı olup, "…Yağmurdan dolayı eziyet görür veya hasta olursanız, silahlarınızı bir yere koymanızda bir günah yoktur, ama tedbiri elden bırakmayın…"(Nisa 4/102)  ayette de ayrı ayrı ifadeler şeklinde kullanılmıştır. Dolayısıyla adetli olmak Kuran-ı Kerim'e göre bir hastalık değil bir sıkıntı ve eziyet halidir. Kadınları kendilerinden uzaklaştıran bir topluma Kuran-ı Kerim ile erkeklerin kadınlardan uzak durması emredilmiştir. Erkeklerin uzaklaşması durumu ise tamamen uzak durmak değil ayetin devamındaki Adet ve lohusalık kanamalarının sona erdiğinde "artık Allah'ın size buyurduğu yerden varın" ifadesinden anlaşıldığı üzere sadece cinsel ilişki yasağını göstermektedir. Cenab-ı Hakkın buyurduğu yerden ifadesi ise; cinsel ilişkinin oruç gecelerinde helal kılınması ile ilgili ayette geçen "onlarla birleşin ve Allah'ın sizin için yazdığını arayın"(Bakara 2/187) ifadesinden anlaşılmaktadır. Nitekim Allah'ın sizin için yazdığı ifadesinden çocuk sahibi olması arzusu ile ilişkiye girmekten bahsedildiği anlaşılmaktadır.  Bakara 222. Ayetin son kısmında "Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever" demesi ise bu yasakları çiğneyen kimseleri tevbe edip bir daha yapmamaya davet ediyor. Nebimiz adetli ya da lohusa durumunda yasağı çiğneyerek eşiyle ilişkiye giren bazı kimselere bir ya da yarım dinar sadaka verme cezası vermiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kadınlardan cinsel olarak uzak durma bir sonraki "temizleninceye kadar yaklaşmayın" ifadesiyle zaten emredilmektedir. Burada söz konusu olan, onları ruhsal olarak sıkıntıya sokacak davranışlardan uzak durmaktır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Dölyatağından yaklaşın,  "Allah'ın sizin için yazacağını (çocuk sahibi olmayı) isteyin."(Bakara 2/187)

    Şaban Britch

    Sana, kadınların adet halinden de soruyorlar. De ki: O bir ezadır, adet halinde iken kadınlardan uzak durun, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah, şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.

    Şaban Piriş

    Sana, kadınların adet halinden de soruyorlar. De ki: -O bir ezadır, adet halinde iken kadınlardan uzak durun, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah, şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sana adet halini de sorarlar. De ki: "O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah'ın emrettiği yerden onlara gidin." Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.

  2. Bakara suresi, 223. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 223. ayet. نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا۟ حَرْثَكُمْ أَنَّىٰ شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele.

    Mehmet Okuyan

    Kadınlarınız sizin için bir tarladır. dipnot 1 Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın! Kendiniz için (ileriye) hazırlık yapın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz siz O'na kavuşacaksınız. Müminleri (büyük ödülle) müjdele!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade ile kadın aşağılanmamış, aksine "insanın yaratıldığı öz" anlamında toprak benzetmesi ile yüceltilmiştir. İnsan kadında yaratılır; öyleyse kadın verimin, üretkenliğin ve değerin kaynağıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır; tarlanıza nereden, nasıl ve ne zaman isterseniz öyle varın! Fakat önce kendi canlarınız için bir hazırlık yapın! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve unutmayın ki, mutlaka O'na kavuşacaksınız! Artık sen de mü'minleri müjdele!

    Muhammed Esed

    Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde girin, ama önce kendi ruhlarınız için bir hazırlık yapın. Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki, O'na mutlaka kavuşacaksınız. Ve sen de (ey peygamber), imana erişenleri müjdele.

    Ahmed Hulusi

    Kadınlarınız sizin (evlat verecek) tarlanızdır. Ona göre, nasıl isterseniz öylece ekin tarlanızı. Nefsleriniz için geleceğe hazırlık yapın. Ve Allah'tan korunun ve iyi bilin ki, O'na kavuşacaksınız. İman edenlere müjdele!

    Ali Bulaç

    Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar) takdim edin. Allah'tan korkup sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İman edenlere müjde ver.

    Ali Özek ve heyeti

    Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (gelecekte faydasını göreceğiniz iyi amellerle) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele!

    Ali Rıza Safa

    Kadınlarınız, sizin ekinliğinizdir; ekinliğinize istediğiniz gibi yaklaşın. Kendi benlikleriniz için hazırlık yapın ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Çünkü iyi bilin ki, kesinlikle O'na kavuşacaksınız; inananlara, sevinçli haberi ver.

    Bayraktar Bayraklı

    Eşleriniz sizin için ürün veren topraktır. Öyleyse, toprağınızı dilediğiniz gibi işleyin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'tan sakının; bilin ki siz Allah'a kavuşacaksınız. Müminleri müjdele!

    Edip Yüksel

    Kadınlarınız, tohum ektiğiniz tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. Gerçeği onaylayanlara müjde ver. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Cinsel ilişkinin pozisyonu konusunda sınırlama koymayan bu ayet, kadını tohumların ekildiği tarlaya benzeterek dolaylı olarak anal ilişkiyi dışlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. İnananlara müjde ver.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve herhalde onun huzuruna varacağınızı bilin! Sen müminleri müjdele!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    kadınlarınız sizin için bir harsdir, o halde harsinize nasıl isterseniz varın ve kendileriniz için ileriye hazırlık yapın ve Allahdan korkun ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin, müjdele mü'minlere

    Erhan Aktaş

    Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir dipnot 1 . O halde, ürün vereninize dipnot 2 istediğiniz gibi varın. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve Mü'minleri müjdele.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde; ayette yer alan "harsun" kelimesine, "tarla" anlamı verilerek, "kadınlar sizin tarlanızdır" denmektedir. Bu anlam doğru değildir. "Harsun" kelime olarak, ekin/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için "ürün veren kimselerdir" anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. "Harsun" kelimesi 42:20. ayette de ekin/kazanç anlamında geçmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kadınlarınıza.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir. dipnot 1 O halde, ürün vereninize dipnot 2 istediğiniz gibi varın. dipnot 3 Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde; ayette yer alan "harsun" sözcüğüne, "tarla" anlamı verilerek, "Kadınlar sizin tarlanızdır" denmektedir. Bu anlam doğru değildir. "Harsun" sözcük olarak, ekin/mahsul/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için "ürün veren kimselerdir" anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. "Harsun" sözcüğü Şura Suresi,
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette de geçmektedir. Burada da ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir: "Kim Ahiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona da ondan arttırırız. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur."(42:20).
    3. metne dön, dipnot 3
      Kadınlarınıza.
    4. metne dön, dipnot 4
      "İstediğiniz gibi varın" deyimi ile kesinlikle kadının cinsel organından başka bir şey kastedilmemektedir. Ürün veren olarak tanımlanan kadınla cinsel ilişki, sadece ürün veren cinsel organı ile olabilir. Bunun dışındaki her türlü ilişki fıtrata ve işin doğasına aykırı bir sapıklıktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir. dipnot 1 O halde, kadınlarınızla istediğiniz gibi ilişkiye girin. Kendiniz için önceden iyi şeyler hazırlayın. Allah'a karşı takvalı dipnot 2 olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde; ayette yer alan "harsun" sözcüğüne, "tarla" anlamı verilmektedir; "Kadınlar sizin tarlanızdır" denmektedir. Bu anlam doğru değildir. "Harsun" sözcük olarak, ekin/mahsul/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için "ürün veren kimselerdir" anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. "Harsun" sözcüğü Şura Suresi, 20. Ayette de geçmektedir. Burada da ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir: "Kim Ahiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona da ondan arttırırız. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur."(26/Şura, 20).
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uymak suretiyle; o buyrukları kendisine koruyucu yapıp, onlarla kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya, güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Kadınlarınız sizin (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için [geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar] takdim edin. Tanrı'dan korkup sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İnançlılara müjde ver.

