Tevbe suresi

Tevbe suresi, 8. ayet

Tevbe suresi, 8. ayet. كَيْفَ وَإِن يَظْهَرُوا۟ عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا۟ فِيكُمْ إِلًّا وَلَا ذِمَّةً يُرْضُونَكُم بِأَفْوَٰهِهِمْ وَتَأْبَىٰ قُلُوبُهُمْ وَأَكْثَرُهُمْ فَٰسِقُونَ

keyfe veiy yażherû `aleyküm lâ yerḳubû fîküm illev velâ ẕimmeh. yürḍûneküm biefvâhihim vete'bâ ḳulûbühüm. veekŝeruhüm fâsiḳûn.

Diyanet İşleri

Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 5–11 · surenin 8. ayeti / 129

Konu Müşriklerle antlaşmaların bozulması ve berâet ilanı Tevbe 1–16 3

  1. Tevbe 5

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  2. Tevbe 6

    Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.

  3. Tevbe 7

    Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

  4. 8

    Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

  5. Tevbe 9

    Allah'ın ayetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O'nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!

  6. Tevbe 10

    Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.

  7. Tevbe 11

    Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. Müşriklerin Allah nezdinde uyulması gerekli bir ahit ve antlaşmaları “nasıl olabilir ki?” Çünkü onlar “size karşı” güç ve egemenlikleri ile “üstünlük sağlarlarsa” size acımazlar, “hakkınızda ne akrabalık bağı gözetirler ne de bir ahit!” Size kötü davranma konusunda Allah’tan korkmazlar. Aksine size en kötü işkenceleri yaparlar. İşte size üstünlük sağlayacak olurlarsa size yapacakları budur! Bu yüzden sakın sizden korktukları dönemlerde size karşı olan davranışları sizi aldatmasın! Çünkü “onlar (şu durumda güya) ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, ama kalpleri” size meyletmeye ve sizi sevmeye “karşıdır.” isteksizdir. Aksine onlar gerçekten sizin düşmanlarınızdır ve tam anlamı ile sizden nefret eden kimselerdir. “Onların çoğu fâsık kimselerdir.” Onların ne dine bağlılıkları vardır ne de mertlikleri.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizin düşmanlarınız oldukları halde onlar için nasıl bir ahit ve eman olabilir? Şayet onlar, size karşı galip gelselerdi; ne Allah'a, ne akrabalığa ve ne de anlaşmaya bakarlardı. Bilakis sizleri en kötü azapla azaplandırırlardı. Onlar dilleriyle konuştukları güzel sözlerle sizleri hoşnut ederler. Fakat kalpleri dillerini doğrulamaz. Söylediklerini de yerine getirmezler. Onların çoğu, anlaşmalarını bozmaları sebebiyle Allah Teâlâ'ya tâatten çıkmışlardır.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَيْفَ keyfe nasıl? kök: كيف
  2. وَإِن vein eğer
  3. يَظْهَرُوا۟ yezheru onlar galib gelselerdi kök: ظهر
  4. عَلَيْكُمْ aleykum size
  5. لَا la ne
  6. يَرْقُبُوا۟ yerkubu gözetirlerdi kök: رقب
  7. فِيكُمْ fikum sizin hakkınızda
  8. إِلًّۭا illen bir yakınlık kök: الل
  9. وَلَا ve la ne de
  10. ذِمَّةًۭ ۚ zimmeten bir andlaşma kök: ذمم
  11. يُرْضُونَكُم yurdunekum sizi razı ederler kök: رضو
  12. بِأَفْوَٰهِهِمْ biefvahihim ağızlarıyla kök: فوه
  13. وَتَأْبَىٰ vete'ba fakat (sizi) istemez kök: ابي
  14. قُلُوبُهُمْ kulubuhum kalbleri kök: قلب
  15. وَأَكْثَرُهُمْ ve ekseruhum ve çokları da kök: كثر
  16. فَـٰسِقُونَ fasikune yoldan çıkmışlardır kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: الل (2 geçiş) · Aynı kök: ذمم (5 geçiş) · Aynı kök: رقب (24 geçiş)

    Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…

  • Aynı kök: فوه (13 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı da öz…

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş) · Aynı kök: فوه (13 geçiş)

    Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Nasıl (onların bir sözü) olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda söz de antlaşma da gözetmezlerdi. Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar; (oysa) kalpleri yüz çeviriyor. Onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

Mustafa İslamoğlu

(Düşmanlarınızın) size galip gelmeleri halinde, size karşı ne bağlayıcı bir yükümlülük ne de anlaşmadan doğan bir sorumluluk üstlenmemişken, (başka) nasıl olabilirdi ki? Sözleriyle sizi hoş tutmaya çalışırken, yürekleri onları yalanlamaktadır; zira onların çoğu (fıtratın gösterdiği) yoldan çıkmış kimselerdir.

