Muhammed suresi · 12–15. ayetler

Cennetin durumu ve inkârcıların hâli

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Muhammed suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ ٱلْأَنْعَٰمُ وَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah iman edip iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Kâfir olanlar ise (dünyadan) yararlanır, hayvanların yediği gibi yerler. Onların (mahşerdeki) yeri ateştir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz Allah, imanda sebat edip de o imana uygun ıslah edici işler işleyenleri zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyacaktır; ama küfürde direnenler geçici zevklerin peşine takılarak hayvanların yiyip içtiği gibi yiyip içseler de, sonunda ateş onların meskeni olacaktır.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Allah, iman edip yararlı ve doğru işler yapanları içinden ırmakların geçtiği bahçelere koyacaktır; hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, (bu dünyadaki) hayatlarından zevk alıp hayvanlar gibi yiyip içseler de (öteki dünyada) yerleri ateş olacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle Allah, iman edip imanın gereğini uygulayanları, altlarından nehirler akan cennetlere dahil eder. . . Hakikat bilgisini inkar edenler ise (dünyadan, bedensel olarak) yararlanırlar ve en'amın (hayvanların) yediği gibi yerler! Ateş, onlar için kalacak yerdir.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz Allah, iman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkar edenler ise, metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.

    Ali Özek ve heyeti

    Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Allah, inanmış olarak erdemli edimler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Nankörlük edenler ise yararlanırlar ve hayvanların yedikleri gibi yerler. Oysa kalacakları yer ateştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz Allah, inanıp iyi amel işleyenleri, içinden ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise, dünya nimetlerinden yararlanıp hayvanlar gibi yiyip içecekler. Sonunda varacakları yer ateş olacaktır.

    Edip Yüksel

    ALLAH gerçeği onaylayıp erdemli davrananları içlerinden ırmaklar akan bahçelere sokar. İnkarcılar ise hayvanlar gibi yiyip yaşamaktadırlar ve sonunda ateşi boylarlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH inanıp erdemli davrananları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkarcılar ise hayvanlar gibi yiyip yaşamaktadırlar ve sonunda ateşi boylarlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Muhakkak ki Allah, iman edip iyi iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise zevk etmeye bakarlar ve hayvanlar gibi yerler, içerler. Oysa onların ikametgahları ateştir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Muhakkak ki Allah iyman edip salih salih ameller işliyenleri altlarından ırmaklar akar Cennetlere koyacaktır, küfredenler ise zevketmeğe bakarlar ve hayvanlar gibi yerler içerler, halbuki ateş ikametgahı onların

    Erhan Aktaş

    Allah, iman edip salihatı yapanları, içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kafirler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, iman edip salihatı yapanları dipnot 1 , içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kafirler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      45:21. Ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, iman edip salihatı yapanları dipnot 1 , içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Gerçeği yalanlayan nankörler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yer içerler. Onların varacakları yer ateştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bozuk olan şeyi düzeltenleri, düzelticilik yapanları, yapıcı olanları, düzeltmeye yönlendirenleri.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz Tanrı, inanıp salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Küfredenler ise metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki Allah iman edib de iyi amel (ve hareket) edenleri altlarından ırmaklar akan, cennetlere sokar. Küfredenler (e gelince: —ki) onlar (dünyada sade) zevk-u safaa ederler, davarların yediği gibi yerler— onların yeri de ateşdir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Allah iman edip salih amel işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Küfredenler ise, eğlenirler ve hayvanların yediği gibi yerler. Onları yeri de ateştir.

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokacaktır. Kafirler öyleleridir ki yer içer geçinirler, hayvanların yemesi gibi yerler , ateş onların yeridir. Seni çıkaran / hicret ettiren memleketi, kuvvetçe ondan daha şiddetli nice sayıda memleketi de helak ettik, onların yardımcıları yoktur. Rabbinden bir açıklayıcı üzerine olan kişi, kötü ameli kendisine süslenen ve havai keyfine uyan kişi gibi midir? Muttakilere söz verilen / vaat edilen cennet tir, onun içinde durgun olmayan sudan nehirler vardır, tadı değişmemiş sütten nehirler vardır, içenlere lezzet veren şarap nehirler vardır, süzülmüş / filtre edilmiş baldan nehirler vardır , onlar için orada her üründen vardır , Rablerinden mağfiret vardır , ateşte sürekli olan o kimse gibi olur mu? Onlar, bağırsaklarını kesen kaynar su ile sulanırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Allah, iman edip, salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır. Kâfirler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

