Sâd suresi

Sâd suresi, 38. ayet

Sâd suresi, 38. ayet. وَءَاخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِى ٱلْأَصْفَادِ

veâḫarîne müḳarranîne fi-l'aṣfâd.

Diyanet İşleri

(37-38) Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 35–41 · surenin 38. ayeti / 88

Konu Süleymân Sâd 30–40 3

  1. Sâd 35

    Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

  2. Sâd 36

    Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.

  3. 37–38

    (37-38) Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.

  4. Sâd 39

    "İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme" dedik.

  5. Sâd 40

    Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.

  6. Sâd 41

    (Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 35–39. ayetler için yazılmıştır.

35-38. Yüce Allah, onun duasını kabul buyurdu, onu mağfiret etti ve hükümdarlığını ona geri verdi. Ayrıca kendisinden sonra hiçbir kimsenin sahip olamayacağı bir mülkü de fazladan ihsan etti. Bu ise şeytanların onun emrine verilmiş olması idi. Onlar, ona istediği binayı yapıyor, onun için denizlere dalıyor, oradan inciler ve süs eşyaları çıkartıyorlardı. Aralarından isyan edenler olursa onları da zincire vurup bağlıyordu.

39. Ona dedik ki: “İşte bu Bizim bağışımızdır.” Onunla gözün aydın olsun. Bundan dilediğin kimseye “ister ver ister” dilediğin kimseye de “(vermeyip) yanında tut; hesapsızdır.” Bu hususta senin için herhangi bir sıkıntı yoktur ve hesaba çekilmen de söz konusu olmayacaktır. Çünkü Yüce Allah, onun adaletinin mükemmel, verdiği hükümlerin çok güzel olduğunu biliyordu. Bu bağışların Süleyman aleyhisselam’a dünyada verilmiş olmasından, âhirette de benzeri lütufların ona verilmeyeceği sanılmasın. Aksine âhirette de onun için pek büyük bir hayır olacaktır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şeytanlardan asi olanları onun hizmetine verdik. Onlar bukağılara bağlı olup hareket edemiyorlardı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَاخَرِينَ ve aharine ve başka (şeytan)ları kök: اخر
  2. مُقَرَّنِينَ mukarranine birbirine bağlanmış kök: قرن
  3. فِى fi
  4. ٱلْأَصْفَادِ l-esfadi zincirlerle kök: صفد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 7 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صفد (2 geçiş) · Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Bir de şeytanlardan, Süleyman için dalgıçlık eden ve daha bundan başka işler yapanları da onun emrine verdik. Hep onları zapteden bizdik.

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini de (hizmetine sunmuştuk).

Mustafa İslamoğlu

ve zincirlerle birbirine bağlanmış daha başkalarını da...

Muhammed Esed

ve zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini.

Ahmed Hulusi

Zincirlerle birbirlerine bağlı diğerlerini de. . .

Ali Bulaç

Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.

Ali Özek ve heyeti

demir halkalarla bağlı diğer yaratıkları onun emrine verdik .

Ali Rıza Safa

Zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini de.

Bayraktar Bayraklı

Zincirlere vurulmuş başkalarını da.

Edip Yüksel

Ve zincirlerle birbirine bağlı bekleyen yedekleri de...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve zincirlerle birbirine bağlı bekleyen yedekleri de...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve zincirlere çatılmış (vurulmuş) diğerlerini de.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve daha diğerlerini bendlerde çatılı çatılı

Erhan Aktaş

Ve zincirlerle bağlanmış olan dipnot 1 diğerlerini de.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kontrol altına alınmış olan. İsyancı kabileleri.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve zincirlerle bağlanmış olan dipnot 1 diğerlerini de.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kontrol altına alınmış olan. İsyancı kabileleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve zincirlerle bağlanmış olan dipnot 1 diğerlerini de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kontrol altına alınmış olan.

Gültekin Onan

Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.

Hasan Basri Çantay

(Yine onlardan) bukağılarla bağlanmış olan diğerlerini de (emrine ram etdik).

