Diyanet İşleri
"Sizi alemlere üstün kılmış iken, Allah'tan başka ilah mı araştırayım size?"
A'râf suresi
A'râf suresi, 140. ayet. قَالَ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِيكُمْ إِلَٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ
ḳâle egayra-llâhi ebgîküm ilâhev vehüve feḍḍaleküm `ale-l`âlemîn.
"Sizi alemlere üstün kılmış iken, Allah'tan başka ilah mı araştırayım size?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Denizden geçiş ve "bize de bir ilah yap" isteği A'râf 138–141 3
Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, "Ey Musa! Onların kendilerine ait ilahları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilah yapsana" dediler. Musa şöyle dedi: "Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz."
Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkumdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır."
"Sizi alemlere üstün kılmış iken, Allah'tan başka ilah mı araştırayım size?"
Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma" dedi.
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin." dedi. Rabbi, dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Musa da baygın düştü. Ayılınca, "Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah'ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
140. “Dedi ki: Hem O, sizi alemlere üstün kılmışken ben size ilah olarak Allah’tan başkasını mı arayayım?” Sizin için zatı, sıfatları ve fiilleri itibari ile kamil olan mutlak ilah Allah’tan başka bir ilah mı arayayım? Halbuki sizin O’nun lütfuna ve sizi üstün kılmasına şükür ile karşılık vermeniz gerekir ki bu da ibadeti yalnızca Allah’a yapmak ve O’nun dışında ilah diye ibadet edilen her şeyi inkâr etmekle olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Büyük mucizelerine şahit olup ayan beyan görmenize rağmen nasıl olur da sizin için Allah'tan başka ibadet edeceğiniz ilah ararım? O -Subhanehu ve Teâlâ- düşmanlarınızı helak ederek size nimette bulunmuş, sizi zamanınızın insanlarına üstün tutmuş, yeryüzüne halife kılmış ve dünyada güçlü kimseler kılmıştır."
Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın…
Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Sizi âlemlere (inançsızlara) üstün kılmışken, size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım?" demişti.
(Ve) ekledi: "Size Allah'tan başka bir ilah arayayım, öyle mi; üstelik O, bütün insanlar arasından (vahyi taşıma) onurunu size bahşetmişken?"
(Ve) şöyle ekledi: "Sizin için Allahtan başka bir tanrı arayayım, öyle mi, hem de O sizi diğer bütün insanlara üstün çıkardığı halde?"
"O sizi alemlere (insanlara) üstün kılmışken (hilafet hakikatini bildirmesi nedeniyle), sizin için Allah'tan gayrı bir ilah mı düşüneyim" dedi.
"O sizi alemlere üstün kılmışken, ben size Allah'tan başka bir ilah mı arayacağım?"
(Sonra da şöyle) demişti: "Allah, sizi âlemlere üstün kılmış olduğu halde, size Allah'tan başka (ibadet edeceğiniz) bir ilah mı arayayım"?
Dedi ki: "O, sizi evrenlere üstün kılmışken, sizin için, Allah'tan başka tanrı mı arayacağım?"
"Ben, size tanrı olarak Allah'tan başkasını mı arayacakmışım? Halbuki O, sizi alemlere üstün kılmıştır."
"Size Allah'tan aşağı bir tanrı mı arayayım? Oysa O, lütfuyla sizi başkalarına tercih etti."
'Size ALLAH'ın dışında bir tanrı mı arayayım? Oysa O, lütfuyla sizi başkalarına tercih etti. '
"Ben size Allah'tan başka bir ilah mı isterim? O, sizi bütün alemlerin üstüne geçirdi!" dedi.
Hiç, dedi, Ben size Allahdan başka bir ilah mı isterim? O, sizi alemlerin üstüne geçirdi
"Sizi alemlere üstün dipnot 1 kıldığı halde, size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım?" dedi.
"Sizi alemlere üstün dipnot 1 kıldığı halde, size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım?" dedi.
