Mâide suresi

Mâide suresi, 92. ayet

Mâide suresi, 92. ayet. وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَٱحْذَرُوا۟ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

veeṭî`ü-llâhe veeṭî`ü-rrasûle vaḥẕerû. fein tevelleytüm fa`lemû ennemâ `alâ rasûline-lbelâgu-lmübîn.

Diyanet İşleri

Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 89–95 · surenin 92. ayeti / 120

Konu Helâli haram kılmamak; yemin kefareti; içki ve kumar Mâide 87–93 3

  1. Mâide 89

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.

  2. Mâide 90

    Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

  3. Mâide 91

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  4. 92

    Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.

  5. Mâide 93

    İman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.

  6. Mâide 94

    Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği halde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır.

  7. Mâide 95

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

92. Allah’a itaat ile Rasûlüne itaat aynı şeydir. Çünkü Allah’a itaat eden, Allah’ın Rasûlüne itaat etmiş; Rasûle itaat eden de Allah’a itaat etmiş olur. Bu itaat, Allah’ın ve Rasûlünün emretmiş olduğu, Allah’ın hakları ile de kulların hakları ile de alakalı bulunan farz ve müstehap, zahir ve batın bütün söz ve amelleri işlemeyi, aynı şekilde Allah ve Rasûlünün yasakladığı şeylerden uzak kalmayı içine alır. Bu emir, en geniş kapsamlı emirlerdendir. Görüldüğü gibi bunun kapsamına zahir olsun, batın olsun her türlü emir ve yasak girmektedir.

“(isyandan) sakının” yani Allah’a isyan etmekten ve Rasûlüne asi olmaktan sakının. Çünkü onlara isyan etmek en büyük şerdir ve apaçık bir hüsrandır. “Eğer” size emredilen ve yasak kılanan şeylerden “yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimize düşen açıkça tebliğden ibarettir” ve o da bu görevini eksiksiz yerine getirmiştir. Eğer hidâyet yolunu izlerseniz bu, lehinizedir ve eğer kötülük işleyecek olursanız bu da aleyhinizedir. Sizi hesaba çekecek olan Allah’tır. Rasûl ise görevini ve kendisine yüklenen sorumluluğu eksiksiz olarak yerine getirmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dinin emrettikleriyle Allah'a ve resulüne itaat edin, yasakladığı şeylerden de uzaklaşın ve muhalefet etmekten sakınınız. Eğer bundan yüz çevirirseniz, şunu iyi biliniz ki, resulümüzün üzerine düşen sadece Allah'ın kendisine tebliğ etmesini emrettiğini ulaştırmaktır. O da kesinlikle tebliğde bulunmuştur. Eğer hidayet bulursanız kendi nefisleriniz lehinedir ve eğer kötülük yaparsanız kendi nefislerinizin aleyhinedir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَطِيعُوا۟ ve etiu ve ita'at edin kök: طوع
  2. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  3. وَأَطِيعُوا۟ ve etiu ve ita'at edin kök: طوع
  4. ٱلرَّسُولَ r-rasule Elçi'ye kök: رسل
  5. وَٱحْذَرُوا۟ ۚ vehzeru ve sakının kök: حذر
  6. فَإِن fe in eğer
  7. تَوَلَّيْتُمْ tevelleytum dönerseniz kök: ولي
  8. فَٱعْلَمُوٓا۟ fea'lemu bilin ki kök: علم
  9. أَنَّمَا ennema şüphesiz
  10. عَلَىٰ ala düşen
  11. رَسُولِنَا rasulina elçimize kök: رسل
  12. ٱلْبَلَـٰغُ l-belagu duyurmaktır kök: بلغ
  13. ٱلْمُبِينُ l-mubinu açıkça kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a itaat edin, Elçi'ye de itaat edin dipnot 1 ve (kötülüklerden) sakının! (İtaatten) yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize (düşen görev), sadece apaçık tebliğdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yüce Allah'a ve Elçi'ye itaat"le ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:32, dipnot 3.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve (kötülükten) sakının! Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Elçi'mizin görevi mesajı apaçık tebliğ etmekten ibarettir.

Muhammed Esed

Öyleyse Allaha ve Elçisine itaat edin ve (kötülüklere karşı) her zaman hazırlıklı olun: Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Bizim Elçimizin görevi, (kendisine emanet edilen) mesajı apaçık tebliğ etmekten ibarettir.