    Hasan Basri Çantay

    Kadınlarınız sizin (evlad yetişdiren) tarlanızdır. O halde tarlanıza, dilediğiniz gibi, gelin. Kendiniz için önden (iyi ameller) gönderin (hayırlı evladlar yetişdirin). Bir de Allahdan korkun ve bilin ki her halde siz ona kavuşacaksınız. iman edenlere müjdele.

    İbni Kesir

    Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Ve kendiniz için önceden iyi ameller gönderin. Bir de Allah'tan korkun. Ve bilin ki; siz, şüphesiz O'na kavuşacaksınız. İman edenleri müjdele.

    Mehmet Alagaş

    (222-223) Sana hayızdan soruyorlar, o eziyettir de . Hayızlı iken kadınlardan ayrılın / uzaklaşın , onlara, temizlenecekleri zamana kadar yakınlaşmayın , ne zamanki temizlenirler, Allah’ın emrettiği taraftan onlara varın. Allah vazgeçenleri / tövbe edenleri sever, Allah temizlenenleri sever. Kadınlarınız sizin tarlanızdır, nasıl isterseniz o şekilde tarlanıza varın, kendiniz için bir şeyler sunun / takdim edin, Allah’tan sakının, şunu bilin ki muhakkak ki sizle r O’nunla buluşacaksınız, iman edenleri müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kadınlar sizin tarlanızdır, o halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için ileriye yönelik hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve O’na kavuşacağınızı bilin. Müminlere müjde ver.

    Süleyman Ateş

    Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.

    Süleymaniye Vakfı

    Kadınlarınız sizin için bir ekim yeridir. Ekim yerinize istediğiniz şekilde yaklaşabilirsiniz, dipnot 1 kendiniz için ön hazırlık yapın. dipnot 2 Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve onun huzuruna varacağınızı bilin. Bunu inananlara müjdele. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ekim yeri, ürün alınan yer yani döl yatağıdır. Kadının ürünü, doğuracağı çocuktur. Döl yatağından olmak şartıyla eşi onunla ilişkiye girilebilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kadınlar, talep edilen konumdadır (Al-i İmran 3/14). Karı-koca ilişkileri ile ilgili ayetlerde emrin kocaya verilmesi (Bakara 2/187, Nisa 4/19), kocanın karısını cinsel ilişkiyi talep eder hale getirmesi gerektiğini gösterir. Bunu göremeyen erkekler, eşlerinin kendilerine soğuk davrandığından şikayet ederler.
    3. metne dön, dipnot 3
      Güncel Tevrat meallerine göre adetli ve lohusa kadın kirlidir, kanaması bitip üzerinden yedi gün geçmedikçe dokunduğu ve üstüne oturduğu her şey kirlenir. Ona veya onun dokunduğu şeylere dokunan da akşama kadar kirli kalır. O kadınla cinsel ilişki haramdır (
      Levililer 15/19-33 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 15:19

      “ ‹Âdet gördüğü için kan kaybeden kadın yedi gün kirli sayılacak. Ona dokunan da akşama kadar kirli sayılacak.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ). Bir üst ayetteki soru, bundan dolayı sorulmuş olmalıdır. Bu ayetler inince nebimiz şöyle demiştir: "Cinsel ilişki dışında her şeyi yapabilirsiniz." (Müslim, Hayz, 16-302, Ebu Davud Taharet, 258). Adet ve lohusalık, namaza ve oruca engel değildir. Çünkü yeme içme ve cinsel ilişki dışında orucu bozan bir şey yoktur (Bakara 2/187). Adet bunlardan hiçbirine girmez. Kur'an'ın namazla ilgili emirlerinde de kadın erkek ayrımı yoktur. Abdest, kişinin kendini rahat hissettiği bir yerde ön ve arka bölgeden çıkan; idrar, büyük abdest ve yellenme ile bir de cünüplükle bozulur (Maide 5/6). Adet veya lohusalığın bunlarla bir ilgisi yoktur. Adet ve lohusalık kanının abdesti bozduğunu gösteren bir ayet veya sahih bir hadis de yoktur. Adeti ve lohusalığı biten kadının yıkanmasına dair bir emir de bulunmamaktadır. Bu ayetin sonundaki 'Allah tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever' ifadesi, hem erkek hem de kadına hitap ettiği için adet veya lohusalık döneminde karı-koca ilişkisi olmuşsa her ikisi de tövbe edip manevi yönden temizlenmelidirler. Dolayısıyla ayetin "temizlenenleri sever" bölümü de adetli kadının ibadet için adet kanından temiz olması gerektiğine delil getirilemez. Bir de öncesinde tövbeden bahsedildiği için buradaki temizliğin günahtan temizlenme olduğu açıktır. Ayrıca bu ayet, sadece evli olanlara hitap eder. Halbuki bekar ve dul kadınlar da adet görürler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kadınlarınız sizin için ekim yeridir. Ekim yerinize hoşunuza giden şekilde varın, dipnot 1 kendiniz için ön hazırlık yapın. Allah'tan çekinerek korunun ve bilin ki O'nun huzuruna çıkarılacaksınız. Bunu (bu iyileştirmeyi), inananlara müjdele. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ekim yeri, ürün alınan yerdir. Dölyatağından olmak şartıyla hoşa giden şekilde ilişkiye girilebilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tevrat'a göre adetli ve lohusa kadın kirlidir, kanaması bitip üzerinden yedi gün geçmedikçe dokunduğu ve üstüne oturduğu her şey kirlenir. Ona veya onun dokunduğu şeylere dokunan da akşama kadar kirli kalır. O kadınla cinsel ilişki haramdır (Levililer 15/1933, 18/19). Bu ayetler, bu konuda sorulan sorulara cevap olarak inince Nebimiz: "Onlarla aynı evde bulunun, ilişki dışında her şeyi yapın (Tahavi, Ahkam'ul-Kur'an)." dedi. Ayete göre bu sadece bir sıkıntıdır. Sıkıntı da namaza engel değildir. "Müminler! Sarhoşsanız, ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın."   (Nisa 4/43) buyurulması namazla ilgili tek yasağın sarhoşluk olduğunu gösterir. Orucu bozan yeme içme ve cinsel ilişkinin de adet görme ile bir ilgisi yoktur. Bu yüzden Adetli kadın, namazını kılmalı ve orucunu tutmalıdır. Bu konuda yasak koyan mezhepler, önceki durumdan etkilenmiş olabilirler.

    Şaban Britch

    Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve Allah’tan korkun ve O’na kavuşacağınızı bilin, müminlere müjdele!

