Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 39. ayet

Mü'minûn suresi, 39. ayet. قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

ḳâle rabbi-nṣurnî bimâ keẕẕebûn.

Diyanet İşleri

O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 36–42 · surenin 39. ayeti / 118

Konu Sonraki nesiller ve peygamberleri Mü'minûn 31–44 3

  1. Mü'minûn 36

    "Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"

  2. Mü'minûn 37

    "Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."

  3. Mü'minûn 38

    "Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."

  4. 39

    O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.

  5. Mü'minûn 40

    Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.

  6. Mü'minûn 41

    Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

  7. Mü'minûn 42

    Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. Küfürleri alabildiğine katmerleşip, yapılan uyarı ve korkutmalar onlara hiç fayda sağlamayınca peygamberleri onlara beddua ederek şöyle dedi: “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı” onları helâk etmek ve âhiretten önce dünyada da rezil etmek sureti ile “bana yardım et!” dedi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamber şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. ٱنصُرْنِى nsurni bana yardım et kök: نصر
  4. بِمَا bima karşısında
  5. كَذَّبُونِ kezzebuni beni yalanlamaları kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(Elçi) dedi ki: "Rabbim! Onların beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!"

Muhammed Esed

(Bunun üzerine peygamber:) "Ey Rabbim!" der, "Bunların (bu) yalanlamalarına karşı bana destek ol!"

Ahmed Hulusi

(Rasul) dedi ki: "Rabbim! Yardım et, beni yalanlamalarına karşın bana!"

Ali Bulaç

(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."

Ali Özek ve heyeti

O peygamber: Rabbim! dedi, beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol!

Ali Rıza Safa

"Efendim!" dedi; "Beni yalanlamaları karşısında bana yardım et!"

Bayraktar Bayraklı

O peygamber, "Rabbim!Beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol!" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Efendim, yalanlamalarına karşılık bana yardım et."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Rabbim, yalanlamalarına karşılık bana yardım et.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O peygamber: "Ey Rabbim, bana yalan söylüyorsun demelerinin öcünü al!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rab! dedi: beni tekzib ettikleri cihetle öcümü al

Erhan Aktaş

"Rabbim! Yalanlamaları nedeniyle bana yardım et." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbim! Yalanlamaları nedeniyle bana yardım et." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabbim! Yalanlamaları nedeniyle bana yardım et." dedi.

Gültekin Onan

(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."

Hasan Basri Çantay

(O peygamber): "Rabbim, dedi, beni tekzib etmelerine mukaabil Sen bana yardım et".

İbni Kesir

O peygamber: Rabbım, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et, dedi.

Mehmet Alagaş

(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!

Rowwad Tercüme Merkezi

O peygamber: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!" dedi.

Süleyman Ateş

(O peygamber): "Rabbim, dedi, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et."

Süleymaniye Vakfı

Elçi dedi ki: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçi dedi ki, "Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşı bana yardım et."

Şaban Britch

Rabbim, dedi. Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!

Şaban Piriş

-Rabbim, dedi. Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!

Yaşar Nuri Öztürk

O peygamber şöyle yakardı: "Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there, he prayed: "O Allah, my Creator, give me victory over them; they have accused me of falsehood. "

Abdul Haleem

The prophet said, ‘My Lord, help me! They call me a liar,’

Abdullah Yusuf Ali

(The prophet) said: "O my Lord! help me: for that they accuse me of falsehood."

Abul A'la Maududi

The Messenger said: "My Lord! Come to my help at their accusing me of lying."

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, help me because of their calling me a liar!’

Al-Hilali & Khan

He said: "O my Lord! Help me because they deny me."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! Help me, as they impugn me. ’

Amatul Rahman Omar

He said (praying), `My Lord! help me for they treat me as a liar. '

Arthur John Arberry

He said, 'O my Lord, help me, for that they cry me lies. '

Bijan Moeinian

Their Prophet said: "Help me as they have treated me like an imposter. "

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord! help me, for they call me liar!'

Edip-Layth

He said, "My Lord, grant me victory for what they denied me."

George Sale

Their apostle said, O Lord, defend me; for that they have accused me of imposture.

Hamid S. Aziz

"He is only a man who invents a lie about Allah. And we believe him not."

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Vindicate me for that they cry me lies. "

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Help me because they deny me.

Mohamed Ahmed - Samira

(The apostle prayed): "O Lord, deliver me, for they accuse me of lies. "

Muhammad Asad

[Whereupon the prophet] would say: "O my Sustainer! Succour me against their accusation of lying!"

Mustafa Khattab

The messenger prayed, "My Lord! Help me, because they have denied ˹me˺."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, grant me victory for what they denied me. "

Rashad Khalifa

He said, "My Lord, grant me victory, for they have disbelieved me."

Sahih International

He said, "My Lord, support me because they have denied me. "

Sam Gerrans

He said: “My Lord: help Thou me because they have denied me.”

Shabbir Ahmed

(Whereupon the Messenger) would say, "My Lord! Help me, for they accuse me of lying. "

Syed Vickar Ahamed

(The prophet) said: "O my Lord! Help me; Because they deny me (and blame me of lying). "

Taqi Usmani

He said, "My Lord, help me, for they have rejected me."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, grant me victory for what they denied me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