    Süleyman Ateş

    Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkar edenler ise dünyada biraz yaşarlar, hayvanların yediği gibi yerler, (sonunda) yerleri ateştir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, inanıp güvenen ve iyi işler yapanları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır dipnot 1 . Kafirlik edenler ise (dünyanın geçici menfaatlerinden) yararlanır ve en'amın /koyun, keçi, sığır ve devenin dipnot 2 yemesi gibi yerler dipnot 3 . Ateş onların kalacakları yerdir dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Bunlar, en'am gibi davranır, canlarının istediği her şeyi doymak bilmeden yer, yemediklerini de yenilemez hale getirirler.
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, inanıp güvenen ve iyi işler yapanları içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirecektir. Ayetleri görmezlikten gelenler ise hoşlarına gideni yapar ve en'amın (koyun, keçi, sığır ve devenin) yediği gibi (helal haram demeden) yerler. Onların yerleşecekleri yer o ateştir.

    Şaban Britch

    Allah, iman edip, salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Kâfirler ise zevki sefa sürüyorlar. Hayvanların yediği gibi yiyorlar. Onların meskeni de ateştir.

    Şaban Piriş

    Allah, iman edenleri, alt kısmından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir. İnkar edenler ise zevki sefa sürüyorlar. Hayvanların yediği gibi yiyorlar. Onların meskeni de ateştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Küfre sapanlarsa zevk edip eğlenmeye bakarlar; davarların yediği gibi yer içerler. Varacakları yer ateştir onların.

  2. Muhammed suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 13. ayet. وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ هِىَ أَشَدُّ قُوَّةً مِّن قَرْيَتِكَ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَتْكَ أَهْلَكْنَٰهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.

    Mehmet Okuyan

    Senin şehrinden -ki (halkı) seni (oradan) çıkarmıştı- daha kuvvetli nice şehirleri yok etmiştik; dipnot 1 onlara bir yardım eden de çıkmamıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Fâtır 35:44; Mü'min 40:21, 82; Zuhruf 43:8; Kâf 50:36.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey Nebi!) Seni yurdundan çıkaran toplumundan çok daha güçlü ve kuvvetli olan nice yurtları helak etmişizdir de, asla onlara yardım eden olmamıştır.

    Muhammed Esed

    (Ey Muhammed,) Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları yok ettik de onlara bir yardım eden çıkmadı!

    Ahmed Hulusi

    Seni şehrinden çıkartan kuvvetçe daha güçlü nice şehir (halk) vardı! Onları helak ettik (düşünün?)! Onlara yardım eden yoktu.

    Ali Bulaç

    Seni sürüp çıkaran memleketinden kuvvet bakımından daha üstün nice memleketler vardı ki, biz onları yıkıma uğrattık da kendileri için hiçbir yardımcı yoktu.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey Muhammed!) Seni içlerinden çıkaran kasaba halkından çok daha kuvvetli nice kasaba halkları helak etmişizdir; onların hiçbir yardımcısı yoktu.

    Ali Rıza Safa

    Seni yerinden çıkaran bu kentten daha güçlü nice kentleri yıkıma uğrattık; onların yardımcıları olmadı.

    Bayraktar Bayraklı

    Seni şehrinden çıkaranların şehirlerinden daha güçlü yerlere sahip nicelerini helak ettik de onların hiçbir yardımcıları olmadı.

    Edip Yüksel

    Seni çıkaran ülkenden daha güçlü nice ülkeler vardı ki onları yok ettik, onlara yardım eden olmadı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Seni çıkaran ülkenden daha güçlü nice ülkeler vardı ki onları yok ettik, onlara yardım eden olmadı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Seni yurdundan çıkaran şehirden daha kuvvetli nice şehirler vardı ki, Biz onları helak ettik de onlara yardım eden yok.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Seni çıkaran karyenden daha kuvvetli ne karyeler vardı ki biz onları helak ettik de onları kurtaran yok

    Erhan Aktaş

    Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.