Muhammed Esed

(Başka) nasıl (olabilirdi ki?) Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk ne de bir koruma yükümlülüğü taşıyacaklardı. Onlar size dilleriyle yaranmaya çalışıyorlar, ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar; zaten onların çoğu fasık kimselerdir.

Ahmed Hulusi

(Onlarla antlaşma mı) nasıl? Eğer, size üstünlük sağlasalardı sizin hakkınızda ne yemin gözetirlerdi ne de zimmet (sözleşme sorumluluğu)! Lafla sizi razı ederler, ama kalpleri kaçınır! Onların çoğunluğu bozuk inançlıdır!

Ali Bulaç

Nasıl olabilir ki!.. Eğer size karşı galip gelirlerse size karşı ne 'akrabalık bağlarını', ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, kalbleri ise karşı koyar. Onların çoğu fasık kimselerdir.

Ali Özek ve heyeti

(Allah ve Rasûlü yanında, onlar için bir andlaşma) nasıl olsun ki, eğer size galip gelirlerse, hakkınızda ne yakınlık gözetirler, ne de andlaşma... Kalpleri istemediği ve çoğu fâsık (yoldan çıkmış kimseler) olduğu halde, ağızlarıyla sizi güya hoşnut ederler.

Ali Rıza Safa

Nasıl olabilir ki, eğer üstün gelselerdi, size karşı, ne bir söz ne de bir sözleşme gözetmezlerdi. Sizi, ağızlarıyla hoşnut etmeye çalışıyorlar; oysa yürekleri buna karşı çıkıyor. Onların çoğu zaten yoldan çıkmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Evet Allah ve Peygamber'i katında onların nasıl antlaşması olabilir? Eğer onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne and ne de antlaşma gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi razı ederler; fakat kalpleri sizi istemez. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

Edip Yüksel

Nasıl olabilir ki? Size üstün gelselerdi ne bir akrabalık ilişkisini gözetirlerdi, ne de bir anlaşmayı... Ağızlarıyla sizi pasifleştirecek hoş sözler söylerler, fakat kalpleri tersini ister. Çokları yoldan çıkmıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nasıl olabilir ki? Size üstün gelselerdi ne bir akrabalık ilişkisini gözetirlerdi, ne de bir anlaşmayı... Ağızlarıyla sizi pasifleştirecek hoş sözler söylerler, fakat kalpleri tersini ister. Çokları yoldan çıkmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nasıl olabilir ki, böyle bir antlaşma; eğer size karşı bir zafer kazansalar ne hakkınızı gözetirler, ne de antlaşmaya riayet ederler ve ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışırlar, kalpleri ise direnir durur. Zaten çoğu insanlıktan çıkmış günahkarlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Evet, nasıl olabilir ki: size bir zafer bulsalar hakkınızda ne bir zimmet gözetirler ne de bir yemin, ağızlariyle sizi hoşnud etmeğe çalışırlar, kalbleri ise iba eder durur, zaten ekserisi insanlıktan çıkmış fasıklar

Erhan Aktaş

Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.

Gültekin Onan

Nasıl olabilir ki!.. Eğer size karşı galip gelirlerse size karşı ne 'akrabalık bağlarını' ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, kalpleri ise karşı koyar. Onların çoğu fasıktır.

Hasan Basri Çantay

(Onların) nasıl (ahdi olabilir) ki eğer size galebe ederlerse hakkınızda ne bir yemin, ne de bir vecibe gözetib tanımazlar. Sizi ağızlariyle (guya) hoşnud ederler, (fakat) kalbleri dayatır. Onların çoğu faasık (adam) lardır.

İbni Kesir

Nasıl olabilir ki, şayet size üstün gelselerdi; hakkınızda ne yemin, ne de bir vecibe gözetirlerdi. Sizi ağızlarıyla hoşnud etmeye çalışırlar, ama kalbleri dayatır. Ve onların çoğu fasıklardır.

