Bakara suresi

Bakara suresi, 198. ayet

Bakara suresi, 198. ayet. لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ فَإِذَآ أَفَضْتُم مِّنْ عَرَفَٰتٍ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ عِندَ ٱلْمَشْعَرِ ٱلْحَرَامِ وَٱذْكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ

leyse `aleyküm cünâḥun en tebtegû faḍlem mir rabbiküm. feiẕâ efaḍtüm min `arafâtin feẕkürü-llâhe `inde-lmeş`ari-lḥarâm. veẕkürûhü kemâ hedâküm. vein küntüm min ḳablihî lemine-ḍḍâllîn.

Diyanet İşleri

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 195–201 · surenin 198. ayeti / 286

Konu Hac ve umre Bakara 196–203 3

  1. Bakara 195

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  2. Bakara 196

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

  3. Bakara 197

    Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.

  4. 198

    (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

  5. Bakara 199

    Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Bakara 200

    Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.

  7. Bakara 201

    Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

198. “Rabbinizin lütfunu aramanızda size bir günah yoktur.” Yüce Allah takvâ emrini verdikten sonra, hac günlerinde olsun, diğer zamanlarda olsun kazanç yollarına başvurmak sureti ile Allah’ın lütfunu aramakta bir vebal olmadığını haber vermektedir. Ancak kişinin bu arayışı, onu esas maksadı olan hacdan alıkoymamalı, meşgul etmemelidir. Kazanç da helâl olmalı, kulun becerisine değil “Allah’ın lütfu”na nispet edilmelidir. Sebeple meşgul olup asıl müsebbibi de unutturmamalıdır. Çünkü bunlar günahın tâ kendisidir.

Yüce Allah’ın: “Arafat’tan hep birlikte geri döndüğünüzde Meşâr-ı Haram’da Allah’ı anın” buyruğu bir takım hususlara delalet etmektedir.

1. Arafat’ta vakfe yapmak ki bu, haccın rükünlerinden bir rükün olarak bilinmekte idi; çünkü Arafat’tan dönüş (ifada) ancak vakfeden sonra olur.

2. Meşâr-ı Haram’ın yakınında Allah’ın anılması emredilmektedir. Meşâr-ı Haram ise Müzdelife’dir. Bu uygulama da bilindiği üzere şöyledir: Kurban bayramı gecesi orada geçirilir. Sabah namazının kılınmasından sonra da Müzdelife’de vakfe yapılarak dua edilir, ortalık iyice aydınlanıncaya kadar da duaya devam edilir. Meşâr-ı Haramın yakınında Allah’ın anılmasının kapsamına orada farzların eda edilmesi ve nafilelerin işlenmesi de girmektedir.

3. Müzdelife’de vakfe yapmak, Arafat’taki vakfeden sonradır. Nitekim ayette sıra ifade etmek için getirilen “ف/fa” harfi de buna delildir.

4-5. Arafat ile Müzdelife (vakfeleri) hacda yapılmaları, maksat olarak gözetilmeleri ve açıkça işlenmeleri gereken fiillerdendir.

6. Müzdelife, Harem bölgesinin sınırları içerisindedir. Zira ayet-i kerimede “Haram” kaydı ile gelmiştir.

7. “Müzdelife”nin Haram” kaydı ile gelmesinden anlaşıldığı üzere Arafat Harem bölgesinin dışındadır.