    Gültekin Onan

    Seni sürüp çıkaran memleketinden kuvvet bakımından daha üstün nice memleketler vardı ki, biz onları yıkıma uğrattık da kendileri için hiçbir yardımcı yoktu.

    Hasan Basri Çantay

    Biz nice memleket (ler halkını) ki (her biri) seni (içinden) çıkaran (öz) memleketinden daha çok kuvvetli idi — helak etdik. (O zaman) onların (selametine) hiçbir yardımcı da yokdu.

    İbni Kesir

    Nice kasabaları yok ettik ki; onlar, seni sürüp çıkaran kasabadan daha kuvvetli idiler. Ve onlara yardım eden de bulunmadı.

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokacaktır. Kafirler öyleleridir ki yer içer geçinirler, hayvanların yemesi gibi yerler , ateş onların yeridir. Seni çıkaran / hicret ettiren memleketi, kuvvetçe ondan daha şiddetli nice sayıda memleketi de helak ettik, onların yardımcıları yoktur. Rabbinden bir açıklayıcı üzerine olan kişi, kötü ameli kendisine süslenen ve havai keyfine uyan kişi gibi midir? Muttakilere söz verilen / vaat edilen cennet tir, onun içinde durgun olmayan sudan nehirler vardır, tadı değişmemiş sütten nehirler vardır, içenlere lezzet veren şarap nehirler vardır, süzülmüş / filtre edilmiş baldan nehirler vardır , onlar için orada her üründen vardır , Rablerinden mağfiret vardır , ateşte sürekli olan o kimse gibi olur mu? Onlar, bağırsaklarını kesen kaynar su ile sulanırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helâk ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.

    Süleyman Ateş

    Seni (içinden) çıkarmış olan kentten daha kuvvetli nice kent var ki biz onları yok ettik de onlara yardım eden çıkmadı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nice kentleri etkisizleştirdik. Onlar seni sürgün eden kenttinden daha güçlüydüler; kendilerine yardım eden bir kimse de olmadı dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, surenin Bedir savaşından önce indiğini gösterir. Bedir'den önce inen Enfal 8/7-8.  Bu ayet, Müslümanları Bedir savaşına hazırlamaktadır.

    Şaban Britch

    Seni memleketinden çıkaranlardan daha güçlü nice beldeleri helak ettik de onlar için bir yardımcı/kurtarıcı yoktu.

    Şaban Piriş

    -Seni ülkenden çıkaranlardan daha güçlü nice ülkeleri helak ettik de onlar için bir yardımcı/kurtarıcı yoktu.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Seni yerinden çıkaran o kentinden çok daha kuvvetlice nice kentler vardı ki, biz hepsini helak ettik; hiçbir yardımcıları olmadı.

  3. Muhammed suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 14. ayet. أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم

    Diyanet İşleri

    Rabbinin katından açık bir belgesi olan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve nefislerinin arzularına uyan kimseler gibi midir?

    Mehmet Okuyan

    Rabbi tarafından apaçık bir delil üzere olan kişi, kötü işi kendisine güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi olur mu hiç!

    Mustafa İslamoğlu

    Hiç Rabbinden (gelen) açık bir delile dayanan kimseyle, kötü eylemleri kendisine güzel görünen ve keyfine göre davranan kimse bir olur mu?

    Muhammed Esed

    Rabbinden (aldığı) açık bir kanıta göre davranan kimse, yaptığı kötülükleri (her zaman) kendisine güzel görünen ve yalnızca kendi keyfine göre hareket eden kimse ile bir olur mu?

    Ahmed Hulusi

    Rabbinden bir açık delil üzere olan; yaptığı yanlışlar kendisine süslendirilmiş (keyif verici algılatılmış) ve sonu boş heves ve arzularına tabi olmuş kimseler gibi midir?

    Ali Bulaç

    Şimdi Rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine 'süslü ve çekici gösterilmiş' ve kendi heva (istek ve tutku)larına uyan kimseler gibi midir?

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi olur mu?