Mehmet Alagaş

(7-11) Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınız hariç, müşriklerin nasıl Allah’ın ve O’nun Resulünün yanında aldıkları bir söz olabilir ki? Size dürüst davrandıkları sürece siz de onlara dürüst davranın , muhakkak ki Allah sakınanları sever, Nasıl olabilir, onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne bir söz ne bir koruma gözetirler, ağızları ile sizi razı etmeye çalışırlar, kalpleri ise bundan razı değildir, onların çoğu yoldan çıkmışlardır , az bir pahaya Allah’ın ayetlerini sattılar, O’nun yolundan alı koydular, muhakkak ki onların yapıyor oldukları ne kötüdür , bir mümin hakkında ne söz vermiş olmayı nede korumayı gözetmezler, işte onlar haddi aşanlardır , eğer tövbe ederlerse, namazı kalkıp kılarlarsa, zekâtı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdir, bilen bir topluluk için ayetleri ayrı ayrı açıklıyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların bir ahdi nasıl olabilir ki? Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de anlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

Süleyman Ateş

Evet (Allah ve Elçisi yanında onların) nasıl (ahdi olabilir)? Eğer onlar size galib gelselerdi, sizin hakkınızda ne and ne de andlaşma gözetmezlerdi. Ağızlarıyla sizi razı ederler, fakat kalbleri (sizi) istemez. Çokları da yoldan çıkmışlardır.

Süleymaniye Vakfı

Öyle bir söz nasıl verilmiş olabilir! Onlar size üstün gelseler ne akrabalık bağlarını gözetirler ne yükümlülüklerini! Kalpleri istemese de ağızlarıyla sizi razı etmeye çalışırlar. Onların çoğu, yoldan çıkmıştır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böyle bir söz nasıl olabilir ki? Bunlar sizi alt etseler ne bir antlaşma akıllarına gelir ne de size karşı sorumlulukları. Onlar ağızlarıyla sizi memnun ediyorlar ama kalpleri bunu istemiyor. Onların çoğu, yoldan çıkmış fasıklardır.

Şaban Britch

Nasıl antlaşmaları olabilir ki, galip gelselerdi size karşı ne yakınlık, ne de antlaşmaya sadakat gösterirlerdi. Kalpleriyle istememelerine rağmen dilleriyle sizi hoşnut etmek istiyorlar. Onların çoğu fasıktır.

Şaban Piriş

Nasıl antlaşmaları olabilir ki, galip gelselerdi size karşı ne yakınlık, ne de antlaşmaya sadakat gösterirlerdi. Kalpleriyle istememelerine rağmen dilleriyle sizi hoşnut etmek istiyorlar. Onların çoğu fasıktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların ahdine nasıl güvenilebilir! Eğer üzerinizde egemenlik kurarlarsa, sizinle ilgili ne bir antlaşmaya saygı duyarlar ne de bir yemine. Ağızlarıyla size hoşnutluk sunarlar, fakat kalpleri inat eder durur. Ve onların çoğu gerçeğe uzak düşmüş sapıklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So conditioned, how can these Pagans impel themselves to the sense of feelings and good disposition toward you people when they entertain evil thoughts of you! If they get an advantage over you and prevail against you they shall reduce you to a useless form disregarding totally the ties of kinship as well as their obligations. They put in words the sweet discourse which gratifies you while their hearts bode ill, and most of them are indeed wicked.

Abdul Haleem

[How,] when, if they were to get the upper hand over you, they would not respect any tie with you, of kinship or of treaty? They please you with their tongues, but their hearts are against you and most of them are lawbreakers.

Abdullah Yusuf Ali

How (can there be such a league), seeing that if they get an advantage over you, they respect not in you the ties either of kinship or of covenant? With (fair words from) their mouths they entice you, but their hearts are averse from you; and most of them are rebellious and wicked.

Abul A'la Maududi

[9:8] How can there be any covenant with the other polytheists for were they to prevail against you, they will respect neither kinship nor agreement. They seek to please you with their tongues while their hearts are averse to you, and most of them are wicked.

Aisha Bewley

How indeed! For if they get the upper hand over you, they will respect neither kinship nor treaty. They please you with their mouths but their hearts belie their words. Most of them are deviators.

Al-Hilali & Khan

How (can there be such a covenant with them) that when you are overpowered by them, they regard not the ties, either of kinship or of covenant with you? With (good words from) their mouths they please you, but their hearts are averse to you, and most of them are Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

How? For if they get the better of you, they will observe toward you neither kinship nor covenant. They please you with their mouths while their hearts spurn you; and most of them are transgressors.

