Diyanet İşleri
Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Bakara suresi
Bakara suresi, 199. ayet. ثُمَّ أَفِيضُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
ŝümme efîḍû min ḥayŝü efâḍa-nnâsü vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.
Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hac ve umre Bakara 196–203 3
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.
Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.
Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır.
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
199. “Sonra siz de insanların döndüğü yerden dönün.” Yani tâ İbrahim aleyhisselam’dan bugüne kadar insanların döndüğü (ifadada bulunduğu) yer olan Müzdelife’den siz de dönün. Buradaki dönüşten maksat onlar tarafından bilinen bir dönüştür. Maksat cemrelere taş atmak, kurbanları kesmek, tavaf etmek, sa’y etmek, teşrik günlerinin gecelerinde Mina’da kalmak ve hac ibadetlerinin diğerlerini tamamlamaktır. Bu dönüşten kasıt sözü edilenler olup bunlar menasikin geri kalanları olduğundan dolayı Yüce Allah, bunların bitirilmesinden sonra çokça kendisinden mağfiret dilemelerini ve kendisini çokça anmalarını emretmektedir. Bu ibadetin eda edilişindeki ihlalleri ve kusurları dolayısıyla kulun mağfiret dilemesi gerekir. Allah’ı zikretmek ise, bu büyük ibadeti gerçekleştirme muvaffakiyetini ihsan ettiğinden, bu büyük lütfa kendisini mazhar kılma nimetini bağışladığından dolayı Allah’a şükretmek demektir.
İşte kul her bir ibadeti bitirdikten sonra böylece o ibadetteki kusurlarından dolayı Allah’tan mağfiret dilemeli ve bu ibadeti yapma muvaffakiyeti dolayısıyla da O’na şükretmelidir. İbadeti en mükemmel bir şekilde yaptığını zanneden ve onu yaptığından dolayı Rabbine karşı övünerek ibadetinin kendisini üstün bir mevkiye çıkardığını kabul eden kimse gibi olmamalıdır. Böyle birisinin gazaba uğraması ve yaptığı işin de yüzüne çarpılması daha uygundur. Ancak ilk tutumu sergileyen kulun amelinin ise kabul edilmesi ve diğer amellere muvaffak kılınması da daha layıktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Daha sonra da, cahiliye dini üzerine olan kimselerin orada vakfe yapmadıkları gibi değil, aynı İbrahim -aleyhisselam-'ı takip eden insanların yaptığı gibi yapın ve ardından siz de Arafat’tan çıkın. Dinini eda ederken yaptığınız eksikliklerden ötürü Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, kullarından tövbe edeni bağışlar ve ona merhamet eder.
Aynı kök: فيض (9 geçiş)
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın…
Aynı kök: فيض (9 geçiş)
Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık.…
Aynı kök: فيض (9 geçiş)
Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…
Aynı kök: حيث (31 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: حيث (31 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Aynı kök: حيث (31 geçiş)
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra, insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın! dipnot 1 Allah'tan bağışlanma dileyin! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ardından insanların çağlayıp geldikleri yerden siz de çağlayıp gelin ve Allah'tan günahlarınıza mağfiret dileyin! Doğrusu Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
Ve dalga dalga ilerleyen öteki kalabalıklarla birlikte siz de ilerleyin ve Allah'tan günahlarınıza mağfiret dileyin: Doğrusu Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Sonra herkesin topluca döndüğü yerden siz de dönün ve (yetersizliklerinizden dolayı) istiğfar edin. Şüphesiz ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Sonra insanların (topluca) akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın. Allah'tan mağfiret isteyin. Çünkü Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir.
Sonra, insanların kalabalıklar biçiminde geldiği yerden, siz de kalabalıklar biçiminde ilerleyin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Sonra dalga dalga ilerleyen öteki kalabalıklarla birlikte, siz de ilerleyiniz ve Allah'tan af dileyiniz. Doğrusu Allah, affedicidir; merhamet sahibidir.
