Diyanet İşleri
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 107. ayet. رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ
rabbenâ aḫricnâ minhâ fein `udnâ feinnâ żâlimûn.
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
107. “Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (eski yaptıklarımıza) dönersek gerçekten biz (bu azabı hak etmiş) zalim kimseleriz, demektir.” Ancak onlar, bu sözlerinde de yalancıdırlar. Allah’ın buyurduğu gibi: “Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasaklanan şeylere geri dönerler.” (el-En’âm, 6/128) Yüce Allah, onlara kendi lehlerine ileri sürebilecekleri hiçbir delil bırakmamış, aksine bütün mazeretlerini çürütmüştür. Dünya hayatında da onlara öğüt alabilecek kimsenin öğüt alabileceği, suçlunun suçundan vazgeçebileceği bir ömür yaşatmıştır. Yüce Allah, bu dileklerine cevap olarak şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi ateşten çıkar! Daha önce üzerinde olduğumuz küfür ve sapıklığa yeniden dönecek olursak; işte o zaman biz kendilerine zulmeden zalimlerden oluruz ve mazeretimiz de kesilip sona erer."
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: عود (63 geçiş)
Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbimiz! Bizi buradan çıkar! Bir daha (yaptıklarımıza) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız."
Rabbimiz! Bizi buradan çıkar! Eğer tekrar dönersek, o zaman anlaşılır ki bizler gerçekten zalimleriz!
Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar, eğer tekrar (günaha) dönersek, o zaman, gerçekten zalim kimseler oluruz!"
"Rabbimiz. . . Çıkar bizi oradan. . . Eğer döner (aynısını yapar) isek, muhakkak biz zalimleriz. "
"Rabbimiz, bizi (ateşin) içinden çıkar, eğer yine (inkara) dönersek, artık gerçekten zalim kimseler oluruz."
Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.
"Efendimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer yine dönersek; kuşkusuz, artık haksızlık yapanlar arasında oluruz!"
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar! Eğer, bir daha ettiklerimize dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız."
"Efendimiz, bizi buradan çıkar. Eğer (eski durumumuza) dönersek artık biz gerçekten zalimleriz."
'Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer (eski durumumuza) dönersek artık biz gerçekten zalimleriz.'
Rabbimiz, çıkar bizi buradan; döner bir daha yaparsak şüphesiz ki biz zalimleriz.
Ey bizim rabbımız! çıkar bizleri bundan, döner bir daha edersek her halde bizler zalimiz
"Rabb'imiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha aynısını yaparsak zalim olduğumuz kesinleşmiş olur."
"Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha aynısını yaparsak zalim olduğumuz kesinleşmiş olur."
"Rabb'imiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha aynısını yaparsak zalim olduğumuz kesinleşmiş olur."
"Rabbimiz, bizi (ateşin) içinden çıkar, eğer yine (inkara) dönersek, artık gerçekten zalim kimseler oluruz."
"Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer (yine küfre) dönersek artık hiç şübhesiz ki biz zaalimlerizdir".
Rabbımız, bizi buradan çıkar, tekrar dönersek doğrusu zulmetmiş oluruz.
(93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111) Deki Rabbim; vaat ettiğini bana göstereceksen eğer, beni zalim kavimin içinde bulundurma , muhakkak ki biz onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye kâdiriz. (Ama sen yine de böyle dua et) İyilikle, kötülüğü defet , b iz onların vasıflandırmalarını biliyoruz , De ki Rabbim Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım , s ana, hazırlanmış ol arak getirilmekten yine sana sığınırım (Azaba götürüleceklerin hazır edilmesi) Onlardan birine ölüm geldiğinde, derki Rabbim beni geri gönder , böylelikle bende terk ettiğim salih ame lleri işleyeyim, Hayır Asla! Kesinlikle onun söylediği boş bir kelimedir (K-V-L: Kalıcı etkili olmayan söz, kavil, K-L-M: Kalıcı etkili söz Kelam) Onun arkalarında ise tekrar diriliş gününe kadar bir engel / berzah vardır. Sur’a üfürüldüğü vakit, o gün aralarında soy bağı kalmaz ve birbirlerini sorup soruşturamazlar, k imin tartısı ağır ise işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Felah için yarıp çıkmak anlamından kaynaklı kurtuluş denmiştir) Kimin de tartısı hafif ise işte onlar nefislerini hasara uğrattılar, cehennemde kalıcıdırlar, yüzlerine ateş çarpar ve onlarda (eti yanmış dişleri ile ) sırıtık vaziyettedirler, Ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar siz değil miydiniz? Dediler ki Rabbimiz bizi bahtsızlığımız (mutluğun zıddı) yendi / galip geldi , Rabbimiz bundan bizi sen çıkar , eğer tekrar geri (inkara) dönersek zalimleriz diye söylediler. Dedi ki orada sinin ses çıkarmayın ve benle kelam etmeyin, Kullarımdan bir fırka / bölüm vardı ki diyorlardı “Rabbimiz! Biz iman ettik bağışla bizi, merhamet et bize, sen merhametlilerin en merhametlisisin” onları dahi alay konusu ettiniz, beni hatırl amayı unuttunuz ve onlara da gülüyordunuz. Ben de onlara sabırlarından dolayı kesinlikle karşılıklarını verdim, işte onlar kazananlardır / başarıya erenlerdir.
