Kasas suresi

Kasas suresi, 48. ayet

Kasas suresi, 48. ayet. فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوا۟ لَوْلَآ أُوتِىَ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ مُوسَىٰٓ أَوَلَمْ يَكْفُرُوا۟ بِمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ مِن قَبْلُ قَالُوا۟ سِحْرَانِ تَظَٰهَرَا وَقَالُوٓا۟ إِنَّا بِكُلٍّ كَٰفِرُونَ

felemmâ câehümü-lḥaḳḳu min `indinâ ḳâlû levlâ ûtiye miŝle mâ ûtiye mûsâ. evelem yekfürû bimâ ûtiye mûsâ min ḳabl. ḳâlû siḥrâni teżâherâ. veḳâlû innâ biküllin kâfirûn.

Diyanet İşleri

Onlara katımızdan gerçek gelince, "Musa'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" dediler. Onlar daha önce Musa'ya verilen (mucize)leri inkar etmemişler miydi? Onlar, "İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor" dediler. "Biz hepsini inkar ediyoruz" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 45–51 · surenin 48. ayeti / 88

Konu Mûsâ'ya verilen Kitap ve "iki sihir" iddiası Kasas 43–50 3

  1. Kasas 45

    Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

  2. Kasas 46

    Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.

  3. Kasas 47

    Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, "Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.

  4. 48

    Onlara katımızdan gerçek gelince, "Musa'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" dediler. Onlar daha önce Musa'ya verilen (mucize)leri inkar etmemişler miydi? Onlar, "İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor" dediler. "Biz hepsini inkar ediyoruz" dediler.

  5. Kasas 49

    De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah katından, doğruya bu ikisinden (Tevrat ve Kur'an'dan) daha çok ulaştıran bir kitap getirin de, ben ona uyayım."

  6. Kasas 50

    Eğer (bu konuda) sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece kendi nefislerinin arzularına uymaktadırlar. Kim, Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapıktır. Şüphesiz Allah, zalimler toplumunu doğruya iletmez.

  7. Kasas 51

    Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur'an ayetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

48. “Ama onlara katımızdan” hakkında en ufak bir şüphenin söz konusu olmadığı “hak” sana vahyetmiş olduğumuz bu Kur’ân “gelince” onu yalanlamak ve hiç de itiraz teşkil edecek türden olmayan sözlerle itiraz ederek “Mûsâ’ya verilenlerin benzeri ona da verilmeli değil miydi?” dediler?” Yani ona da Kitap semâdan bir defada ve toptan indirilmeli değil miydi? dediler. Yani madem ki bu Kitap (Kur’ân-ı Kerîm) bölüm bölüm inmeye devam ediyor, o halde o Allah tarafından gönderilmiyor.

öyle bir itirazın delil olacak tarafı neresidir? Bölüm bölüm indirilmesi Allah tarafından gönderilmiş olduğuna dair bir şüphe teşkil eder mi? Aksine Kur’ân-ı Kerîm’in bölüm bölüm indirilmesi, bu Kur’ân-ı Kerîm’in bir kemal özelliğidir ve Yüce Allah’ın bu Kitabı indirdiği kimseye verdiği önemi ortaya koyar. Çünkü böylelikle Yüce Allah Rasûlünün kalbine sebat vermekte ve bu yolla mü’minlerin imanı daha bir artmaktadır: “Onlar, sana bir misal getirdikleri her seferinde biz (ona karşılık) sana hakkı ve en güzel açıklamayı getiririz.” (el-Furkan, 25/33)

Diğer taraftan onlar, Kur’ân-ı Kerîm’i, Mûsâ aleyhisselam’a indirilen Kitaba kıyas etme işini bizzat kendileri çürütmüşlerdir. Zira onlar inkâr edip iman etmedikleri bir Kitaba nasıl kıyas yapmaktadırlar? Bundan dolayı Yüce Allah: “Acaba daha önce Mûsâ’ya verilenleri inkâr etmemişler miydi?” buyurmaktadır.

