Haşr suresi

Haşr suresi, 5. ayet

Haşr suresi, 5. ayet. مَا قَطَعْتُم مِّن لِّينَةٍ أَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَآئِمَةً عَلَىٰٓ أُصُولِهَا فَبِإِذْنِ ٱللَّهِ وَلِيُخْزِىَ ٱلْفَٰسِقِينَ

mâ ḳata`tüm mil lînetin ev teraktümûhâ ḳâimeten `alâ üṣûlihâ febiiẕni-llâhi veliyuḫziye-lfâsiḳîn.

Diyanet İşleri

(Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah'ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Haşr 2–8 · surenin 5. ayeti / 24

Konu Kitap ehlinin sürgünü Haşr 1–5 3

  1. Haşr 2

    O, kitap ehlinden inkar edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü'minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.

  2. Haşr 3

    Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır.

  3. Haşr 4

    Bu, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah'a karşı gelirse bilsin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.

  4. 5

    (Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah'ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.

  5. Haşr 6

    Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah'ın her şeye hakkıyla gücü yeter.

  6. Haşr 7

    Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir.

  7. Haşr 8

    Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Nadiroğullarının, Allah Rasûlünü ve müslümanları hurma ağaçlarını kestikleri için kınamaları ve bunun yeryüzünde fesadın bir parçası olduğunu iddia edip müslümanlara dil uzatmak için bunu bahane yapmaları üzerine Yüce Allah, onların hurma ağaçlarını kesmelerinin de oldukları halde bırakmalarının da “hep Allah’ın izni” ve emri dahilinde olduğunu haber vermiştir.

Bu da “Allah'ın fâsıkları alçaltması içindir.” Çünkü sizlere hurma ağaçlarını kesip yakma imkânını O, vermiştir. Ta ki bu, onlar için dünya hayatında ibretli bir ceza ve aşağılanma sebebi olsun. Böylelikle tam anlamı ile âciz olduklarını anlayacakları bir zillete düşsünler. Ayrıca onlar güçlerinin esas kaynağını teşkil eden hurma ağaçlarını dahi kurtaracak güçlerinin olmadığını anlasınlar.

(Âyet-i kerimede geçen “hurma ağacı” anlamındaki): “لِّينَةٍ ” kelimesi, en doğru ve en uygun ihtimale göre bütün hurma ağaçlarını kapsayan bir ifadedir.

İşte Nadiroğullarının durumu ve Allah’ın dünyada onlar için hazırladığı âkıbetin ne olduğu böylece anlaşılmış olmaktadır. Daha sonra Yüce Allah Nadiroğullarına ait malların ve eşyaların kimlerin eline geçtiğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler topluluğu!- Beni Nadîr Gazvesi'nde Allah'ın düşmanlarını gazaplandırmak için kesmiş olduğunuz yahut kendisinden yararlanmak için kökleri üzerinde bırakmış olduğunuz hurma ağaçları Allah'ın emriyledir. Bu; onların iddia ettiği gibi yeryüzünde yapılmış bir bozgun değildir. Bu; Allah'ın taatinden çıkan, ahitlerini bozan ve vefa yolunu seçmek yerine hıyanet yolunu seçen Yahudileri rezil etmesi içindir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَا ma
  2. قَطَعْتُم kataa'tum kesmeniz kök: قطع
  3. مِّن min
  4. لِّينَةٍ linetin bir hurma ağacını kök: لين
  5. أَوْ ev yahut
  6. تَرَكْتُمُوهَا teraktumuha onu bırakmanız kök: ترك
  7. قَآئِمَةً kaimeten dikili kök: قوم
  8. عَلَىٰٓ ala üzerinde
  9. أُصُولِهَا usuliha kökleri kök: اصل
  10. فَبِإِذْنِ febiizni hep izniyledir kök: اذن
  11. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  12. وَلِيُخْزِىَ veliyuhziye ve cezalandırması içindir kök: خزي
  13. ٱلْفَـٰسِقِينَ l-fasikine yoldan çıkanları kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: لين (5 geçiş)

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: لين (5 geçiş)

    "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."