Rabbimiz! "Bizi ateşten çıkar. Eğer (sapıklığa) tekrar dönersek, biz gerçekten kendimize zulmetmiş oluruz." derler.
"Rabbimiz, bizi bundan çıkar. Eğer bir daha (yaptığımız kötü işlere) dönersek artık biz gerçekten zalimleriz."
Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Aynısını bir daha yaparsak gerçekten yanlış yapan kimseler oluruz."
Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer aynı şeyi bir daha yaparsak demek ki, gerçekten zalim kimseleriz."
Rabbimiz! Bizi ateşten çıkar. Eğer (sapıklığa) tekrardan dönersek, biz gerçekten zalimleriz, derler.
Rabbimiz, bizi ateşten çıkar. Eğer yine dönersek, biz gerçekten zalimleriz, derler.
"Rabbimiz, çıkar bizi oradan. Eğer bir daha aynısını yaparsak, gerçekten zalimler olacağız."
"O Allah, our Creator", they shall add, "deliver us out of it- of Hell. We will conform to Your system of faith and worship and if we should turn renegades then We will be wrongful of actions."
Lord, take us away from this and if we go back to our old ways, then we shall really be evildoers.’
"Our Lord! bring us out of this: if ever we return (to Evil), then shall we be wrong-doers indeed!"
Our Lord! Take us out of this. Then if we revert (to evil-doing) we shall indeed be wrongdoers."
Our Lord, remove us from it! Then if we revert again, we will definitely be wrongdoers. ’
"Our Lord! Bring us out of this. If ever we return (to evil), then indeed we shall be Zâlimûn: (polytheists, oppressors, unjust, and wrong-doers)."
Our Lord! Bring us out of this! Then, if we revert, we will indeed be wrongdoers. ’
`Our Lord! deliver us from this (Hell), we shall indeed be unjust if we return (to our evil ways of disobedience). '
Our Lord, bring us forth out of it! Then, if we revert, we shall be evildoers indeed. '
"Lord, please take us out of here. If we repeat our mistakes, then we accept that we are the most unjust (and deserve this punishment.)"
Our Lord! take us out therefrom, and if we return, then shall we be unjust. '
"Our Lord, bring us out of it, and if we return to this then we are wicked."
O LORD, take us forth from this fire: if we return to our former wickedness, we shall surely be unjust.
They will say, "Our Lord our misfortune overcame us, and we became a people astray.
Our Lord, bring us (forth) out of it! So, in case we go back (to disbelief) then surely we will be unjust. "
Our Lord! Oh, bring us forth from hence! If we return (to evil) then indeed we shall be wrong-doers.
Get us out of this, O Lord. If we transgress we will surely be sinful."
O our Sustainer! Cause us to come out of this [suffering] - and then, if ever We revert [to sinning], may we truly be [deemed] evildoers!"
Our Lord! Take us out of this ˹Fire˺. Then if we ever return ˹to denial˺, we will truly be wrongdoers."
"Our Lord, bring us out of it, and if we return to this then we are wicked. "
"Our Lord, take us out of this; if we return (to our old behavior), then we are really wicked."
Our Lord, remove us from it, and if we were to return [to evil], we would indeed be wrongdoers. "
“Our Lord: turn Thou us out therefrom; if we return, then are we wrongdoers.”
Our Lord! Bring us out of here, and if we return to our old behavior, then indeed we shall be wrongdoers. "
"Our Lord! Bring us out from this: If we ever return (to evil), then truly we shall be wrongdoers!"
Our Lord, get us out from here; if we do this again, then of course, we will be transgressors."
"OurLord, bring us out of it, and if we return to such, then we are indeed wicked."