"Sizi alemlere üstün dipnot 1 kıldığı halde, size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım?" dedi.
"O sizi alemlere üstün kılmışken, ben size Tanrı'dan başka tanrı mı arayacağım?"
Dedi: "Tanrı olarak Allahdan başkasını mı arayacakmışım size? Halbuki O, sizi alemlerin üstüne geçirmişdir".
Dedi ki: Ben, sizin için bir tanrı olarak Allah'tan başkasını mı arayacak mışım? Halbuki O, sizi alemlere üstün kılmıştır.
(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.
"O, sizi âlemlere üstün kılmış iken size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım?" dedi.
"Allah, sizi alemlere üstün yapmış iken size Allah'tan başka bir tanrı mı arayayım?" dedi.
Sözüne şöyle devam etti: "Size Allah'tan başka ilah mı ararım? Üstelik o sizi çağdaşlarınıza üstün kıldı."
Dedi ki "Size Allah'tan başka bir tanrı mı ararım? Halbuki o sizi bu aleme üstün kılmıştır."
O, sizi alemlere üstün kılmış iken size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım? dedi.
O, sizi toplumlara üstün kılmış iken size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım? dedi.
Şunu da söyledi: "Size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım? O sizi alemlere üstün kılmıştır."
"Would I", he added, "induce you to pay reverence and veneration to a deity other than Allah, the Creator, and adore him (or it) with appropriate acts and rites, when it was He Who confined to you such prerogative as to be the chosen for His mercy and blessings out of all people?* "
Why should I seek any god other than God for you, when He has favoured you over all other people?’
He said: "Shall I seek for you a god other than the (true) Allah, when it is Allah Who hath endowed you with gifts above the nations?"
Moses said: 'Should I seek any god for you other than Allah although it is He who has exalted you above all?'
He said, ‘Should I seek something other than Allah as a god for you when He has favoured you over all other beings?’
He said: "Shall I seek for you an Ilâh (a god) other than Allâh, while He has given you superiority over the ‘Âlamîn (mankind and jinn of your time)."
He said, ‘Shall I find you a god other than Allah, while He has graced you over all the nations?’
(Moses) added, `Am I to seek for you a god other than Allâh? Whereas He has made you excel the peoples of your time.
He said, 'What, shall I seek a god for you other than God, who has preferred you above all beings?'
Then he added: "Should I look for another god for you while it was God who showered you, more than any other nation in the world, with His blessing?"
He said, 'Other than God then do ye crave for a god, when He has preferred you above the worlds?'
He said, "Shall I seek other than God as a god for you when He has preferred you over the worlds?"
He said, 'Shall I seek for you a god other than Allah, while He has exalted you above all peoples?'
He said, "Shall I seek for you a god other than Allah, when He has preferred you above all creatures?"
He said, "Shall I inequitably seek a god for you other than Allah and He has graced you over the worlds. ?"
He said: Shall I seek for you a god other than Allah when He hath favoured you above (all) creatures?
"Do you want me to seek for you, " he said, "a god other than God, when He has exalted you over all the nations of the world?
[And] he said: "Am I to seek for you a deity other than God, although it is He who has favoured you above all other people?"
He added, "Shall I seek for you a god other than Allah, while He has honoured you above the others?"
He said: "Shall I seek other than God as a god for you when He has preferred you over the worlds"
"Shall I seek for you other than GOD to be your god, when He has blessed you more than anyone else in the world?"
He said, "Is it other than Allah I should desire for you as a god while He has preferred you over the worlds?"
He said: “Am I to seek for you a god other than God when He has favoured you above all mankind?”
Shall I seek a god for you other than Allah, when He has blessed you more than the other existing nations?"
He (Musa) said: "Shall I find a god for you other than the (True and Only) Allah, when He has given you the gift above the creations (of men and jinns)?"
He said, "Shall I seek any one other than Allah as God for you, while He has given you excellence over the (people of all the) worlds."
He said: "Shall I seek other than God as a god for you when He has preferred you over the worlds?"