“O’nu size olan hidayetine karşılık/O’nun size gösterdiği gibi anın. Zira daha evvel gerçekten sapmışlardandınız.” Yani Yüce Allah size sapıklıktan sonra hidâyet-i lütfettiği için ve daha önce bilmezken size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin. Bunlar şükür ile karşılanması ve bu nimetleri ihsan edenin kalp ve dil ile anılarak karşılık gösterilmesi gereken en büyük nimetler arasında yer alır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hac esnasında ticaret ve başka yollarla helal rızık talebinde bulunursanız size bir günah yoktur. Dokuzuncu gün Arafat vakfesini yaptıktan sonra, zilhicce ayının onuncu gecesi Müzdelife’ye yönelerek Arafat’tan çıkarsanız, Allah'ı tespih ederek, kelimeyi tevhit getirerek ve Müzdelife'de/Meşari'l-Haram'da dua ederek zikredin. Sizi dininin esaslarına ve Kâbe’de hac ibadetini yapmanıza hidayet ettiği için Allah'ı zikredin. Bundan daha önce, O'nun dininden habersiz kimselerdiniz.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  2. عَلَيْكُمْ aleykum sizin için
  3. جُنَاحٌ cunahun bir günah kök: جنح
  4. أَن en
  5. تَبْتَغُوا۟ tebtegu aramanızda kök: بغي
  6. فَضْلًۭا fedlen lutfunu kök: فضل
  7. مِّن min
  8. رَّبِّكُمْ ۚ rabbikum Rabbinizin kök: ربب
  9. فَإِذَآ fe iza zaman
  10. أَفَضْتُم efedtum ayrılıp akın ettiğiniz kök: فيض
  11. مِّنْ min -tan
  12. عَرَفَـٰتٍۢ arafatin Arafat- kök: عرف
  13. فَٱذْكُرُوا۟ fezkuru anın (hatırlayın) kök: ذكر
  14. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  15. عِندَ inde yanında kök: عند
  16. ٱلْمَشْعَرِ l-meş'ari Meş'ar-i kök: شعر
  17. ٱلْحَرَامِ ۖ l-harami Haram kök: حرم
  18. وَٱذْكُرُوهُ vezkuruhu O'nu anın kök: ذكر
  19. كَمَا kema gibi
  20. هَدَىٰكُمْ hedakum sizi hidayet ettiği kök: هدي
  21. وَإِن vein ve
  22. كُنتُم kuntum siz idiniz kök: كون
  23. مِّن min
  24. قَبْلِهِۦ kablihi O'ndan önce kök: قبل
  25. لَمِنَ lemine
  26. ٱلضَّآلِّينَ d-dalline sapıklardan kök: ضلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…

  • Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan…

  • Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık.…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir kazancı aramanızda size herhangi bir vebal yoktur. Arafat'tan (sel gibi) aktığınızda Meş‘ar-i Haram'da (Müzdelife'de) Allah'ı hatırlayın ve O'nu size ilettiği şekilde hatırlayın! Şüphesiz ki siz daha önce sapkınlardandınız.

Mustafa İslamoğlu

Rabbinizin lutfundan pay almak istemenizde size bir vebal yoktur. Arafat'tan çağlayıp akarken Meş'ari'l-Haram'da Allah'ı anın! Artık O'nu, size gösterdiği gibi anın! Doğrusu siz, bundan önce yolunu şaşıranlar arasındaydınız.

Muhammed Esed

(Bununla beraber), Rabbinizden (hac esnasında) bir lütuf elde etmek için çalışırsanız günah işlemiş olmazsınız. Arafat'tan kalabalıklar halinde dalga dalga indiğinizde, kutsal mahalde Allah'ı anın ve O'nu, yolunuzu gerçekten kaybetmişken size doğru yolu gösteren bir İlah olarak anın.

Ahmed Hulusi

(Hac süresi içinde) Rabbinizin fazlından istemenizde bir suç yoktur. Arafat'tan hep birlikte akıp dönerken, Meşari Haram'da (Müzdelife) Allah'ı zikredin. O'nu, hidayetinin sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin. Muhakkak ki bundan önce siz (hakikatten) sapmışlardandınız.

Ali Bulaç

Rabbinizden bir fazl istemenizde sizce sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte indiğinizde Allah'ı Meş'ar-ı Haram'da anın. O, sizi nasıl doğru yola yöneltip ilettiyse, siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan evvel sapmışlardandınız.

Ali Özek ve heyeti

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Harâm'da Allah'ı zikredin. Siz, önceden sapıklardan olduğunuz halde, sizi doğru yola sevk ettiği için O'nu anın.

Ali Rıza Safa

Efendinizden lütuf istemenizde sakınca yoktur. Arafat'tan kalabalıklar biçiminde indiğinizde, kutsal bölgede Allah'ı anın. Size gösterdiği biçimde, O'nu anın. Bundan önce, kesinlikle sapkınlar arasındaydınız. dipnot 37

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 37
    "Efendinizden lütuf istemenizde sakınca yoktur." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Hac zamanı ticaret yapmanızda sakınca yoktur." olarak yorumlanmıştır. "Kutsal bölge" anlamına gelen "Meşar-i Haram" terimi, çevirilerde, çoğunlukla Arapça biçimiyle bırakılmıştır. Kutsal bölge, günümüzde Müzdelife -Yaklaştırılan yer- olarak isimlendirilen Arafat ile Mina arasındaki bölgedir. Hac görevinin nasıl yapılması gerektiği, 2:196-203 ayetlerinde bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinizden gelecek bir lütfu aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın ve O'nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz, daha önce yanlış gidenlerden idiniz.

