Diyanet İşleri
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
Hicr suresi
Hicr suresi, 90. ayet. كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ
kemâ enzelnâ `ale-lmuḳtesimîn.
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet Hicr 85–91 3
Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve büyük Kur'an'ı verdik.
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
90. “Tıpkı” insanları Allah’ın yolundan alıkoymak için çalışan ve senin getirdiklerinin batıl olduğu hususunda “yemin edenlere” bir ceza olarak “indirdiğimiz (azap) gibi!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah’ın kitaplarını kısımlara ayırarak, bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr edenlerin başına Allah’ın indirdiği azap gibi bir azabın sizin de başınıza gelmesine karşı sizleri uyarıyorum.
Aynı kök: قسم (33 geçiş)
Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara…
Aynı kök: قسم (33 geçiş)
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…
Aynı kök: قسم (33 geçiş)
(O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Nitekim biz yalan yere yemin edenlere (azabı) indirmişizdir. dipnot 1
(Vahyi sana Biz indirdik), tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere indirdiğimiz gibi.
(Bir ilahi kelam bağışladık sana), tıpkı onu (sonradan) bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi,
İnzal ettiğimizi bölüp ayrıştıranlara (Tevrat ve İncil'i işlerine gelenler ve gelmeyenler olarak) olduğu gibi; sana da inzal ettik (hakikat BİLGİsini)!
Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,
Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara (onu bölük pörçük edenlere) azabı indirmişizdir.
İndirdiklerimizi bölüp parçalayanlar gibi.
"Nitekim biz, bölücülere azabı indirmişizdir."
Aynı şekilde o bölücülerle de...
Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.
Tıpkı o taksim edenlere indirdiğimiz gibi.
Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere
Muktesimlere dipnot 1 indirdiğimiz şey gibi.
Muktesimlere dipnot 1 indirdiğimiz şey gibi.
Muktesimlere dipnot 1 indirdiğimiz şey gibi.
Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,
(90-91) Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'anı parçalayanlara da (öyle azab) indirmişdik.
Tıpkı o bölüşenlere indirdiğimiz gibi.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.
(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!
(Sana indirdiğimiz gibi) kitaplarını parçalara ayıranlara da kitap indirdik dipnot 1 .
Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.
Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.
Bölücülere indirdiğimiz gibi...
Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.
Just as We had sent down a warning to those who treated Our Scriptures in the way it suited them dividing them into parts, accepting some and rejecting others.
like the [warning] We have sent down for those who divide themselves into bands
(Of just such wrath) as We sent down on those who divided (Scripture into arbitrary parts),-
even as We had sent warning to those who had divided their religion into fragments;
Just as We sent down punishment on the dissectors,
As We have sent down on the dividers, (Quraish pagans or Jews and Christians).
Even as We sent down on the dividers,
Since We (have decided to) send down (this revelation full of warnings) to those who have formed themselves into factions by taking oaths (against you).
So We sent it down to the partitioners,
This warning is like the one that I sent [in the past] to those who divided their religion into different sects.
As we sent down (punishment) on the separatists
As We have sent down on the dividers.
If they believe not, We will inflict a like punishment on them, as We have inflicted on the dividers,
Such as We sent down for those who make divisions,
Just as We sent down upon those who divide among themselves, (i. e., draw lots or divide by means of headless arrows).
Such as We send down for those who make division,
Like (those) We had sent to those schismatics who slandered their Books
[For, thou art the bearer of a divine writ] such as We have bestowed from on high upon those who [afterwards] broke it up into parts,
˹a warning˺ similar to what We sent to those who divided ˹the Scriptures˺,
As We have sent down on the dividers.
We will deal with the dividers.
Just as We had revealed [scriptures] to the separators
“‘Like as We sent down upon those who distributed among themselves[...].’”)
We did send down punishment upon the formulators of sects, after such warnings.
(Anger) as We have sent down on those who have divided (the Word of Allah in parts as they please)—
(to warn them that We may send down the scourge upon them) as We sent down upon the dividers.
As for the dividers in what We sent down.