Diyanet İşleri
Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.
Mâide suresi
Mâide suresi, 92. ayet. وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَٱحْذَرُوا۟ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ
veeṭî`ü-llâhe veeṭî`ü-rrasûle vaḥẕerû. fein tevelleytüm fa`lemû ennemâ `alâ rasûline-lbelâgu-lmübîn.
Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Helâli haram kılmamak; yemin kefareti; içki ve kumar Mâide 87–93 3
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.
Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.
İman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.
Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği halde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır.
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
92. Allah’a itaat ile Rasûlüne itaat aynı şeydir. Çünkü Allah’a itaat eden, Allah’ın Rasûlüne itaat etmiş; Rasûle itaat eden de Allah’a itaat etmiş olur. Bu itaat, Allah’ın ve Rasûlünün emretmiş olduğu, Allah’ın hakları ile de kulların hakları ile de alakalı bulunan farz ve müstehap, zahir ve batın bütün söz ve amelleri işlemeyi, aynı şekilde Allah ve Rasûlünün yasakladığı şeylerden uzak kalmayı içine alır. Bu emir, en geniş kapsamlı emirlerdendir. Görüldüğü gibi bunun kapsamına zahir olsun, batın olsun her türlü emir ve yasak girmektedir.
“(isyandan) sakının” yani Allah’a isyan etmekten ve Rasûlüne asi olmaktan sakının. Çünkü onlara isyan etmek en büyük şerdir ve apaçık bir hüsrandır. “Eğer” size emredilen ve yasak kılanan şeylerden “yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimize düşen açıkça tebliğden ibarettir” ve o da bu görevini eksiksiz yerine getirmiştir. Eğer hidâyet yolunu izlerseniz bu, lehinizedir ve eğer kötülük işleyecek olursanız bu da aleyhinizedir. Sizi hesaba çekecek olan Allah’tır. Rasûl ise görevini ve kendisine yüklenen sorumluluğu eksiksiz olarak yerine getirmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Dinin emrettikleriyle Allah'a ve resulüne itaat edin, yasakladığı şeylerden de uzaklaşın ve muhalefet etmekten sakınınız. Eğer bundan yüz çevirirseniz, şunu iyi biliniz ki, resulümüzün üzerine düşen sadece Allah'ın kendisine tebliğ etmesini emrettiğini ulaştırmaktır. O da kesinlikle tebliğde bulunmuştur. Eğer hidayet bulursanız kendi nefisleriniz lehinedir ve eğer kötülük yaparsanız kendi nefislerinizin aleyhinedir.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
"Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Aynı kök: حذر (21 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: حذر (21 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a itaat edin, Elçi'ye de itaat edin dipnot 1 ve (kötülüklerden) sakının! (İtaatten) yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize (düşen görev), sadece apaçık tebliğdir.
Şu halde Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve (kötülükten) sakının! Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Elçi'mizin görevi mesajı apaçık tebliğ etmekten ibarettir.
Öyleyse Allaha ve Elçisine itaat edin ve (kötülüklere karşı) her zaman hazırlıklı olun: Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Bizim Elçimizin görevi, (kendisine emanet edilen) mesajı apaçık tebliğ etmekten ibarettir.
Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sakının! Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, bizim Rasulümüzün üzerine düşen yalnızca apaçık tebliğ etmektir.
Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.
Allah'a itaat edin, Rasûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz, bilin ki Rasûlümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.
Allah'a bağlı kalın, elçiye bağlı kalın ve sakının. Yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, elçimizin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.
Allah'a ve peygambere itaat ediniz, kötü şeylerden sakınınız. Eğer gösterdiğimiz yoldan dönerseniz, biliniz ki peygamberimize düşen, açıkça tebliğ etmektir.
ALLAH'a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.
ALLAH'a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.
Allah'ı ve peygamberleri dinleyin, karşı gelmekten sakının! Eğer kulak asmazsanız biliniz ki, elçimize düşen sadece açık bir tebliğden ibarettir.
Allahı dinleyin, Peygamberi dinleyin de sakının, eğer kulak asmazsanız biliniz ki Resulümüze düşen sade açık bir tebliğten ibarettir
Ve Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin. dipnot 1 Sakının.[2] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki resulümüze düşen açıkça duyurmaktır.
Ve Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin dipnot 1 . Sakının.[2] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki resulümüze düşen açıkça duyurmaktır.
Ve Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin. Sakının. dipnot 1 Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki rasulümüze düşen açıkça duyurmaktır.
Tanrı'ya itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.
Allaha ve Resulüne itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimizin üstüne düşen, yalnız apaçık tebliğden ibaretdir.
Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sakının. Yüz çevirecek olursanız, bilinki; peygamberimize düşen, yalnız açıkça tebliğ etmektir.
(92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Allah’a itaat edin, Rasûle de itaat edin ve (emirlerine aykırı hareket etmekten) sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.
Allah'a ita'at edin, Elçi'ye ita'at edin, (kötü şeylerden) sakının! Eğer (kabul etmez) dönerseniz, bilin ki elçimize düşen, açıkça duyurmaktır.
