Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 65. ayet

Ahzâb suresi, 65. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

ḫâlidîne fîhâ ebedâ. lâ yecidûne veliyyev velâ neṣîrâ.

Diyanet İşleri

Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 62–68 · surenin 65. ayeti / 73

Konu Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti Ahzâb 60–68 3

  1. Ahzâb 62

    Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın kanununda asla değişme bulamazsın.

  2. Ahzâb 63

    İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.

  3. Ahzâb 64

    Şüphesiz Allah, kafirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.

  4. 65

    Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.

  5. Ahzâb 66

    Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, "Keşke Allah'a ve Resul'e itaat edeydik" diyecekler.

  6. Ahzâb 67

    Yine şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."

  7. Ahzâb 68

    "Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 64–66. ayetler için yazılmıştır.

64. “Şüphesiz Allah kâfirlere” küfür alışageldikleri âdetleri olmuş kimselere ve Allah’ı, peygamberlerini, onların Allah’tan getirdiklerini inkâr yolunu seçenlere “lanet etmiş” dünyada da âhirette de onları rahmetinden uzaklaştırmıştır ki bu da ceza olarak yeter.

“Ve onlar için alevli bir ateş hazırlamıştır.” Cesetlerinde alev alev yanacak ve tutuşturulmuş alevli bir ateş hazırlanmıştır. Azap onların tâ kalplerine kadar işleyecektir.

65. Bu, oldukça ağır azapta ebedi kalacaklar, ondan çıkıp uzaklaşamayacaklar ve bu azap üzerlerinden bir an dahi hafifletilmeyecektir. Orada istediklerini kendilerine verecek “hiçbir dost” ve azabı üzerlerinden uzaklaştıracak bir “yardımcı da bulamayacaklardır.” Aksine onlar, dostsuz ve yardımcısız kalacaklardır. Alevli ateş azabı, onları çepeçevre kuşatacak ve çok ileri derecede onlara sıkıntı verecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

66. “Yüzlerinin ateşte evirilip çevrileceği gün” ateşin hararetinin tadacaklar ve bu işin ağır sıkıntısını duyacaklar, geçmişte yaptıklarını pişmanlık içinde anacaklar ve “diyecekler ki: Ah! Keşke, Allah’a da Rasûlüne de itaat etseydik” de bu azaptan kurtulmuş olsaydık. Biz de itaat edenler gibi pek büyük mükâfatı hak etmiş olsaydık.

Ancak böyle bir temenninin zamanı geçmiş olacaktır. Bu temenninin onlara pişmanlık, üzüntü, keder ve acıdan başka bir faydası olmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendileri için hazırlanmış o azabın içerisinde ebedî kalacaklardır. Orada ne kendilerine fayda verecek bir dost ve ne de kendilerinden o ateşin azabını savacak bir yardımcı bulurlar.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَـٰلِدِينَ halidine kalacaklardır kök: خلد
  2. فِيهَآ fiha orada
  3. أَبَدًۭا ۖ ebeden ebediyyen kök: ابد
  4. لَّا la
  5. يَجِدُونَ yecidune bulamayacaklardır kök: وجد
  6. وَلِيًّۭا veliyyen bir dost kök: ولي
  7. وَلَا ve la ve ne de
  8. نَصِيرًۭا nesiran yardımcı kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır.…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Onlar) orada ebedî kalacaklar, (kendilerini azaptan koruyacak) herhangi bir dost da yardımcı da bulamayacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar orada ebediyen kalacaklar: ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklar.

Muhammed Esed

Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar, ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.

Ahmed Hulusi

Sonsuza dek orada yaşarlar. . . Bir veli ve bir yardımcı da bulamazlar.

Ali Bulaç

Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Onlar ne bir veli, ne bir yardımcı bulamayacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

(Onlar) orada ebedî olarak kalacaklar, (kendilerini koruyacak) ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.

Ali Rıza Safa

Sonsuza dek orada kalacaklardır. Ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, orada süreli olarak kalacaklardır. Ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.

Edip Yüksel

Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne bir veli (sahip) ne de bir yardımcı bulamazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne bir veli (sahip) ne de bir yardımcı bulamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onda ebedi kalırlar ve ne bir kayırıcı bulabilirler, ne de bir yardımcı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onda muhalled kalırlar ve ne bir veliy bulabilirler ne de bir nasir

Erhan Aktaş

Orada sürekli kalıcıdırlar. Orada bir koruyucu ve yardımcı bulamazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada sürekli kalıcıdırlar. Orada bir koruyucu ve yardımcı bulamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada sürekli kalıcıdırlar. Orada bir koruyucu ve yardımcı bulamazlar.

Gültekin Onan

Orada ebediyen kalıcıdırlar. Onlar ne bir veli, ne bir yardımcı bulamayacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Kendileri orada ebedi kalıcı olarak. Onlar ne bir yar, ne de bir yardımcı bulmayacaklardır.