Ahmed Hulusi

Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sakının! Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, bizim Rasulümüzün üzerine düşen yalnızca apaçık tebliğ etmektir.

Ali Bulaç

Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.

Ali Özek ve heyeti

Allah'a itaat edin, Rasûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz, bilin ki Rasûlümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.

Ali Rıza Safa

Allah'a bağlı kalın, elçiye bağlı kalın ve sakının. Yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, elçimizin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a ve peygambere itaat ediniz, kötü şeylerden sakınınız. Eğer gösterdiğimiz yoldan dönerseniz, biliniz ki peygamberimize düşen, açıkça tebliğ etmektir.

Edip Yüksel

ALLAH'a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ı ve peygamberleri dinleyin, karşı gelmekten sakının! Eğer kulak asmazsanız biliniz ki, elçimize düşen sadece açık bir tebliğden ibarettir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahı dinleyin, Peygamberi dinleyin de sakının, eğer kulak asmazsanız biliniz ki Resulümüze düşen sade açık bir tebliğten ibarettir

Erhan Aktaş

Ve Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin. dipnot 1 Sakının.[2] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki resulümüze düşen açıkça duyurmaktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin dipnot 1 . Sakının.[2] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki resulümüze düşen açıkça duyurmaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki Resul sözcüğüne "sünnete ve hadise itaat etme" anlamı verilerek yapılmıştır. Oysaki Kur'an'da peygamber sözcüğü geçmez. Peygamber, Farsça bir sözcüktür. Kur'an'da Resul ve Nebi sözcükleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat vardır. Çünkü Resul'e itaat etmek demek, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmek demektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "hadistir." Resul'ün söyledikleri Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun söylediklerine itaat ederek, Allah'a itaat anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ın otoritesini ifade eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" ve "atf-ı tefsir" için de kullanılmaktadır. Bu durumda "ve" edatı, kendinden önceki sözcüğü kendinden sonraki sözcük ile açıklar. Bu kurala göre Allah ve Resul'ü demek, anlam olarak "Allah'a demektir."
  2. metne dön, dipnot 3
    Ayette ifade edilen şeylerden uzak durun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin. Sakının. dipnot 1 Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki rasulümüze düşen açıkça duyurmaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    91. Ayette ifade edilen şeylerden uzak durun.

Gültekin Onan

Tanrı'ya itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.

Hasan Basri Çantay

Allaha ve Resulüne itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimizin üstüne düşen, yalnız apaçık tebliğden ibaretdir.

İbni Kesir

Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sakının. Yüz çevirecek olursanız, bilinki; peygamberimize düşen, yalnız açıkça tebliğ etmektir.

Mehmet Alagaş

(92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’a itaat edin, Rasûle de itaat edin ve (emirlerine aykırı hareket etmekten) sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.

Süleyman Ateş

Allah'a ita'at edin, Elçi'ye ita'at edin, (kötü şeylerden) sakının! Eğer (kabul etmez) dönerseniz, bilin ki elçimize düşen, açıkça duyurmaktır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a gönüllü olarak boyun eğin, Resulüne/ elçisinin getirdiğine dipnot 1 gönüllü olarak boyun eğin ve dikkatli olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize düşen, açık bir tebliğden ibarettir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه ) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144) Resul kelimesi yerine "resulüne /elçisinin getirdiğine" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67 , Nahl 16/35).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a itaat edin, Elçi'ye itaat edin ve dikkatli olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki Elçimizin sorumluluğu her şeyi açıklayan bir tebliğden ibarettir.

Şaban Britch

Artık (bu kötü alışkanlıklara) son verdiniz değil mi? Allah’a itaat edin, Rasûl'e itaat edin ve (itaatsizlikten) sakının. Eğer, yüz çevirirseniz biliniz ki Rasûlümüze düşen sadece bildirip tebliğ etmektir.

Şaban Piriş

Artık (bu kötü alışkanlıklara) son verdiniz değil mi? Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve (itaatsizlikten) sakının. Eğer, yüz çevirirseniz biliniz ki Peygamberimize düşen sadece, açıkça bildirmektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a itaat edin, resule itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You had better obey Allah and obey His Messenger and beware not to come within the measure of Allah’s wrath. And should you counsel deaf, then you must realize that Our Messenger is responsible only for conveying Our clear message.

