A'râf suresi

A'râf suresi, 47. ayet

A'râf suresi, 47. ayet. وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَٰرُهُمْ تِلْقَآءَ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ قَالُوا۟ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

veiẕâ ṣurifet ebṣâruhüm tilḳâe aṣḥâbi-nnâri ḳâlû rabbenâ lâ tec`alnâ me`a-lḳavmi-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 44–50 · surenin 47. ayeti / 206
  1. A'râf 44

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar, "Evet" derler. O zaman aralarında bir duyurucu, "Allah'ın laneti zalimlere!" diye seslenir.

  2. A'râf 45

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.

  3. A'râf 46

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, "Selam olsun size!" diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar.

  4. 47

    Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.

  5. A'râf 48

    A'raftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!"

  6. A'râf 49

    "Sizin, 'Allah bunları rahmete erdirmez' diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dönerek) "Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz" derler.

  7. A'râf 50

    Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar, "Şüphesiz, Allah bunları kafirlere haram kılmıştır" derler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. “Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman” dehşetli görüntülerle ve korkunç durumlarla karşı karşıya kalırlar da “Rabbimiz, bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma, derler.” Böylece a’raftakiler cennetlikleri görecekleri vakit onlarla birlikte cennette olmayı ümid ederler ve onları selamlarlar. İstemeyerek de olsa cehennemdekilere doğru gözleri kaydığında ise onların bu hallerinden kendilerini koruması için Allah’a sığınırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

A'raf ashabının bakışları cehennem ashabına çevrilip onların içinde bulundukları şiddetli azabı gördüklerinde Allah’a dua ederek şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizleri, seni inkâr eden ve sana ortak koşan zalimler topluluğuyla beraber kılma!"

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza zaman
  2. صُرِفَتْ surifet çevrildiği kök: صرف
  3. أَبْصَـٰرُهُمْ ebsaruhum gözleri kök: بصر
  4. تِلْقَآءَ tilka'e tarafına kök: لقي
  5. أَصْحَـٰبِ eshabi halkı kök: صحب
  6. ٱلنَّارِ n-nari ateş kök: نور
  7. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  8. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  9. لَا la
  10. تَجْعَلْنَا tec'alna bizi bulundurma kök: جعل
  11. مَعَ mea beraber
  12. ٱلْقَوْمِ l-kavmi toplulukla kök: قوم
  13. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalim kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gözleri ateş halkı tarafına döndürülünce dipnot 1 de "Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile birlikte bulundurma!" diyecekler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade a‘raftakilerin cehennemlikler tarafına bakmak istemediklerini, ancak bir sıkıntı sebebi olsun, manevi anlamda belki de bir ceza şeklini oluştursun diye onların bakışları ilahi irade tarafından cehennemliklerin bulunduğu yere çevrileceği bilgisini içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onların gözleri ateş kafilesine doğru çevrilince: "Rabbimiz! Bizi zalimlerin arasına katma!" diye yalvaracaklar.

Muhammed Esed

Ve bakışlar ateş yolcularına doğru çevrilince: "Ey Rabbimiz, bizi şu zalim insanların arasına katma!" diyecekler.

Ahmed Hulusi

Basarları (bakışları) Nar (ateş - radyasyon) ehli yönüne çevrildiği vakit: "Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber kılma" derler.

Ali Bulaç

Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler.

Ali Özek ve heyeti

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: «Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!» derler.

Ali Rıza Safa

Ve gözleri ateşin yoldaşlarına çevrildiğinde, şöyle derler: "Efendimiz! Haksızlık yapan toplumun arasına bizi katma!"

Bayraktar Bayraklı

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de, "Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!" derler.

Edip Yüksel

Gözleri ateş halkına çevrildiğinde, "Efendimiz, bizi zalim toplulukla birlikte bulundurma" derler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gözleri ateş halkına çevrildiğinde, 'Rabbimiz, bizi zalim toplulukla birlikte bulundurma,' derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği vakit de: "Ey Rabbimiz, bizleri o zalimler güruhu ile birlikte bulundurma!" demektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gözleri ashabı nar tarafına çevrildiği vakıt da: "ya rabbena bizleri o zalimler güruhiyle beraber kılma" demektedirler

Erhan Aktaş

Bakışları ateş halkı tarafına döndürülünce de "Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halkla beraber bulundurma." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bakışları ateş halkı tarafına döndürülünce de "Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halkla beraber bulundurma." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bakışları Cehennem ehli tarafına döndürülünce de, "Ey Rabb'imiz! Bizi zalim toplumla beraber bulundurma." derler.

Gültekin Onan

Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler.

Hasan Basri Çantay

Gözleri ehl-i cehennem tarafına çevrildiği zaman da: "Ey Rabbimiz, bizi zaalimler güruhu ile beraber bulundurma" derler.