Allah'a gönüllü olarak boyun eğin, Resulüne/ elçisinin getirdiğine dipnot 1 gönüllü olarak boyun eğin ve dikkatli olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize düşen, açık bir tebliğden ibarettir.
Allah'a itaat edin, Elçi'ye itaat edin ve dikkatli olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki Elçimizin sorumluluğu her şeyi açıklayan bir tebliğden ibarettir.
Artık (bu kötü alışkanlıklara) son verdiniz değil mi? Allah’a itaat edin, Rasûl'e itaat edin ve (itaatsizlikten) sakının. Eğer, yüz çevirirseniz biliniz ki Rasûlümüze düşen sadece bildirip tebliğ etmektir.
Artık (bu kötü alışkanlıklara) son verdiniz değil mi? Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve (itaatsizlikten) sakının. Eğer, yüz çevirirseniz biliniz ki Peygamberimize düşen sadece, açıkça bildirmektir.
Allah'a itaat edin, resule itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
You had better obey Allah and obey His Messenger and beware not to come within the measure of Allah’s wrath. And should you counsel deaf, then you must realize that Our Messenger is responsible only for conveying Our clear message.
Obey God, obey the Messenger, and always be on your guard: if you pay no heed, bear in mind that the sole duty of Our Messenger is to deliver the message clearly.
Obey Allah, and obey the Messenger, and beware (of evil): if ye do turn back, know ye that it is Our Messenger's duty to proclaim (the message) in the clearest manner.
Obey Allah and obey the Messenger, and beware. But if you turn away, then know well that Our Messenger had merely to deliver the message clearly.
Obey Allah and obey the Messenger and beware! If you turn your backs, know that Our Messenger is only responsible for clear transmission.
And obey Allâh and the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and beware (of even coming near to drinking or gambling or Al-Ansâb, or Al-Azlâm, etc.) and fear Allâh. Then if you turn away, you should know that it is Our Messenger’s duty to convey (the Message) in the clearest way.
And obey Allah and obey the Apostle, and beware; but if you turn your backs, then know that Our Apostle’s duty is only to communicate in clear terms.
Obey Allâh and obey this perfect Messenger and be on your guard (against disobeying them), but if you turn away, then bear in mind that Our Messenger is responsible only for the conveyance (of the Message) in clear terms.
And obey God and obey the Messenger, and beware; but if you turn your backs, then know that it is only for Our Messenger to deliver the Message Manifest.
Obey God and His Prophet. If you chose the disobedience, know that the only mission of the Prophet has been to plainly deliver My Message to you [the choice is yours then: Heaven or the Hell.]
and obey God, and obey the apostles, and beware, for if ye turn back then know that our Apostle has only his message to preach ?
Obey God and obey the messenger, and beware. If you turn away then know that the duty of the messenger is clear deliverance.
And obey Allah and obey the Messenger, and be on your guard. But if you turn away, then know that on Our Messenger lies only the clear conveyance of the Message.
Obey Allah, and obey the Messenger, and beware, for if you turn back then know that the duty of Our Messenger is only to deliver the message clearly?
And obey Allah and obey the Messenger, and beware; so, in case you turn away, then know that surely it is only for Our Messenger (to go on) with the evident proclamation.
Obey Allah and obey the messenger, and beware! But if ye turn away, then know that the duty of Our messenger is only plain conveyance (of the message).
Obey God and the Prophet, and beware. If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.
Hence, pay heed unto God, and pay heed unto the Apostle, and be ever on your guard [against evil]; and if you turn away, then know that Our Apostle's only duty is a clear delivery of the message [entrusted to him].
Obey Allah and obey the Messenger and beware! But if you turn away, then know that Our Messenger’s duty is only to deliver ˹the message˺ clearly.
And obey God and obey the messenger, and be aware. If you turn away then know that it is the duty of the messenger to deliver the clarity.
You shall obey GOD, and you shall obey the messenger, and beware. If you turn away, then know that the sole duty of our messenger is to deliver the message efficiently.
And obey Allah and obey the Messenger and beware. And if you turn away - then know that upon Our Messenger is only [the responsibility for] clear notification.
And obey God and obey the Messenger, and beware; but if you turn away, then know that upon Our messenger is only the clear notification.
You shall obey Allah and the Messenger, the Divine System that the Messenger has established, and be careful in this regard. If you turn away, it will be to your own detriment. Know that the duty of Our Messenger is just to convey the Message clearly.
Obey Allah, and obey the Messenger (Muhammad), and be aware (of evil) if you do turn back, (you) know that it is the duty of Our Messenger (Muhammad) to speak out (the Message) clearly.
Obey Allah, obey the Messenger, and be heedful. If you still turn back, be assured that the duty of Our Messenger is only to convey the Message clearly.
And obey God and obey the messenger, and be aware. If you turn away then know that it is the duty of Our messenger to deliver clearly.