Edip Yüksel

Efendinizin iyiliğini aramanızda sakınca yok. Tanışma/kimlik istasyonundan ayrıldığınızda Sınırlanmış Bölgede ALLAH'ı anın. Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın; bundan önce siz sapıtmıştınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinizin lütfunu (hac bölgesinde ticaret yaparak) aramanızda sakınca yok. Arafat'tan ayrıldığınızda Kutsal Bölgede ALLAH'ı anın. Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın; bundan önce siz sapıtmıştınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hac mevsiminde Rabbinizden rızık isteyerek ticaret yapmanız size günah değildir. Arafattan sel gibi taşarak döndüğünüzde Meş'ari'l-Haram yanında, Allah'ı zikredin. O'nu, size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten yolunu şaşırmışlardan idiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

rabbınızın fazlından ticaret istemeniz size günah değildir, derken Arafattan ifaza ettiniz mi Meş'arı haram yanında Allahı zikredin hem onu size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin, doğrusu siz bundan evvel cidden şaşırmışlardan idiniz

Erhan Aktaş

Rabb'inizden lütuf dipnot 1 istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın dipnot 2 . Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini.
  2. metne dön, dipnot 2
    O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inizden lütuf dipnot 1 istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın. dipnot 2 Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini.
  2. metne dön, dipnot 2
    O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inizden lütuf dipnot 1 istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın. dipnot 2 Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini.
  2. metne dön, dipnot 2
    O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.

Gültekin Onan

Rabbinizden (hac bölgesinde ticaret yaparak) bir fazl istemenizde sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte indiğinizde Tanrı'yı Meş'ar-ı Haram'da anın. O sizi nasıl doğru yola yöneltip ilettiyse, siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan önce sapmışlardınız.

Hasan Basri Çantay

(Hacc mevsiminde ticaretle) Rabbinizden rızık istemenizde bir günah yokdur. Arafatdan (orada "vakfe" den sonra, seller gibi) boşanıp (elbirlik) akdığınız zaman "Meş'ar-i haraam" ın yanında Allahı zikredin, O, size nasıl hidayet etdiyse siz de Onu öylece anın. (Bilirsiniz ya) siz bundan evvel gerçek sapıklardandınız!

İbni Kesir

Rabbınızın lutf-u keremini aramanızda bir günah yoktur. Arafat'tan geri döndüğünüz zaman, Meş'ar-ı Haram'ın yanında Allah'ı zikredin. O, sizi hidayete ulaştırdığı gibi, siz de O'nu zikredin. Nitekim siz bundan önce, sapıklardan idiniz.

Mehmet Alagaş

(196-203) Hac ve umreyi tamamlayın, eğer kuşatılır / engellenirseniz kurban edileceklerden kolayını yapın , kurban kesim yerine ulaşana kadar başınızı tıraş etmeyin , sizden biri hasta ise yahut başından yaralı ise tıraş etmeyebilir. Emniyete kavuştuğunda oruç ile yahut sadaka vererek veya kurban olarak fidye verebilir. Kim de umresini hac ile birleştirirse kurban edileceklerden kolayını yapması gerekir , b u imkânı bulamayan, hacda üç gün oruç tutsun, yedi günde hac dönüşünde tutsun, bu da tamı tamına on gün eder , bu imkân ailesi Mescid -i Haram da olmayanlar içindir. Allah’tan sakının, şunu bilin ki Allah karşılığı şiddetli olandır. Hac bilinen aylardadır, (Şevval, zilkade, ayları ve zilhicceden on gündür) kim o aylarda haccı farz olarak yaparsa artık kadına yaklaşamaz, dinden çıkarıcı şeyler yoktur, kavga / tartışma edemez. (Evine sürekli girip çıkmasından fareye fısk denilir. Suyun çıkış yeri fıskiye, orta parmağın tırnak kısmının baş parmaktan birdenbire ileri çıkartmak) hayır olarak ne yaparsanız Allah onu bilir , azık temin edin, azığın en hayırlısı da takvadır, ey akıl uluları benden sakının. Rabbinizin maddi manevi hazinesinden / fazlından aramanız size günah değildir, Duruştan / Arafat’tan ayrılıp geniş alana doğru akın ettiğiniz vakit (feza: geniş alan) Meş’ari-l-Haram da Allah’ı zikredin, tıpkı size rehberlik ettiğinde ki gibi O’nu zikredin , siz ondan önce sapmıştınız . (Sizi rehberliği ile yola soktu) sonra insanların akın ettikleri taraflara doğru siz de akın , Allah’tan bağışlanma dileyin , Muhakkak ki Allah bağışlayandır esirgeyendir. Hacca özel yapılacaklar, yapım yerlerinde gerçekleştirdikten sonra da babalarınızı andığınız gibi hatta daha da şiddetli bir şekilde Allah’ı hatırlayıp anın / zikredin. İnsanlardan her kim Rabbim bize dünyada ver diyorsa ona ahirette münasip bir şey / uygun bir şey yoktur, onlardan kim de Rabbimiz bize dünyada güzellik ver ahirette de güzellik ver bizi ateşin azabından koru diyorsa işte onların kazandıklarından nasipleri vardır. Allah süratli / çabuk / hızlı hesap görendir. Sayılı / adetli günlerde Allah’ı zikredin , iki gün içinde kim acele ederde hemen zikrederse ona günah yoktur , kim de sakınır da ertelerse / tehir ederse ona da günah yoktur . (İki gün içinde bitirip Mina’dan Mekke’ye dönebilir dönüşü sonraya da bırakabilir) Allah’tan sakının şunu bilin ki O’nun yanında toplanacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbinizden (hac ibadeti sırasında ticaret yaparak) rızık istemenizde herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılınca Meş’ar-i Haram’da/Müzdelife'de Allah’ı zikredin. Nitekim O, size hidayet etmeden önce gerçekten dalalette olanlardan idiniz.

