Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 69. ayet

Zuhruf suresi, 69. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

elleẕîne âmenû biâyâtinâ vekânû müslimîn.

Diyanet İşleri

(68-69) (Allah, şöyle der:) "Ey ayetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 66–72 · surenin 69. ayeti / 89

Konu Kıyamet günü dostlar ve cennet Zuhruf 66–73 3

  1. Zuhruf 66

    Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.

  2. Zuhruf 67

    O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.

  3. 68–69

    (68-69) (Allah, şöyle der:) "Ey ayetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."

  4. Zuhruf 70

    "Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz."

  5. Zuhruf 71

    Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak kalacaksınız.

  6. Zuhruf 72

    İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size miras verilen cennettir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

69. “(Ne mutlu size ki) âyetlerimize iman eden ve (Allah'a) teslim olmuş kimseler (idiniz).” Yüce Allah, onları Allah’ın âyetlerine iman etmekle nitelendirmektedir. Bu da hem onları tasdik etmeyi, hem de anlamlarını bilmek, gereklerince de amel etmek gibi kendileri olmaksızın tasdikin tamamlanması söz konusu olmayan hususları kapsamaktadır. Yine onlar Allah’a teslim olmuş, bütün hallerinde O’nun buyruklarına itaat etmiş kimselerdir. Böylelikle onlar hem zahiri, hem de Batıni amelleri işleme vasfını bir arada taşımış olmaktadırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar kendi resullerine indirilen Kur'an'a iman edenler, Kur'an'a boyun eğip emirlerine uyanlar ve yasaklarından da sakınanlardır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  2. ءَامَنُوا۟ amenu iman eden(ler) kök: امن
  3. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimize kök: ايي
  4. وَكَانُوا۟ ve kanu ve olanlar kök: كون
  5. مُسْلِمِينَ muslimine müslüman kök: سلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: İslâm

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Ortak kavram: İslâm

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: İslâm

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar ayetlerimize inanan ve müslüman olan (kullar)dı.

Mustafa İslamoğlu

(Ey) ayetlerimize iman eden ve kayıtsız şartsız teslim olanlar:

Muhammed Esed

(Siz ey) mesajlarımıza iman etmiş ve kendilerini Bize teslim etmiş olanlar!

Ahmed Hulusi

Onlar ki varlıklarındaki işaretlerimize iman ettiler ve teslimi kabul edenlerden oldular. . .

Ali Bulaç

"Ki onlar, benim ayetlerime iman edenler ve müslüman olanlardır."

Ali Özek ve heyeti

Ey âyetlerimize inanan ve müslüman olan

Ali Rıza Safa

Onlar, ayetlerimize inananlar ve teslim olanlardır.

Bayraktar Bayraklı

"Bunlar, ayetlerimize inanan ve Müslüman olan kullarımdır."

Edip Yüksel

Ayetlerimi onaylayanlar ve teslim olanlar,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerime inananlar ve teslim olanlar,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Benim ayetlerime iman edip de samimi müslüman olan kullarım!

Elmalılı Hamdi Yazır

Benim ayetlerime iyman edip de halis müsliman olan kullarım

Erhan Aktaş

"Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlarsınız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlarsınız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlarsınız."

Gültekin Onan

Ki onlar benim ayetlerime inananlar ve müslüman olanlardır.

Hasan Basri Çantay

(68-69) Ey benim ayetlerime iman edib de müslüman olan kullarım, bugün size hiçbir korku yokdur. Siz mahzun da olmayacaksınız.

İbni Kesir

Onlar ki; ayetlerimize iman etmiş ve müslüman olmuşlardır.

Mehmet Alagaş

(61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar ki, ayetlerimize iman etmişler ve teslim olmuşlardır.

Süleyman Ateş

Onlar, ayetlerimize inanmış ve müslüman olmuş (kullarım) idiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizler; ayetlerimize inanan ve tam teslim olanlar!

Şaban Britch

Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlar!

Şaban Piriş

-Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlar!

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, ayetlerimize iman edip müslüman olmuşlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"You, and others such as you, who had honoured Our signs and resigned' themselves to Me and conformed to Islam".

Abdul Haleem

those who believed in Our revelations and devoted themselves to Us.

Abdullah Yusuf Ali

(Being) those who have believed in Our Signs and bowed (their wills to Ours) in Islam.

Abul A'la Maududi

you who believed in Our Signs and had surrendered yourselves (to Us)!

Aisha Bewley

As for those who had iman in Our Signs and became Muslims:

Al-Hilali & Khan

(You) who believed in Our Ayât (proofs, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and were Muslims (i.e. who submit totally to Allâh’s Will, and believe in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Those who believed in Our signs and had been muslims.

Amatul Rahman Omar

`(You) who believed in Our teachings and submitted (to Our will);

Arthur John Arberry

even those who believed in Our signs, and had surrendered themselves

Bijan Moeinian

"You believed in My revelations and submitted yourselves to my laws. "

E. Henry Palmer

who believe in our signs and who are resigned.

Edip-Layth

They are the ones who acknowledged Our signs, and had peacefully surrendered.

George Sale

who have believed in our signs, and have been Moslems:

Hamid S. Aziz

Those who believed in Our revelations and Surrendered (in Islam),

Mahmoud Ghali

The ones who believed in Our signs and were Muslims.

Marmaduke Pickthall

(Ye) who believed Our revelations and were self-surrendered,

Mohamed Ahmed - Samira

For (those of) you on that day who believed in My revelations and submitted.

Muhammad Asad

[O you] who have attained to faith in Our messages and have surrendered your own selves unto Us!

Mustafa Khattab

˹those˺ who believed in Our signs and ˹fully˺ submitted ˹to Us˺.

Progressive Muslims

They are the ones who believed in Our revelations, and had surrendered.

Rashad Khalifa

They are the ones who believed in our revelations, and were submitters.

Sahih International

[You] who believed in Our verses and were Muslims.

Sam Gerrans

“Those who believed in Our proofs and were submitting:

Shabbir Ahmed

You who believed in Our Messages and surrendered to Us.

Syed Vickar Ahamed

(You are) those who have believed in Our Signs (verse of the Quran), and bowed (your wills) in Islam.

Taqi Usmani

-O those (servants) who believed in Our signs, and remained obedient.

The Monotheist Group

They are the ones who believed in Our revelations, and had submitted.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 69. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 69. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 69. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