Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 162. ayet

Âl-i İmrân suresi, 162. ayet. أَفَمَنِ ٱتَّبَعَ رِضْوَٰنَ ٱللَّهِ كَمَنۢ بَآءَ بِسَخَطٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأْوَىٰهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

efemeni-ttebe`a riḍvâne-llâhi kemem bâe biseḫaṭim mine-llâhi veme'vâhü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 159–165 · surenin 162. ayeti / 200

Konu Yumuşak davranma, danışma ve peygamberin lütuf oluşu Âl-i İmrân 159–164 3

  1. Âl-i İmrân 159

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

  2. Âl-i İmrân 160

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.

  3. Âl-i İmrân 161

    Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir.

  4. 162

    Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

  5. Âl-i İmrân 163

    Onlar (insanlar) Allah'ın katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.

  6. Âl-i İmrân 164

    Andolsun, Allah, mü'minlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

  7. Âl-i İmrân 165

    Onların (müşriklerin) başına (Bedir'de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud'da) sizin başınıza geldiğinde, "Bu, nereden başımıza geldi?" dediniz, öyle mi? De ki: "O (musibet), kendinizdendir." Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 162–163. ayetler için yazılmıştır.

162-163. Şanı Yüce Allah, rızasını kazanmak, O’nu razı edecek işleri yapmak maksadına sahip olanın, öyle olmayan aksine masiyetlere dalmış ve Rabbini gazaplandıran kimse gibi olamayacağını haber vermektedir. Bu iki tür şahıs ne Allah’ın hükmünde ve hikmetinde ne de Allah’ın kullarının fıtratında eşit olamazlar: “Mü’min kimse fasık kimse gibi midir? Bunlar eşit değildirler.” (es-Secde, 32/18)

İşte bundan dolayı daha sonra: “Onlar Allah katında derece derecededirler” buyurmaktadır. Yani bütün bunlar amelleri farklı farklı olduğu gibi, derece ve mevkilerinde de farklı farklıdırlar. Allah’ın rızasına tabi olanlar üstün dereceleri, yüksek köşk ve meskenleri elde etmek için çalışırlar. Yüce Allah da amellerine göre lütuf ve cömertliğinden onlara ihsanda bulunur. Allah’ı gazaplandıracak işler yapanlar ise aşağıların aşağısına kadar -herkes ameline uygun olarak- cehennemin alt tabakalarına inmek için gayret gösterirler.

“Allah yaptıklarını çok iyi görendir.” Amellerinden hiçbir şey O’na saklı kalmaz. Aksine onların bütün yaptıklarını görür. Levh-i Mahfuz’da onları tespit etmiştir, güvenilir şerefli meleklerini de amellerinin yazılması ve tespit edilmesi için görevlendirmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın rızasına nail olunacak iman ve salih amele tabi olan kimse ile Allah'ı inkâr eden ve günah işleyen kimse bir olur mu? Ardından bu kimse Allah'ın şiddetli gazabıyla karşılaşır. Onun kalacağı yer cehennemdir. O, ne kötü varış yeri ve dönülecek yerdir!

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَمَنِ efemeni hiç olur mu?
  2. ٱتَّبَعَ ttebea uyan kök: تبع
  3. رِضْوَٰنَ ridvane rızasına kök: رضو
  4. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  5. كَمَنۢ kemen kimse gibi
  6. بَآءَ ba'e uğrayan kök: بوا
  7. بِسَخَطٍۢ bisehatin hışmına kök: سخط
  8. مِّنَ mine
  9. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  10. وَمَأْوَىٰهُ ve me'vahu ve yeri kök: اوي
  11. جَهَنَّمُ ۚ cehennemu cehennem (olan)
  12. وَبِئْسَ ve bi'se ne kötü kök: باس
  13. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru sonuçtur orası kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سخط (4 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Bu, Allah'ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O'nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.

  • Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş)

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse…

  • Aynı kök: سخط (4 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay…

  • Aynı kök: سخط (4 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Bugün artık ne sizden, ne de inkar edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın rızasını gözeten ile Allah'tan bir gazaba uğrayan kişi bir olur mu hiç! Onun barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

Mustafa İslamoğlu

Öyleyse, Allah'ın rızasını gözeten kişiyle Allah'ın hışmına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kişi bir olur mu? Orası ne kötü son duraktır!

Muhammed Esed

Öyleyse, Allah'ın rızasını kazanmak isteyen kişi, Allah'ın lanetine uğramış ve varış yeri cehennem olan kişi ile bir midir? Ne kötü bir duraktır o!

Ahmed Hulusi

Allah rıdvanına (Esma kuvvesinin, hakikatindeki varlığına) tabi olan kimse, Allah'ın hışmının açığa çıktığı, yaşayacağı ortam cehennem olan kişi gibi midir? O ne kötü sondur!

Ali Bulaç

Allah'ın rızasına uyan kişi, Allah'tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o.

Ali Özek ve heyeti

(Dininde) Allah'ın rızasına tabi olanla Allah'ın gazabına uğrayan hiç bir olur mu? (Allah'ın gazabına uğrayan) Böyle bir kimsenin yeri Cehennem'dir ve (orası) ne kötü bir yerdir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyen kişi, Allah'ın öfkesine uğrayan kişi gibi olur mu? Kalacağı yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir.

Bayraktar Bayraklı

Öyleyse, Allah'ın rızasını kazanmak isteyen kişi ile Allah'ın lanetine uğramış ve varış yeri cehennem olan kişi bir midir? Ne kötü bir duraktır o!

Edip Yüksel

ALLAH'ın rızasını gözeten bir kimse ALLAH'ın öfkesine uğrayıp cehennemi boylayan gibi olur mu? O ne kötü bir yerdir!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın rızasını gözeten bir kimse ALLAH'ın öfkesine uğrayan gibi olur mu? Onun yeri cehennemdir; o ne kötü bir sonuçtur!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın rızası peşinden giden kimse, Allah'ın hışmına uğrayan ve yeri cehennem olan kimseye hiç benzer mi? Orası varılan ne kötü yerdir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya o vakit Allahın rıdvanı peşinde giden kimse Allahın hışmına uğrayan ve yatağı Cehennem olan kimseye benzer mi? o ne fena meaddır

Erhan Aktaş

Allah'ın rızasını kazanan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse ile bir olur mu? Orası ne kötü bir sonuçtur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın rızasını kazanan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse ile bir olur mu? Orası ne kötü bir sonuçtur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın rızasını kazanan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse ile bir olur mu? Orası ne kötü bir yerdir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın rızasına uyan kişi, Tanrı'dan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o.

Hasan Basri Çantay

Ya Allahın rızaasına tabi olan kimse; Allahın hışmına uğrayan ve durağı cehennem olan (adam) gibi mi (olacaktı)? O, ne kötü dönüş yeridir.

İbni Kesir

Allah'ın rızasına uyan kimse; hiç Allah'ın hışmına uğrayan gibi olur mu? Onun varacağı yer, cehennemdir. O, ne kötü dönüş yeridir.

