Talâk suresi

Talâk suresi, 9. ayet

Talâk suresi, 9. ayet. فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَٰقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا

feẕâḳat vebâle emrihâ vekâne `âḳibetü emrihâ ḫusrâ.

Diyanet İşleri

Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Talâk 6–12 · surenin 9. ayeti / 12

Konu Emirden çıkan kentlerin sonu ve akıl sahiplerine uyarı Talâk 8–10 3

  1. Talâk 6

    Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.

  2. Talâk 7

    Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

  3. Talâk 8

    Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.

  4. 9

    Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

  5. Talâk 10

    Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur'an) indirdi.

  6. Talâk 11

    İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.

  7. Talâk 12

    Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–10. ayetler için yazılmıştır.

8-10. Yüce Allah, azgın ümmetleri ve peygamberleri yalanlayan nesilleri helâk ettiğini, onlara pek çetin bir hesaba ve çok can yakıcı bir azaba uğradıklarını, onların sayıca çok ve güçlü olmalarının kendilerine hiçbir fayda sağlamadığını haber vermekte ve kötü amellerinin gereği olarak onlara azabı tattırdığını bildirmektedir. Dünya azabının yanı sıra Allah, âhirette de onlara çok çetin bir azap hazırlamıştır.

"O halde ey iman eden akıl sahipleri, Allah’tan korkup sakının!” Ey Allah’ın âyetlerini, ibretli takdir ve hükümlerini anlayıp kavrayan akıl sahipleri! Geçmiş kavimleri yalanlamış olmaları sebebi ile helâk eden, hiç şüphesiz onlardan sonra onlar gibi olanları da helâk eder. Çünkü her iki kesim arasında herhangi bir fark yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Böylece işledikleri kötü amellerinin cezasını tattılar ve dünyada da ahirette de onların sonu hüsran oldu.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَذَاقَتْ fezakat taddı kök: ذوق
  2. وَبَالَ vebale vebalini kök: وبل
  3. أَمْرِهَا emriha işinin kök: امر
  4. وَكَانَ ve kane ve idi kök: كون
  5. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonucu kök: عقب
  6. أَمْرِهَا emriha işinin kök: امر
  7. خُسْرًا husran bir ziyan kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara…

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Böylece onlar da işlerinin cezasını tatmış (olacak)lardır; işlerinin sonu da tam bir kayıptır.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet yaptıklarının vebalini tatmışlar, işledikleri şeyler sonucunda yıkıma uğramışlardır.

Muhammed Esed

Ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; (bu dünyada,) yaptıklarının sonu yıkım oldu;

Ahmed Hulusi

Böylece işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu hüsran oldu.

Ali Bulaç

Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

Ali Özek ve heyeti

Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

Ali Rıza Safa

Sonunda, yaptıklarının kötü sonucunu tattılar. Çünkü yaptıklarının sonu yıkım oldu.

Bayraktar Bayraklı

Böylece yaptıklarının cezasını çekmişler ve sonuçları hüsran olmuştur.

Edip Yüksel

Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O şekilde yaptığının cezasını tattı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

O suretle emrinin vebalini tattı ve işinin akıbeti bir hüsran oldu

Erhan Aktaş

Böylece işinin vebalini tattı. İşinin sonu da hüsran oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece işinin vebalini tattı. İşinin sonu da hüsran oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece işlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonu hüsran oldu.

Gültekin Onan

Artık o (ülkelerin halkı), buyruğunun karşılığını tattı ve buyruğunun sonucu bir hüsran oldu.

Hasan Basri Çantay

İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.