İbni Kesir

Gözleri cehennem ashabından tarafa çevrilince de; Rabbımız, bizi zalimler güruhu ile beraber bulundurma, derler.

Mehmet Alagaş

(35-52) Ey Âdem oğulları sizlere, sizden Resuller geldiğinde, size ayetlerimi anlattıklarında, kimler sakınırsa ve de ıslah olursa artık onlara korku yoktur , onlara hüzünlenme de yoktur / üzülme de yoktur. Ayetlerimizi yalanlayanlar , onlardan kibirlenenler işte onlar ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah’a yalanı iftira olarak atandan veya ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlar kitaptaki nasiplerine erişirler / ulaşırlar , elçilerimiz vefat ettirmek için onlara geldikleri zaman derler ki , Allah dışında çağırdıklarınız neredeler? Onlar bizden saptılar /ayrıldılar derler ve kendilerinin kafir olduklarına da şahitlik ederler. Sizden önceki geçmiş cin ve ins ümmetlerin içinde oldukları ateşe girin der, her bir ümmet girdiğinde din kardeşine / yoldaşına lanet eder, orada toplanıp biraraya geldikleri zaman, sonrakiler öncekiler için derler ki Rabbimiz, işte bunlar bizleri saptırdılar, onlara kat kat ateşten azap ver , der ki hepinize kat kat azap var ve lakin bilmiyorsunuz. Öncekiler de sonrakiler için de rler ki sizin bizim üzerimizde üstün bir yanınız olmadı , kazandıklarınız dolayısıyla siz de azabı tadın. Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara kesinlikle semanın kapıları açılmaz ve cennete de deve iğne deliğinden geçebilinceye kadar giremezle r, işte bu şekilde suçluları cezalandırırız. Onlar için cehennemde bir döşek / mahat üzerlerinde de ateş yorganı / gavaş vardır, bu şekilde zalimleri cezalandırırız. İman edenleri ve salih amellileri ki Allah, kişiyi sadece gücünün yettiği kadar / kapasite genişliği kadar sorumlu tutar / mükellef eder, işte onlar, cennet halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. Onların sinelerindeki / göğüslerindeki kini sıyırırız / söküp atarız. Altlarından nehirler akar ve derler ki bizi buna yönlendiren / hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bizi yönlendirmeseydi bizler hidayete erişemezdik. Gerçekten bize hakikat ile Resul geldi, onlara, yaptıklarınızdan dolayı miras olarak size bırakılan cennet budur diye seslenilir / nida edilir. Cennet ashabına cehennem ashabı nida eder ki, Rabbimiz ne vaad ettiyse kesinlikle hakikat olarak biz bulduk. Peki siz de Rabbiniz ne vaad ettiyse buldunuz mu? dediler ki evet. İki taraf arasındaki görevli ünleyici / müezzin , “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun , ki onlar, Allah yolundan savan kimselerdir, onun eğrilmesi için çabalarlar, onlar ahireti de inkâr edenlerdir” diye ilan eder. Aralarında (cennet ve cehennemlikler) bir perde / hicap vardır, araf üzerinde / bekleşme yeri üzerinde adamlar vardır. Yüzlerinden herkesi tanırlar. Cennet halkı olmayı ümit ettiği halde henüz oraya girememişlere nida ederler ki , selam sizlere olsun, Onların / yani beklentisi cennet olanların, bakışları ateş halkı tarafına çevrildiğinde derler ki, Rabbimiz bizi zalim kavimle beraber yapma . Araf halkındaki görevli adamlar, simalarından tanıdıklarına yine nida ederler k i, k alabalıklığınız ve büyükleniyor olmanız size ne fayda sağladı, “Allah’ın rahmetine asla ulaştırılmayacaklar” diye yemin ettikleriniz bunlar mı? İşte onlara seslenilir “Cennete girin sizlere korku yoktur sizler üzülmeyeceksiniz”. Ateş halkı cennet halkına "sudan yahut Allah ’ın sizi rızıklandırdıkları ndan bize aktarın" diye nida ederler. Derler ki "Allah o ikisini kafirlere haram eyledi" (Su da yok size rızık ta yok size) Dinlerini oyun ve eğlence / komedi etmişlerdi , dünya hayatı onları aldattı. İşte bugün de bizler de onları tıpkı bu buluşma gününü unuttukları gibi unuturuz, Ayetlerimizle mücadele edip duruyorlardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince; “Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma!” derler.