    Şaban Piriş

    Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın. Ve Allah'tan korkun ve O'na kavuşacağınızı bilin, bunu müminlere müjdele!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Öz benlikleriniz için önceden bir şeyler gönderin. Allah'tan korkun ve bilin ki, O'na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.

  3. Bakara suresi, 224. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 224. ayet. وَلَا تَجْعَلُوا۟ ٱللَّهَ عُرْضَةً لِّأَيْمَٰنِكُمْ أَن تَبَرُّوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَتُصْلِحُوا۟ بَيْنَ ٱلنَّاسِ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Yeminlerinizden dolayı iyilik etmenize, O'na karşı takvâlı (duyarlı) olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın! dipnot 1 Allah duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet her türlü iyiliği kapsamakta olup, önceden edilmiş yeminlerin iyilik yapmaya engel olmadığını hükme bağlamaktadır. Yanlış yeminlerin bozulması gerektiği Tahrîm 66:2'de de yer almaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah adına ettiğiniz yeminler, erdemliliğe, sorumluluğun gereğini yerine getirmeye ve insanlar arası barışın sağlanmasına engel teşkil etmesin! Allah her şeyi işitir, tarifsiz bilir.

    Muhammed Esed

    Allah adına yaptığınız yeminler, erdemliliğe, Allah'a karşı sorumluluk bilincine ve insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Zira Allah, her şeyi duyan, her şeyi bilendir.

    Ahmed Hulusi

    Allah adına yaptığınız yeminler; iyilik yapmak, korunmak, insanlar arasını düzeltmek gibi konularda size engel olmasın. Allah Semi'dir, Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın. Allah işitendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Yeminlerinizden dolayı , iyilik etmenize, O'ndan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı (O'nun adını) engel kılmayın. Allah, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a yaptığınız yeminleri, erdemli davranmanıza, sorumluluk bilincine erişmenize ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah adına yaptığınız yeminleri, iyilik yapmanıza, takvaya ve insanlar arasında barışı gerçekleştirmenize engel kılmayın. Zira Allah, her şeyi duyandır; her şeyi bilendir.

    Edip Yüksel

    Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin. ALLAH İşitir, Bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin. ALLAH İşitir, Bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de sözünüzde durmanız, takva sahibi olmanız ve insanların arasını düzeltmeniz için Allah'ı yeminlerinize hedef edip durmayın. Allah, herşeyi işiten, herşeyi bilendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de sözünüzde durmanız ve mütteki olmanız ve nasın arasını düzeltmeniz için Allahı yeminlerinize hedef veya siper edip durmayın

    Erhan Aktaş

    Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Gültekin Onan

    Bir de yeminlerinizi bahane ederek, iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Tanrı'yı engel kılmayın. Tanrı işitendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Allahı, yeminlerinizden dolayı, iyilik etmenize, (fenalıkdan) sakınmanıza, insanların arasını bulmıya engel yapmayın. Allah (her şey'i) hakkıyle işidici, kemaliyle bilicidir.

    İbni Kesir

    Yeminlerinizde; Allah'ı iyilik etmenize, fenalıktan sakınmanıza ve insanların arasını bulmaya engel yapmayın. Allah Semi'dir, Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (224-225) İyilik, takva ve insanların arasını onarma konularında yeminlerinizde Allah’ı kalkan yapmayın / onun arkasına sığınmayın. (Vallahi şu camiye gitmeyeceğim, onların arasını asla düzeltmeyeceğim gibi yeminler etmeyin) Allah işitendir, bilendir. Allah, karşılığında bir şey olmayan yeminlerden / amaçsız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz ve fakat kalplerinizin kazandığı / bir amacı olan yeminlerden sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, uysal davranandır / Hilm sahibidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah adına yaptığınız yeminlerinizi iyilik etmeye, günahlardan uzak durmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel yapmayın. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.

    Süleyman Ateş

    Allah'ı,yemin(ettiğiniz iş)lerinize (yani) iyilik etmenize, (kötülüklerden) korunmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. Allah, işitendir, bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Yeminlerinizde Allah'ı, erdemli davranmanıza, yanlışlardan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. dipnot 1 Allah daima dinleyen ve bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, yeminlere uymayı emretmiş ama yeminin erdemli davranmaya, yanlışlardan sakınmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel kılınmasını yasaklamıştır (Nahl 16/91-94). Allah, Nebimizin yaptığı böyle bir yemini bozmasını emretmiştir (Tahrim 66/1-2). Nebimizin şöyle dediği rivayet edilir: "Günaha yemin edenin yemini, yemin değildir. Akraba ile ilişkiyi kesmeye yemin edenin yemini de yemin değildir." (Ebu Davud, Talak 7). "Bir konuda yemin eder, sonra başkasını hayırlı görürsen, yeminini boz, keffaretini ver ve hayırlı gördüğüne yönel." (Buhari, Eyman, 1). Yeminini bozan kişinin keffareti de Maide 5/89'da anlatılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaptığınız yeminlerde, Allah'ı, iyilik yapmanıza, takvanıza (kendinizi korumanıza) ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. dipnot 1 Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah Teala, Nebimizin yaptığı böyle bir yemini bozmasını emretmiştir. "Ey Nebi! Allah'ın özel olarak sana helal kıldığını, neden kendine haram kılıyorsun? Eşlerinin gönlünü etmeye çalışıyorsun. Neyse ki Allah bağışlar, ikramı boldur.Allah, bu tür yeminlerinizi bozmayı size farz kılmıştır. Allah, sizin en yakınınızdır. Her şeyi bilen ve bütün kararları doğru olan O'dur." (Tahrim 66/1-2) Nebimiz şöyle demiştir:"Günaha yemin edenin yemini, yemin değildir. Akraba ile ilişkiyi kesmeye yemin edenin yemini de yemin değildir." (Ebu Davud, Talak 7, Hadis No 2191) "Bir konuda yemin eder, sonra başkasını hayırlı görürsen, yeminini boz, kefaretini ver ve hayırlı gördüğüne yönel." (Buhari, Eyman, 1)

    Şaban Britch

    Allah adına yaptığınız yeminlerinizi iyilik etmeye, günahlardan uzak durmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel yapmayın. Allah, her şeyi işitendir, bilendir.

    Şaban Piriş

    Yeminleriniz sebebiyle iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını bulmanıza Allah'ı engel kılmayın. Allah, her şeyi işitendir, bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İyilik etmenize, takvaya sarılmanıza, insanlar arasında barışı kurmanıza engel yapmak üzere Allah'ı yeminlerinize siper haline getirmeyin. Allah, her şeyi duyar, her şeyi bilir.

  4. Bakara suresi, 225. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 225. ayet. لَّا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغْوِ فِىٓ أَيْمَٰنِكُمْ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah, çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

    Mehmet Okuyan

    Allah yeminlerinizdeki boş sözlerle ilgili (kasıtsız yeminlerinizden) sizi sorumlu tutmaz. Ancak kalplerinizin kazandıklarıyla (kasıtlı yeminlerinizden) sorumlu tutar. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Mâide 5:89.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah, düşünmeden yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin aldığı tavırdan sorumlu tutacaktır; ama Allah tarifsiz bağışlayandır, cezalandırmadan önce fırsat tanıyandır.