“Nitekim “Birbirini destekleyen iki sihir” demişlerdi.” Yani Kur'ân ve Tevrat sihirde ve insanları saptırmada birbirini desteklemektedir. Böylelikle onların delil olmayacak şeylerle hakkı çürütmek, nakzedici nitelikte olmayan iddialarla hakkı nakzetmek istedikleri ortaya çıkmakta ve onların birbirini tutmayan çelişkili sözler söyledikleri anlaşılmaktadır. Esasen bütün kâfirlerin durumu da budur. Bundan dolayıdır ki onlar, her iki Kitabı da bu kitapların indirildiği peygamberleri de inkâr ettiklerini şöylece itiraf etmektedir: “Yine “Biz hepsini inkâr ediyoruz.” da demişlerdi.” Peki, onların bu ikisini de inkâr etmelerinden maksatları hakka talip olmak ve ellerinde bulunan ve bu ikisinden daha hayırlı olan bir emre uymak mıydı yoksa sadece hevalarının peşinden mi gidiyorlardı? Yüce Allah, bu hususta onları bağlayıcı ve susturucu ifadelerle şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Rabbinin elçisi olarak gelince, Kureyş Yahudilere gelerek onun hakkında soru sordular. Yahudiler onlara delil öğreterek şöyle dediler: “Muhammed’e Rabbinin elçisi olduğuna delalet eden, Musa’ya verilen el (mucizesi), asa gibi mucizeler verilmedi mi?” -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: “Yahudiler daha önce Musa’ya verilen ayetleri inkâr etmediler mi?” Onlar, Tevrat ve Kur'an hakkında şöyle dediler: “Muhakkak bu ikisi, birbirini destekleyen birer sihirdir.” Ve; “Elbette biz, Tevrat ve Kur’an’da bulunanların hepsini inkâr eden kâfirleriz.”

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. جَآءَهُمُ ca'ehumu onlara gelince kök: جيا
  3. ٱلْحَقُّ l-hakku hak kök: حقق
  4. مِنْ min
  5. عِندِنَا indina katımızdan kök: عند
  6. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  7. لَوْلَآ levla değil miydi?
  8. أُوتِىَ utiye verilmeli kök: اتي
  9. مِثْلَ misle benzeri kök: مثل
  10. مَآ ma ne
  11. أُوتِىَ utiye verildiyse kök: اتي
  12. مُوسَىٰٓ ۚ musa Musa'ya
  13. أَوَلَمْ evelem
  14. يَكْفُرُوا۟ yekfuru inkar etmemişler miydi? kök: كفر
  15. بِمَآ bima şeyi
  16. أُوتِىَ utiye verilen kök: اتي
  17. مُوسَىٰ musa Musa'ya
  18. مِن min
  19. قَبْلُ ۖ kablu daha önce kök: قبل
  20. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  21. سِحْرَانِ sihrani iki büyü! kök: سحر
  22. تَظَـٰهَرَا tezahera birbirine destek olan kök: ظهر
  23. وَقَالُوٓا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  24. إِنَّا inna elbette biz
  25. بِكُلٍّۢ bikullin hepsini kök: كلل
  26. كَـٰفِرُونَ kafirune inkar ederiz kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    (2-3) Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine tarafımızdan hakikat gelince "Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli değil miydi?" demişlerdi. Daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? "Birbirine arka çıkan iki büyü(cü)" demişlerdi. (Sözlerine devamla) "Doğrusu biz hepsini inkar edenleriz." demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Ama, kendilerine Bizim katımızdan gerçeğin ta kendisi geldiğinde: "Musa'ya verilenin bir benzeri ona da verilseydi ya!" derler. Peki ama, onlar bundan önce Musa'ya geleni de inkar etmemişler miydi? (Bu kez de) "Birbirini destekleyen iki gözbağcılık mahsulü" diyorlar ve ilave ediyorlar: "Zaten biz, hepsini birden inkar ediyoruz."

