Diyanet İşleri
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 106. ayet. قَالُوا۟ رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَآلِّينَ
ḳâlû rabbenâ galebet `aleynâ şiḳvetünâ vekünnâ ḳavmen ḍâllîn.
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3
Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
106. İşte o vakit onlar, ikrar ve itirafın fayda vermeyeceği bir zamanda zalimliklerini kabul edeceklerdir: “Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galip geldi.” Zulüm, haktan yüz çevirmek, zararlı şeylere yönelip faydalı şeyleri terk etmekten kaynaklanan bedbahtlığımız bize baskın geldi. “Biz” işlerinde “sapmış bir topluluktuk.” Böylece kendilerinin zalim olduklarını kabul edeceklerdir. Yani biz, dünyada nereye gittiğini bilemeyen, yolunu şaşırmış, aklı başından gitmiş kimselerin yaptığını yapıyorduk. Nitekim bir başka âyette onların şöyle diyecekleri bize nakledilmektedir: “Eğer biz, dinleseydik ve aklımızı kullanmış olsaydık cehennemlikler arasında olmazdık. (el-Mülk, 67/10)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şöyle dediler: "Rabbimiz! Senin bildiğin gibi isyankârlığımız bize üstün gelmişti ve bizler, haktan sapan bir bir kavim olmuştuk."
Aynı kök: شقو (12 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime…
Aynı kök: شقو (12 geçiş)
O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.
Aynı kök: شقو (12 geçiş)
Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.
Aynı kök: غلب (31 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: غلب (31 geçiş)
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Aynı kök: غلب (31 geçiş)
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar şöyle demiş (olacak)lardır: "Rabbimiz! Azgınlığımız bize galip geldi; biz bir sapkınlar topluluğuyduk.
"Rabbimiz!" diyecekler, "Talihimiz yaver gitmedi, bu yüzden biz de sapıtan bir güruh olup çıktık!
"Ey Rabbimiz!" diye yakaracaklar, "Bize kötü talihimiz galebe çaldı ve biz de bu yüzden eğri yola saptık!
Dediler ki: "Rabbimiz! Mutsuzluğa yol açan arzularımız ağır bastı; sapıp kaybolmuş bir topluluk olduk. "
Dediler ki: "Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz."
Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.
Şöyle diyecekler: "Efendimiz! Azgınlığımız bize üstün geldi; sapkın bir toplum olduk!"
Derler ki: "Ey Rabbimiz! Azgınlığımız bizi yendi; biz, zalimler topluluğu olduk."
"Efendimiz" diyecekler, "Bizi talihsizliğimiz yendi; biz sapıtan bir toplum olduk."
'Rabbimiz,' diyecekler, 'Bizi talihsizliğimiz yendi; biz sapıtan bir toplum olduk.'
Derler: "Rabbimiz, bizi azgınlığımız altetti ve biz, sapık bir kavim idik.
Rabbımız! derler: bize şekavetimiz galebe etti ve biz bir sapgın bir kavm idik
Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."
Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."
Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir topluluktuk."
Dediler ki: "Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz."
Dediler (diyecekler): "Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe etmişdi. Doğru yoldan sapanlar güruhu idik biz".
Derler ki: Rabbımız, bedbahtlığımız bizi yenmişti. Sapıklar topluluğu olmuştuk.