Mehmet Alagaş

(162-173) Hiç Allah’ın hoşnutluğuna uyan kimse Allah’ın hışmına uğrayanlar gibi olur mu? Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü bir dönüş yeridir. Onların / Allah’ın rızasına uyanların Allah’ın yanında dereceleri vardır , Allah yaptıklarını görendir. Kesin olan şu ki, Allah müminlere içlerinde kendilerinden bir Resul yaratarak minnette bulunmuştur , onlara O’nun / Allah’ın ayetlerini sesli okuyor. Bundan önce apaçık bir sapıklık içinde olmalarına rağmen onları arındırıyor / tezkiye ediyor , onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor. Onlara bir musibet isabet ettiğinde ki onlara siz iki katını isabet ettirmiştiniz (Sizin Uhud ta yetmiş kaybınız oldu bedirde onlara yetmiş esir yetmiş ölü yani yüz kırk kayıp verdirmiştiniz) dediniz ki nereden bu? De ki O kendinizde olandan (Başınıza gelen kendi ettiğinizden) Muhakkak ki Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. İki cemaatin karşılaştığı gün başınıza gelen musibet Allah’ın izniyledir ve iman edenlerin bilinmesi içindi ve münafıkların bilinmesi içindi. Onlara ya Allah yolunda savaşın yahut savunmada / müdafaada bulunun denildi, dediler ki savaşmayı bilseydik size uyardık , O gün onlar kafirliğe onlardan imanca daha yakındılar , ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı , kalplerinde neyi sakladıklarını en iyi Allah bilir. Onlar oturdular ve kardeşleri için dediler ki bize uysalardı öldürülmezlerdi de ki eğer doğru sözlüler iseniz kendinizden ölümü savuşturun / uzaklaştırın. Allah yolunda öldürülenleri ölü olarak değerlendirme / hesap etme , bilakis onlar diridirler Rablerinin yanında rızıklandırılırlar, Allah’ın kendilerine fazlından verdiklerinden dolayı sevinçlidirler , arkalarından gelerek henüz kendilerine katılmamış olanları / ilhak olamayanları da müjdelerler, onlara korku yoktur, onlara üzüntü / hüzün yoktur. Allah’ın nimetlerini ve fazlını müjdelerler, Allah’ta iman edenlerin ödüllerini / ecirlerini zayi etmez. Kendilerine bir yara isabet ettikten sonra Allah’a ve Resulünü çağrısına cevap verenlere / icabet edenlere, güzel davranıp, sakınanlara , kocaman bir ecir vardır. Onlar öyleleridirler ki; insanlar kendilerine “insanlar size karşı ordu toparladılar korkun onlardan” dediklerinde onların imanı artar ve derler ki “Allah bize yeterlidir ve vekil olması ne büyük nimettir.” Bunun üzerine kendileri ne herhangi bir kötülük dokunmadan Allah’ın fazlından bir nimet olarak döndüler , A llah’ın hoşnutluğuna uydular, Allah büyük bir bolluk / fazıl sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hiç, Allah’ın rızasına uyan kimse, Allah’ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse gibi olur mu? O, ne kötü varılacak yerdir!

Süleyman Ateş

Hiç Allah'ın rızasına uyan kimse; Allah'ın hışmına uğrayan, yeri de cehennem olan adam gibi olur mu? Ne kötü sonuçtur orası!

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın rızasının peşinde olan kimse, hiç Allah'ın gazabını hak eden kimse gibi olur mu? dipnot 1 Gazabı hak edenin sığınacağı yer cehennemdir. Ne kötü hale gelmektir o!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın gazabına uğrayan kimse, Allah'ın razı olacağı şeyler peşinde koşan gibi olur mu? Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü hale düşmektir o!

Şaban Britch

Hiç Allah’ın rızasına uyan kimse, (günahlarıyla) Allah’ın gazabına uğrayan ve yeri cehennem olan kimse gibi olur mu? Cehennem, ne kötü bir varılacak yerdir.

Şaban Piriş

Hiç Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve yeri cehennem olan kimse gibi olur mu? Cehennem, ne kötü bir varılacak yerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın hoşnutluğunu izleyen kişi, Allah'ın gazabına uğrayan ve barınağı cehennem olan kişiyle aynı mıdır? Ne kötü varış yeridir o!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Shall he who obeyed Allah’s statutes in quest of Allah’s satisfaction compare with the one who came within the measure of Allah’s wrath and has been destined to the abode in Hell, which is an evil destiny!

Abdul Haleem

Can the man who pursues God’s good pleasure be like the man who has brought God’s wrath upon himself and whose home will be Hell- a foul destination?

Abdullah Yusuf Ali

Is the man who follows the good pleasure of Allah Like the man who draws on himself the wrath of Allah, and whose abode is in Hell?- A woeful refuge!