  • Aynı kök: لين (5 geçiş)

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek)…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: ترك (43 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hurma ağaçlarından herhangi birini kesmeniz veya kökleri üzerinde ayakta bırakmanız hep Allah'ın izniyledir. Sonunda (Allah) yoldan çıkanları rezil eder.

Mustafa İslamoğlu

Onların hurma ağaçlarından her ne kesmiş veya kökü üzere bırakmışssanız, hepsi de Allah'ın izniyle olmuştur; gerekçesi de sapkınları cezalandırmaktır.

Muhammed Esed

(Onların) hurma ağaçlarından her ne kestiyseniz (ey müminler,) veya kökleri üzerinde her ne bıraktıysanız, hepsi Allah'ın izniyle (olmuştu) ve O'nun yoldan çıkanları cezalandırması içindi.

Ahmed Hulusi

(Savaş isteyenlerin) hurma ağacını kestiniz yahut onu kökleriyle bıraktınız ise, (bu) Allah'ın izniyledir (Bi-iznillah) ve bozuk inançlıları rezil - rüsva etmesi içindir.

Ali Bulaç

Hurma ağaçlarından her neyi kesmişseniz veya kökleri üzerinde dimdik bırakmışsanız, (bu) Allah'ın izniyledir ve fasık olanları alçaltması içindir.

Ali Özek ve heyeti

Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah'ın izniyledir ve O'nun yoldan çıkanları rezil etmesi içindir.

Ali Rıza Safa

Hurma ağaçlarından kestikleriniz veya kökleri üzerinde bıraktıklarınız, ancak Allah'ın izniyledir ve yoldan çıkanların aşağılanması içindir.

Bayraktar Bayraklı

Herhangi bir hurma ağacını kesmeniz, yahut onu kökleri üzerinde bırakmanız hep Allah'ın izniyle ve yoldan çıkanları rüsva etmek için olmuştur.

Edip Yüksel

Bir ağacı kesseniz de yahut gövdesi üzerinde bıraksanız da bu ALLAH'ın arzusuna göredir. O, yoldan çıkanları alçaltacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir ağacı kesseniz de, yahut gövdesi üzerinde bıraksanız da bu ALLAH'ın arzusuna göredir. O, yoldan çıkanları alçaltacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Herhangi bir hurma ağacı kestiniz, ya da kökleri üzerinde dikili bıraktıysanız, hepsi Allah'ın izniyledir ve o fasıkları (yoldan çıkmışları) perişan edeceği içindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Herhangi bir hurma ağacı kesdiniz veya kökleri üzerinde dikili bırakdınızsa hep Allahın izniyle ve o fasıkları perişan edeceği içindir.

Erhan Aktaş

Taze hurmadan kestikleriniz veya kesmedikleriniz de ancak Allah'ın izniyledir. dipnot 1 Bu, fasıkların perişan olmaları içindir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre," Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği" demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Taze hurmadan kestikleriniz veya kesmedikleriniz de ancak Allah'ın izniyledir. dipnot 1 Bu, fasıkların perişan olmaları içindir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre, " Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hurma ağaçlarından kestikleriniz veya kesmedikleriniz de ancak Allah'ın izniyledir. Bu, fasıkların perişan olmaları içindir.

Gültekin Onan

Hurma ağaçlarından her neyi kesmişseniz veya kökleri üzerinde dimdik bırakmışsanız, (bu) Tanrı'nın izniyledir ve fasıkları alçaltması içindir.

Hasan Basri Çantay

Her hangi bir hurma ağacını kesdiniz, yahud kökleri üstünde dikili bırakdınızsa (hep) Allahın izniyledir. (Bu izin de) faasıklar) rüsvay edeceği için (verilmiş) dir.

İbni Kesir

Herhangi bir hurma ağacını kesmeniz veya kesmeyip gövdeleri üzerinde bırakmanız hep Allah'ın izniyledir. Bir de fasıkları rüsvay etmek içindir.