(93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111) Deki Rabbim; vaat ettiğini bana göstereceksen eğer, beni zalim kavimin içinde bulundurma , muhakkak ki biz onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye kâdiriz. (Ama sen yine de böyle dua et) İyilikle, kötülüğü defet , b iz onların vasıflandırmalarını biliyoruz , De ki Rabbim Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım , s ana, hazırlanmış ol arak getirilmekten yine sana sığınırım (Azaba götürüleceklerin hazır edilmesi) Onlardan birine ölüm geldiğinde, derki Rabbim beni geri gönder , böylelikle bende terk ettiğim salih ame lleri işleyeyim, Hayır Asla! Kesinlikle onun söylediği boş bir kelimedir (K-V-L: Kalıcı etkili olmayan söz, kavil, K-L-M: Kalıcı etkili söz Kelam) Onun arkalarında ise tekrar diriliş gününe kadar bir engel / berzah vardır. Sur’a üfürüldüğü vakit, o gün aralarında soy bağı kalmaz ve birbirlerini sorup soruşturamazlar, k imin tartısı ağır ise işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Felah için yarıp çıkmak anlamından kaynaklı kurtuluş denmiştir) Kimin de tartısı hafif ise işte onlar nefislerini hasara uğrattılar, cehennemde kalıcıdırlar, yüzlerine ateş çarpar ve onlarda (eti yanmış dişleri ile ) sırıtık vaziyettedirler, Ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar siz değil miydiniz? Dediler ki Rabbimiz bizi bahtsızlığımız (mutluğun zıddı) yendi / galip geldi , Rabbimiz bundan bizi sen çıkar , eğer tekrar geri (inkara) dönersek zalimleriz diye söylediler. Dedi ki orada sinin ses çıkarmayın ve benle kelam etmeyin, Kullarımdan bir fırka / bölüm vardı ki diyorlardı “Rabbimiz! Biz iman ettik bağışla bizi, merhamet et bize, sen merhametlilerin en merhametlisisin” onları dahi alay konusu ettiniz, beni hatırl amayı unuttunuz ve onlara da gülüyordunuz. Ben de onlara sabırlarından dolayı kesinlikle karşılıklarını verdim, işte onlar kazananlardır / başarıya erenlerdir.
Onlar şöyle derler: "Rabbimiz! Azgınlığımız bizi yenmişti ve sapık bir kavim olmuştuk."
"Rabbimiz, dediler, bahtsızlığımız bizi yendi. Biz sapık bir topluluk olduk."
Derler ki: "Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve yoldan çıkmış bir topluluk olduk dipnot 1 .
Diyecekler ki, "Rabbimiz! Azgınlığımıza yenik düşmüş, yoldan çıkmış bir topluluk haline gelmiştik.
Onlar da: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi yendi ve sapık bir kavim olduk.
Onlar da: -Rabbimiz. İsyankarlığımız bizi yendi ve sapık bir kavim olduk.
Derler ki: "Rabbimiz, bahtsızlığımız bize baskın çıktı. Sapıp gitmiş bir topluluk olduk biz."
And there, shall they say: "O Allah, our Creator, our pride and misgivings got the better of our prudence and we were certainly lost in the maze of error. "
They will say, ‘Lord, our waywardness overcame us and we went astray.
They will say: "our Lord! Our misfortune overwhelmed us, and we became a people astray!
They will say: "Our Lord! Our misfortune prevailed over us. We were indeed an erring people.
They will say, ‘Our Lord, our miserable destiny overpowered us. We were misguided people.
They will say: "Our Lord! Our wretchedness overcame us, and we were (an) erring people.
They will say, ‘Our Lord! Our wretchedness overcame us, and we were an astray lot.
They will say, `Our Lord! our misfortune got the better of us (when we gave ourselves up to evil doings) and we were actually an erring people;
They shall say, 'Our Lord, our adversity prevailed over us; we were an erring people.
They will reply: "Lord, our wicked desires overwhelmed us. We were indeed in darkness."
They say, 'Our Lord! our misery overcame us, and we were a people who did err!
They said, "Our Lord, our wickedness overcame us, and we were a misguided people."
They shall answer, O LORD, our unhappiness prevailed over us, and we were people who sent astray.
(It will be said) "Were not My revelations recited to you? And did you not treat them as falsehoods?"
They will say, "Our Lord, our wretchedness has overcome us, and we were an erring people.
They will say: Our Lord! Our evil fortune conquered us, and we were erring folk.
They will say: "O Lord, our misery overwhelmed us, so we remained a people astray.
They will exclaim: "O our Sustainer! Our bad luck has overwhelmed us, and so we went astray!
They will cry, "Our Lord! Our ill-fate took hold of us, so we became a misguided people.
They said: "Our Lord, our wickedness overcame us, and we were a misguided people. "
They will say, "Our Lord, our wickedness overwhelmed us, and we were people gone astray.
They will say, "Our Lord, our wretchedness overcame us, and we were a people astray.
They will say: “Our Lord: our wretchedness overcame us, and we were a people astray.
They will say, "Our Lord! Our misfortune overwhelmed us, and we became a people astray.
They will say: "O Lord! Our bad luck overtook us, and we became a people who had lost our way!
They will say, "Our Lord, our wretchedness prevailed over us, and we were a people wandering astray.
Theysaid: "Our Lord, our wickedness overcame us, and we were a misguided people."