Abdul Haleem

Obey God, obey the Messenger, and always be on your guard: if you pay no heed, bear in mind that the sole duty of Our Messenger is to deliver the message clearly.

Abdullah Yusuf Ali

Obey Allah, and obey the Messenger, and beware (of evil): if ye do turn back, know ye that it is Our Messenger's duty to proclaim (the message) in the clearest manner.

Abul A'la Maududi

Obey Allah and obey the Messenger, and beware. But if you turn away, then know well that Our Messenger had merely to deliver the message clearly.

Aisha Bewley

Obey Allah and obey the Messenger and beware! If you turn your backs, know that Our Messenger is only responsible for clear transmission.

Al-Hilali & Khan

And obey Allâh and the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and beware (of even coming near to drinking or gambling or Al-Ansâb, or Al-Azlâm, etc.) and fear Allâh. Then if you turn away, you should know that it is Our Messenger’s duty to convey (the Message) in the clearest way.

Ali Quli Qarai

And obey Allah and obey the Apostle, and beware; but if you turn your backs, then know that Our Apostle’s duty is only to communicate in clear terms.

Amatul Rahman Omar

Obey Allâh and obey this perfect Messenger and be on your guard (against disobeying them), but if you turn away, then bear in mind that Our Messenger is responsible only for the conveyance (of the Message) in clear terms.

Arthur John Arberry

And obey God and obey the Messenger, and beware; but if you turn your backs, then know that it is only for Our Messenger to deliver the Message Manifest.

Bijan Moeinian

Obey God and His Prophet. If you chose the disobedience, know that the only mission of the Prophet has been to plainly deliver My Message to you [the choice is yours then: Heaven or the Hell.]

E. Henry Palmer

and obey God, and obey the apostles, and beware, for if ye turn back then know that our Apostle has only his message to preach ?

Edip-Layth

Obey God and obey the messenger, and beware. If you turn away then know that the duty of the messenger is clear deliverance.

George Sale

And obey Allah and obey the Messenger, and be on your guard. But if you turn away, then know that on Our Messenger lies only the clear conveyance of the Message.

Hamid S. Aziz

Obey Allah, and obey the Messenger, and beware, for if you turn back then know that the duty of Our Messenger is only to deliver the message clearly?

Mahmoud Ghali

And obey Allah and obey the Messenger, and beware; so, in case you turn away, then know that surely it is only for Our Messenger (to go on) with the evident proclamation.

Marmaduke Pickthall

Obey Allah and obey the messenger, and beware! But if ye turn away, then know that the duty of Our messenger is only plain conveyance (of the message).

Mohamed Ahmed - Samira

Obey God and the Prophet, and beware. If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.

Muhammad Asad

Hence, pay heed unto God, and pay heed unto the Apostle, and be ever on your guard [against evil]; and if you turn away, then know that Our Apostle's only duty is a clear delivery of the message [entrusted to him].

Mustafa Khattab

Obey Allah and obey the Messenger and beware! But if you turn away, then know that Our Messenger’s duty is only to deliver ˹the message˺ clearly.

Progressive Muslims

And obey God and obey the messenger, and be aware. If you turn away then know that it is the duty of the messenger to deliver the clarity.

Rashad Khalifa

You shall obey GOD, and you shall obey the messenger, and beware. If you turn away, then know that the sole duty of our messenger is to deliver the message efficiently.

Sahih International

And obey Allah and obey the Messenger and beware. And if you turn away - then know that upon Our Messenger is only [the responsibility for] clear notification.

Sam Gerrans

And obey God and obey the Messenger, and beware; but if you turn away, then know that upon Our messenger is only the clear notification.

Shabbir Ahmed

You shall obey Allah and the Messenger, the Divine System that the Messenger has established, and be careful in this regard. If you turn away, it will be to your own detriment. Know that the duty of Our Messenger is just to convey the Message clearly.

Syed Vickar Ahamed

Obey Allah, and obey the Messenger (Muhammad), and be aware (of evil) if you do turn back, (you) know that it is the duty of Our Messenger (Muhammad) to speak out (the Message) clearly.

Taqi Usmani

Obey Allah, obey the Messenger, and be heedful. If you still turn back, be assured that the duty of Our Messenger is only to convey the Message clearly.

The Monotheist Group

And obey God and obey the messenger, and be aware. If you turn away then know that it is the duty of Our messenger to deliver clearly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 92. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 92. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 92. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