Diyanet İşleri
Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Muhammed suresi
Muhammed suresi, 35. ayet. فَلَا تَهِنُوا۟ وَتَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّلْمِ وَأَنتُمُ ٱلْأَعْلَوْنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمْ وَلَن يَتِرَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ
felâ tehinû veted`û ile-sselm. veentümü-l'a`levn. vellâhü me`aküm veley yetiraküm a`mâleküm.
Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın Muhammed 29–35 3
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah'a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır.
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın.
İnkar eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkarcılar olarak ölenler var ya, Allah onları asla bağışlamayacaktır.
Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükafatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez.
Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
35. “O halde gevşeklik göstermeyin.” Düşmanınızla savaşmakta zaafa düşmeyin, yüreğinizi korku kaplamasın. Aksine sabredin, sebat gösterin. Rabbinizin rızasını kazanmak, İslâm’ın iyiliğini düşünmek ve şeytanı da öfkelendirmek için kendinizi savaşmaya ve çarpışmaya hazırlayın.
“ve üstün halde iken barışa” rahatı tercih ederek düşmanlarınızı ateşkes yapmaya “çağırmayın.”
“Allah sizinle beraberdir ve amellerinizi(n mükafatını) asla eksiltmeyecektir.” Bu üç husus da sabretmeyi ve gevşeklik göstermemeyi gerektirmektedir: Üstün olmaları; yani zafer kazanmanın sebeplerinin mevcut bulunması ve Allah tarafından da onlara hak bir vaatte bulunulmuş olması. Çünkü insan, başkasından daha zayıf, sayıca yahut araç ve gereç itibariyle, iç ve dış güç bakımından daha güçsüz olmadıkça gevşemez.
İkinci husus, Allah’ın onlarla birlikte olmasıdır. Onlar mü’mindirler. Allah da yardımı, zaferi ve desteği ile mü’minlerle beraberdir. Bu da kalplerinin güçlü olmasını ve düşmanlarının üzerine üzerine gitmelerini gerektirir.
Üçüncü hususa gelince; Allah onların amellerini hiçbir şekilde eksiltmez. Aksine amellerinin karşılığını ve hatta lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Özellikle cihad ibadeti uğrunda yapılan infaklar yedi yüz katı ile ve daha pek çok kat fazlası ile mükâfatlandırılacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Çünkü Allah yolunda susuzluk, yorgunluk, açlık çekmeleri, kâfirleri kızdıracak bir yere ayak basmaları, bir düşmana karşı zafere ulaşmaları karşılığında, mutlaka kendilerine salih bir amel yazılır. Şüphesiz Allah iyi hareket edenleri mükâfatsız bırakmaz. Onlar küçük büyük bir infak yaptıklarında ve bir vadiyi aştıklarında muhakkak bu onlara (sevap olarak) yazılır ki, Allah o yapmakta olduklarının en güzeli ile kendilerini mükâfatlandırsın.” (et-Tevbe, 9/120-121)
İnsan Yüce Allah’ın amelini ve cihadını boşa çıkarmayacağını bilirse bu, onun gayrete gelmesini sağlar. Ecir ve mükâfata sebep teşkil edecek alanlarda cihad ederek fedakârlık yapmasını sağlar. Hele bu üç husus bir arada bulunacak olursa bunlar kişiyi tam anlamı ile gayrete getirir.
Bu buyruk, Yüce Allah’ın kullarını kendilerinin salâh ve kurtuluşlarını gerçekleştirecek hususlarda gayrete getirmekte ve ruhlarına kuvvet kazandırıp teşvikte bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Müminler!- Düşmanlarınızla karşı karşıya gelmek hususunda zayıflık göstermeyin ve onlar sizi barış yapmaya davet etmeden önce sakın siz onları barış yapmaya davet etmeyin. Zira siz, onlara karşı üstün durumdasınız ve Yüce Allah da yardımı ile sizinle beraberdir. O, sizin amellerinizin sevabından hiçbir şeyi eksiltmeyecektir. Aksine kendisinden bir ihsan olarak artıracaktır.