Abul A'la Maududi

Is he who follows the good pleasure of Allah like him who is laden with Allah's wrath and whose abode is Hell? How evil that is for a resting-place!

Aisha Bewley

Is someone who pursues the pleasure of Allah the same as someone who incurs displeasure from Allah and whose refuge is Hell? What an evil destination!

Al-Hilali & Khan

Is then one who follows (seeks) the good Pleasure of Allâh (by not taking illegally a part of the booty) like the one who draws on himself the Wrath of Allâh (by taking a part of the booty illegally - Ghulul)? - his abode is Hell, and worst, indeed is that destination!

Ali Quli Qarai

Is he who follows [the course of] Allah’s pleasure like him who earns Allah’s displeasure and whose refuge is hell, an evil destination?

Amatul Rahman Omar

Can the person who (always) follows the good pleasure of Allâh be like the person who has incurred the displeasure of Allâh and whose abode is Gehenna? What an evil destined abode it is!

Arthur John Arberry

What, is he who follows God's good pleasure like him who is laden with the burden of God's anger, whose refuge is Gehenna? An evil homecoming!

Bijan Moeinian

Is the man who seeks the pleasure of the Lord equal to the one who provokes the anger of God? The latter destiny. What an evil destination.

E. Henry Palmer

Is he who follows the pleasure of God, like him who has drawn on himself anger from God, whose resort is hell? An evil journey shall it be!

Edip-Layth

Is one who follows the pleasure of God, as one who draws the wrath of God and whose abode is hell? What a miserable destiny!

George Sale

Shall he therefore who followeth that which is well-pleasing unto God, be as he who bringeth on himself wrath from God, and whose receptacle is hell? An evil journey shall it be thither.

Hamid S. Aziz

Is he who follows the pleasure of Allah, like him who has drawn on himself anger from Allah, whose resort is the Fire? An evil journey's end!

Mahmoud Ghali

Then is he who closely follows the all-blessed satisfaction of Allah like him who has drawn upon (himself) wrath from Allah and whose abode is Hell? And miserable is the Destiny!

Marmaduke Pickthall

Is one who followeth the pleasure of Allah as one who hath earned condemnation from Allah, whose habitation is the Fire, a hapless journey's end?

Mohamed Ahmed - Samira

Is a man who has followed the pleasure of God the same as he who has incurred His wrath, whose abode is surely Hell, a dreadful place?

Muhammad Asad

Is then he who strives after God's goodly acceptance like unto him who has earned the burden of God's condemnation and whose goal is hell? - and how vile a journey's end!

Mustafa Khattab

Are those who seek Allah’s pleasure like those who deserve Allah’s wrath? Hell is their home. What an evil destination!

Progressive Muslims

Is one who follows the pleasure of God, as one who draws the wrath of God and whose abode is Hell What a miserable destiny!

Rashad Khalifa

Is one who pursues GOD's pleasure the same as one who incurs wrath from GOD and his destiny is Hell, the most miserable abode?

Sahih International

So is one who pursues the pleasure of Allah like one who brings upon himself the anger of Allah and whose refuge is Hell? And wretched is the destination.

Sam Gerrans

Is then he who seeks the approval of God like one who incurs wrath from God, and whose shelter is Gehenna? And evil is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

Is one who seeks the Approval of Allah the same as one who earned Allah's disapproval, and his destiny is Hell, the most miserable abode?

Syed Vickar Ahamed

Is the man who follows the good pleasure of Allah like the man who draws on himself the anger of Allah, and whose home is in Hell? And a woeful place (to live)!

Taqi Usmani

How then, could one who submits to the pleasure of Allah be equal to him who returns with displeasure from Allah? His ultimate place is the Fire; and what an evil end it is!

The Monotheist Group

Is he who follows the pleasure of God as he who draws the wrath of God and his abode is Hell and a miserable destiny?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 162. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 162. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 162. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