Muhammed Esed

Buna rağmen, yine de kendilerine katımızdan hakikat geldiği zaman "Niçin ona da Musa'ya verilenin bir benzeri verilmedi?" derler. Fakat böyleleri, bundan önce, Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? (Nitekim) "Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği!" diyorlar ve ekliyorlar: "Biz topunu birden reddediyoruz!"

Ahmed Hulusi

Oysa indimizden kendilerine Hak (Rasul) geldiğinde dediler ki: "Neden Musa'ya verilmiş olanın (mucizelerin) benzeri (Ona da) verilmedi?" Daha önce Musa'ya verilmiş olanı inkar etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki sihir" demişlerdi. . . Ayrıca: "Muhakkak ki biz bunların hepsini inkar ediyoruz" dediler.

Ali Bulaç

Fakat onlara kendi katımızdan hak geldiği zaman: "Musa'ya verilenlerin bir benzeri buna verilmeli değil miydi?" dediler. Onlar, daha önce Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi? "İki büyü birbirine arka çıktı" dediler. Ve: "Gerçekten biz hepsini inkar edenleriz" dediler.

Ali Özek ve heyeti

Nitekim, yanımızdan kendilerine hak geldiği zaman, "Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilseydi ya" demişlerdir. Halbuki önceden Musa'ya verilenleri inkar edip "Birbirine destek olan iki sihir dememişler mi idi; "Biz, hepsini de inkâr ediyoruz" dememişler mi idi?

Ali Rıza Safa

Onlara, Bizim katımızdan gerçek geldiği zaman, şöyle dediler: "Musa'ya verilenlerin tıpkısı verilmeliydi; öyle değil mi?" Oysa daha önce, Musa'ya verileni inkar etmemişler miydi? Dediler ki: "Birbirini destekleyen iki büyü; aslında, tümünü inkar ediyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Ama onlara katımızdan gerçek gelince, "Musa'ya verildiği gibi buna da mucize verilmesi gerekmez mi?" derler. Daha önce Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? "Yardımlaşan iki sihirbaz" demişlerdi; "hepsini inkar edenleriz" demişlerdi.

Edip Yüksel

Tarafımızdan kendilerine gerçek ulaştığında, "Keşke Musa'ya verilen (mucizeler) in bir benzeri bize de getirilseydi!" dediler. (Aynı kafa yapısına sahip olanlar) daha önce de Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki büyü(kitabı)dür. Biz ikisini de reddediyoruz" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tarafımızdan kendilerine gerçek ulaştığında, 'Keşke Musa'ya verilen (mucizeler) in bir benzeri bize de getirilseydi!' dediler. (Aynı kafa yapısına sahip olanlar) daha önce de Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi? 'Birbirini destekleyen iki büyü (kitabı) dır. Biz ikisini de reddediyoruz,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat şimdi onlara katımızdan gerçek (Kur'an) geldiği zaman: "Musa'ya verilen (mucize) gibisi verilseydi ya!" dediler. Oysa bundan önce Musa'ya verileni de inkar etmediler mi? Onlar: "Birbirini destekleyen iki büyü" dediler ve: "Biz, hiçbirine inanmayız!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

(47-48) Ellerinin takdim eylediği günahlar yüzünden başlarına birer musibet gelib de o vakıt "ya rabbena bize bir Resul gönderseydin de ayetlerine uyup mü'minlerden olsakdı ya!" diyecek olmasalardı! Fakat şimdi onlara tarafımızdan hak gelince "Musa'ya verilen gibisi verilse ya!" dediler, ya bundan evvel Musaya verilene küfretmediler mi? İki sihir tezahür etti dediler ve biz hiçbirisine inanmayız dediler.