Süleyman Ateş

Rabbinizin lutuf ve keremini aramanızda sizin için bir günah yoktur. Arafat(taki duruş)tan ayrılıp (Müzdelife'ye) akın edince Meş'ar-i haram'da Allah'ı anın, O'nun size gösterdiği biçimde O'nu anın. O'nun yol göstermesinden önce siz, sapıklardan idiniz.

Süleymaniye Vakfı

(Hac aylarında) Rabbinizin bir lütfunun (bir kazancın) peşinde olmanızın size bir günahı olmaz. dipnot 1 Arafat'tan sel gibi aktığınız zaman Meş'ar-i Haram'da (Müzdelife'de) Allah'ı anın dipnot 2 (namaz kılın). Size nasıl gösterdiyse onu öyle anın. Doğrusu bundan önce, gerçekten yanlış yolda olanlardandınız. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eskiden hac aylarında panayırlar kurulurdu. Ayete göre hacılar, kazanç amacıyla panayırlara, ticari faaliyetlere katılabilir, alım satım yapabilirler. (Hac 22/27-28).
  2. metne dön, dipnot 2
    Taha 20/14. ayette "beni zikir için namaz kıl" emri verildiği için vaktinde yetişenler, Müzdelife'de akşam ve yatsı namazlarını kılarlar. Oraya, yatsı vaktinden sonra gidenler de sabah namazını beklerler. Rivayete göre Tay kabilesinden Urve b. Mudarris şöyle demiştir: Resulullah aleyhisselama geldim, Cem'de (Müzdelife'de) vakfe yerindeydi. Dedim ki, "Ey Allah'ın Elçisi, Tay dağından geldim. Bineğim perişan oldu, kendimi de yordum. Vallahi üzerinde beklemediğim bir kum tepesi olmadı, ben hacı olabilir miyim? Resulullah aleyhisselam dedi ki "Kim bizimle birlikte şu namazı kılar ve daha önce gece veya gündüz Arafat'a gelmiş olursa haccını tamamlamış, tefesini /her iki vakfeyi (Hac 22/29) yerine getirmiş olur." (Ebu Davud, Menasik, 69; Tirmizi, Hac, 57; Nesai, Menasik, 211; İbn Mace, Menasik, 57; Ahmed b. Hanbel 4/ 261).
  3. metne dön, dipnot 3
    Cahiliye döneminde Kureyşlilere ve çevrelerindeki bazı kabilelere hums denirdi. Hums dinlerine bağlı, karşı konulamayacak güçte kahraman anlamına gelir (el-Ayn). Bunlar kendilerini "ehlullah /Allah'ın yakını" gördüklerinden, Harem bölgesi dışında kaldığı için hac sırasında Arafat'a çıkmazlardı (Taberi Bakara 189'un tefsiri). Bu ayet onların bu davranışını yoldan çıkma olarak nitelemektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Hac aylarında) Sahibinizin (Rabbinizin) iyiliğini aramanın size bir günahı olmaz. dipnot 1 Arafat'tan sel gibi aktığınız zaman Meş'ar-i Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı anın (namaz kılın). O size nasıl gösterdiyse, öyle anın (namaz kılın). Doğrusu, bundan önce yanlışlar içindeydiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eskiden hac aylarında panayırlar kurulurdu. Ayete göre hacı, kazanç amacıyla panayırlara katılabilir.

