Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 46. ayet

Zâriyât suresi, 46. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû ḳavmen fâsiḳîn.

Diyanet İşleri

Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 43–49 · surenin 46. ayeti / 60

Konu Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri Zâriyât 38–46 3

  1. Zâriyât 43

    Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.

  2. Zâriyât 44

    Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

  3. Zâriyât 45

    Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.

  4. 46

    Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

  5. Zâriyât 47

    Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

  6. Zâriyât 48

    Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

  7. Zâriyât 49

    Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

46. Yani Nûh aleyhisselam’ı yalanlayıp Allah’ın emrinin dışına çıkmaları üzerine Allah’ın Nûh kavmine yaptıkları da aynı böyledir. Allah, onların üzerine gökten ve yerden bol miktarda sular gönderdi. Onlardan tek bir kişi kalmamak üzere hepsini suda boğdu. Kâfirlerden yeryüzünde dönüp dolaşan bir şahıs dahi kalmadı. İşte Allah’ın kendisine isyan edenlere uygulayageldiği sünneti/kanunu budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu zikredilenlerden önce de Nuh kavmini boğulmayla helak ettik. Çünkü onlar, Allah'a itaat etmekten uzaklaşmış bir topluluktu. Bu yüzden cezayı hak ettiler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَوْمَ ve kavme ve kavmini (helak etmiştik) kök: قوم
  2. نُوحٍۢ nuhin Nuh
  3. مِّن min
  4. قَبْلُ ۖ kablu daha önce kök: قبل
  5. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  6. كَانُوا۟ kanu idiler kök: كون
  7. قَوْمًۭا kavmen bir toplum kök: قوم
  8. فَـٰسِقِينَ fasikine yoldan çıkmış kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Andolsun, biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkar eder.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Daha önce de Nuh kavmini (helak etmiştik). Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkmış bir toplumdular.

Mustafa İslamoğlu

Daha önce de Nuh kavmi (helak olmuştu): Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir kavimdiler.

Muhammed Esed

Daha önce Nuh kavmini (de böylece yok etmiştik). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idi.

Ahmed Hulusi

Daha önce de Nuh kavmi. . . Muhakkak ki onlar inancı bozuk bir toplumdu!

Ali Bulaç

Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasık bir kavim idi.

Ali Özek ve heyeti

Bunlardan önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Ali Rıza Safa

Daha önce de Nuh toplumu. Aslında, onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.

Bayraktar Bayraklı

Bunlardan önce de, Nuh toplumunu helak etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Edip Yüksel

Daha önce de Nuh halkını... Onlar yoldan çıkmış bir topluluktu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Daha önce de Nuh halkını... Onlar yoldan çıkmış bir topluluktu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Daha önce de Nuh kavmini (helak ettik). Çünkü onlar hep yoldan çıkmış birer topluluk idiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha evvel de Nuh kavmini, çünkü hep onlar yoldan çıkmış fasık birer kavm idiler

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Daha önce Nuh kavmini de helak etmiştik. Ki onlar fasık dipnot 1 bir kavimdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.

Gültekin Onan

Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasıklar kavmiydi.

Hasan Basri Çantay

Daha evvel de Nuuh kavmini (helak etdik). Çünkü onlar (küfr-ü ısyanlarıyle doğrulukdan) çıkmış fasık kavmdi.

İbni Kesir

Daha önce de Nuh kavmini. Zira onlar gerçekten fasıklar güruhu idiler.

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunlardan önce de Nûh kavmini (helâk etmiştik). Çünkü onlar, fasık/yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Süleyman Ateş

Daha önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha önce Nuh'un toplumuna da (yardım edilmedi). Onlar da yoldan çıkmış bir topluma dönüşmüşlerdi.

Şaban Britch

Daha da önce Nuh’un kavmi... Onlar da yoldan çıkmış bir toplum idi.

Şaban Piriş

Daha da önce Nuh'un kavmi... Onlarda yoldan çıkmış bir toplum idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha önce de Nuh kavmini batırmıştık. Çünkü onlar da doğruluktan ayrılmış bir topluluktu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And similarly did We strike a blow at the people of Nuh before them; they were indeed a sinful people.

Abdul Haleem

Before that We destroyed the people of Noah. They were a truly sinful people!

Abdullah Yusuf Ali

So were the People of Noah before them for they wickedly transgressed.

Abul A'la Maududi

Before all these We destroyed the people of Noah: they were a wicked people.

Aisha Bewley

And the people of Nuh before, they were a people of deviators.

Al-Hilali & Khan

(So were) the people of Nûh (Noah) before them. Verily, they were a people who were Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

And the people of Noah aforetime. Indeed they were a transgressing lot.

Amatul Rahman Omar

And (We destroyed) the people of Noah before (them). They too were disobedient people.

Arthur John Arberry

And the people of Noah before; surely they were an ungodly people.

Bijan Moeinian

And the story of Noah’s people whom I destroyed as they were so wicked.

E. Henry Palmer

And the people of Noah of yore; verily, they were an abominable people.

Edip-Layth

The people of Noah before; they were a wicked people.

George Sale

And the people of Noah did We destroy before these: For they were a people who enormously transgressed.

Hamid S. Aziz

And the people of Noah (were also a sign) before that, surely they were a transgressing people.

Mahmoud Ghali

And the people of Nûh (Noah) earlier, surely they were an immoral people.

Marmaduke Pickthall

And the folk of Noah aforetime. Lo! they were licentious folk.

Mohamed Ahmed - Samira

(So had We destroyed) the people of Noah before them: They were surely a sinful people.

Muhammad Asad

And [thus, too, We destroyed] Noah’s people aforetime: for they were iniquitous folk.

Mustafa Khattab

And the people of Noah ˹had also been destroyed˺ earlier. They were truly a rebellious people.

Progressive Muslims

And the people of Noah before; they were a wicked people.

Rashad Khalifa

And the people of Noah before that; they were wicked people.

Sahih International

And [We destroyed] the people of Noah before; indeed, they were a people defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And the people of Noah before: they were a perfidious people.

Shabbir Ahmed

And the people of Noah aforetime! Behold, they were a folk who drifted away from the Truth.

Syed Vickar Ahamed

So were the people of Nuh (Noah) before them: Verily, they wickedly exceeded all limits.

Taqi Usmani

And (We have destroyed) the people of NūH even before; indeed they were a sinful people.

The Monotheist Group

And the people of Noah before; they were a wicked people.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 46. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 46. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 46. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