    Muhammed Esed

    Allah, düşünmeden yapmış olduğunuz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmayacak, ama kalplerinizin (ihtirasla) arzuladıklarından sorumlu tutacaktır: Allah, çok affedicidir, çok tahammül (hilm) sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Allah bilmeyerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Fakat kalplerinizin (bilincinizin, haddi aşan) getirisinden sorumlu tutar. Allah Ğafur'dur, Haliym'dir.

    Ali Bulaç

    Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemelerinizden, boş, amaçsız sözler'den dolayı sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah sizi kasıtsız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Lâkin kalplerinizin kasdettiği yeminden sorumlu tutar. Allah, Gafûr'dur, Halîm'dir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, düşünmeden ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Fakat yüreklerinizden geçenlerden sorumlu tutar. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Hoşgörülüdür.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, düşünmeden yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz; ama kalplerinizin eylemlerinden sorumlu tutar. Allah, çok affedicidir;yumuşak davranandır.

    Edip Yüksel

    ALLAH yaptığınız kasıtsız yeminlerinizden sizi sorumlu tutmaz; ancak kalbinizdeki gerçek niyetinizden sorumlu tutar. ALLAH Bağışlayandır, Şefkatlidir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH yaptığınız kasıtsız yeminlerinizden sizi sorumlu tutmaz; ancak kalbinizdeki gerçek niyetinizden sorumlu tutar. ALLAH Bağışlayandır, Şefkatlidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah, sizleri ağız alışkanlığıyla yaptığınız yeminlerden dolayı cezalandırmaz. Ancak gönüllerinizin bilinçli yaptığı yeminlerden sorumlu tutar. Allah, çok bağışlayıcı, çok halimdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah sizi yeminlerinizde bilmiyerek ettiğiniz -lağıv- le mü'ahaze etmez ve lakin kalblerinizin irtikab ettiği yeminlerle mü'ahaze eder ve Allah gafurdur, halimdir

    Erhan Aktaş

    Allah, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak, kasıtlı yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar. Allah; Çok Bağışlayan'dır, Çok Hoşgörülü'dür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak, kasıtlı yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar. Allah; Çok Bağışlayan'dır, Çok Hoşgörülü'dür.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak, kasıtlı yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar. Allah; Çok Bağışlayan'dır, Çok Hoşgörülü'dür.

    Gültekin Onan

    Tanrı sizi yeminlerinizdeki 'rasgele söylemelerinizden, boş, amaçsız sözler'den dolayı sorumlu tutmaz; ancak kalplerinizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar. Tanrı, bağışlayandır, yumuşak davranandır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah, sizi yeminlerinizdeki "lağv" dan dolayı sorumlu tutmaz. Fakat sizi kalplerinizin azmetdiği yeminler yüzünden muaahaze eder. Allah çok yarlığayıcıdır, halimdir (kullarının günahı sebebiyle azıklarını da kesici değildir).

    İbni Kesir

    Yeminlerinizdeki lağvden dolayı Allah, sizi sorumlu tutmaz. Ancak kalblerinizin kazandığı şeyden dolayı sizi sorumlu tutar. Allah Gafur'dur, Halim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (224-225) İyilik, takva ve insanların arasını onarma konularında yeminlerinizde Allah’ı kalkan yapmayın / onun arkasına sığınmayın. (Vallahi şu camiye gitmeyeceğim, onların arasını asla düzeltmeyeceğim gibi yeminler etmeyin) Allah işitendir, bilendir. Allah, karşılığında bir şey olmayan yeminlerden / amaçsız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz ve fakat kalplerinizin kazandığı / bir amacı olan yeminlerden sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, uysal davranandır / Hilm sahibidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden dolayı sorumlu tutmaz. Lâkin kalplerinizin kasıtlı yaptığı yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok şefkat ve merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Allah sizi, yaptığınız kasıtsız yeminlerinizden sorumlu tutmaz; fakat kalblerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, halimdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, kasıtsız olarak ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz; ama kalpten, kasıtlı olarak ettiğiniz yeminlerden sorumlu tutar. dipnot 1 Allah çok bağışlayan ve pek yumuşak davranandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, boş bulunarak yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ama bilinçli olarak yaptıklarınızdan sorumlu tutar. Çokça bağışlayan ve yumuşak davranan Allah'tır.

    Şaban Britch

    Allah, sizi kasıtsız (olarak yaptığınız) yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok şefkat ve merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    Allah, sizi kasıtsız (olarak yaptığınız) yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok şefkat, merhamet edendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah sizi, dil sürçmesi sonucu lağv olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz; ama O sizi kalplerinizin kazandığından hesaba çeker. Allah Gafur'dur, çok affeder; Halim'dir, çok yumuşak davranır.

  5. Bakara suresi, 226. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 226. ayet. لِّلَّذِينَ يُؤْلُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ تَرَبُّصُ أَرْبَعَةِ أَشْهُرٍ فَإِن فَآءُو فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Kadınlarına îlâ'da dipnot 1 bulunanların dört ay beklemesi gerekir. (Bu sürede hanımlarına) dönerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Îlâ,] Araplar arasında bilinen "evli bir erkeğin eşine yaklaşmamaya yemin etme geleneği"dir.

    Mustafa İslamoğlu

    Hanımlarına yaklaşmamaya yemin edenlere dört ay bekleme süresi vardır. Şayet dönerlerse, iyi bilsinler ki Allah tarifsiz bağış, eşsiz merhamet sahibidir.

    Muhammed Esed

    Eşlerine yaklaşmayacaklarına dair yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır; şayet (yeminlerinden) dönerlerse, unutmayın ki Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Karılarına yaklaşmama yemini edenlere dört ay bekleme vardır. Şayet bu süre içinde yeminlerinden dönerlerse, muhakkak Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Kadınlarından uzaklaşmaya yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde eşlerine) dönerlerse, şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kadınlarına yanaşmamaya yemin edenlerin dört ay beklemeleri gerekir. Eğer (yeminlerinden) dönerlerse, şüphesiz, Allah, Ğafûr'dur, Rahîm'dir.

    Ali Rıza Safa

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler için, dört ay bekleme süresi vardır. Eğer dönerlerse, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hanımlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay bekleyebilirler. Eğer bu müddet zarfında hanımlarına dönerlerse, şüphesiz Allah affedicidir; merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Kadınlarını boşamayı tasarlayanlar dört ay beklemeli. Vazgeçip uzlaşırlarsa ALLAH Bağışlayandır, Rahim'dir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Peygamberden sonra uydurulan Hadis ve Sünneti Kuran'a ortak koşanlar, erkeğin ağzından çıkan bir sözle kadının ebediyen boşanacağı gibi bir hükmü geçerli kılmışlar ve mezheplere göre değişen çelişkili talak (boşama) hükümleriyle, sayısız aileyi dağıtmışlardır. Ağzından kızgınlıkla veya kazara çıkan sözcükten pişman olup karısıyla tekrar evlenmenin yolunu arayanlar, kadılardan ve mollalardan para karşılığında fetvalar almak zorunda bırakılmıştır. * Bak 2:229 ve 9:34-35.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kadınlarını boşamayı tasarlayanlar (sağlıklı bir karar için) dört ay beklemeli. Vazgeçip uzlaşırlarsa ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eşlerine yaklaşmamak için perhiz yemini eden erkeklerin dört ay beklemeleri gerekir. Şayet eşlerine dönerlerse şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kadınlarından perhiz yemini (ila) edenler için dört ay beklemek vardır, şayed rücu' ederlerse şüphesiz Allah gafur, rahimdir