İbni Kesir

Orada temelli kalırlar, ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulamazlar.

Mehmet Alagaş

(63-68) İnsanlar sana saatten soruyorlar, onun bilgisi Allah katındadır. Sen onu bilemezsin ki / idrak edemezsin belki de saat yakında olur. Muhakkak ki Allah kafirlere lanet etmiştir, onlar için çılgın alevli ateş / sağir hazırlamıştır. Orada ebedi kalıcıdırlar (Ebedi kalmazlar sorusuna cevap) ne dost ne de yardım, bulamazlar. Yüzleri o gün, ateşte döndürülürken diyecekler ki, yazıklar olsun bize, keşke Allah’a itaat etseydik ve Resule itaat etseydik. Dediler ki Rabbimiz , muhakkak ki biz, efendilerimize ve büyüklerimize uyduk / itaat ettik, onlar da bizi yoldan saptırdılar, Rabbimiz, Azabı onlara iki kat ver, onları büyük bir lanetlemeyle lanetle.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Onlar) orada ebedî olarak kalacaklar, (kendilerini koruyacak) ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.

Süleyman Ateş

Orada ebedi olarak kalacaklar; (kendilerini koruyacak) bir dost ve yardımcı bulamayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalacaklar dipnot 1 , kendilerine bir veli /yakın ve yardım edecek birini de bulamayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da, cennetlik ve cehennemlik olanlar için iki kelime kullanılır. Birisi 'ebed' diğeri 'halid'tir. Ebed, 'sonsuza kadar', halid ise 'ölümsüz olan' anlamına gelir. Cennetlikler için bkz. Nisa 4/57,122; Maide 5/119, Tevbe 9/22,100; Tegabun 64/9, Talak 65/11, Beyyine 98/8. Cehennemlikler için bkz. Nisa 4/16, Cin 72/23.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada sonsuza kadar ölümsüzleşecekler; kendilerine bir dost ve yardım edecek birini bulamayacaklardır.

Şaban Britch

Orada ebedi kalırlar. Bir dost ve yardımcı bulamazlar.

Şaban Piriş

Orada ebedi kalırlar. Bir dost ve yardımcı bulamazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonsuza dek kalacaklardır onun içinde. Ne bir dost bulacaklardır ne bir yardımcı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

wherein they will have passed through nature to eternal suffering and never shall they find therein anyone to protect them nor afford them help.

Abdul Haleem

There they will stay permanently, with no one to befriend or support them.

Abdullah Yusuf Ali

To dwell therein for ever: no protector will they find, nor helper.

Abul A'la Maududi

therein they shall abide for ever. They shall find none to protect or help them.

Aisha Bewley

where they will remain timelessly, for ever and ever, not finding any protector or any helper.

Al-Hilali & Khan

Wherein they will abide for ever, and they will find neither a Walî (a protector) nor a helper.

Ali Quli Qarai

in which they will remain forever. They will not find any guardian or helper.

Amatul Rahman Omar

They will live long in it. And they will find (therein) no patron nor helper.

Arthur John Arberry

therein to dwell for ever; they shall find neither protector nor helper.

Bijan Moeinian

The disbelievers will live in Hellfire forever and will find no one to protect or help them from the torture they are sentence to.

E. Henry Palmer

To dwell therein for ever and for aye; they shall not find a patron or a helper!

Edip-Layth

Eternally they abide therein. They will find no ally, or victor.

George Sale

wherein they shall remain for ever: They shall find no patron or defender.

Hamid S. Aziz

Surely Allah has cursed the disbelievers and has prepared for them a blazing Fire,

Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein forever; they will find neither a patron nor a ready vindicator.

Marmaduke Pickthall

Wherein they will abide for ever. They will find (then) no protecting friend nor helper.

Mohamed Ahmed - Samira

They will live in it for ever, and will find no saviour or helper.

Muhammad Asad

therein to abide beyond the count of time: no protector will they find, and none to bring them succour.

Mustafa Khattab

to stay there for ever and ever—never will they find any protector or helper.

Progressive Muslims

Eternally they abide therein. They will find no ally, or victor.

Rashad Khalifa

Eternally they abide therein. They will find no lord, nor a supporter.

Sahih International

Abiding therein forever, they will not find a protector or a helper.

Sam Gerrans

They abiding eternally therein forever; they will find no ally or helper.

Shabbir Ahmed

Therein to abide forever, they will find then no patron nor helper.

Syed Vickar Ahamed

To live in there for ever: They will not find any protector or any helper.

Taqi Usmani

wherein they will live forever, finding no one to protect or to help.

The Monotheist Group

Abiding therein eternally. They will find no ally, or victor.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 65. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 65. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 65. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