Erhan Aktaş

Ne var ki onlara Hakk gelince: "Musa'ya verilen gibi dipnot 1 ona da verilseydi olmaz mıydı?" dediler. Oysaki Musa'ya verilenleri de daha önce inkar etmediler mi? "Bunlar, birbirine destek olan iki sihirbaz." dediler. Biz hepsini inkar edenleriz." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne var ki onlara hakk gelince: "Musa'ya verilen gibi dipnot 1 ona da verilseydi olmaz mıydı?" dediler. Oysaki Musa'ya verilenleri de daha önce inkar etmediler mi? "Bunlar, birbirine destek olan iki sihirbaz." dediler. Biz hepsini inkar edenleriz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne var ki onlara hakk gelince: "Musa'ya verilen gibi ona da verilseydi olmaz mıydı?" dediler. Oysaki Musa'ya verilenleri de, daha önce inkar etmediler mi? "Bunlar, birbirine destek olan iki sihir." dediler. Biz hepsini inkar edenleriz." dediler.

Gültekin Onan

Fakat onlara kendi katımızdan hak geldiği zaman: "Musa'ya verilenlerin bir benzeri buna verilmeli değil miydi?" dediler. Onlar, daha önce Musa'ya verilenlere küfretmemişler miydi? "İki büyü birbirine arka çıktı" dediler. Ve: "Gerçekten biz hepsine kafir olanlarız" dediler.

Hasan Basri Çantay

(Fakat) şimdi onlara tarafımızdan o hak (peygamber) gelince: "Musaya verilenler gibi ona da verilmeli değil miydi?" dediler! Onlar (ın ataları) daha evvel Musaya verileni (inkar ile) kafir olmadılar mı (sanki)? "iki sihir birbirine destek oldu dediler, "Doğrusu biz hepsini (inkar edici) kafirleriz" dediler.

İbni Kesir

Ama onlara katımızdan gerçek gelince: Musa'ya verilenler gibi ona da verilmeli değil miydi? derler. Daha önce Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? Birbirine destek olan iki büyücü, demişlerdi ve biz, hepsini inkar edenleriz, demişlerdi.

Mehmet Alagaş

(44-50) Musa'ya emirlerimizi gerçekleştirdiğimizde sen o yerin batı tarafında değildin, şahitlerden de olmadın , velakin bizler nice nesiller yarattık, onların ömürleri de uzundu, sen Medyen halkına oturmuş ayetlerimizi okuyan biri değildin velâkin gönderenler bizdik. Seslendiğimizde / nida ettiğimizde Tûrun yamacında da değildin, velakin Rabbinden, senden önce bir uyarı verilmemiş olan o kavmi uyarman için bir rahmettir , Böylelikle belki hatırla yıp anarlar. Eğer ki onlara bir musibet isabet etse derler ki Rabbimiz eğer bize bir Resul gönderseydin de ayetlerine uyarak bizde iman edenler den olsaydık. Ne zaman ki onlara yanımızdan bir gerçek geldi / bir hak geldi, dediler ki keşke Musa ya verilenin bir benzeri bize de verilseydi , önceden Musa ya ver ileni de yok saymadılar mı? İki Büyü / iki sihir birbirine arka çıkıyor / yardımlaşıyor (Tevrat ve Kuran) biz kesinlikle hepsini de yok sayıyoruz. Eğer doğru sözlü iseniz bu ikisinden daha iyi rehberlik eden / yola ileten Allah ’ın yanından bir kitap getirin bende ona uyayım. Sana icabet edemezlerse / cevap veremezler ise bil ki onlar kesinlikle keyiflerine / hevalarına uyuyorlar , Allahtan gelen hidayet dışında hevasına tabi olan kimseden daha sapmış kim olabilir? Allah zalim kavimleri yola iletmez. [Kur’an’ın Tevrat dediği aslında Toradır, Yahudilerin eski ahidi ise Tanahtır üç bölümdür. A- Nevi’im (Peygamberler) B- Ketuvim (Yazılar) C- Tora (Yasa / Musa'nın Beş Kitabı) "Esfar-ı Hamse" (Beş Kitap) ise 1. Bereşit (Genesis / Yaratılış) 2. Şemot (Exodus / Çıkış) 3. Vayikra (Leviticus / Levililer) 4. Bamidbar (Numbers / Sayılar) 5. Devarim (Deuteronomy / Tesniye) Tora haftalık ibadet döngüsü 54 haftalıktır, bunlara paraşot / pareşa denir. Eski ahit Tanah ise 39 kitap içerir.]