    Ali Rıza Safa

    Öyleyse Efendisinden açık bir kanıta dayanan kimse; yaptığı kötülükler kendisine çekici gösterilen ve yalnızca kendi isteklerine tutsak olan kimse gibi olur mu?

    Bayraktar Bayraklı

    Rabbinin katından bir delil üzere olanla, kötü işi kendisine güzel gösterilen bir midir? Bunlar kendi arzularına uymaktadırlar.

    Edip Yüksel

    Efendinden bir delil üzerinde bulunan, işlediği kötülükler kendisine güzel gözüken gibi olur mu? Onlar fantezilerine uymaktadırlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbinden bir delil üzerinde bulunan, işlediği kötülükler kendisine güzel gözüken gibi olur mu? Onlar arzularına uymaktadırlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, o kötü işi kendisine süslü gösterilen ve heveslerinin ardına düşen kimselere benzer mi hiç?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi rabbından bir beyyine üzerinde bulunan kimse, hiç o kötü ameli kendine süslü gösterilmiş de heva ve hevesleri ardına düşmüş kimselere benzer mi?

    Erhan Aktaş

    Rabbinden gelen kanıt içeren apaçık bilgiyi izleyen kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve hevalarına dipnot 1 uyan kimse ile bir olur mu?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kuruntu ve tutkularına.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabbinden gelen kanıt içeren apaçık bilgiyi izleyen kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve hevalarına dipnot 1 uyan kimse ile bir olur mu?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kuruntu ve tutkularına.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'inden gelen kanıt içeren apaçık bilgiyi izleyen kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve hevalarına dipnot 1 uyan kimse ile bir olur mu?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kuruntu ve tutkularına.

    Gültekin Onan

    Şimdi rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine 'süslü ve çekici gösterilmiş' ve kendi hevalarına uyan kimseler gibi midir?

    Hasan Basri Çantay

    Öyle ya, Rabbinden apaçık bir bürhan üzerinde bulunan kimse, o kötü amel (ve hareket) i kendisine süslü gösterilmiş heva (ye heves) lerine uymuş kimseler gibi midir?

    İbni Kesir

    Rabbındab apaçık bir burhan üzerinde bulunan kimse; işlediği kötülükleri kendisine güzel gösterilen ve heveslerine uyanlar gibi midir?

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokacaktır. Kafirler öyleleridir ki yer içer geçinirler, hayvanların yemesi gibi yerler , ateş onların yeridir. Seni çıkaran / hicret ettiren memleketi, kuvvetçe ondan daha şiddetli nice sayıda memleketi de helak ettik, onların yardımcıları yoktur. Rabbinden bir açıklayıcı üzerine olan kişi, kötü ameli kendisine süslenen ve havai keyfine uyan kişi gibi midir? Muttakilere söz verilen / vaat edilen cennet tir, onun içinde durgun olmayan sudan nehirler vardır, tadı değişmemiş sütten nehirler vardır, içenlere lezzet veren şarap nehirler vardır, süzülmüş / filtre edilmiş baldan nehirler vardır , onlar için orada her üründen vardır , Rablerinden mağfiret vardır , ateşte sürekli olan o kimse gibi olur mu? Onlar, bağırsaklarını kesen kaynar su ile sulanırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şimdi Rabbinden apaçık bir delil üzere bulunan kimse, kötü ameli kendisine süslü gösterilmiş ve kendi hevalarına uyan kimse gibi midir?

    Süleyman Ateş

    Rabbinden bir delil üzerinde bulunan insan, kötü işi kendilerine süslendirilen ve keyiflerine uyan kimseler gibi olur mu? (Olmaz elbet).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbinden gelen açık bir belgeye dayanan kişi, yaptığı kötülükler kendine güzel görünen kişi gibi olur mu? Onlar kendi keyiflerine göre davranırlar.

    Şaban Britch

    Rabbinden olan apaçık bir delil üzerine olan kimse, kendisine kötü işleri güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi midir?

    Şaban Piriş

    Rabb'inden bir belge üzerinde olan kimse, kendisine kötü işleri güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi midir?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbinden açık bir kanıt üzere olan, amelinin çirkinliği kendisine süslü gösterilip de boş arzularına uyanlara benzer mi?

