Abese suresi

Abese suresi, 2. ayet

Abese suresi, 2. ayet. أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ

en câehü-l'a`mâ.

Diyanet İşleri

(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Abese 1–5 · surenin 2. ayeti / 42

Konu Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi Abese 1–10 3

  1. 1–2

    (1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.

  2. Abese 3

    (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,

  3. Abese 4

    Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.

  4. Abese 5

    Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–10. ayetler için yazılmıştır.

1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.”

3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu: “Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek!

“Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak!

Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir.

5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin.

Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir: “Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.”

Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hidayet bulmaları ümidiyle müşriklerin ileri gelenleriyle meşgul olduğu bir esnada, gözleri görmeyen bir kimse olan Abdullah b. Ümmü Mektum, doğru yola hidayet bulmak için geldi. Bu sebeple Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü ekşitti.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَن en diye
  2. جَآءَهُ ca'ehu ona geldi kök: جيا
  3. ٱلْأَعْمَىٰ l-ea'ma kör kök: عمي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(1, 2) Görme engelli biri ona geldi diye yüzünü ekşitti ve arkasını döndü. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüzünü ekşitip arkasını dönen kişi"nin Mekke'nin ileri gelenlerinden biri olma ihtimali çok yüksektir. Buna göre, söz konusu kişi Velîd b. Muğâr'adır. Müddessir 74:22'de de geçen [‘abese] fiili ilgili şahıs için kullanılmaktadır. Bu ayet grubunda Hz. Muhammed'e yönelik hitap 3. ayette başlamaktadır.

Mustafa İslamoğlu

yanına âmâ geldi diye...

Muhammed Esed

çünkü kör bir adam o'na yaklaşmıştı!

Ahmed Hulusi

O ama geldi diye.

Ali Bulaç

Kendisine o kör geldi diye.

Ali Özek ve heyeti

âmânın kendisine gelmesinden

Ali Rıza Safa

Kör adam geldi diye.

Bayraktar Bayraklı

- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.

Edip Yüksel

O kör adam geldi diye.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O kör adam geldi diye.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona ama geldi diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü ona a'ma geldi

Erhan Aktaş

O gözleri görmeyen geldi diye.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gözleri görmeyen geldi diye.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gözleri görmeyen geldi diye.

Gültekin Onan

Kendisine o kör geldi diye.

Hasan Basri Çantay

kendisine o a'maa geldi diye.

İbni Kesir

Kendisine a'ma geldi diye.

Mehmet Alagaş

(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendisine o âmâ geldi diye.

Süleyman Ateş

Kör geldi diye.

Süleymaniye Vakfı

o ama dipnot 1 yanına geldi diye!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlerin iniş sebebi ile ilgili bir rivayete göre, ama olan Abdullah b. Ümmü Mektum, Allah'ın Elçisi'ne (a.s.) gelerek "Ey Muhammed, beni yanına al ve bilgilendir." dedi. Nebi, yanında müşriklerin büyüklerinden birisi olduğu için, ama olan kişiden yüz çevirip onunla ilgilenmeye devam etti (Tirmizi, Tefsiru'l-Kur'an, 72; Muvatta, Kur'an, 8) Burada Nebimizin, bilgi almak isteyen ama kişiye yüzünü ekşitip, Allah'ın ayetlerini umursamayan nüfuzlu kişiyle ilgilenmesi yerilmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O kör dipnot 1 , sana geldi diye dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Surenin iniş sebebi ile ilgili rivayet şudur: Abdullah b. Ümmü Mektum, Allah'ın Elçisi sallallahu aleyhi ve selleme gelerek "Ya Muhammed, beni yanına al ve bilgilendir" dedi. Peygamberin yanında müşriklerin büyüklerinden biri vardı. Peygamber ondan yüz çevirip müşrike yöneliyor ve şöyle diyordu: ‘Ey falanın babası, sözümde bir sakınca görüyor musun? O da, (putlara akıtılan) kanlar hakkı için hayır, sözünde bir sakınca görmüyorum diyordu.' (Muvatta, Kur'an, 8; Tirmizi, Tefsiru'l-Kur'an, 72. (beni bilgilendir) ifadesi Tirmizi'de geçer.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir yazıda veya konuşmada "Sen…" veya "Siz …" yerine "O…" veya "Onlar…" denmesi, Arap edebiyatında ifadeye güzellik katar. Buna iltifat denir. Burada da iltifat olduğundan "Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü, o kör, ona geldi diye" ifadesinden sonra "Ne biliyorsun, belki o kendini geliştirecekti" denerek üçüncü şahıstan ikinci şahsa geçilmiştir. Türkçede iltifat sanatı olmadığından tercüme bu sanata göre değil, cümlenin akışına göre yapılmıştır.

Şaban Britch

Ona gözleri görmeyen kimse geldi diye…

Şaban Piriş

Ona gözleri görmeyen kimse geldi diye.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanına kör adam geldi diye.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the blind man came in (and interrupted his exhortation to some of the Qurashite nobilities who tried to suppress his mission and stood in his way).

Abdul Haleem

when the blind man came to him––

Abdullah Yusuf Ali

Because there came to him the blind man (interrupting).

Abul A'la Maududi

that the blind man came to him. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The style of this first sentence is elegant and subtle. Although in the following sentences the Prophet (peace be upon him) has been directly addressed, which by itself shows that the act of frowning and turning aside had issued forth from him, the discourse has been opened in a manner as though it was not him but someone else who had so acted. By this style the Prophet (peace be upon him), by a subtle method, has been made to realize that it was an act unseemly for him. Had somebody familiar with his high morals witnessed it, he would have thought that it was not him but some other person who had behaved in that manner.

Aisha Bewley

because the blind man came to him.

Al-Hilali & Khan

Because there came to him the blind man (i.e. ‘Abdullâh bin Umm-Maktûm, who came to the Prophet صلى الله عليه وسلم while he was preaching to one or some of the Quraish chiefs).

Ali Quli Qarai

when the blind man approached him.

Amatul Rahman Omar

Because the blind man (- Ibn umme Maktûm) came to him (interrupting him unknowingly).

Arthur John Arberry

that the blind man came to him.

Bijan Moeinian

When the blind man came to him.

E. Henry Palmer

for that there came to him a blind man!

Edip-Layth

When the blind one came to him.

George Sale

because the blind man came unto him:

Hamid S. Aziz

Because there came to him the blind man.

Mahmoud Ghali

That the blind man came to him.

Marmaduke Pickthall

Because the blind man came unto him.

Mohamed Ahmed - Samira

Because a blind man came to him.

Muhammad Asad

because the blind man approached him!

Mustafa Khattab

˹simply˺ because the blind man came to him ˹interrupting˺.[1]

Progressive Muslims

When the blind one came to him.

Rashad Khalifa

When the blind man came to him.

Sahih International

Because there came to him the blind man, [interrupting].

Sam Gerrans

That the blind man came to him.

Shabbir Ahmed

Because the blind man approached him.

Syed Vickar Ahamed

Because there came to him (the Prophet), the blind man (breaking into the discussion).

Taqi Usmani

because the blind man came to him!

The Monotheist Group

When the blind one came to him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