Aynı kök: وتر (3 geçiş)
Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve…
Aynı kök: وتر (3 geçiş)
Çifte ve teke andolsun,
Aynı kök: وهن (9 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
Aynı kök: وهن (9 geçiş) · Ortak kavram: Dua
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
Aynı kök: وهن (9 geçiş)
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
(30-31) "Mektup, Süleyman'dan gelmiştir. O, 'Bismillahirrahmanirrahim' diye başlamakta ve içinde 'Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Savaşta üstün durumdayken gevşeyip barışa çağırmayın (barışa çağırmak zorunda kalmayın)! dipnot 1 Allah sizinle beraberdir. O, yaptıklarınızı asla eksiltmeyecektir.
Artık gevşeklik göstermeyin, ama siz üstün durumdaysanız barışa davet edin! Çünkü Allah sizinle beraberdir; ve O sizin emeklerinizi asla zayi etmeyecektir.
Böylece, (adil bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve barış için yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraber olduğuna göre (sonunda) mutlaka siz üstün geleceksiniz ve O, sizin (iyi ve güzel) fiillerinizi zayi etmeyecektir.
Gevşemeyin ve siz üstünken selm'e (barışa, Hak ile batılı uzlaştırmaya) çağırmayın! Allah sizinle "Bir"liktedir! Sizin yaptıklarınızı asla eksiltmeyecektir.
Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Allah, sizinle beraberdir; O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.
Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizin sevabını asla eksiltmeyecek (ve size zulmetmeyecek) tir.
Öyleyse üstün olmanıza karşın gevşemeyin ve barışa çağırmayın. Allah, sizinle birliktedir ve yaptıklarınızı asla eksiltmeyecektir.
Üstün durumdayken gevşeyip barışa çağırmayınız. Allah sizinle beraberdir. O, amellerinizi asla heder etmeyecektir.
Barışa giden yolda gevşemeyin. Zafer sizindir. ALLAH sizinle beraberdir ve işlediklerinizi ziyan etmeyecektir.
Barışa giden yolda gevşemeyin. Zafer sizindir. ALLAH sizinle beraberdir ve işlediklerinizi ziyan etmeyecektir.
Onun için gevşeklik etmeyin de sizler daha üstün olacakken barış için yalvarmayın! Allah sizinledir ve asla sizin amellerinize kıymaz.
Onun için gevşeklik etmeyin de sizler daha üstün olacak iken sulha yalvarmayın, Allah sizinledir ve asla sizin amellerinize kıymaz
O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Tanrı, sizinle beraberdir; O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.
Onun için (düşmana karşı) gevşek davranmayın. Siz daha gaalib (ve kaahir durumda) iken (düşmanları, zillet göstererek) sulha da'vet etmeyin. Allah sizinle beraberdir. Amel (ve hizmet) leriniz (in mükafatın) ı asla eksiltmez O.
Öyleyse sakın gevşemeyin; üstün olduğunuz halde sulha davet etmeyin. Allah, sizinle beraberdir. O; amellerinizi asla eksiltmez.
Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Siz galip durumda iken gevşeyip barış istemeyin. Allah sizinle beraberdir, O sizin amellerinizi zayi etmeyecektir.
ْÖyleyse gevşemeyin, barış /uzlaşma çağrısı yapmayın dipnot 1 ! Üstün olan sizsiniz dipnot 2 ! Allah sizinle beraberdir. O sizi, işlerinizde asla yalnız bırakmaz dipnot 3 .
Gevşemeyin; üstün durumda iken barış teklifinde bulunmayın. Allah sizinle beraberdir. İşlerinizde sizi asla yalnız bırakmaz dipnot 1 .
Siz, (düşmandan) üstün durumda iken, gevşeklik göstermeyin ve barışa çağırmayın! Allah, sizinle beraberdir. Amellerinizi eksiltmeyecektir.