İbni Kesir

Demir halkalarla bağlı diğerlerini de.

Mehmet Alagaş

(30-40) Davud’a Süleyman’ı hibe ettik / bahşettik, ne güzel kuldu, muhakkak ki o hep yönelirdi. Akşamları ona çalımlı / tek ayağı kalkık pozda , cins koşu atları sunulduğunda / arz edildiğinde dedi ki Allah’ı hatırlatmasından dolayı mal / h ayr sevgisini kesinlikle sevdim dedi. Örtü arkasına gizlen dirilince / avret edilince o nları bana getirin dedi. Bacak ve boyunlarını sıvazlamaya / meshetmeye başladı. Kesin olan şu ki biz Süleyman’ı denedik ve tahtına / kürsüsüne bir ceset bıraktık sonra o yöneldi. Rabbim beni bağ ışla ve bana, benden sonra kimsenin talep edemeyeceği bir mülk hibe et. Kesinlikle sen, sensin hibe edebilen. Rüzgârı onun emrine amade ettik. Onun emriyle herhangi bir yere yumuşacık akardı / cereyan ederdi. Bina ustası ve dalgıç şeytanların hepsi. Diğerleri de zincir lerle birbirine bağlanmış. B u bizim hediyemiz, hesap etmeden ya serbest bırak yahut elinde tut. Kesinlikle onun yanımızda yakınlığı ve güzel bir varış yeri var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bukağılara vurulmuş halde birbirlerine yaklaştırılmış olan daha başkalarını da (onun hizmetine verdik).

Süleyman Ateş

Ve zincirlerle birbirine bağlanmış başka (şeytan)ları.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kelepçelerle birbirlerine bağlanmış olanlarını da emrine verdik.

Şaban Britch

Zincire vurulmuş diğerlerini de...

Şaban Piriş

Zincire vurulmuş diğerlerini de...

Yaşar Nuri Öztürk

Ve demirlerle birbirine bağlı diğerlerini...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And others of those satanic bound together with fetters to impose upon them restraint.

Abdul Haleem

and others chained in fetters.

Abdullah Yusuf Ali

As also others bound together in fetters.

Abul A'la Maududi

and others that were bound with chains. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see(Surah Al-Anbiya, Ayat 82);(Surah An-Naml, Ayats 17, 39 )and the E.Ns thereof. The satans imply the jinns, and the satans linked in chains imply the serving satans, who were fettered and imprisoned as a punishment for making mischief. It is not necessary that the fetters and chains in which those satans were bound might be made of iron and they might appear as bound in them like the human prisoners. In any case, they were imprisoned in a manner that they could neither escape nor were able to commit further mischief.

Aisha Bewley

and others of them, yoked together in chains.

Al-Hilali & Khan

And also others bound in fetters.

Ali Quli Qarai

and others [too] bound together in chains.

Amatul Rahman Omar

And others (among them, who were) bound in chains.

Arthur John Arberry

and others also, coupled in fetters:

Bijan Moeinian

They were all at his disposal.

E. Henry Palmer

and others bound in fetters -

Edip-Layth

Others, held by restraints.

George Sale

And others We delivered to him bound in chains;

Hamid S. Aziz

And others fettered in chains.

Mahmoud Ghali

And others interlinked in fetters.

Marmaduke Pickthall

And others linked together in chains,

Mohamed Ahmed - Samira

And many others bound in bond.

Muhammad Asad

and others linked together in fetters.

Mustafa Khattab

and others bound together in chains.

Progressive Muslims

And others, held by restraints.

Rashad Khalifa

Others were placed at his disposal.

Sahih International

And others bound together in shackles.

Sam Gerrans

And others bound together in shackles.

Shabbir Ahmed

And others linked together in chains of discipline.

Syed Vickar Ahamed

As also others (obeyed his order those) tied together in chains

Taqi Usmani

and many others held in chains.

The Monotheist Group

And others, held by restraints.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