Diyanet İşleri
Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
A'râf suresi
A'râf suresi, 41. ayet. لَهُم مِّن جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِن فَوْقِهِمْ غَوَاشٍ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّٰلِمِينَ
lehüm min cehenneme mihâdüv vemin fevḳihim gavâş. vekeẕâlike neczi-żżâlimîn.
Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cehennemlikler, cennetlikler ve A'râf ehli A'râf 37–53 3
Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah, der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz."
Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın" derler.
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler" derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!" diye seslenilir.
Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar, "Evet" derler. O zaman aralarında bir duyurucu, "Allah'ın laneti zalimlere!" diye seslenir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
41. “Onlara cehennemden” altlarına “bir döşek, üstlerinde de” onları örtecek, azaptan üzerlerine gölge yapacak “örtüler vardır. İşte biz” kendilerine zulmeden “zalimleri böyle” amellerine uygun bir şekilde “cezalandırırız.” Rabbin ise kullara asla zulmedici değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kibirlenerek yalanlayan o kâfirler için, cehennemde üzerinde yatacakları ateşten döşekler ve onların üstlerine de ateşten bir örtü vardır. İşte biz, Allah'ı küfrederek ve O'ndan yüz çevirerek sınırlarını aşanları böyle bir cezayla cezalandırırız.
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)
Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)
(54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların cehennem ateşinden yatağı, üstlerinden de (ateşten) örtüleri olacaktır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız!
Onların (altlarında) cehennemden bir döşek, üstlerinde ateşten bir örtü olacak: İşte Biz, zulme gömülüp gidenleri böyle cezalandırırız.
Cehennem onların hem dinlenme yeri hem de örtüleri olacak; zalimleri Biz işte böyle cezalandırırız.
Onlara cehennemden bir döşek ve fevklerinden (bilinçlerinde) gavaş (perdeler, kılıflar) vardır. . . Zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır. Biz zulme sapanları işte böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennem ateşinden döşekler, üstlerine de örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız!
Onlar için, cehennemde bir yatak ve üstlerinde örtü vardır. Haksızlık yapanları, işte böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennem ateşinden döşekler, üzerlerine de örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerinde de bir örtü vardır. Zalimleri işte böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerinde de bir örtü vardır. Zalimleri işte böyle cezalandırırız.
Onlara cehennemden bir döşek, üstlerinden örtüler vardır. İşte Biz, zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlara Cehennemden bir döşek ve üstlerinden örtüler ve işte zalimleri biz böyle cezalandırırız
Onlar için Cehennem'den döşek ve örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden döşek ve örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden döşek ve örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır. Biz zulme sapanları İşte böyle cezalandırırız.
Onlara cehennem (de, altlarında ateş) den döşekler, üstlerinde (yine ateşden) örtüler vardır. Biz zaalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemde bir döşek ve üstlerine de örtüler vardır. Biz, zalimleri işte böyle cezalandırırız.
(35-52) Ey Âdem oğulları sizlere, sizden Resuller geldiğinde, size ayetlerimi anlattıklarında, kimler sakınırsa ve de ıslah olursa artık onlara korku yoktur , onlara hüzünlenme de yoktur / üzülme de yoktur. Ayetlerimizi yalanlayanlar , onlardan kibirlenenler işte onlar ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah’a yalanı iftira olarak atandan veya ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlar kitaptaki nasiplerine erişirler / ulaşırlar , elçilerimiz vefat ettirmek için onlara geldikleri zaman derler ki , Allah dışında çağırdıklarınız neredeler? Onlar bizden saptılar /ayrıldılar derler ve kendilerinin kafir olduklarına da şahitlik ederler. Sizden önceki geçmiş cin ve ins ümmetlerin içinde oldukları ateşe girin der, her bir ümmet girdiğinde din kardeşine / yoldaşına lanet eder, orada toplanıp biraraya geldikleri zaman, sonrakiler öncekiler için derler ki Rabbimiz, işte bunlar bizleri saptırdılar, onlara kat kat ateşten azap ver , der ki hepinize kat kat azap var ve lakin bilmiyorsunuz. Öncekiler de sonrakiler için de rler ki sizin bizim üzerimizde üstün bir yanınız olmadı , kazandıklarınız dolayısıyla siz de azabı tadın. Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara kesinlikle semanın kapıları açılmaz ve cennete de deve iğne deliğinden geçebilinceye kadar giremezle r, işte bu şekilde suçluları cezalandırırız. Onlar için cehennemde bir döşek / mahat üzerlerinde de ateş yorganı / gavaş vardır, bu şekilde zalimleri cezalandırırız. İman edenleri ve salih amellileri ki Allah, kişiyi sadece gücünün yettiği kadar / kapasite genişliği kadar sorumlu tutar / mükellef eder, işte onlar, cennet halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. Onların sinelerindeki / göğüslerindeki kini sıyırırız / söküp atarız. Altlarından nehirler akar ve derler ki bizi buna yönlendiren / hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bizi yönlendirmeseydi bizler hidayete erişemezdik. Gerçekten bize hakikat ile Resul geldi, onlara, yaptıklarınızdan dolayı miras olarak size bırakılan cennet budur diye seslenilir / nida edilir. Cennet ashabına cehennem ashabı