Süleyman Ateş

Gözleri ateş halkı tarafına çevrildiği zaman da; "Rabbimiz, bizi şu zalim toplulukla beraber bulundurma!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

(Cehennemde cezasını çeken müminlerin) Gözleri cehennem ahalisine çevrilince şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi yanlışlar içinde olan bu toplumun yanında bırakma."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Henüz cehennemde olup kurtuluş ümidi bulunan bu kimselerin) Gözleri cehennemde temelli kalacak ahaliye çevrilince şöyle derler: "Aman Rabbimiz! Bizi yanlışlar dipnot 1 içindeki şu toplulukla bir araya getirme."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    yanlışlar şirk olabilir (Ali imran 3/106)

Şaban Britch

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince: Rabbimiz, bizi zalim toplumla birlikte bulundurma! derler.

Şaban Piriş

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince: -Rabbimiz, bizi zalim toplumla birlikte bulundurma! derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözleri ateş halkı tarafına çevrildiğinde de şöyle yakardılar: "Ey Rabbimiz, bizleri, zalimler topluluğuyla birleştirme."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when their eyes are turned toward the inmates in the realm of Hell, they pray: O Allah our Creator, we pray and beseech You not to associate us with the wrongful of actions.

Abdul Haleem

and when their glance falls upon the people of the Fire, they will say, ‘Our Lord, do not let us join the evildoers!’-

Abdullah Yusuf Ali

When their eyes shall be turned towards the Companions of the Fire, they will say: "Our Lord! send us not to the company of the wrong-doers."

Abul A'la Maududi

And when the eyes of the people of the Heights will be turned towards the people of Hell they will say: 'Our Lord! Do not cast us among the wrongdoing people.'

Aisha Bewley

When they turn their eyes towards the Companions of the Fire, they will say, ‘Our Lord, do not place us with the people of the wrongdoers!’

Al-Hilali & Khan

And when their eyes will be turned towards the dwellers of the Fire, they will say: "Our Lord! Place us not with the people who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

And when their look is turned toward the inmates of the Fire, they will say, ‘Our Lord, do not put us among the wrongdoing lot!’)

Amatul Rahman Omar

And when their eyes are turned towards the fellows of the Fire, they will say, `Our Lord! place us not with these wrong-doing people. '

Arthur John Arberry

And when their eyes are turned towards the inhabitants of the Fire they shall say, 'Our Lord, do not Thou assign us with the people of the evildoers. '

Bijan Moeinian

When the latter' eyes will be turned towards the inhabitants of Hell, they will pray: "Lord, please do not include us among such unjust people. "

E. Henry Palmer

But when their sight is turned towards the fellows of the Fire, they say, 'O our Lord! place us not with the unjust people. '

Edip-Layth

When their eyes are turned towards the dwellers of the fire, they say, "Our Lord, do not make us with the wicked people!"

George Sale

And when they shall turn their eyes towards the companions of hell fire, they shall say, O Lord, place us not with the ungodly people!

Hamid S. Aziz

But when their sight is turned towards the Companions of the Fire, they say, "Our Lord! Place us not with the unjust people. "

Mahmoud Ghali

And when their beholdings (i. e., their eyes) are turned about towards the companions of the Fire, they will say, "Our Lord, do not make us among the unjust people."

Marmaduke Pickthall

And when their eyes are turned toward the dwellers of the Fire, they say: Our Lord! Place us not with the wrong-doing folk.

Mohamed Ahmed - Samira

When their eyes fall on the inmates of Hell they will say: "O Lord, do not place us in the crowd of the vile. "

Muhammad Asad

And whenever their eyes are turned towards the inmates of the fire, they will cry: "O our Sustainer! Place us not among the people who have been guilty of evildoing!"

Mustafa Khattab

When their eyes will turn towards the residents of Hell, they will pray, "Our Lord! Do not join us with the wrongdoing people."

Progressive Muslims

And when their eyes are turned towards the dwellers of the Fire, they Say: "Our Lord, do not make us with the wicked people!"

Rashad Khalifa

When they turn their eyes towards the dwellers of Hell, they will say, "Our Lord, do not put us with these wicked people."

Sahih International

And when their eyes are turned toward the companions of the Fire, they say, "Our Lord, do not place us with the wrongdoing people. "

Sam Gerrans

And when their eyes are turned towards the companions of the Fire, they say: “Our Lord: place Thou not us with the wrongdoing people.”

Shabbir Ahmed

When they turn to the ones who have been living a hellish life, they will say, "Our Lord! Keep us away from the ways of the wrongdoers and violators of human rights. "

Syed Vickar Ahamed

When their eyes shall be turned towards the companions of the Fire, they will say: "Our Lord! Do not send us to the company of the wrongdoers. "

Taqi Usmani

When their eyes will be turned to the people of the Fire, they will say, "Our Lord, do not join us with the unjust people."

The Monotheist Group

And when their eyes are turned towards the dwellers of the Fire, they say: "Our Lord, do not place us with the wicked people!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