Hicr suresi

Hicr suresi, 37. ayet

Hicr suresi, 37. ayet. قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

Diyanet İşleri

(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 34–40 · surenin 37. ayeti / 99
  1. Hicr 34–35

    (34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

  2. Hicr 36

    İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

  3. 37–38

    (37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

  4. Hicr 39–40

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 36–38. ayetler için yazılmıştır.

36. Bunun üzerine İblis “dedi ki: Rabbim, öyle ise bana onların tekrar diriltilecekleri güne kadar mühlet ver.” yani süre tanı.

37-38. “Buyurdu ki: Sen mühlet verilenlerdensin, bilinen vaktin (geleceği) güne kadar.” Allah’ın, İblis’in duasını kabul etmesi, ona olan bir lütufdan dolayı değildir. Bu, Allah tarafından hem onun, hem de kulların imtihan edilmesi için kabul edilmiştir. Böylelikle yüce Mevlasına itaat edenle düşmanına itaat eden, doğru ve samimi kimselerle böyle olmayanlar birbirlerinden ayırt edilsin. Yüce Allah, bu yüzden bizi ondan son derece sakındırmış ve onun bizden neler istediğini açıklamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah İblise dedi ki: “Öyleyse sen, vadesi ertelenerek kendisine mühlet verilenlerdensin.''

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. فَإِنَّكَ feinneke haydi sen
  3. مِنَ mine
  4. ٱلْمُنظَرِينَ l-munzerine ertelenmişlerdensin kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(37, 38) (Allah) "Bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "Peki, sen zaten süre tanınmışlardan birisin;

Muhammed Esed

"Pekala, öyle olsun:" diye buyurdu O, "kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,

Ahmed Hulusi

Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilenlerdensin!"

Ali Bulaç

Dedi ki: 'Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.'

Ali Özek ve heyeti

Allah: Sen kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Madem öyle, sana süre verilmiştir!"

Bayraktar Bayraklı

- Allah, "Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin" buyurdu.

Edip Yüksel

Dedi ki: "Tamam, sen ertelendin"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki: 'Tamam, sen ertelendin,'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin

Erhan Aktaş

Allah: "Sen, süre verilenlerdensin; dipnot 1 "

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şeytana süre verilmesi, aslında insanın bu dünya yaşamında iyi ve kötü olma arasındaki sınavının gerçekleşmesinde ilahi planın bir gereğidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;" dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şeytana süre verilmesi, aslında insanın bu dünya yaşamında iyi ve kötü olma arasındaki sınavının gerçekleşmesinde ilahi planın bir gereğidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;"

Gültekin Onan

Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın."

Hasan Basri Çantay

(37-38) Buyurdu: "O halde sen (ındallah) ma'lum olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin".

İbni Kesir

Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah dedi ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''

Süleyman Ateş

(Allah): "Haydi," dedi, "sen ertelenmişlerdensin!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Allah) Dedi ki "Sen kendisine süre verilenlerdensin.

Şaban Britch

Sen, ertelenenlerdensin! dedi.

Şaban Piriş

-Sen, ertelenenlerdensin! dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Reprieve is granted", Allah said, "respiting your condemnation"

Abdul Haleem

‘You have respite,’ said God,

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "Respite is granted thee

Abul A'la Maududi

Allah said: "For sure you are granted respite

Aisha Bewley

He said, ‘You are among the reprieved

Al-Hilali & Khan

Allâh said: "Then, verily, you are of those reprieved,

Ali Quli Qarai

Said He, ‘You are indeed among the reprieved

Amatul Rahman Omar

(Lord) said, `You are indeed of those already granted respite,

Arthur John Arberry

Said He, 'Thou art among the ones that are respited

Bijan Moeinian

I said: "Your request is granted. "

E. Henry Palmer

He said, 'Then, verily, thou art of the respited

Edip-Layth

He said, "You are given respite,"

George Sale

God answered, verily thou shalt be one of those who are respited

Hamid S. Aziz

He said, "Then, verily, you are of the reprieved

Mahmoud Ghali

Said He, "Then surely you are among the respited,

Marmaduke Pickthall

He said: Then lo! thou art of those reprieved

Mohamed Ahmed - Samira

"You are among the reprieved, " (said the Lord),

Muhammad Asad

Answered He: "Verily, so be it: thou shalt be among those who are granted respite

Mustafa Khattab

Allah said, "You will be delayed

Progressive Muslims

He said: "You are given respite. "

Rashad Khalifa

He said, "You are respited.

Sahih International

[ Allah ] said, "So indeed, you are of those reprieved

Sam Gerrans

He said: “Thou art of those granted respite

Shabbir Ahmed

Answered He, "Verily, so be it. You shall be among those who are granted respite."

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "To you relief is granted—

Taqi Usmani

He (Allah) said, "Well, respite is given to you

The Monotheist Group

He said: "You are given respite."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