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara katımızdan hak gelince, “Mûsâ'ya verilen mucizelerin benzeri niçin buna da verilmedi?” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen mucizeleri inkâr etmemişler miydi? Onlar: “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor.” dediler. “Doğrusu biz hepsini (inkâr edici) kâfirleriz.” dediler.

Süleyman Ateş

Fakat onlara katımızdan hak gelince: "Musa'ya verilenin eşi, buna da verilmeli değil miydi?" dediler. Daha önce Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? "Birbirine destek olan iki büyü", dediler. "Biz hepsini inkar ederiz", dediler.

Süleymaniye Vakfı

Fakat katımızdan bu gerçek /Kur'an gelince şöyle dediler: "Musa'ya verilenlerin /mucizelerin bir dengi ona da verilseydi olmaz mıydı dipnot 1 ?" Bunlar, Musa'ya verileni daha önce görmezden gelmediler mi? Bir de tutup "Bunlar, (Tevrat ve Kur'an) birbirini destekleyen iki sihirdir dipnot 2 ." dediler. Şunu da söylediler: "Biz ikisini de reddediyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Fakat onlara katımızdan, bütünüyle gerçek olan (Kur'an) gelince şöyle dediler: "Musa'ya verilenin bir benzeri (mucize) ona da verilseydi, olmaz mıydı!". Bu anlayışta olanlar daha önce Musa'ya verileni görmezlikten gelip de (Musa ile Harun için) "Bunlar birbirinin destekçisi iki büyücü; biz onların getirdiği hiçbir şeyi tanımıyoruz" dememişler miydi?

Şaban Britch

Onlara, katımızdan hak/ Muhammed geldiği zaman: Musa’ya verilenin bir benzeri de ona verilmeli değil miydi? dediler. Daha önce Musa’ya verilene küfretmemişler miydi? Birbirini destekleyen iki sihir (Tevrat ve Kur'an), biz onların hiç birini tanımıyoruz, demediler mi?

Şaban Piriş

Onlara, katımızdan hak geldiği zaman: -Musa'ya verilenin bir benzeri de ona verilmeli değil miydi? dediler. Daha önce Musa'ya verileni inkar etmemişler miydi? -Birbirini destekleyen iki sihirbaz, biz, onların hiç birini tanımıyoruz, demediler mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat hak, katımızdan kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Musa'ya verilenin aynısı buna da verilseydi ya!" Bunlar daha önce Musa'ya verileni inkar etmemişler miydi? Şöyle demişlerdi: "Birbirini destekleyen iki büyü/sırt sırta iki büyücü." Ve dediler: "Biz bunların ikisine de inanmıyoruz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And now when they have received Our spirit of truth guiding into all truth they say: "If only he -the Messenger- were given divine signs similar to those given to Mussa!" Did they not reject the signs We equipped Mussa with before! and did they not label both AL-Tawrah of Mussa and the Quran as presentations of falsehood and designated them two related subjects complementing one another on the work of magic and they said: "We simply deny and reject each and all!"

Abdul Haleem

Even now that Our truth has come to them, they say, ‘Why has he not been given signs like those given to Moses?’ Did they not also deny the truth that was given to Moses before? They say, ‘Two kinds of sor-cery, helping each other,’ and, ‘We refuse to accept either of them.’

