Hicr suresi · 78–84. ayetler

Eyke halkı ve Hicr halkı

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hicr suresi, 78. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 78. ayet. وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ

    Diyanet İşleri

    "Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu (Medyen'deki) Yeşil Vadi'nin halkı da zulme gömülmüş kimselerdi.

    Muhammed Esed

    (Medyen'in) ağaçlı vadilerinin sakinleri de, doğrusu, ıslah olmaz zalim kimselerdi.

    Ahmed Hulusi

    Ashab-ı Eyke (orman halkı; Şuayb a. s. ın kavmi) de gerçekten zalimler idi.

    Ali Bulaç

    Eyke halkı da gerçekten zalim kimselerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Eyke halkı da gerçekten zalim idiler..

    Ali Rıza Safa

    Eyke yoldaşları da haksızlık yapanlar arasındaydılar.

    Bayraktar Bayraklı

    Eyke halkı da gerçekten zalim idiler.

    Edip Yüksel

    Gerçekten Orman Halkı da zalimlerden idi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gerçekten Eyke halkı da zalimlerden idi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten Eyke halkı da zalim kimselerdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakikaten eshabı eyke de zalimler idi

    Erhan Aktaş

    Eykeliler gerçekten zalim kimselerdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eykeliler gerçekten zalim kimselerdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eykeliler gerçekten zalim kimselerdi.

    Gültekin Onan

    Eyke halkı da gerçekten zalim kimselerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Ashaab-ı Eyke de cidden zaalim (kimse) lerdi.

    İbni Kesir

    Ormanlık yerde oturanlar da gerçekten zalim kimselerdi.

    Mehmet Alagaş

    (49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Şuayb'ın kavmi olan) Eyke halkı zalimlik etti.

    Süleyman Ateş

    Gerçekten Eyke halkı da zalim kimselerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir başka gerçek de Eyke ahalisinin zalimlikleridir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yanlış yapmak, yanlışlar içinde olmak

    Şaban Britch

    (Şuayb'ın kavmi olan) Eyke halkı zalimlik etti.

    Şaban Piriş

    Eyke halkı zalimlik etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eyke halkı da gerçekten zalim insanlardı.

  2. Hicr suresi, 79. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 79. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

    Diyanet İşleri

    Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan intikam almıştık. dipnot 1 İkisi de apaçık bir yol üzerindedir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İntikam"la ilgili bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetteki "o ikisi"nden maksat Hz. Lut'un kavminin yaşadığı yer ile Eyke olabilir. Ayrıca [imâm-ı mübîn] tamlaması, bağlam gereği "apaçık bir yol" şeklinde anlaşılmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Bundan dolayı Biz, onlara (da) yaptıklarının acısını tattırdık. İşte adı geçen bu iki toplumun da, (dünyevi refah açısından) çok önde olduğu ayan açık ortadaydı.

    Muhammed Esed

    Ve bu yüzden onları da hak ettikleri cezaya uğrattık. Gerçek şu ki, sözü geçen her iki (günahkar toplum) da, (bugün dahi) görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar.

    Ahmed Hulusi

    Bu sebeple onlara yaptıklarının acı sonuçlarını yaşattık! Her ikisi de açık seçik görülebilen bir bölgededir.

    Ali Bulaç

    Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, hak ettikleri cezayı onlara da verdik. Her ikisi de apaçık görünüyor.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de açık bir yol üzerindedir.

    Edip Yüksel

    Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyor

    Gültekin Onan

    Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir (lebi imamin) / her ikisi de Levh-i Mahfuz'dadır.

    Hasan Basri Çantay

    Onun için bunlardan da intikam aldık. (Bu yerlerin) ikisi de apaçık bir yol (üzerinde) dir.

    İbni Kesir

    Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir

    Mehmet Alagaş

    (49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan da intikam aldık. Her ikisi de hala görülüp, tanınan bir yol üzerindedirler.

    Süleyman Ateş

    Onlardan da öcümüzü aldık, her ikisi de (Sodom da, Eyke de) hala (yol üzerinde, gözler) ön(ün) de apaçık durmaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.

    Şaban Britch

    Her iki (şehir) de açık (gidip gelinen) bir yolun üzerindedir

    Şaban Piriş

    Biz de onlardan intikam aldık. Şüphesiz bu iki olay da apaçık (göz) önündedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.

  3. Hicr suresi, 80. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 80. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki Hicr halkı da elçileri yalanlamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanlamıştı.