    Erhan Aktaş

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin eden kimseler için, dört ay bekleme süresi vardır. Eğer bu yeminlerinden dönerlerse; doğrusu Allah, Çok Bağışlayan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin eden kimseler için, dört ay bekleme süresi vardır. Eğer bu yeminlerinden dönerlerse; doğrusu Allah, Çok Bağışlayan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin eden kimseler için, dört ay bekleme süresi vardır. Eğer bu yeminlerinden dönerlerse; doğrusu Allah, Çok Bağışlayan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Kadınlarından uzaklaşmaya yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde eşlerine) dönerlerse, kuşkusuz Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Kadınlarına yaklaşmamıya yemin edenler için dört ay beklemek vardır. Eğer erkekler (o müddet içinde keffaret yaparak zevcelerine) dönerlerse şüphe yok ki Allah cidden yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler için dört ay beklemek vardır. Eğer yeminlerinden dönerlerse şüphesiz ki Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (226-232) Kadınlara yaklaşmamak amacıyla edilen yeminlerin bekleme süresi dört aydır , eğer dört ay sonunda dönerlerse muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Süre sonunda boşanmaya azmederse, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. (Boşanabilirler de) Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç hayız dönemi beklerler. Eğer ki Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığı bir şey varsa onu saklamaları helal değildir , bu durumda / üç dönem sonunda taraflar ıslahı arzu ederlerse eğer , geri nikahlanmada kocaları önceliklidir, örfe uygun şekilde kadının da geri dönme hakkı vardır. Kadınların aleyhine bir derece erkeklerin üstünlüğü vardır (Erkeğin istemesi kadının istemesinden bir derece üstte ilk adamın tercihi sorulur, tekrar istiyor musun?) Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Boşanma iki defadır / iki keredir , ya iyilikle nikaha / sözleşmeye sadık kalmak yahut güzellikle serbest bırakmaktır. (İkinci kez boşanırken iyi düşün) Boşanırken Allah’ın sınırlarını çiğneme korkularınız hariç kadınlara ver diklerinizden geri almak size helal değildir, eğer Allah’ın sınırlarını çiğnemekten korkarsanız da kadının ayrılmak için fidye ödemesinde bir günah yoktur, işte bu Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın / çiğnemeyin, kim Allah’ının sınırını aşarsa işte onlar zalimlerdir, şayet karısını boşarsa / ikinci boşama da gerçekleşirse ardından bir başkası ile nikahlanmadığı sürece tekrar onunla nikahlanması helal değildir. Şayet onu boşarsa (O bir başkası da boşarsa) her ikisinin de tekrar birbirlerine dönmelerinde eğer Allah’ın sınırlarını koruyacaklarını da düşünüyorlarsa herhangi bir günah yoktur, işte bu da Allah’ın sınırlarıdır, bilmeleri için kavme onu açıklar. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde ya onları örfe uygun şekilde onları nikahınızda tutun yahut onları örfe uygun şekilde salın, zararlarına olacak şekilde haklarına girmek için onları nikahınızda tutmayın , kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini alaya almayın , Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizin üzerinize kitaptan indirdiğini ve tavsiyede bulunduğunuz gerekçeyi / hikmeti hatırlayın / zikredin, Allahtan sakının ve bilin ki muhakkak ki Allah her şeyi bilir. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde kocaları ile / zevceleriyle (tekrar aynısı yahut başka) nikahlanmalarına üstelik kendi aralarında örfe uygun şekilde de anlaşmışlarsa engel olmayın, bu, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür, bu, sizin için daha arındırıcı ve daha temiz olandır, Allah bilir siz bilmezsiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenlerin dört ay bekleme süreleri vardır. Eğer yeminlerinden dönerlerse, şüphesiz Allah, çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Kadınlarına yaklaşmamağa yemin edenler için ancak dört ay bekleme (hakkı) vardır. Eğer (o süre) içinde dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.

    Süleymaniye Vakfı

    İla yapan /karılarından uzak durmaya karar veren kocaların, dört ay bekleme hakkı vardır. dipnot 1 (Bu süre içinde eşlerine) dönerlerse Allah çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen yu'lune (يُؤْلُونَ) kelimesi ila (إيلاء) kökünden olup, "tembellik etmek, çaba göstermek, direnmek, kararlılık göstermek, men etmek ve güç yetirmek" anlamlarına gelir (Lisanu'l-arap, ala (ألا), Mu´cemü'l-iştikaki, alv (ألو). Araplar, erkeğin eşinden cinsel ilişkiyi kestiğini bildiren herhangi bir sözü için "ila yaptı" der ve onu yemin sayarlar (Zerkani, Şerhu'l-müvetta,3/224). Bir gün Nebimiz, "Mariye'yi kendime haram kıldım" deyince Allah bu sözü yemin saydı ve şu ayeti indirdi: "Allah'ın sana helal kıldığını niçin kendine haram kılıyorsun. Allah, (bu tür) yeminlerinizi bozmayı size farz kılmıştır" (Tahrim 66/1-2) Bunun üzerine Nebimiz, yeminini bozdu ve Mariye ile evliliğini, eskisi gibi sürdürdü. (Nesai, sünen, "kitabu Aşretü'n-nisa, 4 (3959); Hakim, Müstedrek, 2/535 (3824); Dare Kutni, Sünen,4/41-42; İbn Kesir 8/158-159). Buradaki yemin, Allah'ın nikah ile helal kıldığı eşiyle ilişkiyi haram kılma yeminidir. Bu maksatla yapılan tüm yeminler ila sayılır (Ebu Şibe, Müsennef, 18859-60). Bu yüzden Zihar da bir tür iladır. İla veya Zihar yapmış olan, yemin keffareti ödeyerek eşine dönmelidir. Ancak zihar yapan, eşini annesi gibi sayarak çirkin ve yalan bir söz söylemiş olduğu için daha ağır bir keffaret ödemek zorundadır (Mücadele 58/2-3). Bu ayete göre, ila veya zihar yaparak eşinden ayrı kalmaya karar veren kişi, ondan ancak dört ay ayrı kalabilir. Süre bitene kadar eşine dönmezse talak gerçekleşir ve kadın, iddet beklemeye başlar (Bakara 2/228, Talak 65/4).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eşiyle ilişkide bulunmamaya yemin edenler (ila yapanlar dipnot 1 ), onlardan en fazla dört ay uzak kalabilirler. Eğer yeminlerinden dönerlerse, Allah bağışlar ve ikram eder.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İla, bir erkeğin karısı ile cinsel ilişkiye girmemeye yemin etmesidir.

    Şaban Britch

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenlere, dört ay bekleme süreleri vardır. (Bu süreden önce ya da sonra) (yeminlerinden) dönerlerse şüphesiz Allah, çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenlerin, dört ay beklemeleri gerekir. Eğer (yeminlerinden) dönerlerse şüphesiz Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kadınlar hakkında ila/yaklaşmamaya yemin edenler için dört ay bekleme vardır. Eğer o süre içinde eşlerine dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.

  6. Bakara suresi, 227. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 227. ayet. وَإِنْ عَزَمُوا۟ ٱلطَّلَٰقَ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    (Bu süre sonunda hanımlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama eğer ayrılmaya karar verirlerse, bilsinler ki Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

    Muhammed Esed

    Ama eğer ayrılmaya kararlı iseler, unutmayın ki Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

    Ahmed Hulusi

    Eğer boşamaya karar verirlerse, şüphesiz Allah Semi'dir, Aliym'dir (niyetlerini bilir).