Siz, (düşmandan) üstün durumda iken, gevşeklik göstermeyin ve barışa çağırmayın! Allah, sizinle beraberdir. Çalışmalarınızı asla eksiltmeyecektir.
Gevşemeyin, üstün durumda olduğunuz halde antlaşmaya davet etmeyin! Allah sizinledir; amellerinizi asla yitirmeyecektir.
Therefore do not weaken in power or in strength of purpose nor be tempted to invite your enemy to peace when you are in control of the situation and you have the upper hand. Remember that Allah stands by you to protect you and defend you, and He will not reduce or annul the value of your efforts.
So [believers] do not lose heart and cry out for peace. It is you who have the upper hand: God is with you. He will not begrudge you the reward for your [good] deeds:
Be not weary and faint-hearted, crying for peace, when ye should be uppermost: for Allah is with you, and will never put you in loss for your (good) deeds.
So, be not faint-hearted and do not cry for peace. dipnot 1 You shall prevail. Allah is with you and will not bring your works to nought.
Do not become faint-hearted and call for peace when you are uppermost and Allah is with you – He would never cheat you of your deeds.
So be not weak and ask not for peace (from the enemies of Islâm) while you are having the upper hand. Allâh is with you, and He will never decrease the reward of your good deeds.
So do not slacken and [do not] call for peace when you have the upper hand and Allah is with you, and He will not stint [the reward of] your works.
(Believers! when fighting once starts) do not be mean so as to sue for peace. You will certainly have the upper hand. Allâh is with you. He will never let you suffer a loss in (the reward) of your (good) deeds.
So do not faint and call for peace; you shall be the upper ones, and God is with you, and will not deprive you of your works.
Do not surrender for the sake of peace as God has guaranteed the victory for you. God is with you; He will never let your struggle to go in vain.
Then faint not, nor cry for peace while ye have the upper hand; for God is with you and will not cheat you of your works!
Therefore, do not be weak in calling for peace. You are on a higher moral ground, and God is with you. He will not waste your efforts.
Faint not therefore, neither invite your enemies to peace, while ye are the superior: For God is with you, and will not defraud you of the merit of your works.
And be not faint-hearted, crying for peace, when you should be uppermost, and Allah is with you, and He will not bring your deeds to naught.
So do not feel feeble and call for (your) submission while (Literally: and) you are the most exalted ones; and Allah is with you, and He will never divest you of your deeds.
So do not falter and cry out for peace when ye (will be) the uppermost, and Allah is with you, and He will not grudge (the reward of) your actions.
So do not become weak-kneed and sue for peace, for you will have the upper hand as God is with you and will not overlook your deeds.
AND SO, [when you fight in a just cause,] do not lose heart and [never] beg for peace: for, seeing that God is with you, you are bound to rise high [in the end]; and never will He let your [good] deeds go to waste.
So do not falter or cry for peace, for you will have the upper hand and Allah is with you. And He will never let your deeds go to waste.
Therefore, do not be weak and ask for peace, for you are on a higher moral ground, and God is with you. And He will not waste your efforts.
Therefore, you shall not waver and surrender in pursuit of peace, for you are guaranteed victory, and GOD is with you. He will never waste your efforts.
So do not weaken and call for peace while you are superior; and Allah is with you and will never deprive you of [the reward of] your deeds.
So relent not and sue for peace when you have the upper hand; and God is with you, and He will not deprive you of your deeds.
And so, be not weary and keep calling unto the abode of Peace and Security, for, you shall surely attain high ranks. And Allah is with you, and He will never put you in loss for your efforts.
Be not tired (and timid), and faint-hearted, crying for peace, when you should be at the very top: Allah is with you, and (He) will never put you in loss for your (good) deeds.
So, do not lose heart, and do not appeal for peace; you will be the uppermost, and Allah is with you; and He will never deprive you of your deeds.
Therefore, do not be weak and ask for peace, for you are on a higher moral ground, and God is with you. And He will not waste your efforts.