    Muhammed Esed

    Ve (benzer biçimde), Hicr halkı da (Bizim) gönderdiklerimizi yalanlamaya kalkıştılar:

    Ahmed Hulusi

    Gerçek ki, Ashab-ı Hicr (Semud halkı) da Rasulleri yalanladı.

    Ali Bulaç

    Andolsun, Hicr halkı da gönderilen(elçi)leri yalanlamışlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, Hicr Yoldaşları da gönderilenleri yalanlamıştı. dipnot 195

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 195
      Hicr yoldaşlarından yalnızca bu ayette söz edilir. Sureye de ismi verilen Hicr yoldaşlarının, Salih peygamberin gönderildiği Semud toplumu olduğu, Hicr isminin Kayalık Yer anlamına gelmesi nedeniyle de bu toplumun kayalık bir bölgede yaşadığı öne sürülür.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

    Edip Yüksel

    Mağara Halkı da elçileri yalanladı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hicr halkı da elçileri yalanladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten Hicr halkı da peygamberleri yalanladılar

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakikaten eshabı hıcir dahi Peygamberleri tekzib ettiler

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki Hicr dipnot 1 halkı da gönderilen elçileri yalanladı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicaz bölgesinde, Medine ile Tebük arasında bulunan bir yerin adı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Hicr dipnot 1 halkı da gönderilen elçileri yalanladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicaz bölgesinde, Medine ile Tebük arasında bulunan bir yerin adı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki Hicr dipnot 1 halkı da gönderilen elçileri yalanladı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicaz bölgesinde, Medine ile Tebük arasında bulunan bir yerin adı.

    Gültekin Onan

    Andolsun, Hicr halkı da gönderilen(elçi)leri yalanlamışlardı.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki ashaab-ı Hicr de peygamberleri tekzib etmişlerdir.

    İbni Kesir

    Andolsun ki Hicr ahalisi de peygamberlerini yalanlamışlardı.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalanlamışlardı.

    Süleyman Ateş

    Andolsun Hicr halkı (Semud kavmi) de peygamberleri yalanladılar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hicr ahalisi de gelen elçileri yalancı saymışlardı.

    Şaban Britch

    Şüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalanlamışlardı.

    Şaban Piriş

    Hicr halkı da elçileri yalanlamışlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanladı.

  4. Hicr suresi, 81. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 81. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

    Diyanet İşleri

    Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.

    Mehmet Okuyan

    Biz onlara delillerimizi vermiştik fakat onlardan yüz çevirmişlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Zira onlara ayetlerimizi iletmiştik, fakat onlar o (ayetlerden) ısrarla yüz çevirmiştiler.

    Muhammed Esed

    Oysa, onlara mesajlarımızı bahşetmiştik; ne var ki, onlara inatla sırt çevirdiler;

    Ahmed Hulusi

    Onlara işaretlerimizi verdik; ama onlardan yüz çevirdiler.

    Ali Bulaç

    Onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz onlara mucizelerimizi vermiştik; fakat onlardan yüz çevirmişlerdi.

    Ali Rıza Safa

    Onlara da ayetlerimizi verdik; fakat yüz çevirdiler.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz onlara mucizelerimizi vermiştik; fakat onlar yüz çevirmişlerdi.

    Edip Yüksel

    Kendilerine ayetlerimizi verdik, fakat ondan yüz çevirdiler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine ayetlerimizi verdik, fakat ondan yüz çevirdiler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz onlara ayetlerimizi vermiştik, fakat onlardan yüz çeviriyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve biz onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan i'raz ediyorlardı

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlara ayetlerimizi dipnot 1 verdik, fakat ondan yüz çevirdiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mucize. İşaret. Kanıt.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlara ayetlerimizi dipnot 1 verdik, fakat ondan yüz çevirdiler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mucize. İşaret. Kanıt.

    Gültekin Onan

    Onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Biz onlara ayetlerimizi vermişdik de bunlardan yüz çevirici idiler.

    İbni Kesir

    Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde yüz çevirmişlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara ayetlerimizi gönderdik ama onlardan yüz çevirmişlerdi.

    Süleyman Ateş

    Onlara ayetlerimizi verdik, ama onlardan yüz çeviriyorlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Halbuki onlara mucizeler (ayetler) vermiştik ama yüz çevirmişlerdi.

    Şaban Britch

    Onlara ayetlerimizi göndermiştik ama ondan yüz çevirmişlerdi.