Sonra, halkın topluca yayıldığı yerden siz de yayılın, ALLAH'tan bağışlanma dileyin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Sonra, halkın topluca yayıldığı yerden siz de yayılın, ALLAH'tan bağışlanma dileyin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Sonra insanların akın ettiği yerden siz de dönün ve Allah'ın bağışlamasını isteyin. Çünkü Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
sonra nasın ifaza eylediği yerden ifaza edin, ve Allahın mağfiretini isteyin, çünkü Allah gafur, rahimdir
Sonra, insanların dağıldığı yerden siz de dağılın. Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sonra, insanların dağıldığı yerden siz de dağılın. Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sonra, insanların dağıldığı yerden siz de dağılın. Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sonra, insanların (topluca) akın ettiği yerden siz de akın edin ve Tanrı 'dan bağışlanma dileyin. Tanrı, bağışlayandır, rahimdir.
Sonra insanların (elbirlik) döndüğü yerden siz de dönün. Allahdan (günahlarınızı) mağfiret (buyurmasını) isteyin. Şüphesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.
Sonra insanların döndüğü yerden siz de dönün. Ve Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz ki Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
(196-203) Hac ve umreyi tamamlayın, eğer kuşatılır / engellenirseniz kurban edileceklerden kolayını yapın , kurban kesim yerine ulaşana kadar başınızı tıraş etmeyin , sizden biri hasta ise yahut başından yaralı ise tıraş etmeyebilir. Emniyete kavuştuğunda oruç ile yahut sadaka vererek veya kurban olarak fidye verebilir. Kim de umresini hac ile birleştirirse kurban edileceklerden kolayını yapması gerekir , b u imkânı bulamayan, hacda üç gün oruç tutsun, yedi günde hac dönüşünde tutsun, bu da tamı tamına on gün eder , bu imkân ailesi Mescid -i Haram da olmayanlar içindir. Allah’tan sakının, şunu bilin ki Allah karşılığı şiddetli olandır. Hac bilinen aylardadır, (Şevval, zilkade, ayları ve zilhicceden on gündür) kim o aylarda haccı farz olarak yaparsa artık kadına yaklaşamaz, dinden çıkarıcı şeyler yoktur, kavga / tartışma edemez. (Evine sürekli girip çıkmasından fareye fısk denilir. Suyun çıkış yeri fıskiye, orta parmağın tırnak kısmının baş parmaktan birdenbire ileri çıkartmak) hayır olarak ne yaparsanız Allah onu bilir , azık temin edin, azığın en hayırlısı da takvadır, ey akıl uluları benden sakının. Rabbinizin maddi manevi hazinesinden / fazlından aramanız size günah değildir, Duruştan / Arafat’tan ayrılıp geniş alana doğru akın ettiğiniz vakit (feza: geniş alan) Meş’ari-l-Haram da Allah’ı zikredin, tıpkı size rehberlik ettiğinde ki gibi O’nu zikredin , siz ondan önce sapmıştınız . (Sizi rehberliği ile yola soktu) sonra insanların akın ettikleri taraflara doğru siz de akın , Allah’tan bağışlanma dileyin , Muhakkak ki Allah bağışlayandır esirgeyendir. Hacca özel yapılacaklar, yapım yerlerinde gerçekleştirdikten sonra da babalarınızı andığınız gibi hatta daha da şiddetli bir şekilde Allah’ı hatırlayıp anın / zikredin. İnsanlardan her kim Rabbim bize dünyada ver diyorsa ona ahirette münasip bir şey / uygun bir şey yoktur, onlardan kim de Rabbimiz bize dünyada güzellik ver ahirette de güzellik ver bizi ateşin azabından koru diyorsa işte onların kazandıklarından nasipleri vardır. Allah süratli / çabuk / hızlı hesap görendir. Sayılı / adetli günlerde Allah’ı zikredin , iki gün içinde kim acele ederde hemen zikrederse ona günah yoktur , kim de sakınır da ertelerse / tehir ederse ona da günah yoktur . (İki gün içinde bitirip Mina’dan Mekke’ye dönebilir dönüşü sonraya da bırakabilir) Allah’tan sakının şunu bilin ki O’nun yanında toplanacaksınız.
Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Sonra insanların akın akın döndüğü yerden siz de akın edin ve Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Sonra insanların sel gibi aktıkları yerden (Müzdelife'den Mina'ya doğru) akın. dipnot 1 Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Sonra insanların (daha önce) aktıkları gibi siz de akın. Allah'tan bağışlanma isteyin. Allah bağışlar, iyiliği boldur.
Sonra insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, (günahları) bağışlayandır, çok merhametlidir.
Sonra insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Sonra, insanların akın edip döndüğü yerden siz de dönün ve Allah'tan af dileyin. Çünkü Allah çok affedicidir, çok merhametlidir.
And you people who fall short of performing AL- Hajj, of observing the final rites at Mount Muzdalifa instead of Mount 'Arafat through selfish motives, it is mandatory that you pour down from Mount 'Arafat from where people go the pace to spare the inconvenience, and invoke Allah's forgiveness; Allah is Ghafurun and Rahimun indeed.
Surge down where the rest of the people do, and ask forgiveness of God: He is most forgiving and merciful.
Then pass on at a quick pace from the place whence it is usual for the multitude so to do, and ask for Allah's forgiveness. For Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
Then press on even as others press on and implore Allah’s forgiveness; dipnot 1 Allah is Most Forgiving, Most Merciful.
Then press on from where the people press on and ask Allah’s forgiveness. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.
Then depart from the place whence all the people depart and ask Allâh for His Forgiveness. Truly, Allâh is Oft-Forgiving, Most-Merciful.
Then stream out from where the people stream out, and plead to Allah for forgiveness; indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.
And (then) proceed (to return from `Arafât) from where the people proceed (to come back) and seek Allâh's protection. Verily. Allâh is All Protector, Ever Merciful.
Then press on from where the people press on, and pray for God's forgiveness; God is All-forgiving, All-compassionate.
Then join other people leaving the place, asking God’s forgiveness. Your Lord is most surely the Most Forgiving.
Then pour ye forth from whence men do pour forth and ask pardon of God; verily, God is forgiving and merciful.
Then you shall disperse from where the people dispersed, and seek God's forgiveness; God is surely Forgiving, Compassionate.
Therefore go in procession from whence the people go in procession, and ask pardon of God, for God is gracious and merciful.
Then quickly pass you forth from whence it is usual for multitudes to pour forth and ask pardon of Allah; verily, Allah is Forgiving and Merciful.
Thereafter, press on from where the multitude (Literally: mankind) press on, and ask for forgiveness from Allah; surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.
Then hasten onward from the place whence the multitude hasteneth onward, and ask forgiveness of Allah. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Then move with the crowd impetuously, and pray God to forgive you your sins. God is surely forgiving and kind.
and surge onward together with the multitude of all the other people who surge onward, and ask God to forgive you your sins: for, verily, God is much-forgiving, a dispenser of grace.
Then go forth with the rest of the pilgrims. And seek Allah’s forgiveness. Surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.
Then you shall disperse from where the people dispersed, and seek God's forgiveness; God is surely Forgiving, Most Merciful.
You shall file together, with the rest of the people who file, and ask GOD for forgiveness. GOD is Forgiver, Most Merciful.
Then depart from the place from where [all] the people depart and ask forgiveness of Allah. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.
Then pour forth from where men have poured forth. And ask forgiveness of God; God is forgiving and merciful.
You have seen that Pilgrimage is not a ritual. It is intended to be a platform for achieving harmony among mankind through interactive dialogue and consultation. When the pilgrimage is over, return to your homes as simple ordinary people without pomp and pride, and stick to the program agreed upon there. Allah, through His Infinite Mercy, will make your efforts fruitful and procure security and protection for mankind through this program, like a helmet protects the head. Allah is Forgiving, Merciful.
Then move on at a quick pace from the place whence it is usual for the people to do so, and ask for Allah’s forgiveness. Verily, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
Then flow down from where the people flow, and seek forgiveness from Allah. Certainly Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.
Then you shall disperse from where the people dispersed, and seek the forgiveness of God; God is surely Forgiving, Merciful.