  4. Muhammed suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 15. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

    Diyanet İşleri

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

    Mehmet Okuyan

    Muttakîlere (duyarlı olanlara) vadedilen cennetin örneği şöyledir: Orada (zamanla) bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden dipnot 1 ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. dipnot 2 Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu (durum), ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su dipnot 3 içirilen kimsenin durumu gibi olur mu hiç!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cennetteki içkilerle ilgili bkz. Sâffât 37:47, dipnot 6.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Ra‘d 13:35; Nahl 16:31; Yâsîn 36:57; Zümer 39:34; Fussilet 41:32; Şûrâ 42:22; Zuhruf 43:71; Duhân 44:55; Kâf 50:35.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:56; İbrâhîm 14:16-17; Hacc 22: 19-20; Mü'minûn 23:104.

    Mustafa İslamoğlu

    Sorumluluk bilinciyle davrananlara vaad edilen, içerisinde zamanla bozulmayan sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene doyumsuz bir lezzet veren tarifsiz bir meşrubatın çağladığı ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar akan, yine içerisinde tadacakları güzel (davranışlarının) tüm meyveleri ve Rablerinden sınırsız bir bağış bulunan cennetin örneği gibi (bir has bahçeye kavuşan kimse), ateşi mesken tutan ve yakıcı bir (umutsuzluk) içirilip de bağırsakları paramparça olan kimse gibi olur mu?

    Muhammed Esed

    Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlara vaad edilmiş olan cennet örneği -(bir cennet ki) içinde zamanın bozamadığı sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene lezzet veren şaraptan ırmaklar ve saf süzme baldan ırmaklar var ve içinde (yaptıkları güzel işlerin) bütün meyvelerini ve Rablerinin mağfiretini tadabilme (imkanı) var- işte bu (cennet), ateşi mesken edinenlerin ve bağırsaklarını parçalaması için yakıcı ümitsizlik sularını içmeye mahkum edilenlerin (hak ettikleri karşılık) ile bir olur mu?

    Ahmed Hulusi

    Korunanlara vaat olunan CENNETİN TEMSİL (misal - benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Orada, bayatlamayan SU'dan nehirler, tadı bozulmayan SÜT'ten nehirler, içenlere lezzet veren ŞARAP'tan nehirler, süzme-saf BAL'dan nehirler vardır! Onlar için orada her çeşit MEYVE ve Rablerinden mağfiret (örtme) vardır! (Bu misal nimetlerle yaşayanlar) ateşte sonsuza dek yanarak yaşayacak, sıcak - kaynar su içirilmiş de bu yüzden onların bağırsaklarını parçalamış kimse gibi midir?

    Ali Bulaç

    Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?

    Ali Özek ve heyeti

    Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

    Ali Rıza Safa

    Sorumluluk bilinci taşıyanlara sözü verilen cennetin örneği şudur: İçinde, bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. dipnot 435 Her türlü meyve ve Efendileri tarafından bağışlanma vardır. Ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını parçalayan kaynar sudan içirilen kimse gibi olur mu?

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 435
      Cennette dört ayrı ırmak olduğu ve bu ırmakların nitelikleri yalnızca bu ayette bildirilmiştir. Cennetteki, su, süt, şarap ve bal ırmakları anlatımı, 16:65-69 arasındaki beş ayette ayrı ayrı bildirilen, yeryüzündeki, su, süt, şarap ve bal anlatımıyla örtüşmektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    Takva sahiplerine vaad edilen cennetin özelikleri şöyledir: Orada bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şerbetten ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlara orada her çeşit meyvelerden de vardır. Rableri tarafından bağışlanacaklardır. Bu durumda olanlar, süreli olarak ateşte kalıp, bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilenlerle bir midir?