    Ali Bulaç

    (Yok) Eğer boşamada kararlı davranırsa (boşanırlar). Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer (müddeti içinde dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Allah, şüphesiz, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Boşanmaya karar vermişlerse, kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer boşamaya karar verirlerse, şüphesiz Allah işitendir; bilendir.

    Edip Yüksel

    Boşamaya kararlıysalar, ALLAH İşiten ve Bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Boşamaya kararlıysalar, ALLAH İşiten ve Bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak, eğer boşanmaya karar verirlerse, şüphesiz Allah, söylediklerini işitir, kurduklarını bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yok eğer talaka azmetmişlerse şüphesiz Allah söylediklerini işidir, kurduklarını bilir

    Erhan Aktaş

    Eğer boşamaya kesin karar verirlerse; kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer boşamaya kesin karar verirlerse; kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer boşamaya kesin karar verirlerse; kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Gültekin Onan

    (Yok) Eğer boşanmada kararlı davranırlarsa (boşanırlar). Kuşkusuz Tanrı işitendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer (o suretle yemin edenler ric'at etmeyib de kadınlarını) boşamıya karar verirlerse (ayrılırlar). Şübhesiz Allah (onların sözlerini) hakkıyle işidici, (niyyetlerini) gerçekden bilicidir.

    İbni Kesir

    Şayet boşanmaya karar verirlerse, muhakkak Allah Semi'dir, Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (226-232) Kadınlara yaklaşmamak amacıyla edilen yeminlerin bekleme süresi dört aydır , eğer dört ay sonunda dönerlerse muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Süre sonunda boşanmaya azmederse, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. (Boşanabilirler de) Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç hayız dönemi beklerler. Eğer ki Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığı bir şey varsa onu saklamaları helal değildir , bu durumda / üç dönem sonunda taraflar ıslahı arzu ederlerse eğer , geri nikahlanmada kocaları önceliklidir, örfe uygun şekilde kadının da geri dönme hakkı vardır. Kadınların aleyhine bir derece erkeklerin üstünlüğü vardır (Erkeğin istemesi kadının istemesinden bir derece üstte ilk adamın tercihi sorulur, tekrar istiyor musun?) Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Boşanma iki defadır / iki keredir , ya iyilikle nikaha / sözleşmeye sadık kalmak yahut güzellikle serbest bırakmaktır. (İkinci kez boşanırken iyi düşün) Boşanırken Allah’ın sınırlarını çiğneme korkularınız hariç kadınlara ver diklerinizden geri almak size helal değildir, eğer Allah’ın sınırlarını çiğnemekten korkarsanız da kadının ayrılmak için fidye ödemesinde bir günah yoktur, işte bu Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın / çiğnemeyin, kim Allah’ının sınırını aşarsa işte onlar zalimlerdir, şayet karısını boşarsa / ikinci boşama da gerçekleşirse ardından bir başkası ile nikahlanmadığı sürece tekrar onunla nikahlanması helal değildir. Şayet onu boşarsa (O bir başkası da boşarsa) her ikisinin de tekrar birbirlerine dönmelerinde eğer Allah’ın sınırlarını koruyacaklarını da düşünüyorlarsa herhangi bir günah yoktur, işte bu da Allah’ın sınırlarıdır, bilmeleri için kavme onu açıklar. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde ya onları örfe uygun şekilde onları nikahınızda tutun yahut onları örfe uygun şekilde salın, zararlarına olacak şekilde haklarına girmek için onları nikahınızda tutmayın , kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini alaya almayın , Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizin üzerinize kitaptan indirdiğini ve tavsiyede bulunduğunuz gerekçeyi / hikmeti hatırlayın / zikredin, Allahtan sakının ve bilin ki muhakkak ki Allah her şeyi bilir. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde kocaları ile / zevceleriyle (tekrar aynısı yahut başka) nikahlanmalarına üstelik kendi aralarında örfe uygun şekilde de anlaşmışlarsa engel olmayın, bu, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür, bu, sizin için daha arındırıcı ve daha temiz olandır, Allah bilir siz bilmezsiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer boşanmaya karar verirlerse şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, bilendir.

    Süleyman Ateş

    Eğer boşamağa kesin karar verirlerse, şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama boşamaya karar vermişlerse (iddet süreci başlar) Allah daima dinleyen ve bilendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları boşamaya karar vermişlerse, Allah dinler ve bilir. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu işi dört aydan fazla uzatmak caiz değildir.

    Şaban Britch

    Eğer boşanmaya karar verirlerse şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

    Şaban Piriş

    Eğer boşanmaya karar verirlerse şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer boşamaya kesin karar vermişlerse, şüphesiz Allah çok iyi işiten, çok iyi bilendir.

  7. Bakara suresi, 228. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 228. ayet. وَٱلْمُطَلَّقَٰتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَٰثَةَ قُرُوٓءٍ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِىٓ أَرْحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤْمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِى ذَٰلِكَ إِنْ أَرَادُوٓا۟ إِصْلَٰحًا وَلَهُنَّ مِثْلُ ٱلَّذِى عَلَيْهِنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine (evlenmeden) üç âdet hâli beklerler. dipnot 1 Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. (Kocaları) barışmak isterlerse, bu durumda onları (boşanma sürecindeki eşlerini) geri almaya daha fazla hak sahibidir. (Erkeklerin) kadınlar üzerindeki (hakları gibi), kadınların da (erkekler üzerinde) belirli (hakları) vardır. O (boşanma sürecindeki) erkeklerin, onlara (boşanma sürecindeki kadınlara) bir derece (önceliği) vardır. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Boşanmanın gerçekleşebilmesi için üç âdet süresinin dolması gerekmektedir. Bu süre dolmadan vazgeçilirse nikâh devam eder. Bkz. Talâk 65:1-2.

    Mustafa İslamoğlu

    Boşanmış hanımlar, üç temizlenme süresince kendilerini gözetlerler. Zira eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Bu süre zarfında barışmak isterlerse, bu durumda kocaları onları almak hakkında önceliğe sahiptirler. Meşru olmak kaydıyla erkeklerin kadınlar üzerinde nasıl hakları varsa, kadınların da erkek üzerinde benzer hakları vardır, ne ki erkeklerin o kadınlar üzerinde öncelik hakkı vardır. Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet edendir.

    Muhammed Esed

    Boşanmış kadınlar, evlenmeksizin üç ay hali boyunca bekleyeceklerdir: Çünkü eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorlarsa, Allah'ın rahmetinden yarattıklarını gizlemeleri meşru değildir. Ve bu süre zarfında barışmak isterlerse, kocalarının onları kabul etmeye öncelikle hakları vardır; ama adalet ölçülerine göre, kadınların (kocaları üzerindeki) hakları, (kocaların) onlar üzerindeki haklarına eşittir, ancak erkekler (bu konuda) onlar üzerinde öncelik sahibidirler. Ve Allah kudret ve hikmet sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Boşanmış kadınlar üç aybaşı süresi hamile olup olmadıklarını anlamak için evlenmeyip bekleyeceklerdir. Hakikatleri olan Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeye hakları yoktur. Kocaları da bu süre zarfında barışmak isterse, başkalarından daha önceliklidir. Karıların kocaları üzerindeki hakkı gibi kocaların da karıları üzerinde hakkı vardır. Ancak kocaların hakkı bir derece daha ileridir (erkekten kadına akış olduğu için). Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç 'ay hali ve temizlenme süresi' beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Aziz'dir. Hakim'dir.