İbni Kesir

Onlar, yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu ise hüsran olmuştur

Mehmet Alagaş

(8-12) Nice memleket Rablerinin ve Resullerinin emri hakkında isyan etti , onları şiddetli bir hesap ile hesaba çektik , onları bilinmeyen (şimdilik sizin için belirsiz) bir azap ile azaplandırdık, onlar işlerinin vebalini tattılar, işlerinin sonucu / akıbeti hasara uğradı, Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı, Allah’tan sakının, ey iman eden akıl uluları, Allah size kesinlikle hatırlatmayı / zikri indirdi, bir Resul de Allah’ın ayetlerini açıklayarak size okuyor / tilavet ediyor, iman edenleri ve salih amel işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için sesli okuyor, her kim Allah’a iman eder ve de ıslah edici amel yaparsa onu altlarından nehirler akan cennetl ere sokar, oralarda ebedi kalıcıdırlar , kesinlikle Allah’tan ona en güzel rızık vardır, Allah ki yedi sema yarattı, yerden de onların / (semaların) benzeri / (yedi kat) yarattı, onlar arası / (katlar) arası işlerini indiriyor, Allah’ın kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarladığını bilme niz için, ve de kesinlikle Allah’ın ilmiyle her şeyi çevrelediğini bilmeniz için.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonunda onlar yaptıklarının cezasını tatmış oldular. İşlerin sonu da hüsran oldu.

Süleyman Ateş

İşinin vebalini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylece ettiklerini bulmuş, işlerinin sonu hüsran olmuştur.

Şaban Britch

Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.

Şaban Piriş

Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.

Yaşar Nuri Öztürk

Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And justly did they taste the fatal consequence of the evil way they conducted themselves in life! And the logical sequence of their behavior was evil consequence and the suffering of a great loss.

Abdul Haleem

to make them taste the ill effect of their conduct- the result of their conduct was ruin.

Abdullah Yusuf Ali

Then did they taste the evil result of their conduct, and the End of their conduct was Perdition.

Abul A'la Maududi

So they tasted the evil fruit of their deeds; and the fruit of their deeds was utter loss.

Aisha Bewley

They tasted the evil consequences of what they did and the end of their affair was total loss.

Al-Hilali & Khan

So it tasted the evil result of its affair (disbelief), and the consequence of its affair (disbelief) was loss (destruction in this life and an eternal punishment in the Hereafter).

Ali Quli Qarai

So it tasted the evil consequences of its conduct, and the outcome of its conduct was ruin.

Amatul Rahman Omar

So they suffered the (evil) consequences of their deeds, and the subsequent end of their affairs was (in the form of) loss.

Arthur John Arberry

So it tasted the mischief of its action, and the end of its affair was loss.

Bijan Moeinian

They suffered in account of their ill-choice. What a loss they chose deliberately.

E. Henry Palmer

And they tasted the evil results of their conduct; and the end of their conduct was loss!

Edip-Layth

They tasted the result of their actions, and the consequence of their actions was a total loss.

George Sale

And they tasted the evil consequence of their business; and the end of their business was perdition.

Hamid S. Aziz

So it tasted the evil result of its conduct, and the end of its affair was perdition.

Mahmoud Ghali

So it tasted the pernicious result of the Command (of Allah) to it; and the end of the Command (to it) was loss.

Marmaduke Pickthall

So that it tasted the ill-effects of its conduct, and the consequence of its conduct was loss.

Mohamed Ahmed - Samira

So they tasted the pain of their actions; and the consequence of their deeds was ruin.

Muhammad Asad

and thus they had to taste the evil outcome of their own doing: for, [in this world,] the end of their doings was ruin,

Mustafa Khattab

So they tasted the evil consequences of their doings, and the outcome of their doings was ˹total˺ loss.

Progressive Muslims

They tasted the result of their actions, and the consequence of their actions was a total loss.

Rashad Khalifa

They suffered the consequences of their decisions; a profound loss.

Sahih International

And it tasted the bad consequence of its affair, and the outcome of its affair was loss.

Sam Gerrans

So it tasted the evil consequences of its affair, and the final outcome of its affair was loss.

Shabbir Ahmed

And thus it tasted the calamitous outcome of its own doing. For, the consequence of their deeds was an utter loss.

Syed Vickar Ahamed

Then they tasted the evil result of their conduct, and the end of their action was (their) total loss.

Taqi Usmani

Thus they tasted the evil consequence of their acts, and the end of their conduct was loss.

The Monotheist Group

They tasted the result of their actions, and the consequence of their actions was a total loss.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