    Edip Yüksel

    Erdemlilere söz verilen bahçenin örneği şudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü ürün ve Efendi'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Cennetteki sarhoşluğun dünyadakinden farklı olduğu bildiriliyor. * Bak 52:23; 76:21.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Erdemlilere söz verilen cennetin örneği şudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü ürün ve Rab'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Takva sahiplerine vadedilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve safi süzme baldan ırmaklar vardır. Aynca onlara her türlü meyve ve Rablerinden bir bağışlama vardır. Bunlar hiç o ateşte ebedi kalacak ve kaynar bir su içirilip de, barsaklarını parçalayacak kimselere benzer mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Korunanlara va'dolunan Cennetin temsili: Onda ırmaklar var bir sudan ki bozulması yok, ırmaklar var bir südden ki tadı değişmez, ırmaklar var bir şarabdan ki içenlere lezzet, ırmaklar var bir baldan ki safi süzme, hem onlara semerelerini (hasılatın) her türlüsünden var, hem de Rablarından bir mağfiret var. Hiç bunlar o ateşte muhalled olan ve kaynar bir mayi'den sulanıp da bağırsaklarını parçalamakta bulunan kimselere benzer mi?

    Erhan Aktaş

    Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 1 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçki.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 1 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçki.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Takva dipnot 1 sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 2 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
    2. metne dön, dipnot 2
      İçki.

    Gültekin Onan

    Takva sahiplerine vaadedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?

    Hasan Basri Çantay

    (Şirkden) sakınanlara va'd olunan cennetin sıfatı (şudur:) İçinde rengi, kokusu, hiçbir vasfı bozulmayan sudan ırmaklar, tadına halel gelmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar, süzme baldan ırmaklar vardır, Orada meyvelerin her (çeşidi) onlarındır. (üstelik) Rablerinden de mağfiret vardır. Hiç bu (nlar), o ateşde ebedi kalan ve bağırsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilen kimseler gibi midir?

    İbni Kesir

    Muttakilere vaadolunan cennetin misali: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere zevk veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Ve Rabblarından mağfiret de vardır. Hiç bu; ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimseler gibi midir?

    Mehmet Alagaş

    (12-15) Muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokacaktır. Kafirler öyleleridir ki yer içer geçinirler, hayvanların yemesi gibi yerler , ateş onların yeridir. Seni çıkaran / hicret ettiren memleketi, kuvvetçe ondan daha şiddetli nice sayıda memleketi de helak ettik, onların yardımcıları yoktur. Rabbinden bir açıklayıcı üzerine olan kişi, kötü ameli kendisine süslenen ve havai keyfine uyan kişi gibi midir? Muttakilere söz verilen / vaat edilen cennet tir, onun içinde durgun olmayan sudan nehirler vardır, tadı değişmemiş sütten nehirler vardır, içenlere lezzet veren şarap nehirler vardır, süzülmüş / filtre edilmiş baldan nehirler vardır , onlar için orada her üründen vardır , Rablerinden mağfiret vardır , ateşte sürekli olan o kimse gibi olur mu? Onlar, bağırsaklarını kesen kaynar su ile sulanırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

    Süleyman Ateş

    (Şirkten, günahlardan) korunanlara söz verilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır ve onlar için orada her çeşit meyva, Rablerinden de bağışlama vardır. (Şimdi bu ni'metler içinde yaşayanlar) ateşte ebedi kalan ve barsaklarını parça parça kesen sıcak suyun içirildiği kimseler gibi olur mu?

    Süleymaniye Vakfı

    Takvalı olanlara /yanlışlardan sakınanlara vaat edilen cennet şöyledir dipnot 1 : İçinde rengi ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren (ama sarhoş etmeyen) içki ırmakları ve saflaştırılmış bal ırmakları bulunur. Onlar için orada her türlü meyve ve bir de Rablerinin bağışlaması vardır dipnot 2 . Böyle bir kişi, o ateşin (cehennemin) içinde ölümsüz olarak kalan ve kendine kaynar su içirilip de o suyun bağırsaklarını paramparça ettiği dipnot 3 kişi gibi olur mu dipnot 4 ?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerini koruyanlara söz verilen cennet şöyle anlatılabilir: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları akar. Her türlü meyve önlerindedir ve yüce Rableri tarafından da bağışlanmışlardır. Böyle bir yerde olan kişi, ateşin içinde ölümsüzleşen ve bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kişi ile bir olur mu?

    Şaban Britch

    Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

    Şaban Piriş

    Muttakilere vaat edilen cennetin niteliği (şudur): İçinde tadı ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rab'lerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler, süzme bir baldan oluşan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nimetler içindeki ile, sürekli ateşte olup da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.