Şaban Britch

Rabbinizden (ticaret yaparak) rızık istemenizde her hangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılınca Meş’ar-i Haram’da/Müzdelife'de Allah’ı zikredin. Nitekim O, size hidayet etmeden önce gerçekten, dalalette olanlardan idiniz ya!

Şaban Piriş

Rabbinizden rızık/fazl istemenizde her hangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılınca Meş'ari Haram'da Allah'ı zikredin. Nitekim, O, size yol göstermeden önce gerçekten, şaşkınlardan / dalalette olanlardan idiniz ya!

Yaşar Nuri Öztürk

Rabb'inizden bir lütuf ve bereket istemenizde hiç bir sakınca yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. O'nu, O'nun size gösterdiği gibi anın. Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You are absolved to trade for livelihood betaking yourselves to Providence for His bounty. And when you throng back from Mount 'Arafat then praise Allah thankfully at the Sacred Mount –Muzdalifa- and thankfully extoll His glorious attributes for steering you to the path of righteousness although initially you were lost in the maze of error.

Abdul Haleem

but it is no offence to seek some bounty from your Lord. When you surge down from Arafat remember God at the sacred place. Remember Him: He has guided you. Before that you were astray.

Abdullah Yusuf Ali

It is no crime in you if ye seek of the bounty of your Lord (during pilgrimage). Then when ye pour down from (Mount) Arafat, celebrate the praises of Allah at the Sacred Monument, and celebrate His praises as He has directed you, even though, before this, ye went astray.

Abul A'la Maududi

It is no offence for you to seek the bounty of your Lord during Pilgrimage. dipnot 1 When you hasten back from [Arafat then remember Allah at al- Mash[ar al-Haram (i.e. al-Muzdalifah), and remember Him in the manner He has directed you, for before this you were surely in error. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was another misconception entertained by the pre-Islamic Arabs. They considered it objectionable to do anything relating to one's livelihood during the Pilgrimage. In their view earning one's living was an act of pure worldliness and hence it was bad to indulge in it while engaged in the performance of a religious duty. The Qur'an refutes this and expounds the view that if a person strives to earn his living while observing fully the laws of God his action is tantamount to seeking God's grace and bounty. See( 62: 10 - Ed.)It is no sin if a man sets out to seek God's good pleasure and during the same journey tries to combine that purpose with the quest for permissible worldly benefits.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Muslims were asked to give up all those polytheistic and pagan practices that had arisen among the Arabs during the Age of Ignorance and which ran alongside the worship of God thereby adulterating the latter. They were required to consecrate their worship and adoration to God alone according to the guidance He had now revealed through the Prophet.

Aisha Bewley

There is nothing wrong in seeking bounty from your Lord. When you pour down from Arafat, remember Allah at the Sacred Landmark.* Remember Him because He has guided you, even though before this you were astray.

Al-Hilali & Khan

There is no sin on you if you seek the Bounty of your Lord (during pilgrimage by trading). Then when you leave ‘Arafât[1], remember Allâh (by glorifying His Praises, i.e. prayers and invocations) at the Mash‘ar-il-Harâm [2]. And remember Him (by invoking Allâh for all good.) as He has guided you, and verily, you were, before, of those who were astray.

Ali Quli Qarai

There is no sin upon you in seeking your Lord’s grace [during the ḥajj season]. Then when you stream out of ‘Arafāt remember Allah at the Holy Mash‘ar, and remember Him as He has guided you, and earlier you were indeed among the astray.

Amatul Rahman Omar

There is no blame on you that you seek munificence from your Lord (by trading during the time of Hajj). When you pour forth (in large numbers) from `Arafât then glorify Allâh (with still more praises) near Mash`aral- Harâm (- Holy Mosque in Muzdalifah), and remember Him (with gratitude) as He has guided you, though formerly you were certainly amongst the astray.

Arthur John Arberry

It is no fault in you, that you should seek bounty from your Lord; but when you press on from Arafat, then remember God at the Holy Waymark, and remember Him as He has guided you, though formerly you were gone astray.