Abdullah Yusuf Ali

But (now), when the Truth has come to them from Ourselves, they say, "Why are not (Signs) sent to him, like those which were sent to Moses?" Do they not then reject (the Signs) which were formerly sent to Moses? They say: "Two kinds of sorcery, each assisting the other!" And they say: "For us, we reject all (such things)!"

Abul A'la Maududi

But when the Truth reached them from Us, they said: "Why was he not given that which was given to Moses?" dipnot 1 But did they not reject before what had been given to Moses? dipnot 2 They said: "Both are magic, dipnot 3 each supporting the other!" And they said: "We deny each of these."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "Why has not Muhammad (peace be upon him) been given all those miracles which had been given to the Prophet Moses (peace be upon him)? He also should have shown us the miracle of the staff; his hand also should have shone like the sun; his deniers also should have been struck with storms and plagues from the earth and heaven; and he also should have brought them commandments written on stone tablets."
  2. metne dön, dipnot 2
    This is a reply to their objection, which implies: "The disbelievers of Makkah had not believed in Moses (peace be upon him) either, nor followed his teachings. Therefore they had no right to say: Why has the Prophet Muhammad (peace be upon him) not been given the same miracles that were given to the Prophet Moses (peace be upon him)?" In (Surah Saba: Ayat 31), this saying of the disbelievers of Makkah has been related: “We shall never believe in this Quran, nor in any other Book which came before it.”
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, the Quran and the Torah both.

Aisha Bewley

But when the truth did come to them from Us they said, ‘Why has he not been given the same as Musa was given?’ But did they not previously reject what Musa was given? They say, ‘Two magicians who back each other up. ’ And they say, ‘We reject both of them.’

Al-Hilali & Khan

But when the truth (i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم with his Message) has come to them from Us, they say: "Why is he not given the like of what was given to Mûsâ (Moses)? Did they not disbelieve in that which was given to Mûsâ (Moses) of old? They say: "Two kinds of magic [the Taurât (Torah) and the Qur’an], each helping the other!" And they say: "Verily in both we are disbelievers."

Ali Quli Qarai

But when there came to them the truth from Us, they said, ‘Why has he not been given the like of what Moses was given?’ Did they not disbelieve what Moses was given before, and said, ‘Two magicians abetting each other,’ and said, ‘Indeed we disbelieve both of them’?

Amatul Rahman Omar

But now that the truth has come to them from Us they say, `Why has he (- this Messenger) not been given the like of that which was given to Moses?' Did the people (- the disbelievers) not reject before this that which was given to Moses? They say, `They (- Moses and Muhammad) are both frauds who support each other. ' They also say, `We reject (the claim of) each one of them.'

Arthur John Arberry

Yet when the truth came to them 'from Ourselves, they said, 'Why has he not been given the like' of that Moses was given?' But they, did they not disbelieve also in what Moses was given aforetime? They said, 'A pair of sorceries mutually supporting each other. ' They said, 'We disbelieve both.'

Bijan Moeinian

However, when My revelation [which is the only thing that they needed for guidance] reached these people, they said: "How come Mohammad has not been given the same [miracles] which was given to Moses?" Did people like them not deny the miracles of Moses? Did they not refer to those miracles as work of two magicians? Did they not say: “We will not believe any way?”

E. Henry Palmer

And when the truth comes to them from us they say, 'We are given the like of what Moses was given. ' Did they not disbelieve in what Moses was given before?- they say, 'Two works of sorcery back up each other;' and they say, 'Verily, we do disbelieve in all.'

Edip-Layth

But when the truth came to them from Us, they said, "If only he was given the same that was given to Moses!" Had they not rejected what was given to Moses before? They had said, "Two magicians assisting one another." They said, "We reject all these things."

George Sale

Yet when the truth is come unto them from before us, they say, unless he receive the same power to work miracles as Moses received, we will not believe. Have they not likewise rejected the revelation which was heretofore given unto Moses? They say, two cunning impostures have mutually assisted one another: And they say, verily we reject them both.