    Ali Özek ve heyeti

    Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç hayız (veya temizlik) süresi beklerler. Eğer onlar Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Kocalarının onlar üzerinde hakları olduğu gibi, onların da kocaları üzerinde belli hakları vardır, ancak erkekler, onlar üzerinde bir üstünlük derecesine sahiptirler. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

    Ali Rıza Safa

    Boşanmış kadınlar, yalnız olarak, üç aybaşı durumu beklerler. Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanıyorlarsa, Allah'ın, kendilerinin dölyatağında yarattığını gizlemeleri helal değildir. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almaya daha çok hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde adalet ölçülerine uygun hakları vardır. Ama erkeklerin, onların üzerinde öncelikleri vardır. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir. dipnot 41

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 41
      "Erkeklerin, kadınlar üzerinde öncelikleri vardır." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Erkekler, kadınlar üzerinde bir derece daha üstündür." veya "Erkeklerin, kadınlardan üstün bir derecesi vardır." veya "Erkeklerin, kadınlar üzerinde otoritesi vardır." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Boşanmış kadınlar, evlenmeksizin üç ay hali boyunca bekleyeceklerdir. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Bu süre zarfında barışmak isterlerse, kocalarının onları almaya öncelikle hakları vardır. Erkeklerin, adalet ölçülerine göre kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Kocalar, eşleri üzerinde önceliğesahiptirler. Allah kudret ve hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Boşanan kadınlar kendi kendilerine üç aybaşı beklemeli. ALLAH'a ve ahiret gününü onaylıyorlarsa ALLAH'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri uygun olmaz. Bu durumda kocaları barışmak isterlerse onları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde eşit hakları vardır. (Gebelik durumunda) Erkeklerin onların üzerinde bir derecesi vardır. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Boşama hakkındaki bu ayet, kadının da erkeklerle aynı haklara sahip olduğunu belirtir. Hadis ve Sünnet denilen sayısı belirsiz yalan ve hurafe koleksiyonlarını Kuran'a eş koşan ve hatta yeğleyen zihniyet, kadına boşama hakkı tanımayarak, onu erkek despotluğuna mahkûm bir köle haline sokmuştur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Boşanan kadınlar (başkasıyla evlenmeden önce) kendi kendilerine üç aybaşı beklemeli. ALLAH'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa ALLAH'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri uygun olmaz. Bu durumda (gebe olmaları halinde) kocaları barışmak isterlerse onları geri almağa daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde eşit hakları vardır. (Gebelik durumunda) Erkeklerin onların üzerinde bir derecesi vardır. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç adet beklerler ve Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. Allah'a ve ahiret gününe imanları varsa gizlemezler. Kocaları da barışmak istedikleri takdirde o süre içerisinde onları geri almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Yalnız, erkekler için onların üzerinde bir derece vardır. Allah'ın izzeti var, hikmeti var.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve tatlık edilen kadınlar kendi kendilerine üç adet beklerler ve Allahın rahimlerinde yarattığını ketmetmeleri kendilerine halal olmaz, Allaha ve Ahıret gününe imanları varsa ketmetmezler, kocaları da barışmak istedikleri takdirde o müddet zarfında onları geri almağa ehaktırlar, onların lehlerinde de aleyhlerindeki meşru' hakka mümasil bir hak vardır, yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var, ve Allahın izzetvar hikmeti var

    Erhan Aktaş

    Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar dipnot 1 üzerinde dipnot 2 öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Eşleri.
    2. metne dön, dipnot 2
      Eşleri ile yeniden evlenme konusunda.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar dipnot 1 üzerinde dipnot 2 öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Eşleri.
    2. metne dön, dipnot 2
      Eşleri ile yeniden evlenme konusunda.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç dönem dipnot 1 beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar dipnot 2 üzerinde dipnot 3 öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Üç "ay hali" süresi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Eşleri.
    3. metne dön, dipnot 3
      Eşleri ile yeniden evlenme konusunda.

    Gültekin Onan

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç 'ay hali ve temizlenme süresi' beklerler. Eğer Tanrı'ya ve ahiret gününe inanıyorlarsa Tanrı'nın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Tanrı azizdir, hakimdir.

    Hasan Basri Çantay

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç hayız ve temizlenme müddeti beklerler (beklesinler). Eğer onlar Allaha ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allahın, kendi rahimlerinde yaratdığını (söylemeyerek) gizlemeleri onlara halal olmaz. Kocaları bu bekleme müddeti içinde barışmak isterlerse onları geri almıya (herkesden) çok layıkdırlar. Erkeklerin meşru' suretde kadınlar üzerindeki (hakları) gibi kadınların da onlar üzerinde (hakları) vardır. (Yalnız) erkekler onlar üzerinde (daha üstün) bir dereceye malikdirler. Allah mutlak gaalibdir, gerçek hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Boşanmış kadınlar; kendi kendilerine, üç adt ve temizlenme müddeti beklerler. Eğer onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Eğer barışmak isterlerse; kocaları onları geri almaya daha layıktırlar. Erkeklerin kadınların üzerinde hakları olduğu, gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. Erkekler onların üzerinde bir dereceye sahiptirler. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (226-232) Kadınlara yaklaşmamak amacıyla edilen yeminlerin bekleme süresi dört aydır , eğer dört ay sonunda dönerlerse muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Süre sonunda boşanmaya azmederse, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. (Boşanabilirler de) Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç hayız dönemi beklerler. Eğer ki Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığı bir şey varsa onu saklamaları helal değildir , bu durumda / üç dönem sonunda taraflar ıslahı arzu ederlerse eğer , geri nikahlanmada kocaları önceliklidir, örfe uygun şekilde kadının da geri dönme hakkı vardır. Kadınların aleyhine bir derece erkeklerin üstünlüğü vardır (Erkeğin istemesi kadının istemesinden bir derece üstte ilk adamın tercihi sorulur, tekrar istiyor musun?) Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Boşanma iki defadır / iki keredir , ya iyilikle nikaha / sözleşmeye sadık kalmak yahut güzellikle serbest bırakmaktır. (İkinci kez boşanırken iyi düşün) Boşanırken Allah’ın sınırlarını çiğneme korkularınız hariç kadınlara ver diklerinizden geri almak size helal değildir, eğer Allah’ın sınırlarını çiğnemekten korkarsanız da kadının ayrılmak için fidye ödemesinde bir günah yoktur, işte bu Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın / çiğnemeyin, kim Allah’ının sınırını aşarsa işte onlar zalimlerdir, şayet karısını boşarsa / ikinci boşama da gerçekleşirse ardından bir başkası ile nikahlanmadığı sürece tekrar onunla nikahlanması helal değildir. Şayet onu boşarsa (O bir başkası da boşarsa) her ikisinin de tekrar birbirlerine dönmelerinde eğer Allah’ın sınırlarını koruyacaklarını da düşünüyorlarsa herhangi bir günah yoktur, işte bu da Allah’ın sınırlarıdır, bilmeleri için kavme onu açıklar. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde ya onları örfe uygun şekilde onları nikahınızda tutun yahut onları örfe uygun şekilde salın, zararlarına olacak şekilde haklarına girmek için onları nikahınızda tutmayın , kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini alaya almayın , Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizin üzerinize kitaptan indirdiğini ve tavsiyede bulunduğunuz gerekçeyi / hikmeti hatırlayın / zikredin, Allahtan sakının ve bilin ki muhakkak ki Allah her şeyi bilir. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde kocaları ile / zevceleriyle (tekrar aynısı yahut başka) nikahlanmalarına üstelik kendi aralarında örfe uygun şekilde de anlaşmışlarsa engel olmayın, bu, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür, bu, sizin için daha arındırıcı ve daha temiz olandır, Allah bilir siz bilmezsiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç (adet) dönemi beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe iman etmişlerse, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri helal değildir. Eğer, bu süre içinde barışmak isterlerse kocaları onları almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin hanımları üzerinde bulunan hakları gibi, hanımların da kocaları üzerinde meşrû çerçevede hakları vardır. Erkekler, kadınlardan bir derece daha üstündürler. Allah, mutlak galiptir, Hakîm'dir.