Mehmet Alagaş

(5-10) Hurma ağacından her ne kesti iseniz yahut kökü üzere neyi kalması için bıraktı iseniz Hepsi Allah’ın izni iledir . (Aslına uygun, köküne uygun demek) Ve de yoldan çıkanları / fasıkları rezil etmek içindir. (Allah izin vermese hiçbirini yapamazsınız fasıklığın lüzumu yok) (hurma kesilerek hasat ediliyor) Allah’ın onlardan alarak fey olarak / kazanç olarak Resulüne verdiğine gelince, siz onun elde edilmesi için ne bir at koşturdunuz ne de bir deve koşturdunuz ve lakin Allah, Resulünü, istediği kişinin başına s arar / musallat eder. Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Allah’ın memleketlerin halklarından fey olarak / kazanç olarak Resulüne verdiği Allah’a, Resulüne, yakınlarına, yetimlere, miskinlere, yolda kalanlara aittir , bundan amaç, sizin zenginleriniz arasında sırayla devreden / ticareti yapılan bir zenginlik / devlet olmamasıdır, Resul size neyi veriyorsa onu alın, size neyi yasakladıysa yasağa uyun, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah misillemesi şiddetlidir. O mallar, fakir muhacirler içindir, ki onla r yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır , Allah’ın maddi manevi zenginliği / fazlı ve hoşnutluğunun / rızasının peşine düşüp ararlar , Allah’a ve Resulüne de yardım ederler, işte onlar sözüne bağlı kalanlardır / sadıklardır. Daha önceden yurtlarına yerleşmiş ve imana ermiş kimseler, kendilerine hicret edenleri severler, göğüslerinde onlara verilenlerden dolayı bir gereksinim duygusu / hacet bulmazlar, kendileri yoksun olmalarına rağmen, onları kendilerine tercih ederler , her kim başkasında olanı istemekten / şuhh duygusundan korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (İsar: diğer gamlı davranış) Onların ardından gelen kimseler, dediler ki; Rabbimiz bizi ve kardeşlerimizi ki onlar imanca bizleri geçtiler, bağışla, kalbimizde iman edenlere yönelik bir kin duygusu oluşturma. Muhakkak ki sen şefkatlisin, esirgeyensin.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hurma ağaçlarından ne kestiyseniz veya neyi kökleri üzerinde ayakta bıraktıysanız, hep Allah’ın izni ile olmuştur ve (bu) fasıkları alçaltması içindir.

Süleyman Ateş

Herhangi bir hurma ağacını kesmeniz yahut onu kökleri üzerinde bırakmanız hep Allah'ın izniyle ve (O'nun) yoldan çıkanları cezalandırması için olmuştur.

Süleymaniye Vakfı

(Onlara ait) Hurma ağaçlarından herhangi birini kesmeniz veya (kesmeyip) kökleri üzerinde bırakmanız dipnot 1 , Allah'ın onayı ile olmuştur dipnot 2 . Bu, Allah'ın, fasıkları dipnot 3 rezil etmesi içindir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Başkalarına ait ağaçlar, sahiplerinin izni olmadan kesilemez. Buradaki ağaç kesimi, antlaşmayı bozmaları sebebiyle Beni Nadir Yahudilerine göz dağı vermek için Allah'ın onayı ile yapılmış, istisnai bir durumdur.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Fasıklar; Allah'a verdikleri sözden sonra taahhütlerini bozanlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağı koparan, ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır (Bakara 2/27). Bunlar, Medine'de, son nebinin gelmesini bekliyorlardı. Onun geldiği gördüler ve inandılar, onunla antlaşma yaptılar ama kıskançlıklarından dolayı kafir oldular (Bakara 2/76-79, 89-92). Bu halleri ile onlar, Allah'a ve resulüne karşı savaş açmış ve yeryüzünde bozgunculuk yapmış oldukları için cezaları; öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi yahut bulundukları yerden sürgün edilmeleri idi. (Maide 5/33). Ancak müslümanlar, onlara karşı müsamahalı davranma emri aldıkları için (Maide 5/13) Allah, kalplerine korku salarak onlara Medine'yi terk ettirmişti. Medine'yi terk etmeleri sağlanmasaydı, Maide 5/33'teki cezalardan bir başkası uygulanacaktı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara ait bir hurma ağacını kesmeniz veya kökleri üzerinde dikili bırakmanız dipnot 1 , Allah'ın onayı ile olmuştur[2]. Bu, yoldan çıkanları cezalandırmak içindir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Normal şartlar altında, ağaçları kesmek, sınırları aşmak olur. Ancak savaş şartlarında, savaşın gereklilikleri Allah'ın emir ve yasakları çerçevesinde yapılır. Kur'an'dan  savaş hukuku çalışması yapmak isteyenler için başvurulacak önemli ayetlerden biridir.