nida eder ki, Rabbimiz ne vaad ettiyse kesinlikle hakikat olarak biz bulduk. Peki siz de Rabbiniz ne vaad ettiyse buldunuz mu? dediler ki evet. İki taraf arasındaki görevli ünleyici / müezzin , “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun , ki onlar, Allah yolundan savan kimselerdir, onun eğrilmesi için çabalarlar, onlar ahireti de inkâr edenlerdir” diye ilan eder. Aralarında (cennet ve cehennemlikler) bir perde / hicap vardır, araf üzerinde / bekleşme yeri üzerinde adamlar vardır. Yüzlerinden herkesi tanırlar. Cennet halkı olmayı ümit ettiği halde henüz oraya girememişlere nida ederler ki , selam sizlere olsun, Onların / yani beklentisi cennet olanların, bakışları ateş halkı tarafına çevrildiğinde derler ki, Rabbimiz bizi zalim kavimle beraber yapma . Araf halkındaki görevli adamlar, simalarından tanıdıklarına yine nida ederler k i, k alabalıklığınız ve büyükleniyor olmanız size ne fayda sağladı, “Allah’ın rahmetine asla ulaştırılmayacaklar” diye yemin ettikleriniz bunlar mı? İşte onlara seslenilir “Cennete girin sizlere korku yoktur sizler üzülmeyeceksiniz”. Ateş halkı cennet halkına "sudan yahut Allah ’ın sizi rızıklandırdıkları ndan bize aktarın" diye nida ederler. Derler ki "Allah o ikisini kafirlere haram eyledi" (Su da yok size rızık ta yok size) Dinlerini oyun ve eğlence / komedi etmişlerdi , dünya hayatı onları aldattı. İşte bugün de bizler de onları tıpkı bu buluşma gününü unuttukları gibi unuturuz, Ayetlerimizle mücadele edip duruyorlardı.
Onlara, Cehennem'de ateşten döşekler ve üstlerine de ateşten örtüler vardır. İşte biz, zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden bir döşek ve üstlerinde de (yine ateşten) örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız!
Onlar için cehennemden bir yerleşim alanı ve üzerlerinde örtüler olacaktır. Yanlış yapanları işte böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennem döşeği ve üzerlerinde örtüler olacaktır. Yanlış yapanları (zalimleri) işte böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden yatak ve üstlerine de ondan örtüler vardır. İşte, zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden yatak ve üstlerine de ondan örtüler vardır. İşte, zalimleri böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden bir döşek ve üstlerinde örtüler vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız biz.
Hell shall be the bed they have made for themselves as a result of their iniquities; they shall be tossed in blankets of fire. Thus do We requite the wrongful.
Hell will be their resting place and their covering, layer upon layer- this is how We punish those who do evil.
For them there is Hell, as a couch (below) and folds and folds of covering above: such is Our requital of those who do wrong.
Hell shall be their bed, and also above them their covering. Thus do We reward the wrong-doers.
They will have Hell as a resting-place and covering layers on top of them. That is how We repay wrongdoers.
Theirs will be a bed of Hell (Fire), and over them coverings (of Hell-fire). Thus do We recompense the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers).
They shall have hell for their resting place, and over them shall be sheets [of fire], and thus do We requite the wrongdoers.
They shall have Gehenna for their bed and above them awnings (of fire for cover), and thus do We requit the wrong-doers.
Gehenna shall be their cradle, above them coverings. Even so We recompense the evildoers.
Hell will be their bed and [fumes of] Hell will be their cover. This is the way that I reward the unjust people.
It is thus that we reward the sinners; for them is a couch of hell-fire, with an awning above them! thus do we reward the unjust!
They will have hell as an abode, and from above them will be barriers. It is thus We recompense the wicked.
Their couch shall be in hell, and over them shall be coverings of fire; and thus will we reward the unjust.
For them is Hell, as a couch below them and coverings above them! Thus do We reward the unjust!
They will have a resting place of Hell, and above them Envelopers; and thus We recompense the unjust.
Theirs will be a bed of hell, and over them coverings (of hell). Thus do We requite wrong-doers.
For them is a flooring of Hell and a covering (of fire). That is how We requite the iniquitous.
Hell will be their resting-place and their covering as well: for thus do We requite the evildoers.
Hell will be their bed; flames will be their cover. This is how We reward the wrongdoers.
They will have Hell as an abode, and from above them will be barriers. It is thus We recompense the wicked.
They have incurred Hell as an abode; they will have barriers above them. We thus requite the transgressors.
They will have from Hell a bed and over them coverings [of fire]. And thus do We recompense the wrongdoers.
They have a resting-place of Gehenna, and over them are coverings; and thus We requite the wrongdoers.
Hell is their bed and their covering as well. This is how We recompense the guilty, those who steal the fruit of others' labor and thus violate human rights. (Nations that fail to build their own paradise on earth only lurk on hellish ground. They have a ceiling of chaos keeping them from rising in the community of nations).
For them there is Hell, as a seat (to hold them from below) and folds and folds (of Fire) for covering above: Our repayment is like this for those who do wrong.
For them there is a bed from the Jahannam, and over them there are coverings. This is how We recompense the transgressors.
They will have Hell as an abode, and from above them will be barriers. It is thus We recompense the wicked.