Bijan Moeinian

There is no blame on you, if you do some business while performing the pilgrimage (earning what God has assigned for you as your worldly provision. ) Then when you pour down from Mount Arafat, praise your Lord in the Sacred place (Muzdaliffa.) Remember your Lord; the One without His guidance you were lost.

E. Henry Palmer

It is no crime to you that ye seek good from your Lord; but when ye pour forth from 'Arafat, remember God by the sacred beacon. Remember Him how He guided you, although ye were surely before of those who err.

Edip-Layth

There is no blame on you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the places of identification/recognition, then remember God towards the restricted place of perception, and remember Him as He has guided you, for you were before that straying.

George Sale

It shall be no crime in you, if ye seek an increase from your Lord, by trading during the pilgrimage. And when ye go in procession from Arafat, remember God near the holy monument; and remember him for that he hath directed you, although ye were before this of the number of those who go astray.

Hamid S. Aziz

It is no crime to you that you seek the bounty of your Lord; but when you pour forth from Arafat, remember Allah by the Sacred Monument. Remember Him how He guided you, although you were, before this, surely of those who are in error.

Mahmoud Ghali

It is no fault in you that you constantly seek Grace from your Lord; so when you press on from Arafat, then remember Allah at the Inviolable Emblem, and remember Him as He has guided you, and decidedly you were even before it (i. e. before …Islam) indeed of the erring.

Marmaduke Pickthall

It is no sin for you that ye seek the bounty of your Lord (by trading). But, when ye press on in the multitude from 'Arafat, remember Allah by the sacred monument. Remember Him as He hath guided you, although before ye were of those astray.

Mohamed Ahmed - Samira

It is no sin to seek the favours of your Lord (by trading). When you start from 'Arafat in a concourse, remember God at the monument that is sacred (al-Mash'ar al-haram), and remember Him as He has shown you the way, for in the olden days you we're a people astray.

Muhammad Asad

[However, ] you will be committing no sin if [during the pilgrimage] you seek to obtain any bounty from your Sustainer. And when you surge downward in multitudes from `Arafat, remember God at the holy place, and remember Him as the One who guided you after you had indeed been lost on your way;

Mustafa Khattab

There is no blame on you for seeking the bounty of your Lord ˹during this journey˺.[1] When you return from ’Arafât,[2] praise Allah near the sacred place[3] and praise Him for having guided you, for surely before this ˹guidance˺ you were astray.

Progressive Muslims

There is no sin upon you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the elevated location, then remember God towards the decree which is restricted, and remember Him as He has guided you, for you were before that straying.

Rashad Khalifa

You commit no error by seeking provisions from your Lord (through commerce). When you file from 'Arafaat, you shall commemorate GOD at the Sacred Location (of Muzdalifah). You shall commemorate Him for guiding you; before this, you had gone astray.

Sahih International

There is no blame upon you for seeking bounty from your Lord [during úajj]. But when you depart from 'Arafat, remember Allah at al- Mash'ar al-îaram. And remember Him, as He has guided you, for indeed, you were before that among those astray.

Sam Gerrans

You do no wrong to seek favour from your Lord. And when you pour forth from ʿArafāt, then remember God at Al-Mashʿar Al-Ḥarām. And remember Him, how He guided you, for indeed you were before it among those astray.

Shabbir Ahmed

Allah is fully Cognizant of your economic needs. And the Pilgrimage is not a gathering of people who have renounced the world. Therefore, there is nothing wrong in seeking Allah's bounty by conducting business. Returning from the field of Arafat, remember Allah at the sacred relic of Muzdalifa. Remember Him as He has guided you, before you were of the straying.

Syed Vickar Ahamed

It is no sin for you if you seek the bounty of your Lord (during pilgrimage). Then when you come down from (Mount) Arafat, celebrate the Praises of Allah at the Sacred Mountain, and celebrate His Praise as He has directed you, even though, before this, you went astray.

Taqi Usmani

There is no sin on you that you seek the grace of your Lord (by trading). Later, when you flow down from ‘Arafāt, recite the name of Allah near Al-Mash‘ar-ul-Harām (the Sacred Monument), and recite His name as He has guided you, while before it, you were among the astray.

The Monotheist Group

There is no sin upon you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the elevated place, then remember God at the symbol which is restricted, and remember Him as He has guided you; for you were straying before that.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 198. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 198. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 198. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