Şaban Britch

Hurma ağaçlarından ne kestiyseniz veya neyi kökleri üzerinde ayakta bıraktıysanız, o Allah’ın izniyle ve fasıkları rezil etmek içindir.

Şaban Piriş

Hurma ağaçlarından ne kestiyseniz veya neyi kökleri üzerinde ayakta bıraktıysanız, o Allah'ın izniyle ve fasıkları rezil etmek içindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir hurma ağacını kestiniz, yahut onu kökleri üzerine dikili bıraktınızsa, bu Allah'ın izniyledir; yoldan çıkmışları rezil etmesi içindir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No tree, palm tree or any tree, you Muslims uproot or you leave standing on its root, but is in accordance with Allah's leave so that He brings disgrace upon those who are wicked.

Abdul Haleem

Whatever you [believers] may have done to [their] palm trees–– cutting them down or leaving them standing on their roots––was done by God’s leave, so that He might disgrace those who defied Him.

Abdullah Yusuf Ali

Whether ye cut down (O ye Muslim!) The tender palm-trees, or ye left them standing on their roots, it was by leave of Allah, and in order that He might cover with shame the rebellious transgresses.

Abul A'la Maududi

The palm-trees that you cut down or those that you left standing on their roots, it was by Allah's leave that you did so. dipnot 1 (Allah granted you this leave) in order that He might humiliate the evil-doers. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reference is to the fact that the Muslims cut down or burnt many of the palm-trees that stood in the oases around the settlement of the Bani an-Nadir in order to facilitate the siege, However, they left those trees standing which did not obstruct the military operations. At this the hypocrites of Al-Madinah and the Bani Quraizah, and the Bani an-Nadir themselves raised a clamor, saying that, on the one hand, Muhammad (peace be upon him) prohibited spreading disorder in the world, but, on the other hand, fruit trees were being cut down by his command, which amounted to spreading disorder in the world. At this Allah sent down the command: Whatever trees you cut down, or whatever you left standing, your neither act was unlawful, but it had Allah’s permission. The legal injunction that is derived from this verse is that the destruction caused for the sake of military operations does not come under spreading disorder in the world. But spreading disorder in the world is that an army under the fit of war hysteria should intrude into the enemy territory and start destroying the crops, cattle, gardens, houses and everything in its way without any reason. In this matter, the general instruction is the same which Abu Bakr Siddiq gave while dispatching the Muslim army to Syria: Do not cut down fruit trees, do not destroy crops, do not ravage the settlements. This was precisely in accordance with the Quranic teaching, which condemns those who spread chaos: When they get power they direct all their efforts towards spreading corruption in the land, destroying harvests and killing people. (Surah Al-Baqarah, Ayat 205). But the specific command in respect of the war exigencies is that if destruction is necessary for military operations against the enemy, it is lawful. Thus, Abdullah bin Masud has given this explanation in the commentary of this verse: The Muslims had cut down only those trees of the Bani an- Nadir that stood on the battlefield. (Tafsir Nisaburi). Some of the Muslim jurists have overlooked this aspect of the matter and expressed the opinion that the permissibility of cutting the trees of the Bani an-Nadir was confined only to that particular event. It does not make it generally permissible that whenever war necessitates, trees of the enemy be cut down and burnt. Imam Auzai, Laith and Abu Thaur hold this same opinion. But the majority of the jurists hold the view that for the sake of important military operations it is permissible. However, this is not permissible for the purpose of mere destruction and pillage.
  2. metne dön, dipnot 2
    One may ask: This verse of the Quran could satisfy the Muslims, but how could those who did not accept the Quran as divine word be satisfied at this reply to their objection that both acts were permissible as they had Allah’s permission for it? The answer is: This verse of the Quran was sent down to satisfy only the Muslims; it was not sent down to satisfy the disbelievers. Since due to the objection of the Jews and the hypocrites, or due to their own thinking, they had been involved in the misgiving whether they were guilty of spreading disorder in the earth. Allah gave them the satisfaction that both the acts, cutting down some trees to facilitate the siege and leaving some other trees standing which did not obstruct the siege, were in accordance with divine law.