Amatul Rahman Omar

How (can there be a treaty with deliberate violators of agreements) while, if they get the better of you they would respect no bond, nor words of honour in dealing with you. They would try to please you with (mere words of) their mouths whereas their hearts dissent (from what they say), and most of them are perfidious.

Arthur John Arberry

How? If they get the better of you, they will not observe towards you any bond or treaty, giving you satisfaction with their mouths but in their hearts refusing; and the most of them are ungodly.

Bijan Moeinian

As far as the other idol worshipers are concerned, they never observed any right of kinship between you and them and, if they had the upper hand, they would have never offered any treaty to you. Therefore, how can they ask for a treaty [now that they are weak]? No way; they try to seem pleasant by using the right words but they have the worse intention as most of them are corrupt.

E. Henry Palmer

How!- if they prevail against you, they will not observe either ties of blood or ties of client ship; they please you with their mouths, but their hearts refuse; and most of them do work abomination.

Edip-Layth

How is it that if they ever defeated you they would neither respect neither any rights of kinship nor any pledge. They seek to please you with their words, but their hearts deny, and most of them are wicked.

George Sale

How can they be admitted into a league with you, since, if they prevail against you, they will not regard in you either consanguinity or faith? They will please you with their mouths, but their hearts will be averse from you; for the greater part of them are wicked doers.

Hamid S. Aziz

How (can there be any treaty)! - for if they prevail against you, they respect neither ties of blood nor of agreements. They please you with their mouths while their heart refuse; and most of them work abomination (or are wicked and rebellious).

Mahmoud Ghali

How? (i. e., How can they keep their covenant?) And in case they get the better of you, they will respect towards you neither consanguinity nor treaty; they satisfy you with their mouths, (but) their hearts refuse; and most of them are immoral..

Marmaduke Pickthall

How (can there be any treaty for the others) when, if they have the upper hand of you, they regard not pact nor honour in respect of you? They satisfy you with their mouths the while their hearts refuse. And most of them are wrongdoers.

Mohamed Ahmed - Samira

How (can they be trusted)? If they prevail against you they will neither observe pacts nor good faith with you. They flatter you with their tongues, but their hearts are averse to you, for most of them are iniquitous.

Muhammad Asad

How [else could it be]? -since, if they [who are hostile to you] were to overcome you, they would not respect any tie [with you,] nor any obligation to protect [you]. They seek to please you with their mouths, the while their hearts remain averse [to you]; and most of them are iniquitous.

Mustafa Khattab

How ˹can they have a treaty˺? If they were to have the upper hand over you, they would have no respect for kinship or treaty. They only flatter you with their tongues, but their hearts are in denial, and most of them are rebellious.

Progressive Muslims

How is it that when they come upon you they disregard all ties, either those of kinship or of pledge. They seek to please you with their words, but their hearts deny, and most of them are wicked.

Rashad Khalifa

How can they (demand a pledge) when they never observed any rights of kinship between you and them, nor any covenant, if they ever had a chance to prevail. They pacified you with lip service, while their hearts were in opposition, and most of them are wicked.

Sahih International

How [can there be a treaty] while, if they gain dominance over you, they do not observe concerning you any pact of kinship or covenant of protection? They satisfy you with their mouths, but their hearts refuse [compliance], and most of them are defiantly disobedient.

Sam Gerrans

How, when if they get the better of you, they observe neither pact of kinship nor obligation to protect? They please you with their mouths, but their hearts refuse; and most of them are perfidious.

Shabbir Ahmed

How can there be a treaty seeing that if they get the upper hand of you, they would respect no ties and no pacts with you? They pleased you with their speech but their hearts opposed you. Most of them are those who slip away from their word.

Syed Vickar Ahamed

How (can there be such a gathering), seeing that if they get an advantage over you, they do not respect for you the ties either of friendship or of promise (and treaty)? With (words from) their mouths they invite you, but their hearts are against you; And most of them are rebellious and wicked.

Taqi Usmani

How (can they have a treaty) while if they overcome you, they will not observe any bond or treaty with you. They want to please you with (words of) their mouths, but their hearts refuse. Most of them are sinners.

The Monotheist Group

How is it that when they come upon you they disregard all ties, either those of kinship or of pledge. They seek to please you with their words, but their hearts deny, and the majority of them are wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