    Şaban Piriş

    Onlara ayetlerimizi göndermiştik ama ondan yüz çevirmişlerdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimizi onlara verdik ama onlardan yüz çeviriyorlardı.

  5. Hicr suresi, 82. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 82. ayet. وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, dağlardan güven içinde kalacakları evler oyarlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    Hesapta onlar dağları oyarak kendilerine güvenli evler inşa ediyorlardı;

    Muhammed Esed

    güya, dağları yontarak kendilerine güvenli konutlar yapıyorlardı:

    Ahmed Hulusi

    Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Ali Bulaç

    Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

    Ali Rıza Safa

    Dağları yontarak, güvenli evler yapıyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

    Edip Yüksel

    Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı

    Erhan Aktaş

    Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Gültekin Onan

    Dağlardan güvenli (aminiyn) evler yontuyorlardı.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar dağlardan emin, emin evler yontub oyarlardı.

    İbni Kesir

    Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.

    Süleyman Ateş

    Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dağları yontar, güven duydukları evler haline getirirlerdi.

    Şaban Britch

    Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.

    Şaban Piriş

    Onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.

  6. Hicr suresi, 83. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 83. ayet. فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

    Diyanet İşleri

    Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.

    Mehmet Okuyan

    Onları sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakalamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    fakat sabahın ilk ışıklarıyla (dehşetli) sayha onları kıskıvrak yakalayıverdi;

    Muhammed Esed

    ama sonunda, (bir) sabah erkenden onları da (hak ettikleri azabın) gürültüsü apansız yakalayıverdi;

    Ahmed Hulusi

    O korkunç titreşimli ses (volkanik patlama) onları da sabah vaktine girerlerken yakaladı.

    Ali Bulaç

    Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, sabah erkenden, bir gürleme onları yakaladı.

    Bayraktar Bayraklı

    Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.

    Edip Yüksel

    Sabahleyin onları da o korkunç gürültü yakaladı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sabahleyin onları da o korkunç gürültü yakaladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bunları da sabahleyin korkunç ses tutuverdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi

    Erhan Aktaş

    Derken, sabaha karşı korkunç bir ses onları yakaladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Derken, sabaha karşı korkunç bir ses onları yakaladı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Derken, sabaha karşı korkunç bir ses onları yakaladı.

    Gültekin Onan

    Derken, sabah vaktine girdiklerinde onları o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.

    Hasan Basri Çantay

    Derken onları dahi sabaha girdikleri sırada o (korkunç) ses yakalayıverdi.

    İbni Kesir

    Sabaha karşı çığlık onları da yakalayıverdi.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Derken sabaha girdiklerinde onları da bir çığlık yakalayıverdi.

    Süleyman Ateş

    Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses yakaladı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar da sabaha girerken dehşet bir sesle sarsılmışlardı.

    Şaban Britch

    Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.

    Şaban Piriş

    Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.

  7. Hicr suresi, 84. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 84. ayet. فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Diyanet İşleri

    Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

    Mehmet Okuyan

    Kazandıkları şeyler onlardan hiçbir şeyi savmamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    ve elde ettiklerinden hiçbir şey onların başından belayı savamadı.

    Muhammed Esed

    ellerine geçirdikleri (güç) kendilerine bir yarar sağlamadı.

    Ahmed Hulusi

    Kazandıkları, onları kurtaramadı.

    Ali Bulaç

    Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.

    Ali Özek ve heyeti

    Kazanmış oldukları şeyler, (başlarına geleni) onlardan savamamıştı.

    Ali Rıza Safa

    Kazandıkları şeyler, onlara yarar sağlamadı.

    Bayraktar Bayraklı

    Kazandıkları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.

    Edip Yüksel

    Kazandıklarının hiçbiri onları kurtaramadı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kazandıklarının hiç biri onları kurtaramadı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kazanmakta oldukları şeylerin kendilerine hiç faydası olmadı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    de o kesb edegeldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı.

    Erhan Aktaş

    Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

    Gültekin Onan

    Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.

    Hasan Basri Çantay

    Binaen'aleyh kazanageldikleri (irtikab etdikleri) o şeyler kendilerinden (hiç bir azabı) defi edemedi.

    İbni Kesir

    Binaenaleyh yaptıkları da kendilerine bir fayda sağlamadı.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

    Süleyman Ateş

    Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.

    Şaban Britch

    Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

    Şaban Piriş

    Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.