    Süleyman Ateş

    Boşanmış kadınlar, üç kur'(üç adet veya üç temizlik süresi bekleyip) kendilerini gözetlerler (hamile olup olmadıklarına bakarlar). Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri (karınlardında çocuk bulunduğunu saklamaları) kendilerine helal olmaz. Kocaları da bu arada barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin, kadınlar üzerinde(ki hakları), bir derece fazladır. Allah azizdir, hakimdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Boşanmış kadınlar dipnot 1 kendi başlarına üç temizlik dönemi dipnot 2 beklerler. Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa Allah'ın, rahimlerinde yarattığını gizlemeleri dipnot 3 onlara helal değildir. Eğer kocaları dipnot 4 arayı düzeltmek isterlerse bu süre içinde karılarına geri dönme hakları vardır. dipnot 5 Marufa /Kur'an'daki hükümlere göre kadınların erkekler üzerindeki hakkı, erkeklerin kadınlar üzerindeki hakkına denktir. Erkeklerin (boşama konusunda) onlara karşı bir derece farkları vardır. dipnot 6 Allah daima üstün olan ve bütün kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayeti, önceki ayet ile birlikte düşününce, dört aylık ila süresi bittiği halde kocası kendine dönmemiş kadınların da boşanmış sayılacağı açıkça görülür.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir erkek eşini ancak iddeti içinde boşayabilir. Bu süre içinde kadın evden çıkarılamayacağı için (Talak 65/1) ayetteki "kendi başına bekleme" ifadesi, eşiyle ilişkiye girmemesi anlamındadır. Adetli iken ilişkiye girmesi yasak olduğundan (Bakara 2/222) ayette geçen üç kur', ifadesi üç temizlik dönemi dışında bir şey olmaz.
    3. metne dön, dipnot 3
      İddeti hesaplama görevi erkeğe verildiğinden (Talak 65/1) kadın, adeti ile ilgili doğru bilgi vermezse günaha girer. "Rahimlerinde olan" ifadesiyle kast edilen, çocuk da olabilir. Yani bu durumdaki kadınlar hamile olduklarını da gizleyemezler. Onların iddeti doğum ile birlikte biter (Talak 65/4).
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayette "kocalar" şeklinde tercüme edilen "buul (بُعُول)" kelimesi, Nur 24/31'de de kadınların yanlarında ziynetlerini açabilecekleri kocalarını ifade etmek için kullanılır. Demek ki boşanmış kadın, iddeti boyunca da evli sayılır ve kocasının yanında açılabilir. Ancak erkek, boşanmaktan vazgeçip eşine dönmedikçe onunla cinsel ilişkiye giremez (Talak 65/1).
    5. metne dön, dipnot 5
      Erkek iyi niyetli olmak şartıyla, iddet bitmeden eşine dönebilir. İlgili ayetler dikkatle düşünülürse talakın her safhasının şahitlerle tespitinin şart olduğu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, boşamanın gerçekleştiği andır. Boşamanın şahitlerle tespiti halinde Müslümanlar durumdan haberdar olup arayı düzeltmek için harekete geçerler; yoksa bu görevi yerine getirmeleri zorlaşır. Erkeğin iddet içinde eşine dönmesi arayı düzeltme şartına bağlandığından, bu konuda erkeğin niyetinin sorgulanmasına ve durumun tespitine ihtiyaç olur. Kötü niyetli olduğu anlaşılırsa dönmesine imkan verilmez. Onun için bu safhanın da şahitlerle tespiti gerekir. Süre sonunda dönme de iyi niyet şartına bağlanmıştır (Bakara 2/231). Bu da ancak şahitlerle tespit edilebilir. Demek ki talakın her safhasının şahitlerle tespiti şarttır (Talak 65/2-3).
    6. metne dön, dipnot 6
      Erkeğin bir derece farkı, boşama kararını tek başına uygulamaya geçirmesidir. Ama kadının boşanma kararının uygulamaya geçmesi için hakemlerin devreye girmesi gerekir (Nisa 4/19-21, 35). Bu sebeple erkeğin boşanmasına, evlilik düğümünü çözme anlamına gelen talak, kadının boşamasına da fidye vererek kendini kurtarma anlamına gelen iftida denir (Bakara 2/229).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç kur' (temizlik dönemi) dipnot 1 beklerler. Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri dipnot 2 helal değildir. Kocaları arayı düzeltmek isterse, bu süre içinde onlara dönme hakları vardır. dipnot 3 Kur'an ölçülerine (marufa) göre kadınların erkekler üzerindeki hakkı, erkeklerin kadınlar üzerindeki hakkı ile aynıdır. Erkeklerin (boşanma konusunda) onlara karşı bir basamak farkları vardır. dipnot 4 Üstün olan ve kararları doğru olan Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki iddet, boşanan kadının, kocasının evinde geçireceği süredir (Talak 65/1).Adetli iken ilişki yasak olduğu için onun tek başına olduğu dönem ilişkinin caiz olduğu temizlik dönemidir. Bu sebeple üç kur', üç temizlik dönemidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      İddeti hesaplama görevi erkeğe verildiğinden(Talak 65/1) kadın doğru bilgi vermezse günaha girer.
    3. metne dön, dipnot 3
      Erkek iyi niyetli olmak şartıyla, iddet bitmeden eşine dönebilir.  Buradaki ehakk = أحق kelimesi sıfat-ı müşebbehedir
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayet boşanma ile ilgili olduğu için buradaki fark, eşlerin boşanma yetki ve sorumlulukları ile ilgili farktır.

    Şaban Britch

    Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç (adet)dönemi beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri helal olmaz. Eğer, bu süre içinde barışmak isterlerse kocaları da onları almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkekler, kadınlardan bir derece daha üstündürler. Allah, mutlak galiptir, Hakîm'dir.

    Şaban Piriş

    Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç adet dönemi beklerler. Eğer onlar Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri helal olmaz. Eğer, bu süre içinde barışmak isterlerse kocaları da onları almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkekler, kadınlardan bir derece daha üstündürler. Allah, mutlak galiptir, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç adet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah'a ve ahıret gününe inanmakta iseler, Allah'ın onların rahimlerinde yarattığını saklamaları kendilerine helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten daha çok hak sahibidirler. Kadınların, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.