Aisha Bewley

Whatever palm-trees you cut down, or left standing upright on their roots, it was done by Allah’s permission in order to disgrace the deviators.

Al-Hilali & Khan

What you (O Muslims) cut down of the palm-trees (of the enemy), or you left them standing on their stems, it was by Leave of Allâh, and in order that He might disgrace the Fâsiqûn (the rebellious, the disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

Whatever palm trees you cut down or left standing on their roots, it was by Allah’s will, and in order that He may disgrace the transgressors.

Amatul Rahman Omar

You cut down no palm-tree (of theirs) bearing small dates of inferior quality or left it standing on its roots but it was by Allâh's leave. (Allâh gave you this leave) so that He might disgrace the transgressors.

Arthur John Arberry

Whatever palm-trees you cut down, or left standing upon their roots, that was by God's leave, and that He might degrade the ungodly.

Bijan Moeinian

Know that whatever you do such as cutting a palm tree or letting it stand upon its root is by the will of God. God will humiliate His "opponents."

E. Henry Palmer

What palm trees ye did cut down or what ye left standing upon their roots was by God's permission, and to disgrace the workers of abomination;

Edip-Layth

Whether you cut down a tree or left it standing on its root, it was by God's leave. He will surely humiliate the wicked.

George Sale

What palm-trees ye cut down, or left standing on their roots, were so cut down or left by the will of God; and that He might disgrace the wicked doers.

Hamid S. Aziz

Whatever palm-tree you cut down or leave standing upon its roots, It is by Allah's command, and that He may abase (or confound) the transgressors.

Mahmoud Ghali

Whatever tender (crops) you have cut (down) or left upright on their roots, then that was by the permission of Allah, and that He may disgrace the immoral ones.

Marmaduke Pickthall

Whatsoever palm-trees ye cut down or left standing on their roots, it was by Allah's leave, in order that He might confound the evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

The palm trees that you cut down or left standing intact was by God's dispensation, so that He might disgrace the transgressors.

Muhammad Asad

Whatever [of their] palm trees you may have cut down, [O believers,] or left standing on their roots, was [done] by God’s leave, and in order that He might confound the iniquitous.

Mustafa Khattab

Whatever palm trees you ˹believers˺ cut down or left standing intact, it was ˹all˺ by Allah’s Will, so that He might disgrace the rebellious.[1]

Progressive Muslims

Whether you cut down a tree or left it standing on its root, it was by God's leave. He will surely humiliate the wicked.

Rashad Khalifa

Whether you chop a tree or leave it standing on its trunk is in accordance with GOD's will. He will surely humiliate the wicked.

Sahih International

Whatever you have cut down of [their] palm trees or left standing on their trunks - it was by permission of Allah and so He would disgrace the defiantly disobedient.

Sam Gerrans

What you cut down of palm-trees or left standing on its roots: it was by the leave of God, and that He might disgrace the perfidious.

Shabbir Ahmed

Whatever softness you disregarded, or kept up by way of principle, was in accord with Allah's Command, in order that He might disgrace those who drifted away from their treaties. ('Lina' = Softness, gentleness = Soft young palm tree. 'Fasiq' = One who drifts away).

Syed Vickar Ahamed

Whether you (O Muslims!), cut down the tender palm—trees, or you left them standing on the roots, it was the willingness of Allah, and (it was) because He might cover with shame those who exceed their limits.

Taqi Usmani

Whatever palm-trees you have cut down, or have left them standing on their roots, it was with Allah’s permission, and so that He might disgrace the transgressors.

The Monotheist Group

Whether you cut down a tree or left it standing on its root, it was with the permission of God. He will surely humiliate the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