Hamid S. Aziz

Otherwise, if a disaster should befall them for what their hands have sent before, they should say, "Our Lord! Why did Thou not send to us a messenger that we might have followed Thy revelations and been of the believers?"

Mahmoud Ghali

Then as soon as the Truth came to them from Our Providence they said, "Had he not been brought the like of what was brought to Mûsa!" (Moses) And did they not disbelieve in what was brought to M?s'a earlier? They said, "Two kinds of sorcery (Literally: two sorceries) mutually backing each other!" And they said, "Surely in each (of them) we are disbelievers. "

Marmaduke Pickthall

But when there came unto them the Truth from Our presence, they said: Why is he not given the like of what was given unto Moses? Did they not disbelieve in that which was given unto Moses of old? They say: Two magics that support each other; and they say: Lo! in both we are disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

But when the truth came to them from Us, they said: "Why is he not given the like of what was given to Moses?" Did they not disbelieve before in what was given to Moses? They said: "Both are imposters one like the other," and added: "We do not believe in either. "

Muhammad Asad

And yet, now that the truth has come unto them from Us, they say, "Why has he not been vouchsafed the like of what Moses was vouchsafed?" But did they not also, before this, deny the truth of what Moses was vouchsafed? [For] they do say, “Two examples of delusion, [seemingly] supporting each other!” And they add, “Behold, we refuse to accept either of them as true!”

Mustafa Khattab

But when the truth came to them from Us, they said, "If only he was given the like of what Moses had been given."[1] Did they not deny what had been given to Moses earlier? They claimed, “Both ˹Scriptures˺ are works of magic, supporting each other!”[2] Adding, “We truly deny both.”

Progressive Muslims

But when the truth came to them from Us, they said: "If only he was given the same that was given to Moses!" Had they not rejected what was given to Moses before They had said: "Two magicians assisting one another. " And they said: "We reject all these things."

Rashad Khalifa

Now that the truth has come to them from us, they said, "If only we could be given what was given to Moses!" Did they not disbelieve in what was given to Moses in the past? They said, "Both (scriptures) are works of magic that copied one another." They also said, "We are disbelievers in both of them."

Sahih International

But when the truth came to them from Us, they said, "Why was he not given like that which was given to Moses?" Did they not disbelieve in that which was given to Moses before? They said, "[They are but] two works of magic supporting each other, and indeed we are, in both, disbelievers. "

Sam Gerrans

But when there came to them the truth from Us, they said: “Oh, that he were but given the like of what was given to Moses!” Do they not deny what was given to Moses before? They say: “Two sorceries supporting each other.” And they say: “We are deniers of both.”

Shabbir Ahmed

And yet, now that the Truth has come to them from Us, they say, "Why is he not given the like of what Moses was given?" (The supernatural miracles they had heard about). But, did not the generations before this Revelation reject the Truth of what Moses was given? They used to say, "Two examples of delusion, supporting each other (Moses and Aaron)! And they went ahead, "Behold, we refuse to accept either of the two (brothers)."

Syed Vickar Ahamed

But (now), when the Truth has come to them from Ourselves, they say, "Why are not (Signs of Allah) sent to him, like those (Signs; The rod, the glowing hand) which were sent to Musa (Moses)? Then, did they not reject (the Signs) which were formerly sent earlier to Musa (Moses)? They say: "Two types of magic, one helping the other!", And they say: "For us, We reject all (types of magic)!"

Taqi Usmani

But when the Truth came to them from Us, they said, "Why has he (the messenger) not been given (a book) similar to what Mūsā had been given?" Is it not that they denied what Mūsā had been given before? They said, “Both (Qur’ān and Torah) are works of magic that support each other.” And they said, “We disbelieve each one of them.”

The Monotheist Group

But when the truth came to them from Us, they said: "If only he was given the same that was given to Moses!" Had they not rejected what was given to Moses before? They had said: "Two magicians assisting one another." And they said: "We reject all these things."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